Yürekler enkaz altında

Asrın felaketinin üzerinden tam 10 yıl geçti... Sevdiklerini yıkıntıların altında kaybeden aileler, depremin 10. yılında o acıyı yeniden yaşıyor

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
Yürekler enkaz altında
Bugün 17 Ağustos depreminin 10. yıldönümü... Yüreklerden tüm Türkiye'yi yasa boğan felaketin izleri hiç silinmedi. Ne acılar dindi ne de adalet tecelli etti.

17 bin insan kaybettik

Kocaeli, Gölcük, Düzce, Sakarya, İstanbul ve Yalova'da büyük can ve mal kaybı ile yıkıma neden olan depremde resmi verilere göre 17 bin 480 kişi hayatını kaybederken on binlerce kişi yaralandı. Marmara Depremi'nden en çok etkilenen Kocaeli'nde 9 bin 477 kişi yaşamını yitirdi, 9 bin 881 kişi yaralandı. Depremde, 35 bin 180 konut, 5 bin 770 iş yeri yıkıldı ya da ağır hasar gördü. Depremin ardından yaralar sarılıp, kentler yeniden kurulurken, hasarlı binalarla ilgili sorunlar tam anlamıyla çözülemedi. Hala ağır hasarlı binalar da birçok bürokratik engel ya da ihmal yüzünden yıllardır yıkımı bekliyor. Marmara Depremi'nden en fazla etkilenen kentlerden biri olan Yalova'da geçen süre içinde yaralar sarılmaya çalışıldı. Kentte 2 bin 504 kişi hayatını kaybetti, 4 bin 505 kişi yaralandı.

Adalet tecelli etmedi

TMMOB Makine Mühendisleri Odası (MMO) tarafından hazırlanan ''Türkiye'de Deprem Gerçeği Raporuna'' göre, sonra inşaat hatalarından dolayı çöken binalarda oluşan ölüm ve yaralanmalara sebebiyet vermekten dolayı binaların müteahhitlerine sadece Kocaeli'nde 993 dava açıldı. Bu davalardan çoğu Şartlı Salıverme Yasası ve hukuki boşluklardan dolayı cezasız kaldı. Sadece 12 kişi 10 ay hapis cezasına çarptırıldı ve cezaların çoğu ertelendi. Kalan davalar ise 16 Şubat 2007 tarihinde 7,5 yıllık zaman aşımı süresini doldurarak düştü.

Oğlunu kimsesizler mezarlığında buldu
Gölcük Engellilerle Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Emine Cebeci de depremin hayatını alt üst ettiği onbinlerce kişiden sadeci biri... Gölcük'te 16 saat enkazın altında yaşam savaşı verdikten sonra kurtarılan Emine Cebeci'nin asıl dramı bundan sonra başladı. Depremde kaybolan oğlu Serkan'ı 3.5 yıl arayan gözü yaşlı anne, son umut olarak kimsesizler mezarlığına gitti. Mahkeme kararıyla kimsesizler mezarlığını açtıran Emine Cebeci, "Oğlumun cansız bedenine ancak DNA testiyle ulaşabildim" dedi.

Kaybolan kızını aramaktan yılmadı
Gölcük'te Osman Karamert ile eşi Nilgün, evlerinin enkazından yaralı kurtarıldı ancak 7 yaşında olan kızları Gözde'den daha haber alınamadı. Görgü tanıklarının ifadesi üzerine kızının yaşadığına inanan Nilgün Karamert, "Karşı apartmanda oturan ve deprem sırasında kafasından yaralanan bir teğmen Gözde'yi hastaneye götürmüş. Teğmen hastanede bayılmış, ayıldığında Gözde ortada yokmuş. Daha sonra teğmen bizi ziyaret etti, Gözde'yi resimlerinden tanıdı. Ancak yıllardır aradığım kızıma ne olduğunu bir türlü bulamadım" dedi.

Bir tek kokusu kaldı
Firdevs Akgül (46) de depremde 12 yaşındaki kızını kaybeden bir başka anne. O günden beri yüksek katlı binalara giremeyen Akgül, bu nedenle çalışamıyor. Depremin her yıl dönümünde eşiyle sabaha kadar ağladıklarını söyleyen Akgül, "Enkazdan çıkardığım kızımın eşyalarını yıkamadım. Sarılıp, koklayıp ağlıyorum'' diye konuştu.

Ders almadık
Jeoloji Mühendisleri Odası, Marmara Depremi'nde on binlerce insanın hayatını kaybettiğini, buna karşın afet tehlikelerinin önlenmesi ve afet risklerinin azaltılması konusunda yeterli hazırlıkların yapılmadığına dikkat çekti. Jeoloji Mühendisleri Odası, "Yerel yönetimlerin yeterli duyarlılığı göstermemesi, hala ders almadığımızı gösteriyor" açıklaması yaptı.

Acısı hiç dinmedi
Nurcan Kurşun (48), depremle birlikte Sakarya'da hayatı tümden değişen birçok anneden biri. Nurcan Kurşun, depremde yitirdiği 18 yaşındaki oğlu Özay ile 15 yaşındaki kızı Özge'nin acısını hala yüreğinde taşıyor. O zaman 3,5 yaşında olan oğlu ile yeniden hayata sarılmaya çalışan Kurşun, yeni bir çocuk doğurmaya karar verince, bir başka şok yaşadı. Kurşun, şimdi, kaybettiği çocuklarının acısıyla down sendromlu doğan kızını büyütüyor.

Clinton'ı sünnetine çağıracak

Marmara depreminden sonra İzmit'i ziyaret eden eski ABD Başkanı Bill Clinton'un burnunu sıkmasıyla bir anda dünya medyasının göz bebeği olan "Erkan bebek'', Clinton'ı ve ailesini gelecek yıl yapılacak sünnet düğününe davet edecek. Bill Clinton'u çok sevdiğini ve dedesi gibi gördüğünü kaydeden Erkan Işık, "Sünnetime Bill Clinton'u ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı davet edeceğim'' dedi.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler