Başkalarının kutsal değerlerine saygı
Allah, kendisine inanmayanlara hakaret edilmemesi ve herkesin kutsal değerlerine saygı gösterilmesi gerektiğini emretmiştir...
Giriş Tarihi:
Her türlü din ve inanç mensubu olmak insan haklarındandır. Allah tarafından insanların hür iradeleriyle tercihlerine ve buna bağlı olarak sorumluluklarına bırakılmıştır. Çünkü "Dinde zorlama yoktur. (002 Bakara 256)" İnsanların mensup oldukları dinlerden ve her türlü kanaat ve inançlarından dolayı kınanmamaları, alaya alınmamaları, tezyif ve tahkire uğramamaları da insanlık gereğidir ve insanlığın evrensel değerlerindendir, insan haklarındandır.
HAKARET ETMEMELİ
Kişi olarak insanlar böyle bir koruma altında oldukları gibi onların inandıkları, kutsal saydıkları, önem verdikleri bu inanç ve kanaatler de aynı koruma altındadır. Bu değerleri hafife alıp alay edenler, kınayanlar veya tezyif, tahkir edenler, ya bu kuralları bilmeyenlerdir veya bildikleri halde ihlal edenlerdir. Cenab-ı Hak, Kur'an-ı Kerim'de bu konuda bakın mü'minlere nasıl yol göstermektedir: "Onların Allah'ı bırakıp yalvarıp sığındıkları varlıklara sövmeyin; böylece onlar da câhillikleri yüzünden aşırı giderek Allah'a sövmesinler. İşte biz her toplumun yaptığını kendilerine hoş gösterdik. En sonunda hepsi Rablerine dönecek, O da onlara neler yaptıklarını bildirecektir." (006 En'am 108) İslâmiyet insanın şahsiyetine ve inancına önem verdiği için bir kimsenin kutsal saydığı değerlere hakaret etmemek gerekir. Özellikle Allah'a inanmayanları küçümsemek, inançlarına hakaret etmek ve duygularını incitmek onların bilgisizlikleri yüzünden Allah'a saygısızlık etmelerine yol açabilir.
BÜYÜK GÜNAH...
Bir kimsenin, bir başka şahsın babasına, anasına söverek kendi babasına, anasına sövülmesine imkân vermesi büyük günah olduğuna göre (Buhârî, Edeb 4; Müslim, Îmân 145)Allah'a ve bütün kutsal değerlere sövülmesine alay edilmesine imkân vermesi elbette en büyük günahtır.. Bizim kendi inanç ve kanaatlerimiz bize göre doğru ve gerçek, onlarınki ise bize göre tamamen batıl ve yanlış olsa bile, bizim böyle bir hakkımız yoktur. Bilakis sorumluluğumuz vardır. Başkalarının bize böyle davranması, bize aynı şekilde davranma hakkı vermez. O onların sorunudur. Hz. Peygamber, "Mü'min, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir" buyurmuştur. Ahlaki değerleri ön planda tutan mü'min aynı zamanda örnek bir insandır. Sevmesek ve tasvip etmesek bile başkalarına duyduğumuz saygı, aynı zamanda kendimize ve yaradanımıza karşı duyduğumuz saygı demektir.
HAKARET ETMEMELİ
Kişi olarak insanlar böyle bir koruma altında oldukları gibi onların inandıkları, kutsal saydıkları, önem verdikleri bu inanç ve kanaatler de aynı koruma altındadır. Bu değerleri hafife alıp alay edenler, kınayanlar veya tezyif, tahkir edenler, ya bu kuralları bilmeyenlerdir veya bildikleri halde ihlal edenlerdir. Cenab-ı Hak, Kur'an-ı Kerim'de bu konuda bakın mü'minlere nasıl yol göstermektedir: "Onların Allah'ı bırakıp yalvarıp sığındıkları varlıklara sövmeyin; böylece onlar da câhillikleri yüzünden aşırı giderek Allah'a sövmesinler. İşte biz her toplumun yaptığını kendilerine hoş gösterdik. En sonunda hepsi Rablerine dönecek, O da onlara neler yaptıklarını bildirecektir." (006 En'am 108) İslâmiyet insanın şahsiyetine ve inancına önem verdiği için bir kimsenin kutsal saydığı değerlere hakaret etmemek gerekir. Özellikle Allah'a inanmayanları küçümsemek, inançlarına hakaret etmek ve duygularını incitmek onların bilgisizlikleri yüzünden Allah'a saygısızlık etmelerine yol açabilir.
BÜYÜK GÜNAH...
Bir kimsenin, bir başka şahsın babasına, anasına söverek kendi babasına, anasına sövülmesine imkân vermesi büyük günah olduğuna göre (Buhârî, Edeb 4; Müslim, Îmân 145)Allah'a ve bütün kutsal değerlere sövülmesine alay edilmesine imkân vermesi elbette en büyük günahtır.. Bizim kendi inanç ve kanaatlerimiz bize göre doğru ve gerçek, onlarınki ise bize göre tamamen batıl ve yanlış olsa bile, bizim böyle bir hakkımız yoktur. Bilakis sorumluluğumuz vardır. Başkalarının bize böyle davranması, bize aynı şekilde davranma hakkı vermez. O onların sorunudur. Hz. Peygamber, "Mü'min, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir" buyurmuştur. Ahlaki değerleri ön planda tutan mü'min aynı zamanda örnek bir insandır. Sevmesek ve tasvip etmesek bile başkalarına duyduğumuz saygı, aynı zamanda kendimize ve yaradanımıza karşı duyduğumuz saygı demektir.