Ramazan Bayramınız kutlu olsun

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
Ramazan Bayramınız kutlu olsun
Sevgili Takvim okuyucuları, 2009 yılı Ramazan'ının ilk gününden beri bu sayfalarda İslam dininin muhtelif konularını sizlerle paylaştık. Sorularınıza cevap verdik. Artık bu sohbetlerimize, bugün noktayı koyacağız. İslam düşüncesi (Kelâm, Felsefe, Tasavvuf) alanına giren hususlarda, özellikle halka hitap edebilmek için, konuları iyice basite indirgeyerek vülgarize ettik, bilimsel terminolojiden mümkün mertebe kaçınarak, detaylara girmeksizin, sade bir dil kullanmaya gayret ettik. Umarım ki bunda başarılı olmuşuzdur. Ramazan'a damgasını vuran, bir aylık oruç ibadetinin sonunda Cenab-ı Hak'kın lutfettiği bayram sevincini, inşaallah, hep birlikte yaşayarak, paylaşacağız. Yeri gelmişken bu bayramın adı konusunda biraz söz etmenin faydalı olacağını düşünüyorum.

FITIR BAYRAMI...

Biliyorsunuz, önemli gün ve gecelere verilen isimlerde, o gün ve gecelerde yapılan etkinlikler, o gün ve gecelerde geçmiş veya gelecek olan olaylar göz önünde bulundurulur. Kurban Bayramı dendiği zaman, "Kurban kesme ibadetinin icra edildiği bayram" anlaşılır. Cumhuriyet Bayramı dendiği zaman, "Cumhuriyetin ilan edildiği tarihi hatırlatan bayram" olduğu düşünülür. Bu mantıktan hareketle Ramazan ayının simgesi olan oruç ibadetinin tamamlanıp Şevval ayının ilk gününe de Ramazan ile ilgisinden dolayı Ramazan Bayramı denmiştir. Ama bundan daha önemlisi, mali ibadetlerimizden biri olan Fitre'lerin Ramazan Bayramı münasebetiyle fakirlere ulaştırıldığı esas alınarak, bu bayrama "Fitre Bayramı, Fıtır Bayramı - Iydü'l- Fıtır" adı verilmiştir. Din dilinde bu isim kullanılmaktadır. Nitekim bu bayramda kılınan bayram namazına "Niyet ettim, fıtır bayramı namazını kılmaya, uydum hâzır olan imama" şeklinde niyet edilerek başlanır. Ramazan Bayramı veya Fıtır Bayramı gibi isimler, bu bayramın dini niteliğini ortaya koymaktadır ve Ramazan orucu ve fitre gibi iki ibadet ile bağlantılarını göstermektedir. Bayramlar, toplum şuurunun canlandığı, neşe ve coşkunun doruklara çıktığı, yardımlaşmanın, birlik ve beraberliğin zevkine ve tadına varıldığı günlerdir. Buna ilaveten dini bayramlarda, toplumun bir bütün halinde yaptığı ibadetlerin, birlikte yaşanan manevi hazların kattığı özellikler vardır. Böyle günlerde, ağız tadlandırmak maksadıyla, şeker ve tatlılar yemek gibi örf ve adetlerimiz sebebiyle, toplumumuzda, "Şeker Bayramı" adı da yayılmıştır. Bu isim, bayramın dini niteliğini belli etmemekle birlikte, halkımız arasında kullanılmaktadır. Hz. Peygamber zamanında, bayram namazları ve kutlamaları için kadınlar ve çocuklar da mescide gelirler, bayram namazlarını cemaatle, birlikte kılarlar ve bayramlaşmalara katılırlardı.

