Nereye gitse yanıyor!
Giriş Tarihi:
2 ay önce Vanlı Demir Ailesi, ev eşyalarının doğaüstü güçler tarafından parçalandığını iddia ederek programıma katılmıştı. Bu kez de Yozgatlı İncekara Ailesi, ev eşyalarının yandığı iddiasıyla başvurdu programıma…
'Geceleri nöbet tutuyorum'
Her şey bundan 1.5 yıl önce başlamış. Mevlüt İncekara'nın gelininin odası alev almış ilk önce… İhmalden sanıp öfkelenmiş Mevlüt Bey… Ancak hemen ardından 9 ayrı yangın daha çıkmış evlerinde… Mevlüt Bey "Baktık sürekli ev yanıyor işi ciddiye almaya başladık. Köylü başta, 'Dikkat çekmek için yangını kendileri çıkarıyorlar' diye dedikodumuzu yaptı ama sonra kendi gözleriyle gördüler. Yangınların ardı arkası kesilmeyince evi taşımak zorunda kaldım. Bütün düzenim bozuldu. Yozgat Sorgun'a taşındım. Gelinimle oğlum evden ayrılıp yangından kurtuldu ama bizim evde değişen bir şey olmadı. Yeni evde de neredeyse 50 kez yangın çıktı. Sonra 20 Mart'ta yangınlar kesildi. 9 ay rahat ettik. Ancak 3 Aralık'ta tekrar başladı. Bugüne kadar yaklaşık 300 kez evim yandı. Psikolojimiz bozuldu. Yangın çıkarsa hemen söndürebilmek için odalara su kovası koyuyorum, geceleri nöbet tutuyorum. Gardırop, yemek masası bir anda tutuşuyor. Yataklar yorganlar yanıyor. Sofraya oturuyoruz, yanı başımız bir anda alev alıyor."
'Tek bir çaputum kalmadı'
"4 ineğimi sattım, çare olur diye muska için hocalara verdim. Derdime bir çare bulamadılar. Param da kalmadı. Kaymakam 2-3 ay kiramı ödedi. Tek bir çaputum yok. Cep telefonunun kamerasını kayıt için kurduk. Bekledik saatlerce… Kameranın kurulduğunu biliyor gibi tam telefon çalıyor, kamera kapanıyor, yangın çıkıyor. Bunu bir peri yapıyor" diye anlatıyor yaşadıklarını…
Peri aramak daha kolay!
Üstü başı is kokuyor. Üç yıl önce tarlası da yanmış. Yayına bağlanan bir köylüsü, "O yangında hasadını topladığı halde parasını almıştı. İlahi adalet" diye yorumladı olanları… Stüdyodaki seyircilerimden biri, "Kesmediği bir adağı vardır ondan olur böyle şeyler" dedi. Bir diğerine göre bu tür olayların nedeni, evin altındaki yatırdı… Ama evlerini değiştirmelerine rağmen yangınların neden devam ettiğini açıklayamadı. Herkes olayı doğaüstü güçlere bağlamak için hazır bekliyordu. Zaten Mevlüt Bey de bu sözlerin peşine düşmüş ineklerini bu uğurda gözden çıkarmıştı. Bu arada Prof. Arif Verimli'nin ve benim "Evde kim olduğu zamanlar çıkıyor bu yangın?" gibi sorularımıza cevap vermek bile istemedi. Kim bilir belki de evde yangın çıkaran birini bulmak, bu gibi durumlarda bir peri aramaktan daha zordu.
Prof. Dr. Arif Verimli
'Vali heyet göndermeli'
" BU olay ortaya çıktığı zaman kişi çevresinde ilgi odağı haline gelir. Bu kişinin yıllar önce harmanı yanmış. Bu yangın onun bilinç altına yerleşmiş. Evindeki yangını kendi çıkarmış olmasa bile başka birinin çıkardığı kesin. Yaşadığı bu olayı doğaüstü güçlere bağlıyor. Bu batı dünyasında da vardır. Zaman zaman cesetlerin kendiliğinden yandığı iddia edilir. Bunun üzerine belgeseller yapılmıştır. Bu olaya bilimsel bir açıklama getirmek çok zordur. Ancak bu durum asla doğaüstü güçler ya da dinsel inanışla açıklanamaz. Bunu doğaüstü bir güce bağlamak ancak ilkel bir düşüncenin ürünüdür. Yozgat Valisi Sayın Amir Çiçek'in bu eve üniversiteden bir heyet göndermesini istirham ediyorum. Bu araştırılsın, gerçek ortaya çıksın."
'Geceleri nöbet tutuyorum'
Her şey bundan 1.5 yıl önce başlamış. Mevlüt İncekara'nın gelininin odası alev almış ilk önce… İhmalden sanıp öfkelenmiş Mevlüt Bey… Ancak hemen ardından 9 ayrı yangın daha çıkmış evlerinde… Mevlüt Bey "Baktık sürekli ev yanıyor işi ciddiye almaya başladık. Köylü başta, 'Dikkat çekmek için yangını kendileri çıkarıyorlar' diye dedikodumuzu yaptı ama sonra kendi gözleriyle gördüler. Yangınların ardı arkası kesilmeyince evi taşımak zorunda kaldım. Bütün düzenim bozuldu. Yozgat Sorgun'a taşındım. Gelinimle oğlum evden ayrılıp yangından kurtuldu ama bizim evde değişen bir şey olmadı. Yeni evde de neredeyse 50 kez yangın çıktı. Sonra 20 Mart'ta yangınlar kesildi. 9 ay rahat ettik. Ancak 3 Aralık'ta tekrar başladı. Bugüne kadar yaklaşık 300 kez evim yandı. Psikolojimiz bozuldu. Yangın çıkarsa hemen söndürebilmek için odalara su kovası koyuyorum, geceleri nöbet tutuyorum. Gardırop, yemek masası bir anda tutuşuyor. Yataklar yorganlar yanıyor. Sofraya oturuyoruz, yanı başımız bir anda alev alıyor."
'Tek bir çaputum kalmadı'
"4 ineğimi sattım, çare olur diye muska için hocalara verdim. Derdime bir çare bulamadılar. Param da kalmadı. Kaymakam 2-3 ay kiramı ödedi. Tek bir çaputum yok. Cep telefonunun kamerasını kayıt için kurduk. Bekledik saatlerce… Kameranın kurulduğunu biliyor gibi tam telefon çalıyor, kamera kapanıyor, yangın çıkıyor. Bunu bir peri yapıyor" diye anlatıyor yaşadıklarını…
Peri aramak daha kolay!
Üstü başı is kokuyor. Üç yıl önce tarlası da yanmış. Yayına bağlanan bir köylüsü, "O yangında hasadını topladığı halde parasını almıştı. İlahi adalet" diye yorumladı olanları… Stüdyodaki seyircilerimden biri, "Kesmediği bir adağı vardır ondan olur böyle şeyler" dedi. Bir diğerine göre bu tür olayların nedeni, evin altındaki yatırdı… Ama evlerini değiştirmelerine rağmen yangınların neden devam ettiğini açıklayamadı. Herkes olayı doğaüstü güçlere bağlamak için hazır bekliyordu. Zaten Mevlüt Bey de bu sözlerin peşine düşmüş ineklerini bu uğurda gözden çıkarmıştı. Bu arada Prof. Arif Verimli'nin ve benim "Evde kim olduğu zamanlar çıkıyor bu yangın?" gibi sorularımıza cevap vermek bile istemedi. Kim bilir belki de evde yangın çıkaran birini bulmak, bu gibi durumlarda bir peri aramaktan daha zordu.
Prof. Dr. Arif Verimli
'Vali heyet göndermeli'
" BU olay ortaya çıktığı zaman kişi çevresinde ilgi odağı haline gelir. Bu kişinin yıllar önce harmanı yanmış. Bu yangın onun bilinç altına yerleşmiş. Evindeki yangını kendi çıkarmış olmasa bile başka birinin çıkardığı kesin. Yaşadığı bu olayı doğaüstü güçlere bağlıyor. Bu batı dünyasında da vardır. Zaman zaman cesetlerin kendiliğinden yandığı iddia edilir. Bunun üzerine belgeseller yapılmıştır. Bu olaya bilimsel bir açıklama getirmek çok zordur. Ancak bu durum asla doğaüstü güçler ya da dinsel inanışla açıklanamaz. Bunu doğaüstü bir güce bağlamak ancak ilkel bir düşüncenin ürünüdür. Yozgat Valisi Sayın Amir Çiçek'in bu eve üniversiteden bir heyet göndermesini istirham ediyorum. Bu araştırılsın, gerçek ortaya çıksın."