'Türkler gelsin...'

Bağımsızlıklarını ilk tanıyan ülke olan Türkiye'ye Kazaklar minnettar. Her fırsatta bunu dile getirip, "Gelin burada yatırım yapın" diyorlar...

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
'Türkler gelsin...'
Göçebelikten kent yaşamına hızlı bir geçiş yapan Kazaklar, geçmişten gelen alışkanlıklarını korumaya devam ediyor. Özellikle yemek kültüründe bunun izleri var. Kazakların en çok tükettiği besin et... Sığır ve at eti yaygın olarak tüketiliyor. At eti denildiğinde yanlış anlaşılmasın. Bizdeki beygirle karıştırmayın. Kazaklar buna Jılkı diyor. Özel olarak ve bu amaçla yetiştiriliyor. Üstelik daha pahalı. Tıpkı kuyruk yağı gibi. Pazara gittiğinizde normal et ile yapılan arasında fiyat farkı olduğunu görüyorsunuz. Kazak sofrasında et yoksa sofranın da tadı yok anlamına geliyor. Zaten rivayete göre "Kurt"tan sonra dünyada en çok et tüketenler Kazaklar'mış. Bunu pek çok sohbet arasında duymanız mümkün.

ALTIN ADAM'LI MİLLET

Kazakistan toprakları Hunlar'dan Sakalar'a, Göktürkler'den Karahanlılar'a kadar pek çok uygarlığın geçiş noktasında olmuş, derin bir medeniyetin izlerini taşıyor. Ülkenin pek çok yerinde kurganlar ve kazı çalışmaları devam ediyor. UNESCO'nun listesinde yer alan 10 eser bugün Kazak topraklarında yer alıyor. Kazakistan'da çıkarılan Altın Adam heykeli bugün dünyanın çeşitli ülkelerinde sergileniyor. 400 değişik altın süs ve takının yer aldığı altın adam elbisesi, ilk olarak Almatı yakınlarında çıkarılmış. Ülke genelinde kopyaları sergilenen Altın Adam yüzyıllar önce yaşamış bir savaşçının elbisesi ile gömüldüğüne işaret ediyor. Ortaya çıkarılan pek çok tarihi şehrin yanı sıra Türkistan şehrindeki Ahmet Yesevi Türbesi yoğun ziyaretçi çekiyor. Mevlana, Hacı Bektaş-ı Veli ve Yunus Emre gibi pek çok tarihi kişiliğin yetişmesinde ve Anadolu'nun Türkleşmesinde en büyük pay sahibi olan Hoca Ahmet Yesevi, Kazakistan'ın Türk dünyası ile bağlarını sağlamlaştıran önemli sembollerin başında geliyor. Kazakistan, yeni yapılan oteller, doğal güzellikleri ve tarihi mekanları ile turizm alanında ilerlemeye devam ediyor.

RÜYA ŞEHİR ASTANA

Bundan yıllar önce Kazakistan'ın böyle bir başkente sahip olacağını söyleseler pek çoğumuzun inanması zordu. Kazaklar bugün bu hayali gerçekleştirmenin sevincini yaşıyor. 1998 yılında Almatı'dan Astana'ya taşınan başkent için 20 milyar dolar harcanmış ve bu rakamın 50 milyar dolara çıkacağı tahmin ediliyor. Büyük bir titizlikle inşa edilen ihtişamlı binalar eski şehir Akmola'yı ikiye bölüyor. Yeni ve eski şehir... Dünyanın en iyi mimarları projeler çiziyor... Ülkenin yükselişini sembolize eden Bayterek Anıtı şehrin her yerinden görülüyor. Nüfus 700 bin civarında. Astana'da memurlar çoğunlukta. Buna karşın hayat çok pahalı. Memurlara % 100'ün üzerinde zam yapılmış. Ancak lüks binaların ve hayat şartlarının arasında yaşam mücadelesi veren pek çok Kazak gözden kaçmıyor. Astana'daki inşaatların büyük bölümü Türk firmaları tarafından yapılmış. Özellikle eylül ayında açılması planlanan Han Çadır projesi için BBC, Discovery gibi kanallar Astana'ya geliyor. İçerisinde havuz, otel, eğlence ve alışveriş merkezlerinin bulunduğu Han Çadır yaz-kış cam bir haznenin içerisinde gökyüzü ile buluşmaya hazırlanıyor. Astana'yı Dubai'ye benzetenler var.

TÜRKİYE'NİN KAYIP 7 YILI

Kazakistan, Türkiye için önemli bir ülke. Tarihi ve kültürel bağları var. Kazaklar'la konuştuğumda hepsi bu dostluğu ifade ederken "Türkiye dünya üzerinde bizi ilk tanıyan ülke" diyor. Bunu hiç unutmuyorlar. Bağımsızlığın hemen ardından ülkeye giden ilk girişimciler Türkler olmuş. Bugün Türk dizileri Kazaklar'ın en çok izlediği yapımlar arasında yer alıyor. Kazaklar, Astana'nın merkezi bir yerine Atatürk'ün anıtını yapmaya hazırlanıyor. Türk firmalarında binlerce istihdam yaratılmış. Nazarbayev Türkiye'yi çok seviyor. Yaz aylarında Antalya'dan başka yere gitmiyor. Sessiz sedasız gelip dinlenip gidiyor. Ancak bu büyük potansiyele rağmen, toplam yatırımlar ve dış ticaret hacmine bakıldığında Türkiye ilk 4 ülke arasına giremiyor. Ticaret rakamları iki ülke arasındaki potansiyelin altında görülüyor. Kazaklar tatil konusunda Türkiye'yi ve özellikle Antalya'yı tercih ediyor. Kazakistan'daki başarılı firmalardan birisinin yönetim kurulu başkanı olan Zeki Pilge aynı zamanda Kazak-Türk İşadamları Derneği'nin de başkanı. Pilge, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'den önceki 7 yıllık dönemi kayıp dönem olarak nitelendiriyor. Özellikle bu dönemde Cumhurbaşkanı düzeyinde geriye giden ilişkilerin Türkiye'nin bölgedeki yükselişine zarar verdiğinin altını çiziyor.

"GÜL'DEN ÇOK UMUTLUYUZ"
Zeki Pilge, Cumhurbaşkanı Gül'den çok şey beklediklerini ve bu dönemde Türkiye'nin geçmişteki eksiklikleri kapatma ehliyetinde olduğunu ifade ediyor. Kabinenin yeni Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın da bölgenin önemini çok iyi bildiğini ve çiçeği burnunda bakanın enerji alanında söz sahibi birisi olarak iki ülke arasındaki enerji açılımlarını hızlandıracağına dikkat çekiyor. Zeki Pilge enerji alanında yatırım yapmakta geç kalınmasına rağmen her şeyin bitmediğini söylüyor. Büyük bir özgüvenle Türk yatırımcıları Kazakistan'a davet ediyor. BİTTİ

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler