Pink Floyd'u yasakla Hayko Cepkin'i kurşunla
Biri Arjantin'in eli kanlı diktatörü gibi 'Pink Floyd yasaklansın' diyor, diğeri 'Hayko Cepkin'i karanlıkta görsem çekip vururum!' Biri bilim adamı, diğeri 'sanatçı.' Ortak noktaları ne acaba?
Giriş Tarihi:
'Dumçik dumçik müzik negatiftir, uzak durun!' Gazetelerde bazen öyle haberlerle karşılaşırsınız ki can havliyle kaleme sarılmanız kaçınılmaz olur. Yukarıdaki başlığını taşıyan tam sayfa haber de böyle bir haber işte. Üstelik ciddiye alınması için koca bir nedeni var; beyanatı veren bir doktor, hatta doçent... Nusret Kaya, bazı ritimlerin ana karnındaki çocuğu etkileyeceğini filan anlattıktan sonra bombayı patlatıyor: "La, evrensel müziktir, pozitiftir, dumçik dumçik tarzı do ve mi'den oluşan negatif seslerden uzak durun." Bu 'bilimsel' görüşlerinin kaynağını göstermiyor, kendi fikri deyip geçecektik de Pink Floyd'umuzun 'Dark Side Of The Moon'una bulaşınca iş değişti. Bay Dumçik'e göre bu albümde, "Annenin kalp sesi taklit edilmiş -ki doğrudurbu ses bağımlılık yapar ve haz verirmiş. İş, civciv ezen rock gruplarına kadar dayanırmış. Bağışıklık sisteminin çökmesine de yol açarmış. Bazı gıdalarda olduğu gibi bu da yasaklanmalıymış..." "Dark Side Of The Moon'u yasaklayın" diyen bir bilim adamı... Pink Floyd'un yıllarca listelerden inmeyen, milyonlarca satan -hala da satmaya devam eden- müzikte yeni bir çığır açmış, kült bir albümünden söz ediyoruz. Sayın Doç. Dr.'a yanıtı birkaç satır sonra müziğin duayenlerinden Cahit Berkay verecek. Biz önce, 'sahnede civciv ezme' meselesi için birkaç satır karalayalım.
CİVCİV EZME EFSANESİ
Tek bir kez, Kiss Grubu'nun bas gitaristi Gene Simmons'ın sahnede yapıp yapmadığı hala meçhul olan bu vahşi gösteriden sonra, bu tip olaylar sadece bir şov olarak yaşandı. Bunun en matrak örneklerinden biri de heavy metal'in demir başlarından, Ozzy Osbourn'un bir yarasanın kafasını kopartma öyküsüdür. Şovunun ortasında yarasayı alan Ozzy hayvanın kauçuktan olduğunu sanıyormuş. Meğer canlı hayvanı eline tutuşturmuşlar. Hayvan bir de o kargaşada bunun dilini ısırmaz mı? Ozzy, kuduz aşılarından sonra herhalde bu tür gösterilere tövbe etmiştir ama bu civciv ezme muhabbeti ile birlikte 'satanizm damgası', rock/metal camiasına yapışıp kalmıştır.
EVRENSEL SAÇMALIK
Cahit Berkay yazıyı okumamış. "La evrenselmiş, do ve mi kakaymış" diye anlatınca bastı kahkahayı. "Ben hayatımda bu kadar kalitesiz bir saçmalık duymadım" dedi ve devam etti: "La, evrensel bir akort sistemidir. Diyapozonun verdiği ses. Bütün dünyada enstrümanların akordu bu standarda göre yapılır. 'La uslu ses, do ve mi yaramaz ses' diye bir şey olur mu? Şimdi ben ney ile do'dan bir Dede Efendi çalsam ne olacak? Manyak mısın sen? "- Yazıyı okuyunca oldum. Peki Pink Floyd'un yasaklanmasına ne diyorsun?" "- Dark Side Of The Moon'dan sonra kaç nesil yetişti. Bu bey böyle saçma sapan şeylere takacağına önce çevre kirliliğine filan baksın... Hangi cüretle böyle şeyler söylüyor ve bunu nasıl yayınlıyorlar anlamadım." Cahit'in unuttuğu bir şey var. Pink Floyd bundan yaklaşık 30 yıl önce 1976-83 yılları arasında Arjantin'i kan gölüne çevirip sol görüşlü 30 bine yakın muhalifini öldüren eli kanlı cuntanın lideri General Jorge Rafael Videla tarafından da yasaklanmıştı. Yani bu, Nusret Bey'in orijinal fikri değil.
DAVUT GÜLOĞLU FAŞİZMİ...
Vay canına sayın okurlar dedirtecek yazı daha bitmedi. Yan köşede de başka bir "bilim adamı" Levent Öztürk'ün 'makamlar ve şifalar" konusunda yazdığı bir kitaptan alıntılar var. Saba makamı cesaret ve kuvvet verirmiş, Neva makamı göğsün sağ tarafına ve omuriliğe etki edermiş. Böyle uzayıp gidiyor. Cahit'e "Buna ne dersin" deyince "Prostatım var, ona hangi makam iyi geliyor, onu da yazıyor mu?" diye sordu... Aslında Nusret ve Levent beylere değil, bunları tam sayfa yayınlayanlara Allah akıl fikir versin derken, Davut Güloğlu'nun terbiye-metre sınırlarını aşan sözlerinden haberdar oldum. Hayko Cepkin için bir programda "Maymuna benziyor, kedi mi köpek mi kesiyor belli değil. Bu adam bir şaklaban. Karanlıkta görsem çekip vururum" demiş. Bir de Güloğlu ve onun gibilere 'sanatçı' diyorlar. Bu faşizan zihniyeti televizyon ekranlarına çıkaranlara da oracıkta ağzının payını vermeyen sunuculara da 'sanatçı' derler inşallah...
CİVCİV EZME EFSANESİ
Tek bir kez, Kiss Grubu'nun bas gitaristi Gene Simmons'ın sahnede yapıp yapmadığı hala meçhul olan bu vahşi gösteriden sonra, bu tip olaylar sadece bir şov olarak yaşandı. Bunun en matrak örneklerinden biri de heavy metal'in demir başlarından, Ozzy Osbourn'un bir yarasanın kafasını kopartma öyküsüdür. Şovunun ortasında yarasayı alan Ozzy hayvanın kauçuktan olduğunu sanıyormuş. Meğer canlı hayvanı eline tutuşturmuşlar. Hayvan bir de o kargaşada bunun dilini ısırmaz mı? Ozzy, kuduz aşılarından sonra herhalde bu tür gösterilere tövbe etmiştir ama bu civciv ezme muhabbeti ile birlikte 'satanizm damgası', rock/metal camiasına yapışıp kalmıştır.
EVRENSEL SAÇMALIK
Cahit Berkay yazıyı okumamış. "La evrenselmiş, do ve mi kakaymış" diye anlatınca bastı kahkahayı. "Ben hayatımda bu kadar kalitesiz bir saçmalık duymadım" dedi ve devam etti: "La, evrensel bir akort sistemidir. Diyapozonun verdiği ses. Bütün dünyada enstrümanların akordu bu standarda göre yapılır. 'La uslu ses, do ve mi yaramaz ses' diye bir şey olur mu? Şimdi ben ney ile do'dan bir Dede Efendi çalsam ne olacak? Manyak mısın sen? "- Yazıyı okuyunca oldum. Peki Pink Floyd'un yasaklanmasına ne diyorsun?" "- Dark Side Of The Moon'dan sonra kaç nesil yetişti. Bu bey böyle saçma sapan şeylere takacağına önce çevre kirliliğine filan baksın... Hangi cüretle böyle şeyler söylüyor ve bunu nasıl yayınlıyorlar anlamadım." Cahit'in unuttuğu bir şey var. Pink Floyd bundan yaklaşık 30 yıl önce 1976-83 yılları arasında Arjantin'i kan gölüne çevirip sol görüşlü 30 bine yakın muhalifini öldüren eli kanlı cuntanın lideri General Jorge Rafael Videla tarafından da yasaklanmıştı. Yani bu, Nusret Bey'in orijinal fikri değil.
DAVUT GÜLOĞLU FAŞİZMİ...
Vay canına sayın okurlar dedirtecek yazı daha bitmedi. Yan köşede de başka bir "bilim adamı" Levent Öztürk'ün 'makamlar ve şifalar" konusunda yazdığı bir kitaptan alıntılar var. Saba makamı cesaret ve kuvvet verirmiş, Neva makamı göğsün sağ tarafına ve omuriliğe etki edermiş. Böyle uzayıp gidiyor. Cahit'e "Buna ne dersin" deyince "Prostatım var, ona hangi makam iyi geliyor, onu da yazıyor mu?" diye sordu... Aslında Nusret ve Levent beylere değil, bunları tam sayfa yayınlayanlara Allah akıl fikir versin derken, Davut Güloğlu'nun terbiye-metre sınırlarını aşan sözlerinden haberdar oldum. Hayko Cepkin için bir programda "Maymuna benziyor, kedi mi köpek mi kesiyor belli değil. Bu adam bir şaklaban. Karanlıkta görsem çekip vururum" demiş. Bir de Güloğlu ve onun gibilere 'sanatçı' diyorlar. Bu faşizan zihniyeti televizyon ekranlarına çıkaranlara da oracıkta ağzının payını vermeyen sunuculara da 'sanatçı' derler inşallah...