Kadir Gecesi (Değerli Gece-Leyle't-ül-Kadr)
Giriş Tarihi:
Daha önceki yazılarımızda temas ettiğimiz gibi, Kur'an-ı Kerim'de; "Kur'an, insanoğluna bir rehber, bu rehberliğin apaçık bir delili ve doğruyu yanlıştan ayırd edici bir ölçü olarak [ilk defa] bu Ramazan ayında indirilmiştir. Bundan dolayı, sizden kim bu aya erişirse onu baştan başa tutsun... (002 Bakara 185)" buyurulmuştu. Bu âyet KADİR suresinin ilk âyetiyle birlikte mütalaa edildiğinde görülecektir ki, Kur'an-ı Kerim, Ramazan ayında bulunan bir mübarek gecede "Leyle-t-ül-Kadr" indirilmeye başlanmıştır. Ayrıca Kur'ân'ın indirilmeye başlandığı gecenin mübarek-kutludeğerli bir gece olduğu şu âyetle de tescil edilmektedir: "Biz onu kutlu-mübarek bir gecede indirdik: zaten Biz, [insanı] her zaman uyarmaktayız." 044 Duhân 003 Leyle't-ül-Kadr konusunda uzun sözlere gerek kalmaksızın, bizzat Kur'an-ı Kerim'in Kadir Suresi'nin mealini bütünüyle vermek en uygunudur: "Biz Kur'an'ı değerli bir gecede indirmişizdir'Değerli gece' ." anlamındaki leyle't- ül-kadr ifadesinin (Kadir Gecesi) olarak kavramlaşması daha sonraki dönemlere ait bir gelişmedir. Bu nedenle ayet, "Biz Kur'an'ı Kadir Gecesi indirdik" şeklinde değil değerli bir gecede indirdik şeklinde çevrilmiştir. Kur'an'ın hepsi bir anda inmediğine göre, burada sözü edilen 'indirme' (İnzâl) -müfessirlerin de genel olarak kabul ettikleri gibi- Kur'an'ın indirilmeye başlaması anlamındadır. O değerli gecenin ne olduğunu sen bilir misin? O değerli gece bin aydan daha hayırlıdır"Kur'an'a göre, Allah'ın kendisine ortak kabul etmediği alanlardan birisi de, 'varlığın yönetimi'dir. Bütün varlık alemini yöneten, mutlak ilim, kudret ve hikmet sahibi Allah'tır. Kur'an'da genellikle mulk/mâlik ve hukm/hâkim kelimeleriyle ifade edilen Allah'ın kainat üzerindeki egemenliği, Kur'an'da bir 'kral' benzetmesiyle anlatılır: O kraldır (melik), tahtı vardır ('arş, kursî), yönetiminde (mulk) ortağı yoktur, kendisine mutlak itaat gösteren, emrine amade görevlileri vardır (melâ'ike) ve evreni bu görevlileri aracılığıyla ve buyruklarıyla (emr) yönetmektedir. Canlı, cansız bütün varlık üzerinde Allah'ın mutlak egemenliği fikrini aşağıda görüleceği gibi: çok yoğun olarak işleyen Kur'an, biyolojik yönüyle Allah'ın egemenliği dışına çıkamayan insanoğlunu, iradi boyutuyla da Allah'a teslim olmaya çağırmaktadır. İnsanın bu çağrı karşısında direnmesi, onun kendi öz varlığına yabancılaşması ve beşeri bütünlüğünü parçalamasıyla sonuçlanmaktadır. (Ö.A-İ.G)"
DEĞERİ ÇOK YÜKSEK AY...
Kadir Gecesi'nin, bin aydan daha hayırlı olması, kesretten kinaye dediğimiz, edebi bir anlatım tarzıdır. Tek tek sayılarak 1000 tane ay değil, çok önemli, değeri ve hayrı çok yüksek bir aydır anlamında kullanılır. Melekler ve Rûh (Cebrâil) o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için iner dururlar. O gece, tanyerinin ağarmasına kadar süren bir esenliktir." 097 Kadir 001-005 Kadir Gecesi ile ilgili Hz. Peygamber'in birçok hadisleri mevcuttur. Bunların hepsinde de bu gecenin müstesna, mübarek bir gece olduğu vurgulanmakta, müminlerin Kadir Gecesi'ni ibadet, dua ve niyaz ile geçirmelerini tavsiye etmektedir.
HER GECEYİ KADİR BİLMEK
Kadir Gecesi'nin Ramazan ayı içinde hangi gün olduğu konusunda İslam alimleri tereddüde düşmüşlerdir. Hz. Peygamber'den gelen muhtelif rivayetleri dikkatle inceleyen âlimlerimiz, bu rivayetlerin, Kadir Gecesi'nin Ramazan'ın son 10 günü içinde olduğunu işaret ettiği kanaatine varmışlardır. Daha sonraları bu son 10 gün içinde de, bazı işaretlerden yola çıkarak 27. gece olabileceği ihtimalini belirtmişlerdir. Denir ki bu belirsizlik kasden oluşturulmuş bir belirsizliktir. Mü'minin bütün dikkatini tek bir geceye teksif etmesi yerine, her gecesini KADİR bilip ihya etmeye yönelmesini teşvik içindir. Kadir geceniz mübarek olsun.
BİR AYET
Ey insanlar! Kur'an size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifâ ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet olarak geldi. Yunus, 10/57
BİR HADİS
Mü'minlerin emîri Ebû Hafs Ömer ibni Hattâb Radıyallahu Anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken dinledim dedi: "Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır." Buhârî, Bed'ü'l-vahy 1, (I, 2)
ÖZLÜ SÖZ
"Kâinatta en yüksek hakikat imandır, imandan sonra namazdır." (Said Nursi)
Gizlice verilmeli
Fitreler nasıl verilmelidir?
İslam dini insanın şeref ve haysiyetinin korunmasına büyük önem verir ve titizlik gösterir. Bu yüzden birçok ayette, yapılan iyiliklerin başa kakılması, insanların minnet altında bırakılmamaları açıkça emredilmiştir. Bu bakımdan fitreleri yoksul sayılanlara verirken azami dikkat gösterilmeli, herkesin içinde aleni olarak, "Al, bu fitredir ha" der gibi davranılmamalıdır. Hatta, fitre olduğundan hiç bahsedilmeden, "çocuklara bayram hediyesi, vs gibi" ifadelerle gizlice verilmesinde fazilet vardır.
Dağıtmak iyidir
Yüklü miktarda fitre toplamını tek bir fakire verebilir miyiz?
Elbette verilebilir. Hatta bir fakir, yüklü fitrelerle zenginleştirilerek, fitre veren mükellef haline de getirilebilir. Ancak fitreler toplamının bir fakirde işe yarayacak, değecek bir miktara ulaştıktan sonra daha çok kişilerin istifade edebilmesini sağlamak üzere dağıtılması daha uygundur.
Birleştirebilirsiniz
Fitrelerimizi fidyelerimizle birleştirebilir miyiz?
Elbette. Fitre ve fidyeler birleştirilerek topluca verilebilir, bunda hiçbir mahzur yoktur. Tabii özellikle fitrelerin bayramdan önce fakirin eline geçmesi sağlanmalıdır.
Kadınlar kılabilir
Cuma ve bayram namazları için kadınlar da camiye gidip kılabilirler mi?
Evet. Hz. Peygamber zamanında, mazeretleri bulunmayan hanımlar da Cuma ve bayram namazları için mescide gelirler, Cuma namazlarını ve bayram namazlarını bizzat Rasulüllah'ın arkasında erkeklerle birlikte cemaat olarak eda ederlerdi. Ve bayram tebriklerinde de bulunurlardı. Bu uygulama bugün de hemen hemen bütün İslam ülkelerinde devam etmektedir. Ne garip tecellidir ki kadınların Cuma ve bayram namazlarına gelmeleri Türkiye'mizde birçok bölgede genellikle yadırganmakta ve hatta bazı yerlerde, kalabalık bahane edilerek, çok kaba ifade ve davranışlarla, adeta kovarcasına cami dışına çıkartılmaktadır. Bu davranış Hz. Peygamber'in mescidde ve dışarıda kadınlara karşı sergilediği tutum ve davranışla taban tabana zıddır. Camiye Allah'a ibadet için gelen, kadın olsun erkek olsun hiçbir ferdi engelleme yetkisi kimseye verilmemiştir. Aksine kulun namazını engelleyenler Kur'an-ı Kerim'de alenen kınanmışlardır.
DEĞERİ ÇOK YÜKSEK AY...
Kadir Gecesi'nin, bin aydan daha hayırlı olması, kesretten kinaye dediğimiz, edebi bir anlatım tarzıdır. Tek tek sayılarak 1000 tane ay değil, çok önemli, değeri ve hayrı çok yüksek bir aydır anlamında kullanılır. Melekler ve Rûh (Cebrâil) o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için iner dururlar. O gece, tanyerinin ağarmasına kadar süren bir esenliktir." 097 Kadir 001-005 Kadir Gecesi ile ilgili Hz. Peygamber'in birçok hadisleri mevcuttur. Bunların hepsinde de bu gecenin müstesna, mübarek bir gece olduğu vurgulanmakta, müminlerin Kadir Gecesi'ni ibadet, dua ve niyaz ile geçirmelerini tavsiye etmektedir.
