Usame Bin Ladin'in cinleri
Bir ülkenin veya toplumun az ya da çok gelişmiş olması cinlerle irtibata geçmeyi engellemiyor. Cinlerden süper güç ABD de faydalanıyor, en ilkel kabile de... İstihbarat örgütleri büyük suikastlerden sonra medyumlara başvuruyor...
Giriş Tarihi:
Dağılan Sovyetler Birliği'nde KGB, cinlerle irtibat için özel birimler kurmuştu. Amerikan Merkezi Haber Alma Örgütü'nün (CIA) de cinlerle irtibat halinde bulunan medyumlardan yararlandığı biliniyor. Ayrıca, dünyanın önde gelen pek çok istihbarat örgütü cinlerle irtibata geçip, onlardan bilgi almaya çalışıyor. Cinler, dünya istihbarat savaşlarının vazgeçilmez bir aracı! Bugün, Şaman Türklerin yoğunlukta bulunduğu Altay Cumhuriyeti'nde "peygamber" olarak görülen Kam'lar, cinlerle irtibata geçerek insanlara bazı bilgiler aktarıyorlar. Altay Cumhuriyeti'nde Kam'lar tababette vazgeçilmez insanlar. Bazı hastalıkların teşhisinde ve iç kanamalarda Kam'lardan faydalanılıyor. O bölgede karşı karşıya kaldığı problemi çözemeyip sıkışan bilim adamı Kam'lardan yardım talep ediyor. Üstelik, bu eylem herkesin gözleri önünde gerçekleşiyor. Afrika'nın pek çok ilkel kabilesinde de cinlerle irtibata geçip, onlardan yarım talep etmek sıradan bir işlem! Bir ülkenin veya toplumun az ya da çok gelişmiş olması sonucu değiştirmiyor. Cinlerden süper güç ABD de faydalanıyor, en ilkel kabile de. Halen görevde olan bir Türk Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanının cinlerle irtibata geçip yararlanmak için medyumlarla irtibat kurduğunu sağır sultan bile duymuş durumda. İstihbarat örgütleri ise, özellikle büyük suikastların üzerindeki sır perdesini kaldırmak için medyumlara başvuruyorlar. Aldıkları bölük pörçük bazı bilgileri, kendi ellerindekiler ile birleştirerek, pazılın parçalarını yerine koymaya çalışıyorlar. Zaman zaman da suç örgütlerinin muhtemel eylemlerini önlemek amacıyla cinlerden faydalanıyorlar. Celalettin Cerrah'ın İstanbul Emniyet Müdürlüğü döneminde Münevver Karabulut'un katilini İzmirli ünlü bir medyuma sorduğuna ilişkin haberler gazetelerde yer aldı. Durum bu olunca herkesin aklına şu soru gelebilir: - Madem cinler bu kadar etkili, neden ABD Merkezi Haber Alma Örgütü (CIA) Usame Bin Ladin'in yerini bulmak için medyumlarla birlikte çalışmıyor? Tam tersi... Amerikan istihbaratı, Usame Bin Ladin'in yerini ve ne yaptığını tespit etmek için medyumlarla sürekli irtibat halinde. Amerikalı medyumlar çalışıyorlar, ancak peşine düştükleri Usame Bin Ladin de bu konuda boş değil. Ladin'in de çevresinde cinlerle irtibat kurabilen ve onları yönlendirebilen insanlar var. ABD yer tespiti için cinlerden yararlanırken, Usame Bin Ladin de kendisini gizlemek için cinleri kullanıyor. Ladin'in cinler aleminde 600'ün üzerinde koruması var. Bunların tamamı özel seçilmiş, sırım gibi son derece güçlü askerler. Yaptıkları tek iş Ladin'e gelebilecek kötülükleri önlemek. Taraflar o alemde de kıyasıya bir mücadele içindeler. Ladin'in korumaları ABD'lilerin kullandıklarından çok daha güçlü. Durum bu olunca, ne kadar çalışırsa çalışsın Amerika tarafından nokta belirlemesi yapılamıyor. El Kaide'nin örgüt yapısında sadece Usame Bin Ladin ile çevresinde bulunan 50-60 kişi kendilerini dünyadan tecrit etmiş durumdalar. Onun dışındaki lider kadrosu rahatça halkın içine girebiliyor. Herkes gibi normal bir hayat sürdürüyor. El Kaide'nin kampında da öyle sanıldığı gibi çok büyük kalabalıklara eğitim verilmiyor. Bu kampta yaklaşık 80 civarında militan eğitim alıyor. Bunlar, batı istihbaratlarınca bilinmeyen, deşifre olmamış isimler. Sürekli değişiyorlar. Silah ve bomba eğitimi alan militanlar, kamptan ayrıldıktan sonra normal hayatlarına devam ediyorlar. Çoğu, yıllarca "uykuya yattıktan" sonra merkezden gelen talimat üzerine eyleme geçiyor. Genel bir değerlendirme yapılacak olursa, Ladin'in çevresinde yaklaşık 2 bin militan var. Bunların tamamı kendilerine iletilen emri anında yerine getirecek birer makine gibi eğitilmişler. Usame Bin Ladin ve militanları ile ilgili olarak yapılan bu tespitler, insanlar ve teknik cihazlar kullanarak toplanan istihbarat bilgileri değil. Medyumlar aracılığı ile cinler aleminden elde edilen bilgiler. Zaten Ladin ve arkadaşları hakkında teknik cihazlarla bilgi toplamak hayli zor. Yaşadıkları bölgede teknolojinin getirdiği imkanları kullanmıyorlar. Telefon gibi haberleşme araçlarını bölgeye sokmuyorlar. Amerikan kaynakları, yaşadığı bölgeyi ve Ladin'in çalışma şeklini tahmini olarak biliyor. Yıllardır medyumlar vasıtası ile nokta tespiti yapmaya çalışıyor. Ancak, yakınlarında dolaşılmasına rağmen, Ladin'in yaşadığı yer tam olarak tespit edilemiyor. Bunda Ladin'in yanında yer alan ve cinlerle irtibat kurup, onları yönlendirebilen hocaların rolleri büyük. Ladin de cinleri kullanmak için ayrı bir birim oluşturmuş durumda. O da CIA benzeri bir yapılanma içinde faaliyetini yürütüyor. İşte bu yüzden ABD'li medyumlar sonuç alamıyorlar. Dünyanın çeşitli istihbarat örgütleri, medyumlardan olağanüstü yararlanıyor. Çoğunun kadrolu medyumları dahi var. İstihbarat örgütlerinin medyumlardan alınan bilgilerle pek çok olayı çözdükleri biliniyor... Çalışmalar üç temel noktada yoğunlaşıyor: 1) Gelen bilgiler doğrultusunda bazı örgütleri sadece takip ediyor ve hiç dokunmuyorlar. 2) Bazı örgütlerin militanlarını yakalayıp sorguya çekiyorlar. 3) Bazılarını da eyleme geçmeden imha ediyorlar. Doğal olarak bütün bu işlemleri büyük bir gizlilik içinde yürütüyorlar. Yaptıkları operasyonlar farklı görüntüler verilerek gerçekleştiriliyor. Bitmedi, dahası da var... Bugün gelişmiş dünyada, cinlerin işlevleri istihbarat örgütlerine bilgi aktarmakla da kalmıyor. Cinlerden teknolojinin pek çok alanında yararlanılıyor. Misal mi istiyorsunuz? Dünyanın önde gelen büyük petrol şirketleri de medyumları kullanıyorlar. Özellikle yeraltındaki madenlerin belirlenmesinde medyumlardan ciddi destek alınıyor. Cinler, yeraltı zenginliklerinin tespitinde oldukça etkili. Elbette bütün bu çalışmalar büyük bir gizlilik içinde yürütülüyor. Aslında dünyanın en gelişmiş örgütleri içinde medyumları kullananların, kocasını evine bağlamak ya da kızının kısmetini açmak için cinci hocalardan medet uman bizdeki Ayşe Hanım'dan farkları yok. Olay ortaya çıktığında Ayşe Hanım, "Olur mu canım, günahtır. Ne işim var benim cinci hocalarla" türünden bir savunma içine giriyor. Cinlerle irtibat kurabilmek için özel birimler oluşturan istihbarat örgütleri de bunu hiçbir zaman kabul etmiyorlar. "Olacak iş değil, bu iddialar deli saçması türünden" açıklamalar yapıyorlar. İstihbaratta medyumlardan ya da cinci hocalardan faydalanma çabası Türkiye'de bile var. Medyumların çoğu, zaman zaman bu tür taleplerle karşılaşıyorlar. Dünyada da Türkiye'de de bu iş son derece yaygın. Yaygın olan bir başka tavır ise, olay ortaya çıktığında kimsenin yaptığını kabul etmemesi, Anında inkar!