Ülke ülke dolaşıp umut aşılıyor
Christine Baze, rahim ağzı kanserini yendikten sonra kendisini kadınları bilinçlendirmeye adadı. Amerikalı şarkıcı, kanserle ilgili kampanyayı desteklemek için Türkiye’ye geldi...
Christine Baze, rahim ağzı kanseri ile ilgili içinde şaşkınlık, kızgınlık, endişe, korku ve acı içeren hikayesini dünyanın dört bir yanında yaşayan diğer kadınlarla da paylaşmak, şarkılarıyla ve içindeki yaşam tutkusuyla kadınlara umut vermek amacıyla "Yellow Umbrella" adını verdiği organizasyonla tüm dünyayı dolaşıyor.
KENDİNİ SEV
Serviks Kanserine Geçit Verme kampanyasına destek vermek üzere Türkiye'ye gelen Christine Baze, hikayesini tüm dünya kadınlarına olduğu gibi bize de aktardı. Verdiği mesaj çok netti: Kendinizi sevin. Hayatınızdaki kadınları koruyun...
Sizi biraz tanıyabilir miyiz? 39 yaşındayım, müzisyenim. çocukluğumdan beri müzikle iç içeyim. 4 yaşımdan beri piyano çalışıyorum, dans ediyorum. Müzik hayatımda her zaman birinci sırada yer alıyor. Geçirdiğim hastalık bile müziği hayatımdan çıkaramadı hatta tam tersinemüzikle hayata tutundum diyebilirim.
Rahim ağzı kanseri ile ilgili bilginiz var mıydı, kendinizi bu hastalıktan korumak için ne yapıyordunuz ya da bir önlem alıyor muydunuz? 18 yaşımdan beri düzenli olarak jinekolojik muayeneye giden ve rutin olarak her yıl smear testini yaptıran, sigara kullanmayan, yoga ve spor yapan düzenli beslenen biriydim. Bu yüzden de benim başıma geleceğini düşünmüyordum hiç.
Hasta olduğunuzu nasıl anladınız? Hiçbir belirtisi yoktu. çok enerjiktim, hiçbir ağrım yoktu. Rahim ağzı kanseri çok tehlikeli ilerleyen bir hastalık maalesef. Benim hayatımı kurtaran smear testi oldu. 2000 yılında jinekoloğuma rutin kontrole gittim ve her yıl olduğu gibi test yapıldı. Ama bu sefer testin sonucu iyi çıkmadı ve biyopsiye karar verildi. İki gün sonra bir telefon aldım ve kanser merkezine doktor randevusuna çağırıldım.
Kanser olduğunuzu telefonda öğrendiniz yani. Biyopsiden iki gün sonra bir telefon geldi ve telefondaki kadın daha önce adını hiç duymadığım bir doktorla randevumdan bahsediyordu. Kadına "Yanlış aramış olmalısınız" dedim. Sonra yanlış olmadığında ısrar etti ve onkoloji hastanesinden aradığını öğrendim. Tarif edemeyeceğim kadar büyük bir acıydı.
Hayatımın en kötü 4 ayını yaşadım