Tehlike sinyalleri!
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Galatasaray, ligde Eskişehirspor maçının hemen ardından UEFA Avrupa Ligi'nde de Avusturya'nın Sturm Graz ile berabere kalarak, puan kayıplarını sürdürdü.
Eskişehirspor maçında ligdeki ilk puanlarını kaybeden Galatasaray, 4 gün sonra oynanan karşılaşmada bu kez Avrupa Ligi gruplarındaki ilk puanlarını yitirdi. Galatasaray, Avrupa kupasında bu sezon evinde oynadığı karşılaşmalarda ilk kez sahadan puan yitirerek ayrıldı.
MAÇIN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ.
EBRU KILIÇOĞLU: Cepten yiyor (SABAH)
Ligde 6'da 6 sonrası Eskişehir'e takılan G.Saray, Atina'da Panathinaikos'u yenerek başladığı Avrupa Ligi'nde de Sturm Graz ile yenişemedi. İki topu direkten dönen Aslan'a geriye düştüğü maçta Baros'un golü 1 puan getirdi.
Şaşırtıcı olan, 3'te Arda'dan başlayan ve Elano'nun kafa vuruşuyla kaleye yollanan topu kalecinin 'yememesi'. Bir de dakikalar ilerlese de Graz'ın taktiksel terbiyeyi bir gıdım olsun elden bırakmaması! 13'te Elano'nun rahat pozisyonda kaleye yolladığı şut dışarı süzülünce 'ne oluyoruz?' kazanı kaynamaya başlıyor.
İkinci yarıda da aynı tempoyla yani 'gıy gıy makamı'nda başlayan oyuna, riskli ama zekice müdahale kenardan geliyor. 61'de Kewell, Ayhan'ın yerine giriyor. Galatasaray'ın atak gücü artınca 'disiplin ve savunma' mazide kalan bir hatıra oluyor Graz için ve 63'te Baros orta sahadan hızlı çıkıp tek başına golü atıyor. Bu Galatasaray için 'show-time'ın başlangıcı. Ama bozuk bir şov bu. Çünkü kazanma paniği, ataklar ne kadar tehlikeli gelişse de ya beceriksizliğe (yani Sabri) ya da aceleye (yani Baros) kurban gidiyor. Özetle farklı bir galibiyet alabilirdi Aslan... Farklı bir yenilgi de! Son düdük insanı karmaşık duygulara gark ediyor: Kaçan galibiyete mi üzülmeli yoksa beraberliğe şükür mü etmeli?
LEVENT TÜZEMEN: 'Biz' diyen sevindi (SABAH)
Galatasaray'da kaliteli ve yıldız oyuncular var. Ve sezon başından beri birlikte hareket eden Galatasaray, Ankaraspor maçından beri bireysel becerilerle sonuç almaya çalışıyor.
Rijkaard'ın 'topu sevin, topa hükmedin' felsefesinden uzaklaşarak oynuyor. Her futbolcu kendi bireysel becerisine göre hareket ediyor. Galatasaray'da son haftalarda görünen bu dağınıklık 90 dakika boyunca 'biz' diye mücadele eden Sturm Graz karşısında su yüzüne çıktı. Rijkaard, oyuncularıyla oturup onlara 'Neden ayağa pas oynamayı sürdürmüyorsunuz?' diye sorgulamalı.
Maçın Hollandalı hakemi, Rijkaard'ın vatandaşı olmasından dolayı "Galatasaray'ın lehine düdük çalarsam UEFA 'Torpil yaptı' der" endişesiyle sağlıklı kararlar veremedi. Arda'nın attığı golü saymadı. Arda'ya yapılan penaltıyı gördü; vermedi.
AHMET ÇAKAR: Tehlike sinyalleri (SABAH)
Galatasaray dün gece sürpriz bir sonuçla iki puan kaybetti ama kazansaydı bile dün gece geleceğe yönelik tehlike mesajlarını görmezlikten gelemeyiz.
Galatasaray takım savunmasında eksik bir görüntü çiziyor. Takım savunması asla ve asla geri dörtlüde oynayan oyuncular olarak düşünülmemeli. Takım savunması en uçtaki Milan Baros'dan başlar kaleciye kadar gelir
Dün gecede işte Ali Sami Yen'de Graz, G.Saray'a kel olduğunu gösterdi. Alışılmış G.Saray ligimizde çok pozisyon verip, zaman zaman gollerde yiyip ama maçları kazanıyordu. Hem de çok gol atarak. Ama dün gece Graz'a karşı bunu da yapamadılar.
Sahada çok yakışıklı ve gencecik bir hakem vardı ama maalesef hakemlikle uzaktan yakından alakası yoktu. Arda'nın ilk devrede attığı golü UEFA'nın yeni uygulamaya koyduğu 'kale çizgisi hakemi' iptal etti. Bence karar doğru, çünkü Arda kafaya çıkmadan önce rakibini itiyor ama hemen hemen aynı yerde ikinci yarı Arda'ya yapılan net bir penaltı var ama bu verilmiyor. Verdiği kartlar kart değil, göstermediği kartlar da cabası.
BÜLENT TULUN: Ders alınmalı (FOTOMAÇ)
Gayet mütevazı oyun planı ve alan-pres ile orta sahasını kalabalık tutan Sturm Graz gereğinden fazla gol fırsatı yakaladı. 45+1'deki Balta ve Servet'in ortak kademe hatasından yenen gol aslında bağıra bağıra gelmişti. Arda'dan organizasyon görevi alındığı için verimi ciddi şekilde düşüyor. Nitekim Elano'yu Ayhan ve Arda ile oynattığınız zaman bir liderlik karmaşası yaşanıyor ve randımanlar düşüyor. Dar bir koridorda oynamayı sevmeyen Arda-Ayhan diyaloğu sağlıklı işlemeyince Keita'ya da doğru toplar gelmiyor.
Sturm önünde gördük ki sonuç ne olursa olsun disiplinli ve haddini bilen ekipler karşısında Galatasaray zorluk yaşayacak. Bu gruptan öyle veya böyle çıkılacak ama ilerisi için ciddi derslerin alınması lazım...
HAKAN DİLEK: Derdiniz neyse! (FOTOMAÇ)
Tamam takım kurgusu hatalı. Ya da bu kadar kadro değiştirilir mi? Bir haftası bir haftasına uymadı Galatasaray'ın... Hazır olmayan bir Ayhan bile sahanın en iyisiydi dün gece. Güç dışarıdan taşınıyor ama iş ahlakı öyle bir şey değil.
Direkte patlayan toplar!!! Bir değil, iki değil... Peki ama futbolcunun işi 'o inceliği sağlamak' değil mi? O topu üç direğin arasından geçirmek... Trilyonluk bir hezeyan vardı sahada; haftaya pençeleriyle rakiplerini sarsmazlarsa sarsılacak bir hezeyan. Umarım sadece bu maçlıktır bu hezeyan. Ve hezeyandan ya da anlık yanılgılardan başka bir şey değildir... Hep söyledim, yine söyleyeyim; Galatasaray bir maç kazandığında ya da kaybettiğinde sadece bir maç kaybedip kazanmıyor!
ŞÜKRÜ KANBER: Gol orucu (FOTOMAÇ)
Galatasaray, Eskişehir maçındaki puan kaybının etkisi altında kalmışa benziyor. İlk yarıda bir türlü istenen akıcılığa ulaşamayan futbol oyununda, bu psikolojinin etkili olduğu çok açıktı. Sturm Graz sahaya haddini bilerek çıkan, sadece kontrataklarla gol arayan bir mantaliteyle oyuna başladı. Başka şansı da yoktu.
Orta sahanın ortasında oynayan Elano'yu forvete sürdü. Defansı orta sahaya dizdi. Sonrasında yine bildik dalga dalga gelen, oyunu rakip sahaya yıkan takım ortaya çıktı. Ayhan-Kewell değişikliği ile hücum gücü iyice artırıldı. İki net penaltı pozisyonunu es geçen hakem resmen maçın skorunun artmasını engelledi.
ERMAN TOROĞLU: Defansta arıza (HÜRRİYET)
Ali Sami Yen'deki seyirciler ve televizyon başındakiler ölüp ölüp dirildiler Sturm Graz geldikçe. Peki bunun sebebi neydi? Çok basit; Galatasaray takımının orta alanında topu iyi kullanan oyuncular var. Aynı şekilde forvette de. Ama Galatasaray takımında Rijkaard'ın daha hala halledemediği defans var. Hangi defans? Takımın genel defansı mı, yoksa arkada, öncelikli işi defans olan oyuncular mı? Benim söylediğim; ikinci grup. Çünkü bu oyuncular Galatasaray takımını rakibin üstüne itmiyorlar.
Sarı kırmızılılar maçın son anlarında, "Ne olursa olsun bir puan da puandır" dediler. Rijkaard da onları ikaz ederek, "Hiç olmazsa onu kaybetmeyelim" dedi. Bence doğru mantıktı. Çünkü futbolun gerçeklerini yerine getirirsen bu takımı Avusturya'da yenersin.
Eskişehirspor maçında ligdeki ilk puanlarını kaybeden Galatasaray, 4 gün sonra oynanan karşılaşmada bu kez Avrupa Ligi gruplarındaki ilk puanlarını yitirdi. Galatasaray, Avrupa kupasında bu sezon evinde oynadığı karşılaşmalarda ilk kez sahadan puan yitirerek ayrıldı.
MAÇIN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ.
EBRU KILIÇOĞLU: Cepten yiyor (SABAH)
Ligde 6'da 6 sonrası Eskişehir'e takılan G.Saray, Atina'da Panathinaikos'u yenerek başladığı Avrupa Ligi'nde de Sturm Graz ile yenişemedi. İki topu direkten dönen Aslan'a geriye düştüğü maçta Baros'un golü 1 puan getirdi.
Şaşırtıcı olan, 3'te Arda'dan başlayan ve Elano'nun kafa vuruşuyla kaleye yollanan topu kalecinin 'yememesi'. Bir de dakikalar ilerlese de Graz'ın taktiksel terbiyeyi bir gıdım olsun elden bırakmaması! 13'te Elano'nun rahat pozisyonda kaleye yolladığı şut dışarı süzülünce 'ne oluyoruz?' kazanı kaynamaya başlıyor.
İkinci yarıda da aynı tempoyla yani 'gıy gıy makamı'nda başlayan oyuna, riskli ama zekice müdahale kenardan geliyor. 61'de Kewell, Ayhan'ın yerine giriyor. Galatasaray'ın atak gücü artınca 'disiplin ve savunma' mazide kalan bir hatıra oluyor Graz için ve 63'te Baros orta sahadan hızlı çıkıp tek başına golü atıyor. Bu Galatasaray için 'show-time'ın başlangıcı. Ama bozuk bir şov bu. Çünkü kazanma paniği, ataklar ne kadar tehlikeli gelişse de ya beceriksizliğe (yani Sabri) ya da aceleye (yani Baros) kurban gidiyor. Özetle farklı bir galibiyet alabilirdi Aslan... Farklı bir yenilgi de! Son düdük insanı karmaşık duygulara gark ediyor: Kaçan galibiyete mi üzülmeli yoksa beraberliğe şükür mü etmeli?
LEVENT TÜZEMEN: 'Biz' diyen sevindi (SABAH)
Galatasaray'da kaliteli ve yıldız oyuncular var. Ve sezon başından beri birlikte hareket eden Galatasaray, Ankaraspor maçından beri bireysel becerilerle sonuç almaya çalışıyor.
Rijkaard'ın 'topu sevin, topa hükmedin' felsefesinden uzaklaşarak oynuyor. Her futbolcu kendi bireysel becerisine göre hareket ediyor. Galatasaray'da son haftalarda görünen bu dağınıklık 90 dakika boyunca 'biz' diye mücadele eden Sturm Graz karşısında su yüzüne çıktı. Rijkaard, oyuncularıyla oturup onlara 'Neden ayağa pas oynamayı sürdürmüyorsunuz?' diye sorgulamalı.
Maçın Hollandalı hakemi, Rijkaard'ın vatandaşı olmasından dolayı "Galatasaray'ın lehine düdük çalarsam UEFA 'Torpil yaptı' der" endişesiyle sağlıklı kararlar veremedi. Arda'nın attığı golü saymadı. Arda'ya yapılan penaltıyı gördü; vermedi.
AHMET ÇAKAR: Tehlike sinyalleri (SABAH)
Galatasaray dün gece sürpriz bir sonuçla iki puan kaybetti ama kazansaydı bile dün gece geleceğe yönelik tehlike mesajlarını görmezlikten gelemeyiz.
Galatasaray takım savunmasında eksik bir görüntü çiziyor. Takım savunması asla ve asla geri dörtlüde oynayan oyuncular olarak düşünülmemeli. Takım savunması en uçtaki Milan Baros'dan başlar kaleciye kadar gelir
Dün gecede işte Ali Sami Yen'de Graz, G.Saray'a kel olduğunu gösterdi. Alışılmış G.Saray ligimizde çok pozisyon verip, zaman zaman gollerde yiyip ama maçları kazanıyordu. Hem de çok gol atarak. Ama dün gece Graz'a karşı bunu da yapamadılar.
Sahada çok yakışıklı ve gencecik bir hakem vardı ama maalesef hakemlikle uzaktan yakından alakası yoktu. Arda'nın ilk devrede attığı golü UEFA'nın yeni uygulamaya koyduğu 'kale çizgisi hakemi' iptal etti. Bence karar doğru, çünkü Arda kafaya çıkmadan önce rakibini itiyor ama hemen hemen aynı yerde ikinci yarı Arda'ya yapılan net bir penaltı var ama bu verilmiyor. Verdiği kartlar kart değil, göstermediği kartlar da cabası.
BÜLENT TULUN: Ders alınmalı (FOTOMAÇ)
Gayet mütevazı oyun planı ve alan-pres ile orta sahasını kalabalık tutan Sturm Graz gereğinden fazla gol fırsatı yakaladı. 45+1'deki Balta ve Servet'in ortak kademe hatasından yenen gol aslında bağıra bağıra gelmişti. Arda'dan organizasyon görevi alındığı için verimi ciddi şekilde düşüyor. Nitekim Elano'yu Ayhan ve Arda ile oynattığınız zaman bir liderlik karmaşası yaşanıyor ve randımanlar düşüyor. Dar bir koridorda oynamayı sevmeyen Arda-Ayhan diyaloğu sağlıklı işlemeyince Keita'ya da doğru toplar gelmiyor.
Sturm önünde gördük ki sonuç ne olursa olsun disiplinli ve haddini bilen ekipler karşısında Galatasaray zorluk yaşayacak. Bu gruptan öyle veya böyle çıkılacak ama ilerisi için ciddi derslerin alınması lazım...
HAKAN DİLEK: Derdiniz neyse! (FOTOMAÇ)
Tamam takım kurgusu hatalı. Ya da bu kadar kadro değiştirilir mi? Bir haftası bir haftasına uymadı Galatasaray'ın... Hazır olmayan bir Ayhan bile sahanın en iyisiydi dün gece. Güç dışarıdan taşınıyor ama iş ahlakı öyle bir şey değil.
Direkte patlayan toplar!!! Bir değil, iki değil... Peki ama futbolcunun işi 'o inceliği sağlamak' değil mi? O topu üç direğin arasından geçirmek... Trilyonluk bir hezeyan vardı sahada; haftaya pençeleriyle rakiplerini sarsmazlarsa sarsılacak bir hezeyan. Umarım sadece bu maçlıktır bu hezeyan. Ve hezeyandan ya da anlık yanılgılardan başka bir şey değildir... Hep söyledim, yine söyleyeyim; Galatasaray bir maç kazandığında ya da kaybettiğinde sadece bir maç kaybedip kazanmıyor!
ŞÜKRÜ KANBER: Gol orucu (FOTOMAÇ)
Galatasaray, Eskişehir maçındaki puan kaybının etkisi altında kalmışa benziyor. İlk yarıda bir türlü istenen akıcılığa ulaşamayan futbol oyununda, bu psikolojinin etkili olduğu çok açıktı. Sturm Graz sahaya haddini bilerek çıkan, sadece kontrataklarla gol arayan bir mantaliteyle oyuna başladı. Başka şansı da yoktu.
Orta sahanın ortasında oynayan Elano'yu forvete sürdü. Defansı orta sahaya dizdi. Sonrasında yine bildik dalga dalga gelen, oyunu rakip sahaya yıkan takım ortaya çıktı. Ayhan-Kewell değişikliği ile hücum gücü iyice artırıldı. İki net penaltı pozisyonunu es geçen hakem resmen maçın skorunun artmasını engelledi.
ERMAN TOROĞLU: Defansta arıza (HÜRRİYET)
Ali Sami Yen'deki seyirciler ve televizyon başındakiler ölüp ölüp dirildiler Sturm Graz geldikçe. Peki bunun sebebi neydi? Çok basit; Galatasaray takımının orta alanında topu iyi kullanan oyuncular var. Aynı şekilde forvette de. Ama Galatasaray takımında Rijkaard'ın daha hala halledemediği defans var. Hangi defans? Takımın genel defansı mı, yoksa arkada, öncelikli işi defans olan oyuncular mı? Benim söylediğim; ikinci grup. Çünkü bu oyuncular Galatasaray takımını rakibin üstüne itmiyorlar.
Sarı kırmızılılar maçın son anlarında, "Ne olursa olsun bir puan da puandır" dediler. Rijkaard da onları ikaz ederek, "Hiç olmazsa onu kaybetmeyelim" dedi. Bence doğru mantıktı. Çünkü futbolun gerçeklerini yerine getirirsen bu takımı Avusturya'da yenersin.