Terörsüz Türkiye'nin şafağı! Dünyaya örnek olacak rapor TAKVİM'de | Her PKK'lıya adli işlem ve denetim | "Umut Hakkı" olacak mı?

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu misyonunu tamamladı. Terörsüz Türkiye sürecinin yasama ayağını yürüten komisyon 7 bölüm 60 sayfadan oluşan rapor çıkardı. Rapor 47 vekilin oyuyla komisyonda kabul edildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş raporun toplumsal barışın kalıcı zemini olacağını belirtti. Süreç raporunun af mahiyeti taşımadığını belirtti. Öte yandan tarihi metinde kamu vicdanı gözetiliyor. Cezasızlık algısına kesinlikle yer yok. Silah bırakan her PKK'lıya adli işlem yapılacak ve belirli bir süre denetim altında tutulacak. PKK'nın silah bırakmasına sahada teyit şartı getirildi. Raporda "umut hakkı" konusu doğrudan yer almazken içerik olarak yer alıyor. AİHM ve AYM kararlarının gecikmeksizin hayata geçirilmesi önerildi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Terörsüz Türkiye'nin şafağı! Dünyaya örnek olacak rapor TAKVİM'de | Her PKK'lıya adli işlem ve denetim | "Umut Hakkı" olacak mı?

Terörsüz Türkiye sürecinin şafağı atıyor. Ekim 2024 Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın "iç cephe" çağrısı ve MHP lideri Devlet Bahçeli'nin girişimleriyle başlayan tarihi süreçte PKK'nın "fesih" kongresi ile önemli bir eşik aşıldı.

Örgütün silahları yakmasına ve Türkiye sınırlarından çekilmesiyle eş güdümlü olarak Meclis çatısı altında Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kuruldu. Ağustos 2025'ten bu yana çalışmalarını sürdüren komisyon, Kasım 2025'te İmralı'ya gitti. Müşterek rapor yazım süreci ise Şubat 2026 ile sona erdi.

Terörsüz Türkiye raporunda sona gelindi



KOMİSYON SON KEZ TOPLANDI

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, bugün nihai müşterek raporu oylamak için TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplandı. Komisyonun hazırladığı taslak rapor, yaklaşık 60-70 sayfadan oluşuyor ve yedi ana başlık altında terörsüz bir Türkiye ve bölge vizyonunu detaylandırıyor.

Takvim.com.tr, Terörsüz Türkiye sürecini yasal ve hukuki zemine oturtacak olan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuna dair gelişmeleri dakika dakika aktarıyor.

Ses İkonu CANLI ANLATIM

RAPOR KABUL EDİLDİ

"Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı rapor, Komisyonda oy çokluğuyla kabul edildi.

 

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun nitelikli çoğunlukla kabul edilen raporuna ilişkin "Yaptığımız müzakereler sonucu ortaya çıkan bu rapor, bir partinin ya da birkaç partinin raporu değil, bütün partilerin uzlaşarak ortaya çıkarmış olduğu bir rapordur. Dolayısıyla bundan sonraki süreçlerde inşallah bu raporda dile getirilen hususların uygulanması mümkün olur." dedi.

Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun Meclis Tören Salonu'nda gerçekleştirilen 21. toplantısında, Komisyon raporu üzerinde yapılan görüşmeler ve raporun oylaması sonrasında değerlendirmede bulundu.

 

RAPOR KABUL EDİLDİ-1

Raporun ekinde yer alan siyasi partilerin tutum belgelerinin, konuya ilişkin görüşlerini çok açık ve çok teferruatlı bir şekilde dile getirdiğini ifade eden Kurtulmuş, "Yaptığımız müzakereler sonucu ortaya çıkan bu rapor, bir partinin ya da birkaç partinin raporu değil, bütün partilerin uzlaşarak ortaya çıkarmış olduğu bir rapordur. Dolayısıyla bundan sonraki süreçlerde inşallah bu raporda dile getirilen hususların uygulanması mümkün olur." şeklinde konuştu.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, daha sonra komisyon raporunu oyladı.

RAPOR KABUL EDİLDİ-2

47 KABUL 2 RET 1 ÇEKİMSER 

Toplantıda, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu, 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oy kullanılarak nitelikli çoğunlukla kabul edildi.

Raporun hayırlı olması temennisinde bulunan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Çok teşekkür ediyorum. 47 kabul oyu, 2 ret ve 1 çekimser oy var. Bu noktaya gelinceye kadar nice arka kapı diplomasisi yapıldı. Özellikle koordinatör arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. İlk raporlar ortaya çıktığında samimiyetle söyleyeyim, neredeyse hiçbir partinin ortak iki cümlesi yoktu, cümleyi fikir anlamında söylüyorum. Arkadaşlarımız kendi görüşlerinde diretmek yerine, herkes olabileceği söyleyerek, olabileceği kabul ederek ortak bu noktaya gelindi.

Bu uygulamayla birlikte raporun yazımı, hazırlanması tam manasıyla bir demokrasi örneğidir. Komisyon çalışmaları demokrasi örneğidir ve inşallah Türkiye demokrasisinin en önemli kazanımlarından birisi olacaktır. Karşısındakini susturmadan ya da karşısındakine rüşvet-i kelam söz etmeden, sözün ne kadar rahat bir şekilde kullanılabileceğini bu Komisyon çalışmaları gösterdi."

Yarın başlayacak ramazan dolayısıyla tebriklerini dile getiren Kurtulmuş, "İnşallah ramazanın esenlik, barış havası Türkiye'de de bu meselenin çözülmesiyle ilgili umutları artıracak, milletimizin beklentilerini yükseltecektir. Komisyon'da bu kadar emek verdik, karşılıklı hukuklar oluştu, arkadaşlarımız birbirini daha yakın tanıdı. 10 Mart Salı akşamı, kabul ederseniz, müşterek olarak yine burada bir iftar yapalım. Hep böyle zor konuları değil de bir iftar sofrasının huzur ve esenliği içerisinde yeniden bir araya gelelim, diyorum. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Hayırlı uğurlu olsun." diye konuştu.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, 21. toplantıdaki tutanakların raporun sonuna konulacağını sözlerine ekledi.

 

RAPOR KABUL EDİLDİ-3

"KOMİSYON GÖREVİNİ BAŞARIYLA YAPTI"

Kurtulmuş, toplantının sona ermesinin ardından milletvekillerinin tebriklerini kabul etti, hatıra fotoğrafı çektirdi.

Komisyon'u takip eden gazetecilerle bir araya gelen Kurtulmuş, bir gazetecinin, Komisyon raporunun kabul edilmesinin ardından ne hissettiğini sorması üzerine, "Burada bir uzlaşı esastı, oldu. 47 kişi 'Evet' dedi. Daha ne olsun? Yani ilk raporları aldık önümüze, neredeyse hiçbir partinin ortak iki cümlesi yok. Bu noktaya gelmesi bile önemli. Komisyon görevini başarıyla yaptı." dedi.

 

RAPOR KABUL EDİLDİ-4

Raporun bundan sonra TBMM Genel Kurulu'na sunulup sunulmayacağı sorusuna karşılık Kurtulmuş, raporun Meclis Başkanlığına sunulmasının ardından bu teklifler doğrultusunda partilerin yasa hazırlıkları yapmasının bir ödev olduğunu belirtti.

Kurtulmuş, rapor doğrultusunda hazırlanacak kanun tekliflerinin Genel Kurul'da yasalaşmasının kolay olmasına yönelik temennisini de dile getirdi.

 

 

"BURADAN TÜRKİYE İTTİFAKI ÇIKMIŞTIR..."

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman:

-Buradan bir Türkiye ittifakı çıkmıştır. Bir Türkiye uzlaşısı çıkmıştır.Türk demokrasi tarihinde çok önemli bir eşik aşılmıştır.

-Türk demokrasisi sorun çözme yeteneğini test etmek suretiyle çok önemli bir imtihanı başarıyla vermiştir.

-Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi  Komisyonu’nda yürütülen çalışmalar bir devlet politikasıdır, bir millet politikasıdır ve biz tarihin doğru tarafında duruyoruz.

DEM'DEN "ŞERH" PROVOKASYONU!

Komisyonda rapor oylanırken DEM Parti milli birlik ve uzlaşının karşısında konumlandı.

DEM Parti Milletvekili Cengiz Çiçek "Raporda, ‘Terör örgütü, terör belası’ kimi kavramların olmasını doğru bulmuyoruz. Bu türden yaklaşımlar, ortak rapor yaklaşımına denk düşmemektedir" dedi.

PKK'yı aklama kaygısı güderek ayak direyen Çiçek, "Halen ezber yaklaşımlarda ısrar etmek, yaşanan acılı süreçten gerekli şartları çıkarmamış olmak demektir. Kürt halkının acıları raporda görülmemiştir. Kürt halkı, ‘Terör örgütü’ tanımını kabul etmedi. Gerçek kardeşlik, halkların değerlerine eşit yaklaşmakla mümkündür. Ortak rapor dili tek taraflı bir dil olmamalıdır" dedi.

"RAPOR TOPLUMSAL BARIŞIN KALICI ZEMİNİ KURDUĞUNA DA İŞARET ETMEKTEDİR"

Komisyonun ortaya koyduğu yaklaşım; örgütsel yapının fesih ve silah bırakmasının güvenli biçimde teyidi ile birlikte yürürlüğe alınması düşünülen idari ve hukuki düzenlemelere rehberlik edecek ilkeleri belirlemeyi, tespit ve takip mekanizmalarında öngörülebilirlik sağlamayı, toplumla uyum adımlarını özgürlük ile güvenlik dengesini koruyan bir çerçevede tasarlamayı hedeflemektedir. Rapor; af mahiyetinde algı üretecek başlıklardan uzak duran, hukuk düzeninin belirlilik ilkesini merkeze alan ve kamu vicdanının hassasiyetini gözeten yaklaşımının ana hatlarını ortaya koyarken; devlet aklı ile millet vicdanını koruyan demokratik iradenin aynı bütünlük içerisinde harekete geçtiğinde toplumsal barışın kalıcı zemini kurduğuna da işaret etmektedir.

Terörsüz Türkiye hedefi, daha geniş bir ufukla terörsüz bir bölge tasavvuruna açılmakta; iç huzuru pekiştiren her adım bölgesel ve küresel adalet arayışında Türkiye'nin gücünü artırmaktadır. Meclisimizin görevi; müşterek hayatın hukukunu kurmak, farklılıkların sesini ortak geleceğin sesine katmak, her yurttaşın kendini eşit, güvende ve saygın hissettiği demokratik yapıyı güçlendirmek ve hürriyet ufkunu genişletmektir.

"KOMİSYON, ŞİDDET İKLİMİNİ SONA ERDİRME İRADESİNİ RAPOR HALİNE GETİRMİŞTİR"

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, toplumsal huzur ve sükunu zedeleyen terör eylemleri ve şiddet iklimini sona erdirme iradesini rapor haline getirmiştir. Raporun giriş bölümü ve değerlendirmeler; kavramsal bir çerçeve sunmayı, komisyon çalışması boyunca oluşan ortak idraki ortaya çıkarmayı ve çatışma çözümleri konusunda uluslararası literatürde "Türkiye Modeli" olarak tanımlanacağına inandığımız komisyon çalışmalarının ilke ve hedeflerini siyasi bir metin disiplini içinde kayda geçirmeyi amaçlamaktadır.

Şeffaf ve açık yaklaşımımız sayesinde komisyon toplantıları kamuoyu tarafından ilgiyle takip edilmiş, çalışmalara ilişkin gelişmeler medya organlarında geniş yer bulmuş ve süreç milletin denetimine açık bir şekilde ilerletilmiştir. Yaptığımız çalışmalar gelinen aşamayla sınırlı ve tamamlanmış bir süreç olarak değerlendirilemez. Komisyonumuzun sergilediği sağduyulu, kapsayıcı ve çözüm odaklı yaklaşım; yarının güçlü, etkili ve huzurlu Türkiye'sine uzanan sağlam bir çerçeve ortaya koymuştur.

"RAPOR TOPLUMSAL BARIŞIN KALICI ZEMİNİ KURDUĞUNA DA İŞARET ETMEKTEDİR"-1

"RAPORUMUZ, MİHENK TAŞI OLARAK KABUL EDİLMELİDİR"

Komisyonumuz tarafından titizlikle hazırlanan rapor; bundan sonraki süreçte atılacak adımlara istikamet çizen ve ortak hedefler doğrultusunda yol gösteren kıymetli bir başvuru metni olma özelliğini taşımaktadır. Komisyon raporumuz bu anlamda bir nihayet değil, bilakis atılan ve atılacak kararlı adımların mihenk taşı olarak kabul edilmelidir.

Yeni bir anayasa hazırlama konusu ise komisyonumuzun görev alanında olmamakla birlikte; ülkemiz için tehir edilemez, yerine getirilmesi gereken ortak bir sorumluluk ve ödev olarak önümüzde durmaktadır. Komisyon çalışmalarının neticesinde raporda bahsedilen düzenlemeler ve önerilere ek olarak; siyasi partilerimizin daha önce çeşitli vesilelerle kamuoyuyla paylaştığı raporlarda ifade ettikleri daha demokratik, sivil, özgürlükçü, katılımcı ve kapsayıcı yeni bir anayasaya ihtiyaç duyulduğu da aşikardır. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü, Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunları'nda yapılacak demokratik değişiklikler de yüce meclisimizin sorumlulukları arasındadır.

Komisyonumuzun adına oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi hedefi bu adımların da atılması ile birlikte nihayete erecektir. Bu çerçevede sorunun çözümü için ilk ve önemli adımları atarak meseleyi bir devlet politikası olarak benimseyen ve benimsenmesini sağlayan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a; yaptığı kritik ve yol gösterici çağrılarla sürecin başlamasını sağlayan Sayın Devlet Bahçeli'ye; komisyona başta milletvekillerinin temsilini sağlamak olmak üzere samimi destek veren genel başkanlar Sayın Özgür Özel, Sayın Tuncer Bakırhan, Sayın Tülay Hatimoğulları Oruç, Sayın Mahmut Arıkan, Sayın Ali Babacan, Sayın Ahmet Davutoğlu, Sayın Zekeriya Yapıcıoğlu, Sayın Muhammed Ali Fatih Erbakan, Sayın Erkan Baş, Sayın Seyit Aslan, Sayın Önder Aksakal ve Sayın Gültekin Uysal'a da hassaten teşekkürlerimi ifade ediyorum.

