İstanbul depreme hazır mı?

Marmara Depremi’nin tarihi ve yeri hakkındaki öngörülerini Takvim’le paylaşan Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, hastaneler ve camilerin yapısal tehlikelerine de dikkat çekti

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
İstanbul depreme hazır mı?

Depremle ilgili sorularımızı yönelttiğimiz Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara'nın ısrarla üzerinde durduğu konuların başında "depremden korunmak" geliyordu. Prof. Dr. Işıkara'ya "İstanbul depreme hazır mı?" diye sorduk. İşte yanıtları: "Depremden korunma bilincinin bireyden başladığını unutmamamız gerekir. 'Hocam valilik ne yapıyor, belediye ne yapıyor?' diye sorarlardı. Ben de o zaman 'Sen ne yapıyorsun?' diye sorardım. Sen hazırlanıyor musun?"

OKULLAR GÜÇLENDİ
Kamu binalarını tek tek değerlendiren Prof. Dr. Işıkara, ilgi çekici saptamalarda bulundu: "Milli Eğitim Bakanlığı depreme hazırlık konusunda çok başarılı. Hem İstanbul'da hem de Türkiye genelinde başarılı çalışmalar yürütüyorlar. İstanbul'daki okulların yüzde 70'i depreme hazır hale getirildi. Ya güçlendirildi ya da yıkılıp yeniden inşa edildi. Yapısal olmayan tehlikeler açısından da okullar gözden geçirildi. 2002 Afyon-Sultandağ depreminden sonra 'Viyadükler ve köprü ayakları yapılandırılmalı' demiştim. Bunların hepsi güçlendirildi ve çalışmalar devam ediyor. Valiliğimiz kamu kurum ve kuruluşlarını güçlendiriyor. Dünya Bankası'ndan alınan krediyle yapılıyor bunların hepsi. Türk Kızılay'ı inanılmaz güzel bir projenin arkasında duruyor; 'Toplum Liderlerini Teşkilatlandırma Projesi'. Toplum liderleri, öğretmenler, muhtarlar ve din adamları. Bunlar vasıtasıyla mahalle düzeyine inecek kadar büyük bir eğitimin seferberliğini başlatmış bulunuyoruz. Bu projenin koordinatörlüğünü de ben yapıyorum." '

SORU İŞARETLERİM VAR'
Prof. Dr. Işıkara, aklına takılan bazı konuları da bizimle paylaştı: "Hastaneler konusu bende soru işareti ve çok üzüyor. Sağlık Bakanlığı'mızın hastaneler için ne yaptığını bilmiyorum.

Hastaneler hakkında yeterli bilgiye ulaşamadığını belirten Prof. Dr. Işıkara, depremde en önemli kapalı alanların hastaneler olduğunu vurguladı ve ekledi: "Yeni yapılan hastanelerin deprem güvenliği olduğunu biliyorum. Sağlık Bakanımız Recep Akdağ, Erzurum'da yeni bir hastane açtı. O hastane deprem güvenli. Şu anda mevcut hastanelerin yalnız yapısal tehlikeler açısından değil, yapısal olmayan tehlikeler açısından da gözden geçirilmesi lazım. Birkaç hastane var biliyorum bu açıdan hazır. Bunlar Üsküdar Devlet Hastanesi ve Amerikan Hastanesi."

HASTANENİN KODU FARKLI
Prof. Dr. Işıkara, son dönemde mısır patlağı gibi çoğalan hastanelere de dikkat çekti: "Bir de apartmanlardan dönüştürülerek hastane yapılmaması gerekiyor. Hastanelerin deprem yapı şartnamesindeki kodu farklıdır. Nasıl okulun kodu faklıysa hastaneninki de farklıdır. Statik, dinamik hesaplarda projelerdeki kodları farklıdır. Dolayısıyla yerleşim yeri için yapılmış bir binayı hastaneye çeviremezsiniz. Bu açıdan da hastanelerin kontrol edilmesi gerekiyor."

'KAPSAMLI PLAN LAZIM'
Hastanelerin depremde mutlaka ve mutlaka ayakta kalması gereken yerler olduğunu belirten Prof. Dr. Işıkara, "Hem yapısal hem yapısal olmayan tehlikeler giderilmeli. Bunun dışında hastane acil planının hazırlanması gerekiyor. Doktorlar açısından plan yapılmalı. Çok boyutlu bir olay deprem. Devletimiz bu konuda gayet başarılı ama Sağlık Bakanlığı'nı bilmiyorum ve Sağlık Bakanımız ile Başbakanımıza mesaj gönderiyorum; 'Hem İstanbul'da hem de Türkiye'de bütün hastanelerin depreme hazır hale getirilmesi gerekiyor!' Çünkü Türkiye bir deprem ülkesi."

Camiler denetlenmiyor
Türk Kızılayı'nın 'Toplum Liderlerini Teşkilatlandırma Projesi' kapsamında Türkiye'yi gezen Prof. Dr. Işıkara, camilerle ilgili önemli bir eksikliği de vurguladı; "Camilerimizi zapt-ı rapt altına almamız lazım. Camiler gelişigüzel yapılıyor. Cami vakfı ya da derneği bir cami projesi buluyor. Bu proje ne kadar doğru hiç kimse bilmiyor. Başlıyor peyder pey yapmaya. Her defasında para toplanıyor. İnşaat devam ediyor. Kullanılan malzeme nasıl kimse bilmiyor. Ben bunun denetiminin Diyanet İşleri'nde olduğunu zannediyordum. Diyanet İşleri Başkanıyla da camilere gidip geldikçe kurumun cami inşaatlarını denetim konusunda hiçbir yetkisi olmadığını öğrendim."

'TEK KAPI ÖLÜME SEBEP OLUR'
Camilerin toplu bulunma yerleri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Işıkara, "Mutlaka ve mutlaka cami inşaatlarının Diyanet İşleri Başkanlığı'nın denetimine verilmesi lazım. Böyle gelişigüzel, olur olmadık yerlerde camilerin yapılmaması lazım. Zemin etüdü yapılmış mı, zemin türü belirlenmiş mi? Ucuza mal olsun diye tek kapı yapıyorlar. Bir an düşünün; Cuma namazındasınız, deprem oluyor. İçeride onlarca kişi var. İnsanlar panikle o tek kapıya yığılacak. Depremin kendisi değil, cemaatin yanlış davranışı yaralanmalara, ölümlere neden olacaktır" diye konuştu.

KALİFORNİYA'daki yasa örnek olabilir
Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, Kaliforniya'da 1984'te meydana gelen Northbridge Depremi'nin ardından çıkarılan yasaya da dikkat çekti: "Depremde bir iki hastanenin bütün ameliyathaneleri ve tıbbi malzemeleri yerle bir oldu. Bunun üzerine Kaliforniya'da bir yasa çıkarıldı. 50 yaşını geçen hastane binaları 10 yıl içerisinde kendisini yenileyecek ve hastanedeki tüm tıbbi cihazlar deprem hareketinden etkilenmeyecek hale getirilecek. Bu sistem Türkiye'de de uygulanabilir. Böylelikle depreme hazırlıklı olunur."

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler