Terörsüz Türkiye'nin şafağı! Dünyaya örnek olacak rapor TAKVİM'de | Her PKK'lıya adli işlem ve denetim | "Umut Hakkı" olacak mı?

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu misyonunu tamamladı. Terörsüz Türkiye sürecinin yasama ayağını yürüten komisyon 7 bölüm 60 sayfadan oluşan rapor çıkardı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş raporun toplumsal barışın kalıcı zemini olacağını belirtti. Süreç raporunun af mahiyeti taşımadığını belirtti. Öte yandan tarihi metinde kamu vicdanı gözetiliyor. Cezasızlık algısına kesinlikle yer yok. Silah bırakan her PKK'lıya adli işlem yapılacak ve belirli bir süre denetim altında tutulacak. PKK'nın silah bırakmasına sahada teyit şartı getirildi. Raporda "umut hakkı" konusu doğrudan yer almazken içerik olarak yer alıyor. AİHM ve AYM kararlarının gecikmeksizin hayata geçirilmesi önerildi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Terörsüz Türkiye'nin şafağı! Dünyaya örnek olacak rapor TAKVİM'de | Her PKK'lıya adli işlem ve denetim | "Umut Hakkı" olacak mı?

Terörsüz Türkiye sürecinin şafağı atıyor. Ekim 2024 Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın "iç cephe" çağrısı ve MHP lideri Devlet Bahçeli'nin girişimleriyle başlayan tarihi süreçte PKK'nın "fesih" kongresi ile önemli bir eşik aşıldı.

Örgütün silahları yakmasına ve Türkiye sınırlarından çekilmesiyle eş güdümlü olarak Meclis çatısı altında Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kuruldu. Ağustos 2025'ten bu yana çalışmalarını sürdüren komisyon, Kasım 2025'te İmralı'ya gitti. Müşterek rapor yazım süreci ise Şubat 2026 ile sona erdi.

AHaber CANLI YAYIN



KOMİSYON SON KEZ TOPLANDI

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, bugün nihai müşterek raporu oylamak için TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplandı. Komisyonun hazırladığı taslak rapor, yaklaşık 60-70 sayfadan oluşuyor ve yedi ana başlık altında terörsüz bir Türkiye ve bölge vizyonunu detaylandırıyor.

Takvim.com.tr, Terörsüz Türkiye sürecini yasal ve hukuki zemine oturtacak olan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuna dair gelişmeleri dakika dakika aktarıyor.

CANLI ANLATIM

SÜREÇ RAPORU MİHENK TAŞI NİTELİĞİNDE, AF MAHİYETİNDE DEĞİL

Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, son kez toplandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, süreç raporunun 7 bölümden oluştuğunu bildirdi.

Kurtulmuş'un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Rapor 7 bölümden oluşmaktadır. Komisyon çalışmaları başlıklı birinci bölümde, komisyonun çalışmaları ile ilgili süreç anlatılmaktadır. İkinci bölümde komisyonun temel hedefleri üzerinde buradaki tartışmalarımız çerçevesinde vurgular yapılmaktadır. Üçüncü ana başlığımız Türk-Kürt kardeşliğinin tarihi kökleri ve kardeşlik hukuku. Dördüncü başlığımız komisyonda dinlenen kişilerin yaptıkları söylem analizlerinden hareketle buradaki konuşmalardaki ortaya çıkan mutabakat alanları. Beşincisi PKK'nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması süreci. Altıncısı sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri. Yedincisi ise demokratikleşme ile ilgili önerilerdir.

Rapor sonuç ve değerlendirme kısmıyla sona ermektedir. Bu ana raporun eki olarak da beş tane ek yapıldı, yapılacak bugüne kadar. Bunlardan birisi Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'muzun üyeleri, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışma usul ve esasları, komisyondaki siyasi partiler tarafından sunulan raporların dijital nüshalarının web sitesi linkleri ve QR kodları ile kamuoyuyla paylaşılması. Şimdiki kadarki 20 toplantının özetleri, dinlenen kurum, kuruluş temsilcileri ve kişilerin listesi. Bu 21. toplantımızda partiler adına söz alacak olan değerli arkadaşlarımızın konuşmaları da konuşmalarını da içeren tutanak tam şekliyle bu 21. toplantının özeti olarak ekin sonunda yayınlanacaktır.

Ben de müsaadenizle şimdi bu konuyla ilgili yaptığımız çalışmaları da ihtiva eden takdim konuşmamı gerçekleştiriyorum. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaları Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin temsil gücü ve demokratik meşruiyeti içerisinde yürütülen toplumsal barışın, birliğin ve milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihi sorumluluğun bir yansımasıdır, ifadesidir. Halkımızın uzun yıllar boyunca ağır bedeller ödeyerek karşı karşıya kaldığı sorunlar, Gazi Meclis'imizin yasa yapıcı ve denetleyici niteliği ile ele alındığında kalıcı bir çözüm ufku kazanmaktadır. Bugün terör meselesinde tarihi bir dönemden geçiyoruz.

Bu süreçte milli iradenin tecelligahı olan Gazi Meclis'imiz üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz bir biçimde üstlenmiştir. On yıllardır ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını tüketen ve ülke olarak ağır bedeller ödediğimiz terör eylemleri kalkınma ufkunu daraltmış, sosyal bağları örselemiş ve siyaseti sadece güvenlik reflekslerine sıkıştırmıştı. Soğuk Savaş'ın sona ermesi ile birlikte terör örgütleri artan bir biçimde bölgemizde bölünme ve parçalanmanın vekalet savaşlarının aparatı olarak kullanılmış, yerel sorunlar küresel hesapların aracı haline getirilerek toplumsal fay hatları bilinçli bir şekilde derinleştirilmiştir.

Coğrafyamızı bir asır önce etnik, mezhebi ve dini farklılıklar üzerinden bölmeye çalışanların yine aynı hedef peşinde koşmalarını engellemek için terörün tamamen ortadan kaldırılması, tam manasıyla kalıcı barış ve huzur ortamının sağlanması tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır. Bölgemizde bugün yaşanan istikrarsızlık, adaletsizlik ve demokratikleşme sorunları emperyal müdahalelerin bıraktığı derin izlerin birer sonucudur. Bu müdahalelere bizim cevabımız ise daha fazla kardeşlik ve daha fazla bütünleşmedir. Türkiye küresel emperyal güçlerin hilafına bölgemizde bütünleştirici politikaların öncüsü olmaya devam edecektir.

Güç dengelerinin değiştiği, jeopolitik risklerin arttığı bir ortamda Türkiye'nin iç kalesini tahkim ederek bölgesinde kalıcı barış ve istikrarı sağlaması hem kendi güvenliği hem de bölgesel düzen açısından yeni imkan ve fırsatları ortaya çıkaracaktır. Türklerin, Kürtlerin, Arapların bölgede yaşayan diğer kardeş halklarla birlikte oluşturacağı doğal ittifak, bölgede emperyalistlerin kurguladığı dağılma ve parçalanma senaryolarını bozacak, planlarını etkisiz hale getirecek bir dönemi başlatacaktır. Milletimiz dağılma ve parçalanmayı durduracak bozguncu emellerden daha güçlü bir birlik, kardeşlik ve bütünleşme iradesine sahiptir.

Türkiye'de terör meselesinin kalıcı biçimde çözülmesi sadece güvenlik boyutuyla sınırlı olmayan, çok boyutlu, çok yönlü, çok katmanlı ve çok taraflı politikaları zorunlu kılmaktadır. Siyasal meşruiyet, toplumsal kabul ve demokratik kapasitenin aynı anda güçlendirilmesini gerektirmektir. Öte yandan dünyamız uluslararası kurumların meşruiyet tartışmaları ile çöküşe geçtiği, kural bazlı uluslararası sistemin yerine sadece güçlülerin kendi kurallarını dayattığı bir döneme doğru hızla ilerlemektedir. Böylesi bir dönemde devletlerin egemenliğini güvenlikleri ile toplumsal bütünlüğü aynı anda aynı irade çizgisinde tutabilmek kudreti üzerinden değerlendirmek gerekir. Küresel sistemin her krizde ne yazık ki en fazla yıpranan alanı insan onuru ve hukukun üstünlüğü olurken, adaleti sağlama gücü zayıflayan her yapı toplumda umut yerine yeni kırılganlıklar meydana getirmektedir.

Yakın çevremizde ve bölgemizde kimlik temelli fay hatlarının diri tutulması ve çatışma alanlarının genişlemesi ülkemize çok yönlü sorumluluklar yüklemektedir. İçeride milli dayanışmamızı derinleştirirken bölgemizde barış sağlamaya yönelik çabalar refahın artırılması ve adalet duygusunun güçlendirilmesi ile birlikte üstlenilmesi gereken yeni vazifeler olarak önümüzde durmaktadır. Ülkemizde kardeşlik, esenlik ve toplumsal barışı büyüten her sözü ve her adımı en güçlü şekilde desteklemekteyiz. Ülkemizde kardeşlik, esenlik ve toplumsal barışı büyüten her sözü ve her adımı en güçlü şekilde desteklemekteyiz. Bu mesele farklılıkları derinleştiren ezber kalıplarla değil, basiretli bakış, samimi yaklaşım ve kararlı adımlarla çözüme kavuşacaktır. Bu konu varlığımızı ve yarınımızı ilgilendiren niteliğiyle dar siyasi çıkarların veya risk hesaplarının konusu asla olamaz, dar siyasi çıkarların ve risk hesaplarının çok ötesinde bir realitedir. Kalıcı sükunetin sağlam temeller üzerinde yükselmesi, güvenliğin yanında hukuk devleti pratiğini, demokratik siyaset ahlakını ve milli dayanışma iradesini aynı anda kuvvetlendiren birliği gerektirmektedir.

Terörün ülkemizin gündeminden çıkarılması her birimiz için tarihi bir sorumluluktur. Ortak geleceğimize dönük her adım Gazi Meclis'in denetimi ve toplumsal meşruiyetle ilerlediğinde alınan tedbirler hukukla tahkim edilmiş bir istikamete doğru sağlam bir şekilde ilerleyecektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi milli iradenin tecelligahı olarak milletimizin geleceğini ilgilendiren her meselenin meşru çözüm adresidir. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarihi sorumluluğunun meclis zeminine taşınması için teşekkül ettirilmiş bir komisyondur. Bu çatı altında açık diyalog ve karşılıklı saygı içinde kardeşliğimizi güçlendiriyoruz.

Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu acılarımızı inkar etmeden geleceği birlikte kurma kararlılığının açık bir ifadesidir. Bu çerçevede zaman geçse de acıları geçmeyen kayıpları unutmadan hatıralarına saygıyla sahip çıktığımızı vurguluyoruz. Komisyonumuz milletimizin her türlü düşünceyi baskıdan, ön yargıdan ve çekincelerden ari biçimde ifade edebilecek kabiliyete, irfana ve olgunluğa sahip olduğunu da göstermiştir. Ortak akıl ve asgari müşterekleri önceleyen bir yaklaşım benimseyerek uzlaşı zemininden uzaklaşmadan meseleler derinlikli biçimde tartışılabilmiş, ele alınabilmiştir. Siyasal hayatın son dönemde ürettiği temaslar, kamu vicdanında büyüyen huzur talebi ve örgütün silah bırakmasına dönük gelişmeler meclisimizin temsil gücünü daha görünür kılan bir istişareyi gerekli kılmıştır.

Elinizdeki rapor komisyon çalışmalarının olgunlaştırdığı müşterek idraki belirginleştirme amacı taşımaktadır. Partilerimizin raporun ekinde yer alan raporlarında okunması okunmasını kolaylaştıracak kavramsal bir çerçeve sunmaktadır. Komisyona katkı sunan partilerimizin raporları her bir partinin kendi siyasal duruşunu bir tutum belgesi şeklinde kamuoyuyla paylaşan birer politika belgesidir. Türkiye modeli olarak adlandırılan yaklaşımın kurucu ilkeleri milli iradeye dayanan siyasal bir metin disiplini içinde kayda geçirilmekte, kamu düzeninin korunması, hak ve hürriyet alanının genişlemesi, toplumsal bütünleşmenin güçlenmesi ve demokrasinin ilerlemesi ve refahın kalıcı biçimde büyümesi birbirini tamamlayan tek bir bütünün parçaları olarak ele alınmaktadır."

RAPOR OYLANACAK 31 KABUL ARANACAK

SÜREÇ komisyonu, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında bugün yapacağı toplantısında taslak raporu görüşecek. Bu görüşmede raporun oylanması ve böylece son toplantısını yapan komisyonun görevini tamamlaması planlanıyor.
 

31 KABUL ARANACAK

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Çalışma Yönergesine göre raporun komisyonca kabul edilebilmesi için nitelikli çoğunluk (31 oy) aranacağını vurguladı.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE RAPORU BÜTÜN DÜNYAYA ÖRNEK OLACAK

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, 7 bölüm 60 sayfadan oluşan rapor için "Ülkemizin ortaya koyduğu Terörsüz Türkiye hedefiyle birlikte de ‘Türkiye modeli’ adını vereceğimiz bir model, bütün dünyaya örnek olacaktır" ifadelerini kullandı.

DOĞUŞTAN GELEN HAKLAR

Doğuştan gelen, dokunulamaz ve devredilemez nitelikteki, insan onurunun vazgeçilmez bir parçası olan temel hak ve özgürlüklerin tam ve eksiksiz kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılması hedefiyle mevzuat gözden geçirilmelidir. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun hak ve özgürlükleri genişletecek ve hakkın özünü muhafaza edecek şekilde yeniden düzenlenmesi önerilmektedir. Şiddet çağrısı, nefret söylemi ve terör propagandasıyla etkin mücadele sürdürülürken, hukuki sınırlar içinde kalan her türlü eleştiri, itiraz ve talebin demokratik yaşamın ayrılmaz bir parçası olarak korunduğunu gözetmek ve temin etmek maksadıyla basın ve yayınla ilgili kanunlar gözden geçirilmelidir. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, etkinliği artırılacak şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve ilgili mevzuatın kanuni belirlilik ilkesi çerçevesinde ifade özgürlüğünü güçlendirecek şekilde yeniden düzenlenmesi önerilmektedir. Şeffaflık, demokratik katılım, parti içi demokrasi, çoğulculuk ve temsilde adalet ilkeleri doğrultusunda Siyasi Partiler Kanunu ile yeni seçim kanunları ve Siyasi Etik Kanunu’nun hazırlanması önerilmektedir.”

SÜRECİ YÜRÜTENLERE GÜVENCE

Komisyonun raporunda, sürecin sağlıklı biçimde yürütülebilmesi amacıyla görev alan kamu görevlileri, siyasetçiler ve diğer aktörlerin hukuki güvence altında olmaları tavsiye edildi. Bu kişilere yönelik hukuki güvencenin, Anayasa ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde ve kamu vicdanını zedelemeyecek şekilde düzenlenmesi önerildi.

AİHM VE AYM KARARLARINA UYUM

Demokratikleştirmeyle ilgili öneriler: AİHM ve AYM kararları-Anayasamıza göre AYM kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, diğer kişi ve kuruluşları bağladığı konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Türkiye’nin zorunlu yargı yetkisini kabul etmiş olduğu AİHM kararlarını icra etme oranı yaklaşık yüzde 90’dır, Avrupa Konseyi üyesi ülkelerin kararları icra etme oranı ise yaklaşık yüzde 80’dir. Bu yüksek orana rağmen Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti olma niteliğini perçinleme hususunda AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyulmasının önemi de ortadadır. AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyumu temin edecek mekanizmalar güçlendirilmeli, ayrıca etkili yeni mekanizmalar oluşturulmalıdır. AİHM ve AYM kararlara uyumda idarenin işlemlerinden ve yargının işleyişinden kaynaklanan engellerin kaldırılması önerilmektedir.

İNFAZ YENİDEN ELE ALINMALI

Yargılama ve infaza ilişkin düzenlemeler:

İnfaz mevzuatının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) içtihatları ile taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler bağlamında infaz adaletini esas alan bir temelde yeniden ele alınması önerilmektedir. Özellikle mahkûmların infaz süreçlerinin, koşullu salıverilme şartları ve infaz süreleri de dahil olmak üzere ceza hukukunun evrensel ilkeleri kapsamında daha adil, daha eşitlikçi ve daha bütüncül bir yaklaşımla ele alınması düşünülmelidir. Hasta ve yaşlı hükümlüler için yaşam hakkının her hakkın önünde olduğu gerçeği göz önüne alınarak infaz ertelemesi müessesesi değerlendirilmelidir. Cezaevleri idare ve gözlem kurullarının yapısı ve karar süreçleri, uygulamadaki aksaklıklar tespit edilerek gözden geçirilmelidir. Hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde ve AİHM ile AYM’nin yerleşik içtihatları doğrultusunda tutuksuz yargılamanın esas alınmasına özen gösterilmelidir. Kanundaki tutuklama şartlarına bağlı kalınarak, tutuklamanın istisna olduğu ilkesine uygun biçimde mevzuat gözden geçirilmelidir.

HER PKK'LIYA ADLİ İŞLEM YAPILACAK

Belirtilen müstakil geçici kanunla birlikte ayrıca ceza ve infaz hukukunda yer alan hükümlerden istifade edilerek hazırlanacak bir düzenleme ile bahse konu kişiler hakkında tasarrufta bulunabileceği ve ilgili kişiler hakkında mutlaka adli bir işlem yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. 

CEZASIZLIK ALGISINA KESİNLİKLE YER YOK

Raporda "kamu vicdanı" ara başlığı özellikle dikkat çekiyor. AK Parti ve MHP'nin kırmızı çizgisi şehitlerimizi ve gazilerimizi incitecek hiçbir girişime izin vermemek.

KAMU VİCDANI

Silah bırakan terör örgütü mensuplarına yönelik düzenleme yapılırken 'kamu vicdanı ve toplumsal hassasiyetlerin dikkate alınması, cezasızlık algısı oluşturulmaması, yasa kapsamının yorum yoluyla genişlemeye müsait olmamasına' dikkat edilmesi istendi.

TEYİT VE TESPİT SÜRECİ

Yasal düzenlemeler için terör örgütünün silah bıraktığının 'teyit ve tespiti' koşulu aranacak. Raporda, 'Silah bırakmanın istihbarat ve güvenlik birimlerince tespiti ölçülebilir kriterlerle icra edilecektir. Sınırlarımız dışında durumun tespiti, güvenlik yol haritasını tamamlayan bir zorunluktur' denildi.

TAKİP MEKANİZMASI

Raporda, silah bırakmanın takibi, teyit ve tespit için yürütme içinde bir mekanizma kurulması önerildi.

KAYYUM UYGULAMASI

Raporda, belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması halinde yerine belediye meclisinden seçim yapılmasına dönük düzenleme gündeme getirildi.

7 BÖLÜM 60 SAYFA: PKK'NIN FESHİ VE YASAL DÜZENLEMER

Terörsüz Türkiye raporunun taslak metni 7 temel bölüm 60 sayfadan oluşuyor. Bundan sonraki aşama ise raporda yer alan yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi olacak.

BÖLÜM BAŞLIKLARI

Rapor, 'Komisyon Çalışmaları', 'Komisyonun Temel Hedefleri', 'Türk –Kürt Kardeşliğinin Tarihi Kökleri ve Kardeşlik Hukuku', 'Komisyonda Dinlenen Kişilerin Mutabakat Alanları', 'PKK'nın Kendisini Feshetmesi ve Silah Bırakması', 'Sürece İlişkin Yasal Düzenleme Önerileri', 'Demokratikleşme ile İlgili Öneriler' ve 'Sonuç ve Değerlendirmeler' bölümlerinden oluşuyor.

GEÇİCİ, MÜSTAKİL YASA

Raporda, sürece özel, geçici bir yasa gündeme getirildi. Raporun bu bölümünde, 'Toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi, silah bırakmayla birlikte süreci ve sonrasını yönetecek amaca özgülenmiş müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye ihtiyaç vardır' denildi.

HEDEF TOPLUMA KAZANDIRMA

Süreç yasanın amacı 'silahlı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılması, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesi, meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesi' olarak sıralandı.

BAKIRHAN: SÜRECİN GEREKLİLİĞİNE ODAKLANMALI

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 'Terörsüz Türkiye' hedefi kapsamında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırlayacağı rapora ilişkin, "Rapor yeni tariflerle uğraşmamalı, sürecin gerekliliklerine odaklanmalıdır. Rapor, tarihsel korkulara, tabulara sıkıştırılmamalı, yeni bir perspektif içermelidir. Tarihi işler, yeni bir siyasi dille yapılır. Eski dille yeni Türkiye raporu çıkarılamaz. Eski zihniyetle demokratik Türkiye'yi inşa edecek bir rapor oluşturulamaz. Çok açık söylüyorum; 40 yıldır bize vura vura söyletemediklerini bugün bize gül uzatarak asla söyletemezler. Bu rapor, Kürt meselesini terör parantezine almamalıdır. Kürt meselesi bir terör meselesi değil, demokrasi ve özgürlükler meselesidir. Meclis raporu ve buna dayalı olası düzenlemeler meseleyi asimilasyon mantığı ile ele alır ve terör parantezine sıkıştırırsa demokratik çözüm yara alır. Sürecin istikameti, komisyon raporu ve çerçeve yasa temelinde kalıcı çözüm yaklaşımlarıyla belirlenecektir. Biz artık palyatif değil, kalıcı çözümlere odaklanmayı istiyoruz. Kürt meselesini siyasi ve hukuki bir zemine çekecek somut ve kalıcı adımları hayata geçirmeliyiz. Bu sebeple komisyonun raporu; yenilikçi, ezberlerden uzak, algılardan uzak, demokratik ve kapsayıcı olmalıdır ki yeni bir yaşamın kapıları aralansın" dedi.

ZORLU: ŞEHİTLERİMİZİ, GAZİLERİMİZİ İNCİTECEK HİÇBİR GİRİŞİME İZİN VERMEYECEĞİZ

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, “Komisyon çalışmalarımızın artık son aşamasına geldik; nihai raporun oluşturulup komisyonumuza gelme aşamasındayız. Cumhurbaşkanımızın her fırsatta ifade ettiği gibi şehitlerimizi, şehit yakınlarımızı, gazilerimizi incitecek hiçbir adıma, girişime asla izin vermeyeceğiz” dedi.

KURTULMUŞ: TARİHİ SORUMLULUĞU YERİNE GETİRECEĞİZ

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun son toplantısının yapılacağını ve nihai raporun kamuoyuna takdim edileceğini belirterek, "Büyük bir çoğunlukla kabul edilecek ve böylece Meclis olarak üzerimize yüklediğimiz bu tarihi sorumluluğu yerine getirmiş olacağız. Bundan sonra gereği TBMM çerçevesinde yerine getirilecektir." dedi.

TARİHİ RAPOR TAMAMLANDI

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 5 Ağustos 2025'te başladığı çalışma sonucunda raporunu tamamladı.