Geçmiş dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanları, bakanlar ve ilgili kamu kurumlarının temsilcileri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı, şehit aileleri ve gaziler, sivil toplum temsilcileri, baro başkanları, hukuk çevreleri, insan hakları örgütleri, işçi ve memur sendikaları ile işveren temsilcileri, akademi camiası, düşünce kuruluşları, emekli güvenlik mensuplarımızın temsilcileri, gençlik ve kadın sivil toplum kuruluşları gibi alanlardan 137 kişi dinlenmiş ve bu dinlemeler her birisi rapora büyük katkı sunmuş, raporun ufkunu genişletmiştir.

"RAPOR TOPLUMSAL BARIŞIN KALICI ZEMİNİ KURDUĞUNA DA İŞARET ETMEKTEDİR"-2
 

"UZLAŞI VE DİYALOG KÜLTÜRÜNÜN BUNDAN SONRA DA KARARLILIK VE SAMİMİYETLE YÜRÜTÜLMESİNİ TEMENNİ EDİYORUM"
Büyük bir demokratik olgunluk ve titizlikle çalışmalarını sürdüren komisyon üyesi milletvekillerimizin her birine, fedakar gayretleriyle çalışmalarımızı kolaylaştıran idari teşkilat mensubu arkadaşlarımıza ve milletimizin doğru bilgiye erişmesi için büyük bir sorumluluk bilinciyle çalışan değerli basın mensubu arkadaşlarımıza bu tarihi görevdeki katkıları nedeniyle teşekkür ediyorum. Sorumlu ve yapıcı tutumları sebebiyle katkı sunan herkese ayrı ayrı teşekkürlerimi ifade ediyorum. Uzlaşı ve diyalog kültürünün bundan sonraki süreçte de aynı kararlılık ve samimiyetle yürütülmesini canı yürekten temenni ediyorum. En büyük teşekkürümüz desteklerini her daim yanımızda gördüğümüz ve hissettiğimiz aziz milletimizedir.

Son olarak komisyonumuz teşekkül etmeden hemen önce aramızdan ayrılan; sürecin sükunetle yürümesi, güven zemininin korunması ve ortak aklın güçlenmesi için büyük emek veren Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekilimiz, değerli dostum Sırrı Süreyya Önder'i rahmet ve minnetle yad ediyorum. Komisyon çalışmalarımız kapsamında görüşlerine başvurduğumuz, sahada insan hayatına dokunmayı kendisi için vazife bilmiş insani yardım gönüllüsü, eğitimci Vahdettin Kayğan kardeşimi de rahmetle anıyorum.

"RAPOR TOPLUMSAL BARIŞIN KALICI ZEMİNİ KURDUĞUNA DA İŞARET ETMEKTEDİR"-3

Milletimizin huzuru, bölgemizin istikrarı ve toplumsal barış ülküsü için sivil toplumda, siyasette ve halkımıza hizmetin farklı alanlarında emek veren her bir kıymetli insanımızı şükranla; ortak vatanımızın esenliği uğruna canını veren şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi hürmet ve minnetle yad ediyorum. Aziz hatıraları atacağımız her adımın insan onuruna, adalete ve ortak geleceğimize karşı taşıdığımız sorumluluğu hepimize daha güçlü biçimde hatırlatmaya devam edecektir.

Bu sunuşla birlikte raporumuzu kamuoyuyla paylaşmış oluyoruz. Raporumuz ifade ettiğim gibi 7 ana bölümden oluşuyor. 

SÜREÇ RAPORU MİHENK TAŞI NİTELİĞİNDE, AF MAHİYETİNDE DEĞİL

Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, son kez toplandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, süreç raporunun 7 bölümden oluştuğunu bildirdi.

Kurtulmuş'un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Rapor 7 bölümden oluşmaktadır. Komisyon çalışmaları başlıklı birinci bölümde, komisyonun çalışmaları ile ilgili süreç anlatılmaktadır. İkinci bölümde komisyonun temel hedefleri üzerinde buradaki tartışmalarımız çerçevesinde vurgular yapılmaktadır. Üçüncü ana başlığımız Türk-Kürt kardeşliğinin tarihi kökleri ve kardeşlik hukuku. Dördüncü başlığımız komisyonda dinlenen kişilerin yaptıkları söylem analizlerinden hareketle buradaki konuşmalardaki ortaya çıkan mutabakat alanları. Beşincisi PKK'nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması süreci. Altıncısı sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri. Yedincisi ise demokratikleşme ile ilgili önerilerdir. Rapor sonuç ve değerlendirme kısmıyla sona ermektedir. 

Bu ana raporun eki olarak da beş tane ek yapıldı bugüne kadar. Bunlardan birisi Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'muzun üyeleri, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışma usul ve esasları, komisyondaki siyasi partiler tarafından sunulan raporların dijital nüshalarının web sitesi linkleri ve QR kodları ile kamuoyuyla paylaşılması. Şimdiye kadarki 20 toplantının özetleri, dinlenen kurum, kuruluş temsilcileri ve kişilerin listesi. Bu 21. toplantımızda partiler adına söz alacak olan değerli arkadaşlarımızın konuşmaları da konuşmalarını da içeren tutanak tam şekliyle bu 21. toplantının özeti olarak ekin sonunda yayınlanacaktır.

 

"BUGÜN TERÖR MESELESİNDE TARİHİ BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ"

Ben de müsaadenizle şimdi bu konuyla ilgili yaptığımız çalışmaları da ihtiva eden takdim konuşmamı gerçekleştiriyorum. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaları Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin temsil gücü ve demokratik meşruiyeti içerisinde yürütülen toplumsal barışın, birliğin ve milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihi sorumluluğun bir yansımasıdır, ifadesidir. Halkımızın uzun yıllar boyunca ağır bedeller ödeyerek karşı karşıya kaldığı sorunlar, Gazi Meclis'imizin yasa yapıcı ve denetleyici niteliği ile ele alındığında kalıcı bir çözüm ufku kazanmaktadır. Bugün terör meselesinde tarihi bir dönemden geçiyoruz.

Bu süreçte milli iradenin tecelligahı olan Gazi Meclis'imiz üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz bir biçimde üstlenmiştir. On yıllardır ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını tüketen ve ülke olarak ağır bedeller ödediğimiz terör eylemleri kalkınma ufkunu daraltmış, sosyal bağları örselemiş ve siyaseti sadece güvenlik reflekslerine sıkıştırmıştı. Soğuk Savaş'ın sona ermesi ile birlikte terör örgütleri artan bir biçimde bölgemizde bölünme ve parçalanmanın vekalet savaşlarının aparatı olarak kullanılmış, yerel sorunlar küresel hesapların aracı haline getirilerek toplumsal fay hatları bilinçli bir şekilde derinleştirilmiştir.

Coğrafyamızı bir asır önce etnik, mezhebi ve dini farklılıklar üzerinden bölmeye çalışanların yine aynı hedef peşinde koşmalarını engellemek için terörün tamamen ortadan kaldırılması, tam manasıyla kalıcı barış ve huzur ortamının sağlanması tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır. Bölgemizde bugün yaşanan istikrarsızlık, adaletsizlik ve demokratikleşme sorunları emperyal müdahalelerin bıraktığı derin izlerin birer sonucudur. Bu müdahalelere bizim cevabımız ise daha fazla kardeşlik ve daha fazla bütünleşmedir. Türkiye küresel emperyal güçlerin hilafına bölgemizde bütünleştirici politikaların öncüsü olmaya devam edecektir.

"MİLLETİMİZ, KARDEŞLİK VE BÜTÜNLEŞME İRADESİNE SAHİPTİR"

Güç dengelerinin değiştiği, jeopolitik risklerin arttığı bir ortamda Türkiye'nin iç kalesini tahkim ederek bölgesinde kalıcı barış ve istikrarı sağlaması hem kendi güvenliği hem de bölgesel düzen açısından yeni imkan ve fırsatları ortaya çıkaracaktır. Türklerin, Kürtlerin, Arapların bölgede yaşayan diğer kardeş halklarla birlikte oluşturacağı doğal ittifak, bölgede emperyalistlerin kurguladığı dağılma ve parçalanma senaryolarını bozacak, planlarını etkisiz hale getirecek bir dönemi başlatacaktır. Milletimiz dağılma ve parçalanmayı durduracak bozguncu emellerden daha güçlü bir birlik, kardeşlik ve bütünleşme iradesine sahiptir.

Türkiye'de terör meselesinin kalıcı biçimde çözülmesi sadece güvenlik boyutuyla sınırlı olmayan, çok boyutlu, çok yönlü, çok katmanlı ve çok taraflı politikaları zorunlu kılmaktadır. Siyasal meşruiyet, toplumsal kabul ve demokratik kapasitenin aynı anda güçlendirilmesini gerektirmektir. Öte yandan dünyamız uluslararası kurumların meşruiyet tartışmaları ile çöküşe geçtiği, kural bazlı uluslararası sistemin yerine sadece güçlülerin kendi kurallarını dayattığı bir döneme doğru hızla ilerlemektedir. Böylesi bir dönemde devletlerin egemenliğini güvenlikleri ile toplumsal bütünlüğü aynı anda aynı irade çizgisinde tutabilmek kudreti üzerinden değerlendirmek gerekir. Küresel sistemin her krizde ne yazık ki en fazla yıpranan alanı insan onuru ve hukukun üstünlüğü olurken, adaleti sağlama gücü zayıflayan her yapı toplumda umut yerine yeni kırılganlıklar meydana getirmektedir.

SÜREÇ RAPORU MİHENK TAŞI NİTELİĞİNDE, AF MAHİYETİNDE DEĞİL-1
 

"TERÖRÜN ÜLKEMİZİN GÜNDEMİNDEN ÇIKARILMASI HER BİRİMİZ İÇİN TARİHİ BİR SORUMLULUKTUR"

Yakın çevremizde ve bölgemizde kimlik temelli fay hatlarının diri tutulması ve çatışma alanlarının genişlemesi ülkemize çok yönlü sorumluluklar yüklemektedir. İçeride milli dayanışmamızı derinleştirirken bölgemizde barış sağlamaya yönelik çabalar refahın artırılması ve adalet duygusunun güçlendirilmesi ile birlikte üstlenilmesi gereken yeni vazifeler olarak önümüzde durmaktadır. Ülkemizde kardeşlik, esenlik ve toplumsal barışı büyüten her sözü ve her adımı en güçlü şekilde desteklemekteyiz. Bu mesele farklılıkları derinleştiren ezber kalıplarla değil, basiretli bakış, samimi yaklaşım ve kararlı adımlarla çözüme kavuşacaktır. Bu konu varlığımızı ve yarınımızı ilgilendiren niteliğiyle dar siyasi çıkarların veya risk hesaplarının konusu asla olamaz, dar siyasi çıkarların ve risk hesaplarının çok ötesinde bir realitedir. Kalıcı sükunetin sağlam temeller üzerinde yükselmesi, güvenliğin yanında hukuk devleti pratiğini, demokratik siyaset ahlakını ve milli dayanışma iradesini aynı anda kuvvetlendiren birliği gerektirmektedir. Terörün ülkemizin gündeminden çıkarılması her birimiz için tarihi bir sorumluluktur.

SÜREÇ RAPORU MİHENK TAŞI NİTELİĞİNDE, AF MAHİYETİNDE DEĞİL-2

Ortak geleceğimize dönük her adım Gazi Meclis'in denetimi ve toplumsal meşruiyetle ilerlediğinde alınan tedbirler hukukla tahkim edilmiş bir istikamete doğru sağlam bir şekilde ilerleyecektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi milli iradenin tecelligahı olarak milletimizin geleceğini ilgilendiren her meselenin meşru çözüm adresidir. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarihi sorumluluğunun meclis zeminine taşınması için teşekkül ettirilmiş bir komisyondur. Bu çatı altında açık diyalog ve karşılıklı saygı içinde kardeşliğimizi güçlendiriyoruz.

"MESELELER DERİNLİKLİ BİÇİMDE TARTIŞILABİLMİŞ, ELE ALINABİLMİŞTİR"

Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu acılarımızı inkar etmeden geleceği birlikte kurma kararlılığının açık bir ifadesidir. Bu çerçevede zaman geçse de acıları geçmeyen kayıpları unutmadan hatıralarına saygıyla sahip çıktığımızı vurguluyoruz. Komisyonumuz milletimizin her türlü düşünceyi baskıdan, ön yargıdan ve çekincelerden ari biçimde ifade edebilecek kabiliyete, irfana ve olgunluğa sahip olduğunu da göstermiştir. Ortak akıl ve asgari müşterekleri önceleyen bir yaklaşım benimseyerek uzlaşı zemininden uzaklaşmadan meseleler derinlikli biçimde tartışılabilmiş, ele alınabilmiştir. Siyasal hayatın son dönemde ürettiği temaslar, kamu vicdanında büyüyen huzur talebi ve örgütün silah bırakmasına dönük gelişmeler meclisimizin temsil gücünü daha görünür kılan bir istişareyi gerekli kılmıştır.

Rapor komisyon çalışmalarının olgunlaştırdığı müşterek idraki belirginleştirme amacı taşımaktadır. Partilerimizin raporun ekinde yer alan raporların da okunmasını kolaylaştıracak kavramsal bir çerçeve sunmaktadır. Komisyona katkı sunan partilerimizin raporları her bir partinin kendi siyasal duruşunu bir tutum belgesi şeklinde kamuoyuyla paylaşan birer politika belgesidir. Türkiye modeli olarak adlandırılan yaklaşımın kurucu ilkeleri milli iradeye dayanan siyasal bir metin disiplini içinde kayda geçirilmekte, kamu düzeninin korunması, hak ve hürriyet alanının genişlemesi, toplumsal bütünleşmenin güçlenmesi ve demokrasinin ilerlemesi ve refahın kalıcı biçimde büyümesi birbirini tamamlayan tek bir bütünün parçaları olarak ele alınmaktadır.

RAPOR OYLANACAK 31 KABUL ARANACAK

SÜREÇ komisyonu, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında bugün yapacağı toplantısında taslak raporu görüşecek. Bu görüşmede raporun oylanması ve böylece son toplantısını yapan komisyonun görevini tamamlaması planlanıyor.
 

31 KABUL ARANACAK

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Çalışma Yönergesine göre raporun komisyonca kabul edilebilmesi için nitelikli çoğunluk (31 oy) aranacağını vurguladı.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE RAPORU BÜTÜN DÜNYAYA ÖRNEK OLACAK

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, 7 bölüm 60 sayfadan oluşan rapor için "Ülkemizin ortaya koyduğu Terörsüz Türkiye hedefiyle birlikte de ‘Türkiye modeli’ adını vereceğimiz bir model, bütün dünyaya örnek olacaktır" ifadelerini kullandı.

DOĞUŞTAN GELEN HAKLAR

Doğuştan gelen, dokunulamaz ve devredilemez nitelikteki, insan onurunun vazgeçilmez bir parçası olan temel hak ve özgürlüklerin tam ve eksiksiz kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılması hedefiyle mevzuat gözden geçirilmelidir. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun hak ve özgürlükleri genişletecek ve hakkın özünü muhafaza edecek şekilde yeniden düzenlenmesi önerilmektedir. Şiddet çağrısı, nefret söylemi ve terör propagandasıyla etkin mücadele sürdürülürken, hukuki sınırlar içinde kalan her türlü eleştiri, itiraz ve talebin demokratik yaşamın ayrılmaz bir parçası olarak korunduğunu gözetmek ve temin etmek maksadıyla basın ve yayınla ilgili kanunlar gözden geçirilmelidir. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, etkinliği artırılacak şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve ilgili mevzuatın kanuni belirlilik ilkesi çerçevesinde ifade özgürlüğünü güçlendirecek şekilde yeniden düzenlenmesi önerilmektedir. Şeffaflık, demokratik katılım, parti içi demokrasi, çoğulculuk ve temsilde adalet ilkeleri doğrultusunda Siyasi Partiler Kanunu ile yeni seçim kanunları ve Siyasi Etik Kanunu’nun hazırlanması önerilmektedir.”

SÜRECİ YÜRÜTENLERE GÜVENCE

Komisyonun raporunda, sürecin sağlıklı biçimde yürütülebilmesi amacıyla görev alan kamu görevlileri, siyasetçiler ve diğer aktörlerin hukuki güvence altında olmaları tavsiye edildi. Bu kişilere yönelik hukuki güvencenin, Anayasa ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde ve kamu vicdanını zedelemeyecek şekilde düzenlenmesi önerildi.

AİHM VE AYM KARARLARINA UYUM

Demokratikleştirmeyle ilgili öneriler: AİHM ve AYM kararları-Anayasamıza göre AYM kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, diğer kişi ve kuruluşları bağladığı konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Türkiye’nin zorunlu yargı yetkisini kabul etmiş olduğu AİHM kararlarını icra etme oranı yaklaşık yüzde 90’dır, Avrupa Konseyi üyesi ülkelerin kararları icra etme oranı ise yaklaşık yüzde 80’dir. Bu yüksek orana rağmen Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti olma niteliğini perçinleme hususunda AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyulmasının önemi de ortadadır. AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyumu temin edecek mekanizmalar güçlendirilmeli, ayrıca etkili yeni mekanizmalar oluşturulmalıdır. AİHM ve AYM kararlara uyumda idarenin işlemlerinden ve yargının işleyişinden kaynaklanan engellerin kaldırılması önerilmektedir.

İNFAZ YENİDEN ELE ALINMALI

Yargılama ve infaza ilişkin düzenlemeler:

İnfaz mevzuatının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) içtihatları ile taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler bağlamında infaz adaletini esas alan bir temelde yeniden ele alınması önerilmektedir. Özellikle mahkûmların infaz süreçlerinin, koşullu salıverilme şartları ve infaz süreleri de dahil olmak üzere ceza hukukunun evrensel ilkeleri kapsamında daha adil, daha eşitlikçi ve daha bütüncül bir yaklaşımla ele alınması düşünülmelidir. Hasta ve yaşlı hükümlüler için yaşam hakkının her hakkın önünde olduğu gerçeği göz önüne alınarak infaz ertelemesi müessesesi değerlendirilmelidir. Cezaevleri idare ve gözlem kurullarının yapısı ve karar süreçleri, uygulamadaki aksaklıklar tespit edilerek gözden geçirilmelidir. Hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde ve AİHM ile AYM’nin yerleşik içtihatları doğrultusunda tutuksuz yargılamanın esas alınmasına özen gösterilmelidir. Kanundaki tutuklama şartlarına bağlı kalınarak, tutuklamanın istisna olduğu ilkesine uygun biçimde mevzuat gözden geçirilmelidir.

HER PKK'LIYA ADLİ İŞLEM YAPILACAK

Belirtilen müstakil geçici kanunla birlikte ayrıca ceza ve infaz hukukunda yer alan hükümlerden istifade edilerek hazırlanacak bir düzenleme ile bahse konu kişiler hakkında tasarrufta bulunabileceği ve ilgili kişiler hakkında mutlaka adli bir işlem yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. 

CEZASIZLIK ALGISINA KESİNLİKLE YER YOK

Raporda "kamu vicdanı" ara başlığı özellikle dikkat çekiyor. AK Parti ve MHP'nin kırmızı çizgisi şehitlerimizi ve gazilerimizi incitecek hiçbir girişime izin vermemek.

KAMU VİCDANI

Silah bırakan terör örgütü mensuplarına yönelik düzenleme yapılırken 'kamu vicdanı ve toplumsal hassasiyetlerin dikkate alınması, cezasızlık algısı oluşturulmaması, yasa kapsamının yorum yoluyla genişlemeye müsait olmamasına' dikkat edilmesi istendi.

TEYİT VE TESPİT SÜRECİ

Yasal düzenlemeler için terör örgütünün silah bıraktığının 'teyit ve tespiti' koşulu aranacak. Raporda, 'Silah bırakmanın istihbarat ve güvenlik birimlerince tespiti ölçülebilir kriterlerle icra edilecektir. Sınırlarımız dışında durumun tespiti, güvenlik yol haritasını tamamlayan bir zorunluktur' denildi.

TAKİP MEKANİZMASI

Raporda, silah bırakmanın takibi, teyit ve tespit için yürütme içinde bir mekanizma kurulması önerildi.

KAYYUM UYGULAMASI

Raporda, belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması halinde yerine belediye meclisinden seçim yapılmasına dönük düzenleme gündeme getirildi.

7 BÖLÜM 60 SAYFA: PKK'NIN FESHİ VE YASAL DÜZENLEMER

Terörsüz Türkiye raporunun taslak metni 7 temel bölüm 60 sayfadan oluşuyor. Bundan sonraki aşama ise raporda yer alan yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi olacak.

BÖLÜM BAŞLIKLARI

Rapor, 'Komisyon Çalışmaları', 'Komisyonun Temel Hedefleri', 'Türk –Kürt Kardeşliğinin Tarihi Kökleri ve Kardeşlik Hukuku', 'Komisyonda Dinlenen Kişilerin Mutabakat Alanları', 'PKK'nın Kendisini Feshetmesi ve Silah Bırakması', 'Sürece İlişkin Yasal Düzenleme Önerileri', 'Demokratikleşme ile İlgili Öneriler' ve 'Sonuç ve Değerlendirmeler' bölümlerinden oluşuyor.

GEÇİCİ, MÜSTAKİL YASA

Raporda, sürece özel, geçici bir yasa gündeme getirildi. Raporun bu bölümünde, 'Toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi, silah bırakmayla birlikte süreci ve sonrasını yönetecek amaca özgülenmiş müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye ihtiyaç vardır' denildi.

HEDEF TOPLUMA KAZANDIRMA

Süreç yasanın amacı 'silahlı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılması, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesi, meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesi' olarak sıralandı.

BAKIRHAN: SÜRECİN GEREKLİLİĞİNE ODAKLANMALI

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 'Terörsüz Türkiye' hedefi kapsamında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırlayacağı rapora ilişkin, "Rapor yeni tariflerle uğraşmamalı, sürecin gerekliliklerine odaklanmalıdır. Rapor, tarihsel korkulara, tabulara sıkıştırılmamalı, yeni bir perspektif içermelidir. Tarihi işler, yeni bir siyasi dille yapılır. Eski dille yeni Türkiye raporu çıkarılamaz. Eski zihniyetle demokratik Türkiye'yi inşa edecek bir rapor oluşturulamaz. Çok açık söylüyorum; 40 yıldır bize vura vura söyletemediklerini bugün bize gül uzatarak asla söyletemezler. Bu rapor, Kürt meselesini terör parantezine almamalıdır. Kürt meselesi bir terör meselesi değil, demokrasi ve özgürlükler meselesidir. Meclis raporu ve buna dayalı olası düzenlemeler meseleyi asimilasyon mantığı ile ele alır ve terör parantezine sıkıştırırsa demokratik çözüm yara alır. Sürecin istikameti, komisyon raporu ve çerçeve yasa temelinde kalıcı çözüm yaklaşımlarıyla belirlenecektir. Biz artık palyatif değil, kalıcı çözümlere odaklanmayı istiyoruz. Kürt meselesini siyasi ve hukuki bir zemine çekecek somut ve kalıcı adımları hayata geçirmeliyiz. Bu sebeple komisyonun raporu; yenilikçi, ezberlerden uzak, algılardan uzak, demokratik ve kapsayıcı olmalıdır ki yeni bir yaşamın kapıları aralansın" dedi.

ZORLU: ŞEHİTLERİMİZİ, GAZİLERİMİZİ İNCİTECEK HİÇBİR GİRİŞİME İZİN VERMEYECEĞİZ

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, “Komisyon çalışmalarımızın artık son aşamasına geldik; nihai raporun oluşturulup komisyonumuza gelme aşamasındayız. Cumhurbaşkanımızın her fırsatta ifade ettiği gibi şehitlerimizi, şehit yakınlarımızı, gazilerimizi incitecek hiçbir adıma, girişime asla izin vermeyeceğiz” dedi.

KURTULMUŞ: TARİHİ SORUMLULUĞU YERİNE GETİRECEĞİZ

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun son toplantısının yapılacağını ve nihai raporun kamuoyuna takdim edileceğini belirterek, "Büyük bir çoğunlukla kabul edilecek ve böylece Meclis olarak üzerimize yüklediğimiz bu tarihi sorumluluğu yerine getirmiş olacağız. Bundan sonra gereği TBMM çerçevesinde yerine getirilecektir." dedi.

TARİHİ RAPOR TAMAMLANDI

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 5 Ağustos 2025'te başladığı çalışma sonucunda raporunu tamamladı.