Orta Doğu'da gerginlik artıyor! İran petrol tankerine el koymak istedi | ABD İHA'sını vurdu

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ABD ile nükleer müzakerelerine başlaması için talimat verdi. ABD medyası görüşmelerin cuma günü İstanbul'da gerçekleştirileceğini duyurdu. Öte yandan İran, ABD bayraklı bir petrol tankerini el koymak istedi, ABD İran'a ait İHA'yı vurdu.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Orta Doğu'da gerginlik artıyor! İran petrol tankerine el koymak istedi | ABD İHA'sını vurdu

Orta Doğu'da uzun süredir yüksek seyreden siyasi tansiyonun düşebileceğine işaret eden diplomatik hamleler ve açıklamalar peş peşe geldi. Bütün bunlar olurken İran ABD'ye bayraklı petrol gemisine çıkmak isteyince ABD'ye ait F-35 savaş uçağı İran'ın bölgede bulunan İHA'sını düşürdü.

İran-ABD arasında yaşanan gelişmeleri TAKVİM anbean aktarıyor...

CANLI ANLATIM

İRAN'LA MÜZAKERE EDİYORUZ

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın kendileriyle anlaşma yapmak istediğini belirterek, "Şu anda onlarla (İran'la) müzakere ediyoruz."dedi. Trump, Oval Ofis'te geçici bütçe imza töreninde basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

İran'la müzakere sürecinin devam ettiğini dile getiren Trump, Tahran yönetiminin ABD ile anlaşma yapmak istediğini vurguladı.ABD Başkanı, "(İran'la) bir şeyler yapılıp yapılmayacağını göreceğiz. Bir süre önce anlaşma yapma şansları vardı ama olmadı. Onlar müzakere etmek istiyorlar. Şu anda onlarla (İran'la) müzakere ediyoruz." şeklinde konuştu.

Trump, İran'la görüşmelerin nerede yapılacağı konusundaki bir soruya ise yanıt vermekten kaçındı.

İRANLA HAFTASONU GÖRÜŞÜLECEK

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Başkan Donald Trump'ın "önce diplomasi" yolunu izlemek istediğini ve Özel Temsilci Steve Witkoff'un İranlı yetkililerle bu haftanın sonuna doğru bir araya geleceğini belirtti.

ABD'li Sözcü Leavitt, Beyaz Saray'ın bahçesinde basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtlarken, İran gündemini değerlendirdi. Trump'ın Özel Temsilcisi Witkoff ile bugün görüştüğünü ve İran'la görüşmelerin "planlandığı şekilde" gerçekleştirileceğini vurgulayan Leavitt, "Başkan Trump, her zaman önce diplomasi yolunu izlemek istiyor ancak tabii ki bu iki tarafın da işbirliğini gerektirir." dedi.

Trump'ın İran konusunda tüm seçenekleri her zaman masada tuttuğunun altını çizen Beyaz Saray Sözcüsü, ABD'nin geçen yıl İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırısını hatırlattı. Leavitt, "Ancak İran'la bu görüşmeler bu hafta sonuna doğru yapılacak." diye konuştu.

Amerikan medyasında, ABD'li ve İranlı yetkililerin cuma günü İstanbul'da bir araya gelmeyi planladığı yönünde haberler yer almıştı.

'BÖLGEMİZDE YENİ BİR SAVAŞ İSTEMİYORUZ'

İran’la ilgili son gerilim bağlamında muhtemel bir çatışmanın önlenmesine yönelik soru üzerine Başkan Erdoğan, bölgede yeni bir savaşın yaşanmasını kesinlikle istemediklerini, meselelerin diyalog ve sağduyu ile çözülmesinden yana olduklarını vurguladı.

'MÜDAHALEYE KARŞIYIZ'

İran’a yönelik askeri müdahaleye karşı olduklarını her platformda dile getirdiklerini belirten Başkan Erdoğan, tansiyonu yükseltecek adımlardan kaçınılması gerektiğini muhataplarına ilettiklerini söyledi. Türkiye’nin İran ile ABD arasında kolaylaştırıcı rol üstlenmeye hazır olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgeyi ateşe atacak her adımın karşısında, barışı güçlendirecek her adımın yanında olduklarını kaydetti. Erdoğan, Suudi Arabistan ve Pakistan dahil olmak üzere bölge ülkeleriyle yürütülen istişare ve koordinasyonun önemine de dikkat çekti.

 

ABD İRAN'A AİT İHA'YI VURDU

ABD basınına göre İran Hürmüz Boğazı'nda ABD tankerine el koymak istedi. El koyma girişimi ABD savaş gemileriyle engellendi. Adı açıklanmayan ABD'li yetkili, ABD ordusunun Umman Denizi'nde ABD uçak gemisine yaklaşan İran'a ait bir insansız hava aracını (İHA) düşürdüğünü açıkladı.

ABDRAHAM LİNCOLN'A YAKLAŞAN İHA DÜŞÜRÜLDÜ

ABD ile İran arasındaki tansiyon Umman Denizi'nde yükseldi. Adı açıklanmayan ABD'li yetkili, ABD ordusunun Umman Denizi'nde ABD uçak gemisi Abraham Lincoln'a yaklaşan İran'a ait bir insansız hava aracını düşürdüğünü açıkladı.

ABD basınında yer alan haberlerde, İran'a ait Shahed-139 insansız hava aracının uçak gemisine doğru yaklaştığı sırada F-35 tipi savaş uçağı tarafından düşürüldüğü ifade edildi.

CENTCOM'DAN AÇIKLAMA

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Tim Hawkins, "Abraham Lincoln gemisinden kalkan bir F-35C savaş uçağı, kendini savunmak, uçak gemisini ve gemideki personeli korumak için İran'a ait insansız hava aracını düşürdü" dedi.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA ABD BAYRAKLI GEMİYE MÜDAHALE

İran'ın Hürmüz Boğazı'nda ABD bayraklı bir tankere müdahale ettiği iddia edildi. İngiltere merkezli bir deniz güvenliği şirketi, Hürmüz Boğazı'nda bir "güvenlik olayı" yaşandığını öne süren bir açıklama yayımladı.

Şirketin iddiasına göre, bir gemi yapılan dur ihtarlarına uymadı ve bunun üzerine bölgede bulunan birkaç savaş gemisi tarafından kuşatıldı. Açıklamada olayın yeri, zamanı ve geminin bayrağı ilgili ayrıntılara yer verilmedi.

"İRAN'A AİT SÜRAT TEKNELERİ TANKERİ DURDURMAYA ÇALIŞTI"

Amerikan Wall Street Journal gazetesi ise İran'a ait silahlı sürat teknelerinin Hürmüz Boğazı'nda bir ABD petrol tankerine yaklaştığını ve gemiyi durdurmaya çalıştığını yazdı.

İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansı ise İranlı ismi açıklanmayan yetkililere dayandırdığı haberinde, öğleden sonra sivil bir geminin İran karasularına izinsiz şekilde giriş yaptığı için İran güçleri tarafından uyarıldığını ve bunun ardından geminin İran karasularını terkettiğini bildirdi.

İranlı makamlar, olay sırasında herhangi bir güvenlik ihlali, çatışma ya da askeri müdahalenin söz konusu olmadığını ve İngiliz deniz güvenliği şirketinin ileri sürdüğü "kuşatma" ve "güvenlik olayı" iddialarının gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

REUTERS DAVETLİLERİ YAZDI

İngiliz Reuters haber ajansı Suudi Arabistan, Katar, Umman, Pakistan Mısır ve BAE, İran konusunda İstanbul'da yapılacak olan görüşmelere davet edildiğini öne sürdü.

PEZEŞKİYAN'DAN TALİMAT

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile müzakerelerin başlaması için Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'ye talimat verdiğini duyurdu.

Pezeşkiyan, X hesabından konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Bölgedeki dost devletlerin, ABD Başkanı Donald Trump'ın müzakere teklifine yanıt verilmesi yönündeki taleplerini dikkate aldıklarına işaret eden Pezeşkiyan, "Uygun bir ortamın bulunması, tehditten arındırılmış olması, gayrimeşru ve akıl dışı beklentilerden uzak kalınması şartıyla, izzet, hikmet, maslahat ilkeleri temelinde ve ulusal çıkarlar çerçevesinde adil, hakkaniyetli bir müzakerenin zemininin hazırlanması için Dışişleri Bakanı'na talimat verdim."ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un, İran Dışişleri Bakanı Erakçi ile olası bir nükleer anlaşmayı görüşmek üzere 6 Şubat Cuma günü İstanbul'da bir araya geleceği belirtilmişti.

SALDIRIDAN SONRA İLK GÖRÜŞME

İran ile İsrail arasında Haziran 2025'te meydana gelen ve 12 gün süren çatışmaların ardından bu görüşme ile ABD'li ve İranlı yetkililer ilk kez bir araya gelecek.

Erakçi, İran'daki devrimin 47. yıl dönümü münasebetiyle başkent Tahran'da devrim lideri Ayetullah Humeyni'nin türbesinde dün yaptığı konuşmada, İran'ın diplomasiye hazır olduğunu belirterek,"Ancak diplomasi, baskı, yıldırma ve güç kullanımıyla bağdaşmaz. Sonuçlarının yakında ortaya çıkmasını umuyoruz." demişti.
 

ANLAŞAMAZSAK ÇOK KÖTÜ ŞEYLER OLACAK

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’ya gönderilenden daha büyük bir askeri gücün İran’a doğru gittiğini ve İran ile bir anlaşmaya varılmasını umduğunu belirterek, "Eğer anlaşabilirsek, bu harika olur. Anlaşamazsak, muhtemelen kötü şeyler olacak" uyarısında bulundu.

HER TÜRLÜ SENARYOYA HAZIRIZ

İran lideri Ali Hamaney'in danışmanı Ali Şemhani, Hizbullah’a yakın El-Meyadin televizyon kanalına açıklamalarda bulundu.

Zenginleştirilmiş uranyumun İran dışına çıkarılması için bir neden bulunmadığını söyleyen Şemhani, “Karmaşık aşamalara ihtiyaç yok. Eğer endişeleniyorlarsa yüzde 60 seviyesindeki uranyum zenginleştirme oranını yüzde 20’ye düşürmek mümkün ancak bunun bedeli ödenmeli.” ifadelerini kullandı.

Şemhani, İran’daki zenginleştirilmiş uranyum stokuna ilişkin ise, “Zenginleştirilmiş uranyum stoklarının miktarı henüz bilinmiyor çünkü bir kısmı enkaz altında kaldı ve bunu çıkarmak tehlikeli olduğu için bu yönde bir girişim henüz gerçekleşmedi.” dedi.

İran’ın yalnızca ABD ile müzakere yürüttüğünü ve müzakere konusunun da nükleer mesele olduğunu hatırlatan Şemhani, adil bir yaklaşım ve tehdit ortamından uzak bir zeminde anlaşmaya varılmasının mümkün olduğunu belirtti.

ABD’nin olası İran saldırısına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şemhani, ülkesine yönelik herhangi bir saldırının büyük bir krize dönüşeceği dile getirdi.

Şemhani, askeri kıyafet giyerek katıldığı televizyon programında, askeri manada hazır olmanın savaşı kabullenmek anlamına geldiğini belirterek, “(Askeri kıyafet) Bu pratik bir mesajdır. Biz hazırız. Her türlü senaryoya hazırız. Eğer Amerika İran'a saldırırsa, biz de kesinlikle İsrail'e saldıracağız. Çünkü İran bu iki devleti ayrı varlık olarak görmüyor.” diye konuştu.

Savaş olasılığına rağmen diplomasiye öncelik verdiklerini vurgulayan Şemhani, makul şartlarda ve tehdit içermeyen önerilere açık olduklarını, bu sayede olası felaketlerin önlenebileceğini söyledi.

MASA İSTANBUL'DA KURULUYOR

ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile olası bir nükleer anlaşmayı görüşmek üzere 6 Şubat'ta Türkiye'de bir araya geleceği iddia edildi.

Axios platformunun, konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Witkoff, İsrail'e giderek Başbakan Binyamin Netanyahu ve İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile görüşecek.

Witkoff'un daha sonra 4-5 Şubat'ta Rusya ve Ukrayna ile üçlü barış görüşmeleri için Abu Dabi'ye gitmesi bekleniyor.

Daha sonra Witkoff, Erakçi ile ABD ve İran arasında olası bir nükleer anlaşmayı görüşmek üzere 6 Şubat Cuma günü İstanbul'da bir araya gelecek.

Haberde"Türkiye, Mısır ve Katar'ın son birkaç gündeki diplomatik çabalarının bir sonucu" olarak nitelendirilen görüşmenin "en iyi senaryo" olduğu, ancak gerçekleşene kadar"hiçbir şeyin kesinleşmediği"savunuldu.

HAZİRAN 2025'TEN SONRA İLK GÖRÜŞME

İran ile İsrail arasında Haziran 2025'te meydana gelen ve 12 gün süren çatışmaların ardından bu görüşme ile ABD ve İranlı yetkililer ilk kez bir araya gelecek.

Erakçi, İran'daki devrimin 47. yıl dönümü münasebetiyle başkent Tahran'da devrim lideri Ayetullah Humeyni'nin türbesinde yaptığı konuşmada, İran'ın diplomasiye hazır olduğunu belirterek, "Ancak diplomasi, baskı, yıldırma ve güç kullanımıyla bağdaşmaz. Sonuçlarının yakında ortaya çıkmasını umuyoruz." demişti.

PEZEŞKİYAN TALİMAT VERDİ

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ABD ile nükleer müzakerelerine başlaması için talimat verdi. İran medyasında yer alan haberlere göre görüşmeler birkaç gün içinde Türkiye'de gerçekleştirilecek.

 


İRAN MEDYASI DUYURDU

Tahran merkezli SNN haber ajansı, Pezeşkiyan'ın Washington ile nükleer konularda görüşmelerin yeniden başlatılması emrini verdiğini duyurdu.

Tasnim haber ajansına konuşan kaynaklar ise müzakerelerin büyük olasılıkla İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff düzeyinde gerçekleştirileceğini belirtti.

TAHRAN'DAN TEMKİNLİ YAKLAŞIM

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bugün yaptığı açıklamada, yaptırımların kaldırılması ve ulusal çıkarların ilerletilmesi odağında ABD ile olası müzakerelerin yapısını dikkatle incelediklerini belirtti. Bekayi, diplomatik süreçte temkinli ve zamana duyarlı bir yaklaşımın altını çizdi.

TRUMP YÖNETİMİNDEN YEŞİL IŞIK

Axios'un haberine göre, Donald Trump yönetiminin bu hafta gibi erken bir tarihte görüşme yapmaya açık olduğu belirtildi. Bu hamle, Haziran 2025'te İsrail'in İran nükleer tesislerine düzenlediği saldırılar ve sonrasında yaşanan gerilimin ardından ilk ciddi diplomatik temas girişimi olma özelliği taşıyor.

Tahran ve Washington, 2025 yılındaki çatışmalardan önce Umman aracılığıyla beş tur dolaylı görüşme gerçekleştirmişti.

Maskat'ta yapılması planlanan altıncı tur, bölgedeki saldırılar ve ABD'nin İran nükleer tesislerine yönelik tutumu nedeniyle iptal edilmişti.

İran, güvenin yeniden tesisi için ABD ve Avrupa'ya"samimiyet gösterme"ve aşırı taleplerden vazgeçme çağrısında bulunuyor.

BARIŞ MASASI ANKARA'DA KURULABİLİR

İran ve ABD arasındaki gerilim devam ederken, Mısır, Katar ve Türkiye’nin iki ülke arasındaki diplomatik temasları sürüyor.

ABD basınında yer alan haberlerde, Türkiye, Mısır ve Katar’ın bu hafta Ankara’da ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile üst düzey İranlı yetkililer arasında bir görüşme ayarlamak için çalıştığı öne sürülerek, İran ve ABD heyetlerinin bu hafta Türkiye’de bir araya gelebileceği iddia edildi.

Haberlerde adı açıklanmayan bir yetkilinin,"İşlem ilerliyor. Elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz"ifadelerine yer verilirken, Trump’ın İran’a yönelik bir saldırı konusunda henüz nihai bir karar vermediği ve diplomatik bir çözüme açık olduğu belirtildi.


 

ABD GEMİSİ İSRAİL'DEN AYRILDI

ABD'nin İran'a olası saldırı için Orta Doğu'da askeri varlığını arttırmaya başlamasının ardından İsrail'in güneyindeki Eilat Limanı'na demirleyen Amerikan askeri gemisinin bölgeden ayrıldığı bildirildi.

ABD ordusundan yapılan yazılı açıklamada, donanmaya ait "Delbert D. Black" isimli füze destroyer gemisinin bugün Eilat'tan ayrıldığı belirtildi.

Delbert D. Black'ın yeni rotasına ilişkin ise bilgi verilmedi.

ABD donanmasına ait söz konusu füze destroyer gemisinin İran arasında yaşanan gerilimin ardından 30 Ocak'ta Eilat Limanı'na demirlediği bildirilmişti. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, ABD donanmasına ait söz konusu geminin Eilat'a gelişinin "daha önceden planladığı" ifade edilmişti.

DEVRİM MUHAFIZLARINDAN ABD PAYLAŞIMI

İran Devrim Muhafızları Ordusu, İran'a yakın bölgede konuşlu bulunan ABD'ye ait USS Abraham Lincoln uçak gemisini hedef alan bir görsel paylaştı.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, son dönemde artan bölgesel gerilim ve ABD'ye ait askeri unsurların bölgedeki varlığına dikkat çeken bir görsel paylaştı. Görselde, İran'a yakın bölgede konuşlu bulunan ve ABD Başkanı Donald Trump'ın son açıklamalarında sık sık tehdit unsuru olarak gündeme getirdiği USS Abraham Lincoln uçak gemisinin fırtınalı ve kan kırmızısı tonların hakim olduğu bir denizde hedef alındığı sahne yer aldı. Paylaşımda, uçak gemisine isabet eden bir yıldırımın yanı sıra ABD'ye ait savaş uçaklarının denize düşerek batmış şekilde tasvir edildiği, denize saplanmış kılıç figürlerinin öne çıktığı görüldü. Görselde ayrıca Saf Suresi'nin 13'üncü ayeti olan"Allah'tan bir yardım ve yakın bir fetih" ifadesine yer verildi.

YALNIZCA NÜKLEER ALANDA ANLAŞMA MÜMKÜN

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Tahran'ın nükleer silaha sahip olmayacağını garanti altına alan adil bir anlaşmaya taraftar olduklarını belirterek,"Başkan Trump nükleer silah olmaması gerektiğini söyledi ve biz de onunla tamamen aynı fikirdeyiz. Yalnızca nükleer alanda anlaşmak mümkün."dedi.

Erakçi, resmi Telegram hesabından CNN ile yaptığı röportajı yayımladı.

Bölge ülkeleriyle birlikte ABD ile müzakerelerin yeniden başlatılmasına yönelik bir yol bulmaya çalıştıklarını söyleyen Erakçi, şunları kaydetti:

"Başkan Trump nükleer silah olmaması gerektiğini söyledi ve biz de onunla tamamen aynı fikirdeyiz. Yalnızca nükleer alanda anlaşmak mümkün. Nükleer programımızın tamamen barışçıl olduğunun güvence altına alınması için nükleer programımız hakkında müzakere edebiliriz. Buna karşılık olarak yaptırımların kaldırılmasını bekliyoruz. Ancak bizim güvene ihtiyacımız var. Asgari düzeyde bir güven mutlaka gereklidir."

Erakçi, İran'ın barışçıl amaçlarla uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sürdürmesi halinde tüm ayrıntıları konuşmaya hazır olduğunu söyledi.

Ülkesinin 2015'te ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa ve Almanya ile imzalanan ve ABD'nin 2018'de çekildiği nükleer anlaşmadan dolayı güven sorunu yaşadığını vurgulayan Erakçi, "ABD gerekçe sunmadan anlaşmadan çekildi. Geçtiğimiz yıl ise müzakere kararı verdiğimiz bir zamanda saldırıya uğradık. Bu nedenle ABD'ye olan güvenimizi kaybettik." dedi.

"SAVAŞ ÖNLENEBİLİR"

Erakçi, son dönemde artan İran-ABD askeri gerilimine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Savaş için hazırlıklı olmalarından dolayı herhangi bir endişeye duymadıklarını söyleyen Erakçi, "Bana göre savaş kaçınılmaz değil ve önlenebilir. Savaşı önlemenin en iyi yolu savaşa hazır olmaktır. Savaşa hazır olmamız savaşmak istediğimiz manasına gelmez, aksine savaştan kaçındığımız anlamına gelir. En büyük endişem, yanlış bilgilere dayalı askeri operasyonlar ve bu konulardaki hesap hatalarıdır." diye konuştu.

Erakçi ayrıca,"farklı unsurların" ABD'yi savaşa çekmeye çalıştığını ancak ABD Başkanı Trump'ın "doğru kararı verecek kadar akıllı"olduğunu dile getirdi.

İran ile ABD arasında yaşanacak olası bir savaştan tüm bölgenin olumsuz etkileneceğini vurgulayan Erakçi, "İsrail ile savaşta, çatışmanın genişlememesi için çaba gösterdik. Ancak ABD ile savaşırsak bölgedeki ABD üsleri göz önüne alındığında çatışmanın daha geniş alanlara yayılacağı da bir gerçektir." uyarısında bulundu.

ABD'Lİ ŞİRKETLERİN İRAN'DA FAALİYET GÖSTERMESİ

Erakçi, İran ile ABD arasında olası bir anlaşma gerçekleşmesi halinde bölge ekonomisinin de canlanacağın belirterek, şöyle konuştu:

"ABD şirketlerinin İran'da çeşitli alanlarda faaliyet göstermesi noktasında bizim açımızdan herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Bu konuda sorun çıkaran taraf ABD'dir çünkü kendi şirketlerine İran'da çalışmaları için izin vermemekteler."

İRAN: ABD SAVAŞ BAŞLATIRSA BÖLGESEL OLACAKTIR

İran lideri Ali Hamaney, ABD'nin ülkesine saldırması durumunda savaşın bölgesel olacağını söyledi.

İran devlet televizyonuna ait internet sitesi iribnews'e göre, Hamaney, devrimin 47. yılı münasebetiyle Tahran'daki konutunda halka hitap etti.

Hamaney, "Amerikalılar şunu bilsin ki, eğer bir savaş başlatırlarsa bu kez savaş bölgesel olacaktır."dedi.

Washington yönetiminin zaman zaman savaştan söz etmeleri, uçaklardan ve savaş gemilerinden bahsetmelerinin yeni bir durum olmadığını dile getiren Hamaney, "Geçmişte de Amerikalılar defalarca söylemlerinde tehdit etmiş, 'tüm seçenekler masada' demişlerdi. Buna savaş seçeneği de dahildi." ifadelerini kullandı.

Tahran yönetiminin, savaş başlatan taraf olmak istemediğini ve hiçbir ülkeye saldırmak istemediğini dile getiren Hamaney, "İran halkı, kendisine saldıran ve zarar veren olursa, ona çok sert bir karşılık verir." şeklinde konuştu.

Ülkesinde sokak gösterilerinde yaşanan olayları darbe girişimine benzeten Hamaney, "Yaşanan fitne, bir darbeye benziyordu. Bu darbe bastırıldı. Amaçları, ülkenin yönetiminde etkili ve kritik merkezleri tahrip etmekti. Bu nedenle polise, devlet kurumlarına, Devrim Muhafızları merkezlerine, bankalara ve camilere saldırdılar, Kur'an yaktılar. Ülkeyi yöneten merkezleri hedef aldılar. Bu, darbe girişimine benzer bir durumdu." dedi.

İRAN AVRUPA ÜLKELERİNİN ORDULARINI TERÖR LİSTESİNE ALDI

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Devrim Muhafızları Ordusu'nun terör listesine alınmasına yanıt olarak Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ordularını terör listesine aldıklarını belirtti.

İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Kalibaf, İran Meclisi'nde milletvekillerine hitap etti.

Kalibaf, "Mütekabiliyet yasası gereğince, Devrim Muhafızları'nın terör örgütü ilan edilmesine karşı, Avrupa ülkelerinin orduları terörist grup olarak kabul edilmektedir. Bu adımın sonuçlarının sorumluluğu Avrupa Birliği'ne ait olacaktır." dedi.

İran Meclis Başkanı, AB'nin bu kararı ABD etkisinde aldığını ifade etti.

Mecliste Devrim Muhafızları Ordusu askeri kıyafetleriyle yerlerini alan milletvekilleri ABD ve AB karşıtı sloganlar attılar.

"ASKERİ ATEŞELER ÜLKEDEN ÇIKARTILSIN" ÇAĞRISI

Tesnim Haber Ajansı'na göre, Kalibaf'ın konuşmasının ardından söz alan İran Meclisi Divan üyesi Alirıza Selimi, Stratejik Eylem Yasası'na atıfta bulunarak, söz konusu yasa gereğince ülkede bulunan AB üyesi ülkelerin büyükelçiliklerindeki askeri ataşelerin "terörist hükmünde" olduklarını ve İran'dan sınır dışı edilmesi gerektiğini söyledi.

Selimi,"Bu yasa uyarınca Avrupa ülkelerinin ordularının terör örgütleri kapsamında ilan edildiğini ve bunun da resmen duyurulup yasalaştığını siz ifade ettiniz. Bu çerçevede, söz konusu ülkelerin büyükelçiliklerinde ülkemizde bulunan askeri ataşelerinin en kısa sürede sınır dışı edilmesi gerekir, çünkü bunlar teröristtir." dedi.

"Teröristlere barınak sağlamak yürürlükteki yasalara aykırıdır" diyen Selimi, terörizme ülkede sığınma imkanı tanınamayacağını veya bu kişilerin askeri ataşe sıfatıyla ülkede bulunamayacağını vurguladı. Bunun açık bir kanun hükmü olduğunu belirterek, Dışişleri Bakanlığı'nın bu konuda derhal harekete geçmesi gerektiğini belirtti.

Meclis Başkanı Kalibaf, Meclis Başkanlık Divanı üyesi Selimi'nin yaptığı uyarıya cevaben, dile getirilen hususun Meclis Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu tarafından takip edilmesi gerektiğini ifade etti ve komisyonun Dışişleri Bakanlığı'ndaki yetkililerle birlikte konuyu izlemesini istedi.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, 29 Ocak'ta "X" hesabından yaptığı yazılı paylaşımında, AB dışişleri bakanlarının İran Devrim Muhafızları Ordusunu terör örgütü olarak tanımladığını bildirdi.

İran'daki gösterilere işaret eden Kallas,"Kendi halkından binlerce kişiyi öldüren her rejim, kendi sonunu hazırlamaktadır." değerlendirmesinde bulunmuştu.

İran Meclisi, 2023'te AB'nin Devrim Muhafızları Ordusunu "terör" listesine alması halinde Avrupa ordularının "terör örgütü" olarak tanımlanmasını öngören yasa çıkarmıştı.

İran, 2019'da da ABD'nin Devrim Muhafızları Ordusunu "yabancı terör örgütü" ilan etmesinin ardından ABD ordusunu "terör örgütü" olarak tanımlamıştı.

İRAN: BU BİR PSİKOLOJİK HAREKATTIR

İran Devrim Muhafızları Ordusu Komutan Yardımcısı Ahmed Vahidi, ABD donanmasının bölgede bulunmasını "psikolojik harekat" olarak değerlendirdi.

Merh Haber Ajansı'na göre, Vahidi, konuya ilişkin açıklamada bulundu.

Vahidi, "Bu donanma gruplarının bölgede varlığı yeni bir durum değil. Biz bunu düşmanın psikolojik harekatının bir parçası olarak değerlendiriyoruz ve buna itibar edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz." dedi.

İran silahlı kuvvetlerinin hazırlık düzeyinin İran-İsrail 12 günlük savaşına kıyasla çok daha yüksek olduğunu dile getiren Vahidi, "düşmanların tüm hareketlerinin tamamen kontrol ve gözetim altında" olduğunu kaydetti.