İBB'yi soyan CHP'lilerin yargılandığı davada ikinci gün! İmamoğlu Silivri'yi karıştırdı... Duruşma görüntülerine soruşturma başlatıldı
16 milyon İstanbullunun hakkını yiyen İmamoğlu Suç Örgütü'nün elebaşı Ekrem İmamoğlu ve örgüt yöneticileri Silivri'de ikinci kez hakim karşısına çıktı. İlk gün mahkemeyi heyetini tehdit etmeye kalkan İmamoğlu ikinci günde de hakimle tartıştı. Tutuklu sanıkların kimlik tespitinin ardından ilk savunmayı CHP'li Aykut Erdoğdu yaptı. Mahkeme başkanı ara kararın Nisan ayının sonlarına doğru verilebileceğini belirtti. Öte yandan duruşma 11 Mart saat 10.00'a ertelenirken Ekrem İmamoğlu ve bazı sanıkların yargılandığı davanın görüldüğü duruşma salonunda çekilen görüntülerin sosyal medyada paylaşılması üzerine adli süreç başlatıldı.
İBB bünyesinde 161 milyar liralık kamu zararına yol açtığı iddia edilen ve 143 eylemde rüşvet ile yolsuzluğun anlatıldığı davada, aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 107'si tutuklu 407 sanık ikinci kez hakim karşısına çıktı.
Davanın ilk celsesinde mahkemeye heyetini parmak sallayıp tehdit eden Ekrem İmamoğlu yine hakimle tartıştı. Duruşma 11 Mart saat 10.00'a ertelendi.
Takvim.com.tr Silivri'den gelişmeleri dakika dakika aktardı...
CANLI ANLATIM
DURUŞMA YARINA ERTELENDİ
Tutuklu sanık Aykut Erdoğdu'nun savunmasının alınmasının ardından duruşma yarın saat 10.00'a ertelendi. Sanıkların savunmalarının alınmasına yarın devam edilecek.
1.2 MİLYON DOLARLIK RÜŞVET İDDİASINA SESSİZ KALDI
İlk savunma yapan isim Şile'deki biyometalizasyon tesisini yapan Vega Hereko firmasının tadilat izni verilmesi için bağış adı altında 1.2 milyon dolar rüşvet aldığı ve Ekrem İmamoğlu'nun kasası Fatih Keleş'e teslim ettiği iddiasıyla "rüşvete aracılık etme" suçundan yargılanan eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu oldu. İtirafçılar Ertan Yıldız ve Serkan Aydın'ın ifadelerinde para teslimatıyla ilgili belirttikleri tarihlerle baz kayıtlarının örtüşmesi, dikkat çeken detaylar arasında yerini aldı. Erdoğdu savunmasında ise bu iddiaları reddetti.
Duruşma savcısı, rüşveti verdiğini itiraf eden Serkan Aydın'ın beyanını hatırlattığı Erdoğdu'ya, "1 Haziran 2020 tarihinde Ankara'da rüşvet iddiasına ilişkin Serkan Aydın ile baz istasyon verileri çakışıyor. Ertesi gün, yani 2 Haziran 2020 tarihindeyse, İstanbul'da parayı teslim ettiniz iddiası ile iddia edilen ortak bazımız var. Kaldı ki 1 Haziran 2020 tarihinde sözleşme devrine izin verildi. Tüm bu süreçle ilgili olarak iddialarının baz kayıtları ile tespit edilmesinin tesadüf haricinde nasıl yorumlarsınız?" sorusunu yöneltti.
SESSİZLİĞE BÜRÜNDÜ
Bu esnada Erdoğdu'nun avukatı, müvekkilinin suçlamaları reddettiğini belirterek soruya itirazda bulundu. Erdoğdu, cevap vermeme hakkını kullandı. "Genel başkan yardımcısı görevinize dayanarak bu eyleme dayalı konu yaşanmış, bu tarz konulara dahil olur musunuz? İş insanına para vermesi için telkinde bulundunuz mu?" şeklinde soru sordu. Erdoğdu, "Hayır kamu yararı olması lazım" karşılığını verdi. Savcı, "Ankara'da paranın teslim alınması ve ertesi günü İstanbul'da teslim edilmesi"ne ilişkin soru yöneltti. Sessizliğe bürünen Erdoğdu'nun avukatı, yine itirazda bulundu.
İKİNCİ DURUŞMADA KİM NE DEDİ?
Savunmalar başlamadan önce söz alarak kürsüye gelen İmamoğlu, "Cumhuriyet tarihinin en önemli siyasi davalarından birisi. Elbette bir usule karar vereceksiniz ve kararı uygulayacaksınız. Bir listeden bahsettiniz. Dün bir bölümü yayınlandı, sonra o kargaşada ekrandan kaldırıldı ve ardından avukatlar bunu bir şekilde temin etti. Bu sizin kararınız ama kararınızı vermeden önce de dinlemeniz gerektiğini düşünüyorum. Bunu yapmadınız, takdiriniz ama burada 'Sizi dinlemiyorum' ya da 'Size söz hakkı vermiyorum' demenizin yüce Türk yargısına uygun olmadığını düşünüyorum. Türk yargısı 'Adalet mülkün temelidir' ise, devletin temeliyse, sizin oradaki bakışınızla buradaki hiçkimse suçlu değil. Buradaki her arkadaşım adına bağımsız, ortada duran, adil davranan ve nihayetinde bir karar vermekle yükümlü olan bir görevi yapıyorsunuz. Kutsal bir görev. 16 milyon İstanbullunun belediye başkanı burada, şu an karşınızda, huzurunuzda. Bana 'Sizin önerinizi dinlemiyorum' demek baştan bu mahkemeye güven sorunu yaratır. Sonuçta sizin orada vereceğiniz karara kim karışabilir. Karar vereceksiniz, diyeceksiniz ki 'Ben böyle karar verdim, böyle bir listeyle yapacağım' Elbette herkes buna riayet gösterecek ya da bir şekilde buradaki düzen işleyecek ama 'İmamoğlu’nu dinlemiyorum, bu önerisini duymak istemiyorum' demeniz size sorun yaratır. Benim burada 10-15 dakikalık talebimi dinlemeniz sizi rahatlatır, heyetinizi rahatlatır. Yoksa benim burada miting yapacak halim yok." diye konuştu.
'BU YAPTIĞINIZ LİSTE YANLIŞTIR'
İmamoğlu sözlerinin devamında, "Bakın ne zorluklardan geliyoruz. 'Asrın yolsuzluğu' denildi bize. Böyle bir arsızlık olur mu, Böyle bir asrın arsızlığı olur mu. Burada ben yöneten komutana karşı sesim yükselsin istemem. Ben jandarma alay komutanlığının yanında, köyde onlarla, onların peşinden terleyerek koşarak, idman yaparak büyüdüm. Askerin kıymetini bilirim. Bu bayrağın kıymetini bilirim. Askerimizin burada bu duruma düşürülmesini benim yüreğim kabul etmiyor. Bu sürecin bütüncül olarak Ekrem İmamoğlu adına hem başlangıçta hem sonrasında çoklu söz hakkı olduğunu düşünüyorum. Çünkü burada hem sizin konuyu iyi idrak edebilmeniz adına Ekrem İmamoğlu’nun yorumuna ihtiyaç duyacağınızı düşünüyorum. Son sözüm şudur.Mübarek Ramazan ayındayız. Benim Ramazan ayında iftara giderken seçimim iptal edildi hem de bu milletin iradesiyle seçilmiş Cumhurbaşkanı tarafından, bizzat kendi ağzıyla. Aynı şekilde Ramazan ayında diplomam iptal edildi. Daha sonra Ramazan ayında, daha gün doğmadan sahur sofrasından hemen sonra evim basıldı. Şimdi burada Ramazan ayında duruşma yapıyoruz. Ramazan ayında yaşatılana ve yaşanana bakın. Bu yaptığınız liste yanlıştır, uygulama yanlıştır. Çoklu söz alma hakkımı sizin takdirinize sunuyorum" dedi.
Usule ilişkin itirazlar sırasında söz alan sanık avukatı Ali Rıza Dizdar, mahkemenin hazırladığı tensip zaptında bazı kısımların yapay zekayla yazıldığını iddia etti. Mahkeme Başkanı ise, “Ben yapay zeka kullanmayı bile bilmiyorum” şeklinde yanıt verdi.
Tutuklu sanık eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu'nun savunması alındı.
Savunmasında, çantayla para taşıdığının iddia edildiğini belirten Erdoğdu, "6 sene önceki bir olay. Ben o zaman genel başkan yardımcısıyım, ekonomiden sorumluydum. 'İstanbul'un batık bir tesisi var, yeni teknoloji getireceğiz.' dediler. Bir mühendisti, adı Erdoğan Güven olabilir. Bir anlattılar, korkunç bir kamu yararı var." ifadelerini kullandı.
Erdoğdu, şöyle devam etti:
"Bu Beyefendi (Ekrem İmamoğlu'nu göstererek) cumhurbaşkanı adayı olmasaydı biz 400 kişi buraya gelir miydik? Gelmezdik. Türk yargı tarihinin en önemli davasının heyetisiniz. Biz sizden adalet bekliyoruz. 10 kere tutukluluk incelemesine çıktım, ben 'hakime hanım' diyemeden tutukluluğunuzun devamına karar verildi diyor. Siz Türk milleti adına karar vereceksiniz. Benim zaten yatarım yok, bana insan olarak bakın. Günah değil mi? Bugün döviz kurundan tutun, eğitim sistemine kadar her şey size bağlı. Hapishane de vatan toprağı. Bir sürü hastalığım var, milletvekiline kelepçe takmasınlar diye hastaneye gitmiyorum."
Hayatı boyunca rüşvetin yanından geçmediğini öne süren Erdoğdu, "AK Parti bizim düşmanımız değil. Onlar da bu vatanın evlatları. 3 günlük dünya, hapishanede zaman çok zor geçiyor. Bu dava milletimizin hayrına değil, şu ekonomiye bir bakın. Çok hazırlıksız bir savunma yaptım, teknik savunmayı avukatlarım yapacak. Sizden ricam buradan kaçacak kimse yok, anlıyorum baskıyı da hissediyorum ama kararınızla Türk milletinin kaderine imza atacaksınız." beyanında bulundu.
Mahkeme Başkanı, savunmasını tamamlayan Erdoğdu'ya, tutuksuz sanık Ertan Yıldız'ın iddialarını sordu.
Erdoğdu, bu iddiaları kabul etmediğini belirterek, "Hapisten çıkmak isteyen biri 12 bölümlük dizi yazar. Dediği her şey yanlış ve tutarsız. Beni arayacaklar 'Sana para getireceğim.' diyecekler. Ben de belediyede bir çanta para alacağım, olur mu öyle şey?" savunmasını yaptı.
Erdoğdu, 1 Haziran 2020'de sanık Serkan Aydın'dan 1 milyon 250 bin dolar aldığı iddiasına ilişkin de, "Serkan 4. derece kanser hastası. Canını kurtarmak için dediğinden başka bir şey düşünemiyorum." ifadelerini kullandı.
Erdoğdu'nun savunmasının ardından, aralarında eşi Tuba Torun Erdoğdu'nun da bulunduğu 3 avukatı beyanda bulundu.
ARA KARAR NE ZAMAN VERİLECEK?
Mahkeme başkanı ara kararın Nisan ayının sonlarına doğru verilebileceğini belirtti.
DURUŞMA GÖRÜNTÜLERİNE SORUŞTURMA
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının duruşmasında görüntü kaydı alarak sosyal medya hesaplarında paylaşan kişiler hakkında soruşturma başlatıldığını bildirdi.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılaması başlayan dosyanın, Marmara Ceza İnfaz Kurumlarındaki 1 nolu duruşma salonunda görülen duruşmaları esnasında çekilen görüntülerin, sosyal medya hesapları aracılığıyla paylaşıldığının anlaşıldığı belirtildi.
Kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan ve sosyal medya hesaplarında paylaşarak nakleden kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 286. maddesi (ses veya görüntülerin kayda alınması) kapsamında resen soruşturma başlatıldığı kaydedilen açıklamada, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne fiil ve fail tespitine yönelik talimat verildiği bildirildi.
İBB DAVASINDA İLK SAVUNMA BAŞLADI!
Tutuklu CHP'li Aykut Erdoğdu kürsüye gelerek, savunma yapmaya kimlik tespitiyle birlikte başladı.
"YAPAY ZEKA" TARTIŞMASI
Usule ilişkin itirazlar sırasında söz alan sanık avukatı Ali Rıza Dizdar, mahkemenin hazırladığı tensip zaptında bazı kısımların yapay zeka ile yazıldığını iddia etti.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi 1. Heyeti Başkanı, “Ben yapay zeka kullanmayı bile bilmiyorum” diye yanıt verdi.
İDDİANAMENİN ÖZETİ OKUNACAK
Mahkeme Heyeti mahkemeye geldi.
Bugünkü duruşmada yaklaşık 4 bin sayfalık iddianamenin özetinin okunması bekleniyor. Sonrasında ise tutuklu sanıkların kimlik tespitlerine geçilecek.
İMAMOĞLU YİNE MAFYACILIK OYNUYOR! HAKİM AYARI VERDİ
İBB'yi yolsuzluk bataklığına düşüren İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü'nün lideri Ekrem İmamoğlu, duruşmanın ikinci gününde de mahkeme heyetini hedef aldı.
İmamoğlu hakimle tartıştı. Salonda düzeni sağlayan jandarma, koridor kenarında oturan İmamoğlu'nun önüne ekstra bir sandalye koymak istedi. Bu durumu mesele eden İmamoğlu, mahkeme heyetine bağırdı.
Mahkeme Başkanı, “Bizim bir şeyden korktuğumuz yok. Bu kürsüye söz hakkı verdiğimiz kişi gelecek” diyerek İmamoğlu'nu haddini bildirdi.
Mahkeme salonunda yaşanan diyalog şu şekilde:
Hâkim: Duruşma düzeni bu şekilde belirlendi.
İmamoğlu: Burayı bu şekilde yapmanız yüz karası.
Hâkim: O sizin takdiriniz. Ben sürekli sizinle muhatap olamam.
İmamoğlu: Kimden talimat aldınız?
Hâkim: Biz kimseden talimat almıyoruz. Lütfen yerinize oturun.
İmamoğlu: Bizi korumakla yükümlüsünüz.
Hâkim: Burada jandarmayla oturmak nasıl bir sorun oldu?
İmamoğlu: Korkmayın, ben sizi korumaya geldim.
İKİNCİ GÜN GERGİNLİKLE BAŞLADI
İBB'ye yönelik ‘Yolsuzluk’ davasında aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 105'i tutuklu 402 sanık, ikinci kez Silivri’de hakim karşısına çıkacak. Avukatlar ile adliye personeli arasında, duruşma salonu önünde gerginlik yaşandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç Gelirlerinin Aklanması’, ‘Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık’, ‘Kişisel Verilerin Kaydedilmesi’, ‘Kişisel Verileri Ele Geçirme ve Yayma’, ‘Suç Delillerini Gizleme’, ‘Haberleşmenin Engellenmesi’, ‘Kamu Malına Zarar Verme’, ‘Rüşvet Alma’, ‘Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama’, ‘İhaleye Fesat Karıştırma’, ‘Çevrenin Kasten Kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet’, ‘Orman Kanunu’na Muhalefet’ ve ‘Maden Kanunu’na Muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.
4 GÜN DEVAM EDECEK
Davanın ilk duruşması dün görüldü. Duruşmalar Nisan ayı sonuna kadar haftanın 4 günü devam edecek. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülen duruşmada, sanıkların savunmalarına devam edilecek. Adliyeye gelen avukatlar duruşma salonuna girişte kimlik kontrolü yapan personel ile gerginlik yaşadı.
MAHKEME İLK GÜN ŞOVA İZİN VERMEDİ
İBB bünyesinde 161 milyar liralık kamu zararına yol açtığı iddia edilen ve 143 eylemde rüşvet ile yolsuzluğun anlatıldığı davada, aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 107’si tutuklu 407 sanığın yargılanmasına başlandı. Eski belediye başkanı İmamoğlu hakkında 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasının talep edildiği davanın duruşması, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görüldü. Duruşma öncesinde jandarma ekipleri salon ve çevresinde güvenlik kontrolü yaptı.
UYARIYI DİNLEMEDİ
Ekrem İmamoğlu ile birlikte görevden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve avukatı Mehmet Pehlivan duruşmaya cezaevinden getirildi. Hüseyin Gün ve CHP Meclis Üyesi Baki Aydöner SEGBİS ile bağlandı. Selim İmamoğlu, Hasan İmamoğlu, sanatçı Ercan Saatçi ve Ertan Yıldız da salonda yer aldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Dilek İmamoğlu da duruşmayı izledi. Mahkeme başkanı önce tutuksuz sanıkların dinleneceğini açıkladı.
İmamoğlu’nun avukatı “Ekrem bey selamlama konuşması yapmak istiyor” talebinde bulundu. Başkan bu talebi “Böyle bir usul yok” diyerek reddetti. İmamoğlu kürsüye gelince mahkeme başkanı “Ekrem İmamoğlu kafana göre kalkıp kürsüye gelip konuşamazsın” uyarısı yaptı. Uyarıya rağmen konuşmayı sürdüren İmamoğlu için zapta “kendisine söz hakkı verilmemesine rağmen kürsüye gelerek konuşmaya devam ettiği” kaydı düşüldü. Başkan ayrıca “Yerinize geçin” dedi.

Salonda izleyicilerin tepki göstermesi üzerine mahkeme başkanı jandarmaya salonu boşaltma talimatı verdi. Daha sonra İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir, mahkeme heyeti hakkında reddi hâkim talebinde bulundu.
Duruşmaların nisan sonuna kadar pazartesi, salı, çarşamba ve perşembe günleri yapılacağı açıklandı. Silivri Kaymakamlığı da duruşma çevresinde toplantı, pankart, slogan ve görüntü çekimini 31 Mart’a kadar yasakladı.
MAHKEMEYE PARMAK SALLADI
Mahkeme heyeti, sanık avukatlarının reddi hâkim talebini reddederek duruşmanın bugün devam edeceğini belirtti. İmamoğlu duruşma bitince kürsüye doğru gelerek kendisine söz hakkı verilmediğini ileri süreüp heyete yönelik söylemlerde bulundu. Mahkeme başkanı, "Bu yargılamayı geldiğinizden beri sabote ediyorsunuz" diyerek duruma tepki gösterdi. Bu esnada duruşma salonunda slogan sesleri yükseldi. Ekrem İmamoğlu, heyete ve savcıya yönelik parmak sallayarak tehditler savurdu. Duruşma savcısı, İmamoğlu'na "O elini indir" dedi.

KİME, NE CEZA İSTENİYOR?
İddianamede, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", Vergi Usul Kanunu, Orman Kanunu ve Maden Kanunu'na muhalefet suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Tutuklu sanıklar Fatih Keleş, Murat Ongun ve Adem Soytekin, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ve firari sanık Murat Gülibrahimoğlu ile tutuksuz sanık Ertan Yıldız, iddianamede "örgüt yöneticisi" olarak gösteriliyor.
İddianamede, Keleş'in "48 kez rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", "55 kez ihaleye fesat karıştırma", "39 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "8 kez suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ongun'un "rüşvet", "53 kez ihaleye fesat karıştırma", "33 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.
Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun da "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Gün'ün ise "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep ediliyor.