Melike Sultan'ın tahtı
Büyük cisimler araç olmadan bir yere nakledilebilir mi? Cinler bu işlemi gerçekleştirmiş. Hazreti Süleyman, Yemen Sultanı Melike'nin tahtını cinlere taşıttı. Hem de göz açık kapayıncaya kadar
Giriş Tarihi:
Ağırlığı tonları bulan bir yük, vinç, kamyon ya da TIR gibi herhangi bir araç kullanılmadan bulunduğu yerden başka bir yere nakledilebilir mi? Hem de göz açıp kapayıncaya kadar! Biliyorum, hemen "olmaz" cevabını vereceksiniz. İnsan aklının bunu kabul edebilmesi gerçekten son derece zor. Böyle bir işlem ilk bakışta imkansız gibi görünüyor. Ancak, cinler araya girince durum değişiyor. Cinler, geçmişte bu işlemi gerçekleştirmişler. Hazreti Süleyman, Yemen Sultanı olan Melike'nin tahtını cinlere taşıtmış. Göz açıp kapayıncaya kadar yanına getirtmiş. Bunu biz söylemiyoruz, Kuran'ı Kerim'de yazıyor Hz. Süleyman da Mısır firavunları gibi cinlere hükmedebilme gücüne sahipmiş. Kuran'ın çeşitli surelerinde Süleyman Peygamber'in cinlerle olan ilişkisi yer alıyor. Yemen Sultanı Melike'nin tahtının cinler aracılığı ile getirilişi Neml Suresi'nde şöyle anlatılıyor: "Hz. Süleyman, bir gün cinlerden, kuşlardan ve insanlardan oluşan ordusunu topluyor. Onlara, içlerinden hangisinin Melike Kraliçe'nin tahtını getirebileceğini soruyor. İfrit cinlerden biri hemen öne atılıp, böyle bir güce sahip olduğunu söylüyor. Cin, Süleyman Peygamber'e yerinden bile kalkmasına gerek olmadığını ve tahtı kendisine getirebileceğini bildiriyor. Ardından da göz açıp kapayıncaya kadar geçen süre içinde taht Yemen'den geliyor. Süleyman Peygamber, bir bakıyor ki taht yanı başında duruyor." Kuran'ı Kerim'in pek çok suresinde cinler ve onların insanlarla ilişkilerine ait geniş bilgiler veriliyor. Cinlerin yapıları, düşünce sistemleri ve yol açtıkları olaylar anlatılıp, insanoğlu cinler konusunda uyarılıyor. İşte Kuran'ı Kerim'deki surelerde cinlerle ilgili olarak verilen bilgiler:
CİNN SURESİ: 1-2) Ey Muhammed! De ki: "Cinlerden bir topluluğun Kur'an-ı dinlediği bana vahiy olundu; onlar şöyle demişlerdir: Doğrusu biz, doğru yola götüren, hayrete düşüren bir Kur'an dinledik. De ona inandık; biz Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız." 3) "Doğrusu Rabbimizin yüceliği her yücelikten üstündür. O, zevce ve çocuk edinmemiştir." 4) "Doğrusu aramızdaki beyinsiz Allah'a karşı yalanlar uyduruyordu." 5) "Doğrusu insanların ve cinlerin Allah'a karşı yalanlar uydurabileceklerini sanmazdık." 6) "Gerçekten bir takım insanlar, cinlerin bir takımına sığınırlardı da onların azgınlıklarını artırırlardı."
EN'AM SURESİ: 128) Allah hepsini toplayacağı gün, "Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız" der. İnsanlardan onlara uymuş olanlar, "Rabbimiz! Bir kısmımız da bir kısmımızdan faydalandık ve bize tayin ettiğin sürenin sonuna ulaştık" derler "Cehennem, Allah'ın dilemesine bağlı olarak, temelli kalacağınız durağınızdır" der. Doğrusu Rabbin hakimdir, bilendir. 130) "Ey cin ve insan topluluğu! Size ayetlerimi anlatan, bugünle karşılaşmanızdan sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" "Kendi hakkımızda şahidiz" derler. Dünya hayatı onları aldattı da inkarcı olduklarına kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.
RAHMAN SURESİ: 33) Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresini aşıp geçmeye gücünüz yetiyorsa geçin! Ama Allah'ın verdiği bir güç olmaksızın geçemezsiniz ki! 34) Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız? 35) Ey insanlar ve cinler! Üzerinize dumansız bir alev ve ateşsiz bir duman gönderilir de kurtulamazsınız. 36) Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız? 37) Gök yarılıp da, gül gibi kızardığı, yağ gibi eridiği zaman haliniz nice olur? 38) Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız? 39) O gün ne insana ve ne de cine suçu sorulur.
SEB'E SURESİ: 12) Gündüz estiğinde bir aylık mesafeye gidip, akşam da bir aylık mesafeye giden rüzgarı Süleyman'ın buyruğu altına verdik. Onun için su gibi erimiş bakır akıttık. Rabbinin izniyle yanında iş gören cinleri onun buyruğu altına verdik ki, bunlar içinde buyruğumuzdan çıkan olursa ona alevli ateşin azabını tattırırdık. 13) Süleyman için, o ne dilerse mabetler, heykeller, büyük havuzlara benzer çanaklar ve taşınması güç kazanlar yaparlardı. Ey Davud Ailesi! Şükredin! Kullarımdan şükredenler pek azdır. 14) Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, ancak değneğini yiyen kurt onun ölümünü cinlere fark ettirdi. O, ölü olarak yere düşünce, ortaya çıktı ki, şayet cinler görülmeyeni bilmiş olsalardı alçak düşüren bir azap içinde kalmazlardı.
SAD SURESİ: 35) Süleyman:"Rabbim! Beni bağışla, bana benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümdarlık ver. Sen şüphesiz daima bağışta bulunansın" dedi. 36-38) Bunun üzerine Biz de, istediği yere onun buyruğu ile kolayca giden rüzgarı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları (cinleri), demir halkalarla bağlı diğerlerini onun buyruğu altına verdik. 39) "İşte bizim bağışımız budur; ister ver, ister tut, hesapsızdır" dedik. 73-74) İblis'ten başka bütün melekler secde etmişlerdi. O büyüklük taslamış ve inkarcılardan olmuştu. 75) Allah: "Ey İblis! Kudretimle yarattığıma seni secde etmekten alıkoyan nedir? Böbürlendin mi? Yoksa gururlananlardan mısın?" dedi. 76) İblis "Ben ondan daha üstünüm. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın" dedi. 77-78) Allah: ""Defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Ceza gününe kadar lanetim senin üzerindedir" dedi.
CİNN SURESİ: 1-2) Ey Muhammed! De ki: "Cinlerden bir topluluğun Kur'an-ı dinlediği bana vahiy olundu; onlar şöyle demişlerdir: Doğrusu biz, doğru yola götüren, hayrete düşüren bir Kur'an dinledik. De ona inandık; biz Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız." 3) "Doğrusu Rabbimizin yüceliği her yücelikten üstündür. O, zevce ve çocuk edinmemiştir." 4) "Doğrusu aramızdaki beyinsiz Allah'a karşı yalanlar uyduruyordu." 5) "Doğrusu insanların ve cinlerin Allah'a karşı yalanlar uydurabileceklerini sanmazdık." 6) "Gerçekten bir takım insanlar, cinlerin bir takımına sığınırlardı da onların azgınlıklarını artırırlardı."
EN'AM SURESİ: 128) Allah hepsini toplayacağı gün, "Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız" der. İnsanlardan onlara uymuş olanlar, "Rabbimiz! Bir kısmımız da bir kısmımızdan faydalandık ve bize tayin ettiğin sürenin sonuna ulaştık" derler "Cehennem, Allah'ın dilemesine bağlı olarak, temelli kalacağınız durağınızdır" der. Doğrusu Rabbin hakimdir, bilendir. 130) "Ey cin ve insan topluluğu! Size ayetlerimi anlatan, bugünle karşılaşmanızdan sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" "Kendi hakkımızda şahidiz" derler. Dünya hayatı onları aldattı da inkarcı olduklarına kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.
RAHMAN SURESİ: 33) Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresini aşıp geçmeye gücünüz yetiyorsa geçin! Ama Allah'ın verdiği bir güç olmaksızın geçemezsiniz ki! 34) Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız? 35) Ey insanlar ve cinler! Üzerinize dumansız bir alev ve ateşsiz bir duman gönderilir de kurtulamazsınız. 36) Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız? 37) Gök yarılıp da, gül gibi kızardığı, yağ gibi eridiği zaman haliniz nice olur? 38) Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız? 39) O gün ne insana ve ne de cine suçu sorulur.
SEB'E SURESİ: 12) Gündüz estiğinde bir aylık mesafeye gidip, akşam da bir aylık mesafeye giden rüzgarı Süleyman'ın buyruğu altına verdik. Onun için su gibi erimiş bakır akıttık. Rabbinin izniyle yanında iş gören cinleri onun buyruğu altına verdik ki, bunlar içinde buyruğumuzdan çıkan olursa ona alevli ateşin azabını tattırırdık. 13) Süleyman için, o ne dilerse mabetler, heykeller, büyük havuzlara benzer çanaklar ve taşınması güç kazanlar yaparlardı. Ey Davud Ailesi! Şükredin! Kullarımdan şükredenler pek azdır. 14) Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, ancak değneğini yiyen kurt onun ölümünü cinlere fark ettirdi. O, ölü olarak yere düşünce, ortaya çıktı ki, şayet cinler görülmeyeni bilmiş olsalardı alçak düşüren bir azap içinde kalmazlardı.
SAD SURESİ: 35) Süleyman:"Rabbim! Beni bağışla, bana benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümdarlık ver. Sen şüphesiz daima bağışta bulunansın" dedi. 36-38) Bunun üzerine Biz de, istediği yere onun buyruğu ile kolayca giden rüzgarı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları (cinleri), demir halkalarla bağlı diğerlerini onun buyruğu altına verdik. 39) "İşte bizim bağışımız budur; ister ver, ister tut, hesapsızdır" dedik. 73-74) İblis'ten başka bütün melekler secde etmişlerdi. O büyüklük taslamış ve inkarcılardan olmuştu. 75) Allah: "Ey İblis! Kudretimle yarattığıma seni secde etmekten alıkoyan nedir? Böbürlendin mi? Yoksa gururlananlardan mısın?" dedi. 76) İblis "Ben ondan daha üstünüm. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın" dedi. 77-78) Allah: ""Defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Ceza gününe kadar lanetim senin üzerindedir" dedi.