BAYRAM ZİYARETİ SEVAPTIR

Bayram namazı kılındıktan ve ilk bayramlaşma yapıldıktan sonra, kabir ziyaretleri yapmak, aile büyüklerini, akrabaları ziyaret etmek, saygı ve sevgi duyulan büyükleri, eş, dost, akraba ve ahbabları, Müslüman olsun olmasın, komşu ve tanıdıkları dolaşarak, bayramlarını kutlamak, hastahaneler, yetimhaneler, bakımevleri gibi sosyal tesislerdeki kimsesiz ve düşkünleri ziyaret etmek, fakirleri ve çocukları sevindirmek, dinimizin, bu bayramlar vesilesiyle bizden beklediği ve tavsiye ettiği güzel ameller ve sevaplardır. Bayramları bir dinlenme ve tatil vesilesi sayarak bulundukları yerlerden ayrılanlar, hiç olmazsa, gittikleri yerlerde bu örf ve adetleri canlı tutarlarsa, bu toplumsal görevlerini ihmal etmemiş olurlar. Bendeniz de bu vesile ile sevgili okuyucularımızın, aziz milletimizin, bütün yurttaşlarımızın, İslam Âleminin ve tüm insanlığın hayrı ve mutluluğu için Cenab-ı Hakka niyaz ediyor ve hepsinin Mübarek Ramazan Bayramını kutluyorum. Hoşça kalınız.

AİLELERİN RIZASINI MUTLAKA ALMALISINIZ
* Sevdiğim kızla, ailesi beni istemediği için onlardan habersiz nikah kıymak istiyoruz. Bu durum sizce caiz midir?
Kişilerin reşid olmaları şartıyla, kendi hür iradelerini kullanarak evlenmelerinde dini bir mahzur bulunmamaktadır. Ancak, aile rızası, örf-adet ve etik değerlerimiz açısından önem taşımaktadır. Ayrıca aile rızası, mutlu bir evliliğin devamında, başta farkedilmeyen, ama gittikçe belirginliğe kavuşan bir huzursuzluğa da yol açabilir. Tarafları ikna ederek rızanın alınmasında fayda vardır.

BEDDUA ETMEYİN
* Beddua etmek günah mıdır?
Beddua etmek Allah ve Rasulü tarafından bize tavsiye edilmemektedir. Bilakis hayır dua etmemiz emredilmektedir. Dua edilecekse hayır dua edilmeli, aksi takdirde susulmalıdır. Geçen günlerde biz bu konuyu bu sayfalarda detaylı olarak anlatmıştık.

HARAM DEĞİL
* Ben 10 milyar değerinde bir araba aldım. Arabanın yarısını peşin yarısını taksit yaparak ödeyeceğim. İki milyar vade farkı kondu. Bu haram mıdır?
Siz, vadeli alışverişe ve vade farkına, işin başında razı olduğunuza göre bu işlemin haram olması söz konusu değildir.

HERKESİN GÖREVİ
* Günah işleyen namaz kılabilir mi?
Elbette. Namaz kılmak her Müslümanın görevidir. Bilerek ve bilmeyerek işlenen günahlar, namazı terketmeyi gerektirmez. Hatta layıkıyla kılınan namaz, o günahların affedilmesini bile sağlar. Zaten namazı terketmek de başlı başına bir günahtır.

NAMAZ KILINMAZ
* Namaz kılarken adet gören kadın ne yapmalıdır?
Selam vererek namazdan çıkar. Adet dönemi bitene kadar namazlardan muaftır. (Yani namazlardan affedilmiştir). Adeti bittikten sonra normal olarak namazlarına devam edebilir. Bu Allah'ın kadınlara bir lutfudur.

BİR AYET
Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır. İnşirah 94/5,6

BİR HADİS
Ebû Hüreyre Radıyallahu Anh'den rivayet edildiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Güzel söz sadakadır." "Buhârî, Edeb 34, (VII, 79)

ÖZLÜ SÖZ

"Nefsin iki yüzü vardır: Bir yüzü, ilahi âleme bakar ve oradan ilahi feyz alır. Diğer yüzü ise, hayvani ve maddi âleme dönüktür ki, oradan da çeşitli tesirler alır." (İmam-i Gazali)

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler