
Günlük hayatta çoğu kişi yaşadığı stresi depresyon ya da kaygı sanabiliyor. Ancak bilim insanlarının son bulguları, bu rahatsızlıkların arkasında çok daha derin bir neden olabileceğini gösterdi.

🧠 1.000 HASTANIN BEYNİNDE ÇARPICI BULGU
New York'taki Columbia Üniversitesi araştırmacıları, günlük yaşamlarını sürdüren 1.000 kişinin beyin aktivitelerini inceledi. Araştırmada, kişilerin rutin işlerinden zihinsel bir mola verdiklerinde hemen kendileri hakkında düşünmeye başladıkları, bu sırada beynin belirli bölgelerinde elektriksel aktivitenin arttığı tespit edildi. Uzmanlar, bu sinirsel imzanın depresyon ve kaygı belirtilerini tetikleyebileceğini düşünüyor.

KAYGI GELİŞİMİ DURABİLİR
Bilişsel sinirbilim uzmanı Prof. Meghan Meyer, JNeurosci dergisindeki makalesinde,"Eğer bu sinirsel imzaya müdahale edebilirsek, depresyon ve anksiyete gelişimini durdurmamız mümkün olabilir" dedi.

📊 KAYGI VE DEPRESYONUN YAYGINLIĞI
İngiltere'de her beş kişiden biri depresyon veya anksiyete yaşıyor.
1,3 milyondan fazla kişi bu sebeple işsiz; bu rakam 2019'dan bu yana %40 arttı.
NHS İngiltere, son bir yılda 18 yaş altındaki gençlerin %55'inin tedavi gördüğünü açıkladı.
Pandemi sonrası dönemde ise çocuklarda ve gençlerde ruhsal bozuklukların görülme oranı belirgin şekilde yükseldi.

🌀 NORMAL STRES Mİ, PSİKİYATRİK RAHATSIZLIK MI?
King's College London'da psikiyatrist Dr. Sameer Jauhar, insanların kendi bildirdikleri semptomlarla tıbbi kriterler arasında ciddi farklar olduğuna dikkat çekti. Dr. Jauhar'a göre"Birçok kişi düşük ruh halini depresyon zannediyor. Oysa klinik depresyon, motor hareketlerde yavaşlama, dikkat ve hafıza sorunları gibi çok daha ağır etkiler içerir."
Bu durum, uzmanlara göre binlerce kişinin "gerçek hayatın normal streslerini" depresyon veya kaygı ile karıştırmasına neden oluyor.



