İBB davasında 17'nci duruşma | Yargıyı hedef alan Ekrem İmamoğlu'na sert tepki: Haddini bil

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin davanın 17’nci duruşmada sanıkların savunması alındı. CHP'li İnan Güney'in de arasında bulunduğu 3'ü tutuklu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" dava dosyasıyla birleştirildi. Böylece 17’nci duruşması görülecek davada sanık sayısı 414'e yükseldi. İmamoğlu’nun bağımsız yargı organlarını tehdit etmesinin ardından bugünkü duruşmada Savcı, “Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz” diyerek tepki gösterdi. Duruşma, yarın sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam edecek.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
İBB davasında 17'nci duruşma | Yargıyı hedef alan Ekrem İmamoğlu'na sert tepki: Haddini bil

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 92'si tutuklu 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 17'nci duruşmasında, bir kısım sanıkların savunmaları alındı. Yarın 18. duruşma sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam edecek.

Takvim.com.tr yargılamanın yapıldığı Silivri'den detayları dakika dakika aktardı.

Ses İkonu CANLI ANLATIM

17. DURUŞMA SONA ERDİ

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, İBB'de yazılım koordinatörü olarak görev yapan tutuklu sanık Emrah Yüksel’in avukatlarının beyanlarının alınması tamamlandı.

Daha sonra savunma yapan İBB'de iş analisti olan sanık Iraz Bayrak, 6 aydır tutuklu olduğunu belirterek, 2017'de üniversite okumak için İstanbul'a geldiğini, kendisini iş analistliğine yönelttiğini ve 2021'de üniversiteden mezun olduğunu anlattı.

Üniversitedeki hocasının önerisiyle belediyeye iş başvurusunda bulunduğunu belirten Bayrak, sonrasında mülakatlara girdiğini ve 2021'de belediyede iş analisti olarak işe başladığını söyledi. Bayrak, iddianamede anlatıldığı gibi kimsenin aracılığıyla işe girmediğini savundu.

İş analistinin imza ve onay yetkisi olmadığını anlatan Bayrak, "Talepte bulunan birimin personeliyle iletişime geçer. Bilgileri tasarım ekibine aktarır. Sonra bunları yazılım ekiplerine aktarır. Personel kaynağı yoksa proje bir dış kaynağına verilir, burada bir iş analisti olmaz. İş analisti yazılımcılar adına sekreter gibi davranır. Kurumun resmi talep sistemi üzerinden talep açmaya başlar. Bu talepler idarecilerin onayına bağlıdır. Onaylanmazsa talep kapatılır. İş analisti ortada durur ve herkes analistle muhatap olur." ifadelerini kullandı.

Sanık Bayrak, ifadesinde şunları kaydetti:

"Yapılan toplantılarda bana, "İBB Hanem" projesinin, İBB'den hizmet alan vatandaşların beklediği faydayı sağlamasının amaçlandığı söylendi. İlgili panelde sadece sahadaki personeli görme yetkiniz vardı. Bu personel hane hane gezip, ne ihtiyacınız var diye soracak ekipti. Mobil uygulamaya giriş yapan kullanıcı, hangi mahallede hizmet verdiğini görebilirdi. Bunlar değiştirilemiyordu. Başka bir şey göremezdi. Uygulamaya personel, doğrulama kodu ve TC ile giriş yapılabilecekti. Personel, uygulamada vatandaşın belediyede neye başvurduğunu görebilirdi. