Cinler, insanlar ve kuşlardan oluşan ordu
Giriş Tarihi:
KEHF SURESİ: 50) Meleklere "Adem'e secde edin" demiştik. İblis'ten başka hepsi secde etmişti. O, cinlerden idi: Rabbinin buyruğunun dışına çıktı. Ey insanoğulları! Beni bırakıp onu ve soyunu dost mu ediniyorsunuz? Halbuki onlar size düşmandır. Kendilerine yazık edenler için bu ne kötü değişmedir! 51) Oysa ben onları ne göklerin ve yerin yaratılmasında ve ne de kendilerinin yaratılmasında hazır bulundurdum. Saptıranları hiçbir işte asla yardımcı edinmedim.
ENBİYA SURESİ: 81) Bereketli kıldığımız yere doğru. Süleyman'ın emriyle yürüyen kudretli rüzgarı onun buyruğuna verdik. Biz her şeyi biliyorduk. 82) Dalgıçlık yapan ve bundan başka işler de gören şeytanlardan (cinlerden) da onun buyruğu altına verdik. Onların hepsini gözetliyorduk.
NEML SURESİ: 17) Süleyman'ın cinlerden, insanlardan ve kuşlardan müteşekkil olan ordusu toplandı. Hepsi toplu olarak gidiyorlardı. 18) Sonunda, karıncaların bulunduğu vadiye geldiklerinde bir karınca: "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin, Süleyman'ın ordusu farkına varmadan sizi ezmesin" dedi. 38) Süleyman: "Ey cemaat bana teslim olmalarından önce, hanginiz o kraliçenin tahtını yanıma getirebilir?" dedi. 39) Cinlerden bir ifrit: "Sen yerinden kalkmadan önce sana onu getirebilirim; buna karşı güvenilir bir güce sahibim" dedi. 40) Kitabın bilgisine sahip olan biri: "Gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm" dedi. Süleyman, tahtı yanına yerleşivermiş görünce: "Bu şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim beni sınayan Rabbimin lutfundandır. Şükreden, ancak kendisi için şükretmiş olur, fakat nankörlük eden bilsin ki Rabbim müstağnidir, kerem sahibidir" dedi. 41) Süleyman: "Tahtını onun tanımayacağı hale getirin, bakalım tanıyabilecek mi, yoksa tanımayacak mı?" dedi. 42) Melike geldiğinde: "Senin tahtın böyle mi idi?" denildi. O da: "Sanki odur, daha önce bize bilgi verilmişti ve teslim olmuştuk" dedi. 43) Melike'yi o zamana kadar alıkoyan, Allah'tan başka taptığı şeylerdi; Çünkü kendisi inkarcı bir millettendi.
ENBİYA SURESİ: 81) Bereketli kıldığımız yere doğru. Süleyman'ın emriyle yürüyen kudretli rüzgarı onun buyruğuna verdik. Biz her şeyi biliyorduk. 82) Dalgıçlık yapan ve bundan başka işler de gören şeytanlardan (cinlerden) da onun buyruğu altına verdik. Onların hepsini gözetliyorduk.
NEML SURESİ: 17) Süleyman'ın cinlerden, insanlardan ve kuşlardan müteşekkil olan ordusu toplandı. Hepsi toplu olarak gidiyorlardı. 18) Sonunda, karıncaların bulunduğu vadiye geldiklerinde bir karınca: "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin, Süleyman'ın ordusu farkına varmadan sizi ezmesin" dedi. 38) Süleyman: "Ey cemaat bana teslim olmalarından önce, hanginiz o kraliçenin tahtını yanıma getirebilir?" dedi. 39) Cinlerden bir ifrit: "Sen yerinden kalkmadan önce sana onu getirebilirim; buna karşı güvenilir bir güce sahibim" dedi. 40) Kitabın bilgisine sahip olan biri: "Gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm" dedi. Süleyman, tahtı yanına yerleşivermiş görünce: "Bu şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim beni sınayan Rabbimin lutfundandır. Şükreden, ancak kendisi için şükretmiş olur, fakat nankörlük eden bilsin ki Rabbim müstağnidir, kerem sahibidir" dedi. 41) Süleyman: "Tahtını onun tanımayacağı hale getirin, bakalım tanıyabilecek mi, yoksa tanımayacak mı?" dedi. 42) Melike geldiğinde: "Senin tahtın böyle mi idi?" denildi. O da: "Sanki odur, daha önce bize bilgi verilmişti ve teslim olmuştuk" dedi. 43) Melike'yi o zamana kadar alıkoyan, Allah'tan başka taptığı şeylerdi; Çünkü kendisi inkarcı bir millettendi.