İBB'deki asrın yolsuzluğunda 7. celse: İmamoğlu şov ve tehdit sonrası mağduriyete başladı
CHP'li İBB'ye yönelik 161 milyarlık yolsuzluk davasında aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 105'i tutuklu 402 sanık 7’nci gününde Silivri’de hakim karşısına çıktı. Ramazan Bayramı arifesi olması nedeniyle yarın duruşma yapılmayacağı bildirildi. İlk gün bağımsız yargıyı tehdit eden ve mahkemeyi yöneten başkanın üstüne yürüyerek tehditler savuran tutuklu sanık CHP'li Ekrem İmamoğlu, "İzniniz olursa" diyerek mahkemeyi suçladı. Yapılan provokasyon sonrası alınan kararlardan rahatsız olduğu belli olan İmamoğlu, "Bu insanların bir kişi gibi bir kısıtlamayla buraya gelmelerinin doğru olmadığını düşünüyorum." sözleriyle mağduriyet tiyatrosuna başladı.

CHP'li İBB'ye yönelik 161 milyarlık yolsuzluk davasında aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 105'i tutuklu 402 sanık 7'nci gününde Silivri'de hakim karşısına çıktı.
PERŞEMBE GÜNÜ DURUŞMA OLMAYACAK
19 Mart Perşembe günü Ramazan Bayramı arifesi olması nedeniyle duruşma olmayacak.
Takvim.com.tr gelişmeleri dakika dakika aktarıyor...
CANLI ANLATIM
TEHDİT BİTTİ MAĞDURİYET BAŞLADI

İlk gün bağımsız yargıyı tehdit eden mahkemeyi yöneten başkanın üstüne yürüyerek tehditler savuran tutuklu sanık CHP'li Ekrem İmamoğlu, "İzniniz olursa"diyerek duruşma başlamadan mahkeme başkanından 2-3 dakikalık süre isteyerek, söyleyecekleri olduğunu ifade etti.
PROVOKASYON SONRASI MAĞDURİYET
Söz verilen İmamoğlu, herkesin Ramazan Bayramı'nı kutlayarak,"Ramazan Bayramı'na gireceğiz. İstenmeyen şeyler oldu ya da insanların yaşadıklarından kaynaklanan talepleri oldu. Bu çerçevede gözlemlediğim gerçekten yaşanan bir sıkıntı var. Örneğin, ailelerden sadece bir kişi içeri alınıyor. Sabah telefon hakkımı kullanarak haftada 10 dakika eşimle konuştum. Şimdi zaten bu insanların aileleriyle görüşmeleri çok sıkıntılı. Buraya gelip gördükleri anda mutlu olanlar var, umudu büyüyenler var. Bu insanların bir kişi gibi bir kısıtlamayla buraya gelmelerinin doğru olmadığını düşünüyorum."dedi.
Ekrem İmamoğlu, bir diğer sıkıntının tutuklu sanıkların sadece 3 avukatının duruşmaya alınması olduğunu öne sürdü. Bu kısıtlamanın doğru olmadığını savunan İmamoğlu, avukatların duruşmayı dinlemek ve takip etmek istemesinin doğal olduğunu söyledi.

Dün İBB Başkan Vekili Nuri Aslan'ın duruşma salonuna giremediğini aktaran İmamoğlu, "Sonradan birtakım müzakereler olmuş ama giremedi. Bir düşünün ki İBB'nin yöneticileri burada, Belediye Başkanı burada. Burayı izlemeye gelmek isteyen sadece Başkan Vekili, değil aynı zamanda genel sekreter yardımcıları da gelmek isteyebilir. Çünkü konuştuğunuz her meselenin muhatabı yöneticilerdir. Burada konuşulan her konu İBB'nin yöneticilerini ilgilendiriyor. Bu insanlar çete değil, ayıplı bir suçun peşinde koşan insanlar değil, liyakatli, itibarlı, geçmişi güçlü insanlar. Onların buraya gelme arzuları var." diye konuştu.
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in duruşmaya girmesinin sanki bir lütufmuş gibi ikram edildiğini ileri süren İmamoğlu, şunları kaydetti:
"İl Başkanımızdan notlar alıyorum, avukatım aracılığıyla bana bilgiler iletiliyor. Büyük çabamız şu, jandarmamızla karşı karşıya gelmeyelim, dışarıda en ufak bir müdahaleye asla sebebiyet vermeyelim, özenli çalışalım ve herkes buraya medeni bir şekilde girebilsin. Taahhüt ediyoruz ki, sizin de işinizi kolay yapmanız ve zor durumdaki yargı müessesesinin hak ettiği itibarı elde edebilmesi adına herkes sorumluluk almaya hazır. Bunun adı CHP olsun, muhalif partiler olsun, İBB veya kurum-kuruluşlar olsun, inanınız ki herkes sorumluluk almaya hazır. Bu çerçevede bütünüyle taahhüt ediyoruz ki lütfen bunu bayramda iyi değerlendiriniz. İstirham ediyorum. Ailenizle otururken bile lütfen zihninizde olsun. Bu tür asimetrik sınırlamaların ne size ne heyetinize ne de buradaki insanların adil yargılanma süreçlerine en ufak bir katkısı yoktur. Bunu tersine dönüştürebileceğinizi umut ediyorum. Gerçekten insanların buna ihtiyacı var."
İmamoğlu, mahkemenin müzakere kapısını açık tutması gerektiğini savunarak, "Bu kapıyı açık tutarsanız çok daha makul, itibarlı ve medeni bir hat çizersiniz. Gerçekten kazanan yüce Türk yargısı olur, yüce Türk milleti olur. Biz naklen yayınları kabul ederken bu kısıtlamalara geldik, bu doğru bir evrilme değil. Bayrama giriyoruz. En güzel günler bu milletin her evladının olsun. Ama bazen öyle bir karar verirsiniz ki şuradan insanları serbest bırakır, evine yollarsınız, tutuksuz yargılanma hakkını tanırsınız ve tarih değişir. Bunu sadece size emanet ediyorum. Bu duygularımı sizinle paylaşmak istedim. Söz verdiğiniz için teşekkür ederim."şeklinde konuştu.
Duruşma, Ağaç AŞ Özel Kalem Müdürlüğünde çalışan tutuklu sanık Murat Or'un savunmasının alınmasıyla devam ediyor.
DURUŞMALARDA İKİNCİ HAFTA

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan CHP'li Ekrem İmamoğlu ve çetesine yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun;‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ve‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
DURUŞMALARDA İKİNCİ HAFTA
İlk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görüldü. Geçen haftaki duruşmalarda tutuklu sanık Aykut Erdoğdu, Sırrı Küçük, Ümit Polat, Bulut Aydöner savunma yaptı.
19 MART PERŞEMBE GÜNÜ DURUŞMA OLMAYACAK
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülecek altıncı duruşmada, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek. Diğer yandan 19 Mart Perşembe günü Ramazan Bayramı arifesi olması nedeniyle duruşma yapılmayacak.
SON CELSEDE NELER YAŞANDI?

Gözlerdün bir kez daha Silivri'ye çevrildi. 161 milyar liralık kamu zararına yol açan Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü davasının 6. duruşması yapıldı. Dünkü duruşma Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat'ın ifadeleriyle devam etti. Polat'ın avukatı Sevdi Dağdemir, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas'ı suçladı.
12 AYRI EYLEMDE RÜŞVET
Dağdemir, "Sesimiz çıktığı için pasifize edildik. Sadece kargo poşetleri, çantalar yok; zarflarla alındığı iddia edilen paralar da var"dedi. Dağdemir, "Biz daha ifadeleri görmeden Ali Sukas tedarikçilere müdahale etti. 12 ayrı eylemde 'rüşvet verdim' diyen firmalar var"sözleriyle dosyadaki firma beyanlarına dikkat çekti. İddianamede, DY Grup isimli firmanın ortağı Dinçer Kantar, Polat'ın kendisini aradığını ve seçim çalışmaları için yardım adı altında para talep edildiğini belirtmişti. Kantar'ın 500 bininin Fatih Yağcı'ya teslim edilmesi gerektiğini söylediği kaydedilmişti. BTK'dan temin edilen HTS verileri incelendi. Fatih Yağcı, Dinçer Kantar, Murat Or, Ümit Polat ve Yücel Mengir'in 12 Mart 2024 günü ortak baz verilerinin bulunduğu ve beyanlarının baz kayıtları ile birebir uyumlu olduğu anlaşıldı. "Rüşvete Aracılık" suçundan yargılanan Ağaç A.Ş. Satın Alma şefi Fatih Yağcı da savunma yaptı. "WhatsApp yazışmalarındaki 'Peşimizi bırakmıyorlar' şeklindeki mesaj o dönem Ağaç A.Ş. hakkında çıkan haberlere yönelikti. Kamu kurumuna yönelik değildir" şeklinde konuştu.
KİME KAÇ YIL CEZA İSTENİYOR?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.
Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi ise "sanık" olarak bulunuyor.
Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapıldı.
Örgütün şemasının çizildiği iddianamede, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı 10 örgüt üyesinin olduğu, 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.
İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
DURUŞMA BAŞLADI

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık"olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın yedinci duruşması başladı.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.
Bazı tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları da duruşmaya geldi.
Bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların birinci dereceden birer yakını da izleyici olarak duruşmada hazır bulundu.