HER GECEYİ KADİR BİLMEK
Kadir Gecesi'nin Ramazan ayı içinde hangi gün olduğu konusunda İslam alimleri tereddüde düşmüşlerdir. Hz. Peygamber'den gelen muhtelif rivayetleri dikkatle inceleyen âlimlerimiz, bu rivayetlerin, Kadir Gecesi'nin Ramazan'ın son 10 günü içinde olduğunu işaret ettiği kanaatine varmışlardır. Daha sonraları bu son 10 gün içinde de, bazı işaretlerden yola çıkarak 27. gece olabileceği ihtimalini belirtmişlerdir. Denir ki bu belirsizlik kasden oluşturulmuş bir belirsizliktir. Mü'minin bütün dikkatini tek bir geceye teksif etmesi yerine, her gecesini KADİR bilip ihya etmeye yönelmesini teşvik içindir. Kadir geceniz mübarek olsun.
BİR AYET
Ey insanlar! Kur'an size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifâ ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet olarak geldi. Yunus, 10/57
BİR HADİS
Mü'minlerin emîri Ebû Hafs Ömer ibni Hattâb Radıyallahu Anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken dinledim dedi: "Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır." Buhârî, Bed'ü'l-vahy 1, (I, 2)
ÖZLÜ SÖZ
"Kâinatta en yüksek hakikat imandır, imandan sonra namazdır." (Said Nursi)
Gizlice verilmeli
Fitreler nasıl verilmelidir?
İslam dini insanın şeref ve haysiyetinin korunmasına büyük önem verir ve titizlik gösterir. Bu yüzden birçok ayette, yapılan iyiliklerin başa kakılması, insanların minnet altında bırakılmamaları açıkça emredilmiştir. Bu bakımdan fitreleri yoksul sayılanlara verirken azami dikkat gösterilmeli, herkesin içinde aleni olarak, "Al, bu fitredir ha" der gibi davranılmamalıdır. Hatta, fitre olduğundan hiç bahsedilmeden, "çocuklara bayram hediyesi, vs gibi" ifadelerle gizlice verilmesinde fazilet vardır.
Dağıtmak iyidir
Yüklü miktarda fitre toplamını tek bir fakire verebilir miyiz?
Elbette verilebilir. Hatta bir fakir, yüklü fitrelerle zenginleştirilerek, fitre veren mükellef haline de getirilebilir. Ancak fitreler toplamının bir fakirde işe yarayacak, değecek bir miktara ulaştıktan sonra daha çok kişilerin istifade edebilmesini sağlamak üzere dağıtılması daha uygundur.
Birleştirebilirsiniz
Fitrelerimizi fidyelerimizle birleştirebilir miyiz?
Elbette. Fitre ve fidyeler birleştirilerek topluca verilebilir, bunda hiçbir mahzur yoktur. Tabii özellikle fitrelerin bayramdan önce fakirin eline geçmesi sağlanmalıdır.
Kadınlar kılabilir
Cuma ve bayram namazları için kadınlar da camiye gidip kılabilirler mi?
Evet. Hz. Peygamber zamanında, mazeretleri bulunmayan hanımlar da Cuma ve bayram namazları için mescide gelirler, Cuma namazlarını ve bayram namazlarını bizzat Rasulüllah'ın arkasında erkeklerle birlikte cemaat olarak eda ederlerdi. Ve bayram tebriklerinde de bulunurlardı. Bu uygulama bugün de hemen hemen bütün İslam ülkelerinde devam etmektedir. Ne garip tecellidir ki kadınların Cuma ve bayram namazlarına gelmeleri Türkiye'mizde birçok bölgede genellikle yadırganmakta ve hatta bazı yerlerde, kalabalık bahane edilerek, çok kaba ifade ve davranışlarla, adeta kovarcasına cami dışına çıkartılmaktadır. Bu davranış Hz. Peygamber'in mescidde ve dışarıda kadınlara karşı sergilediği tutum ve davranışla taban tabana zıddır. Camiye Allah'a ibadet için gelen, kadın olsun erkek olsun hiçbir ferdi engelleme yetkisi kimseye verilmemiştir. Aksine kulun namazını engelleyenler Kur'an-ı Kerim'de alenen kınanmışlardır.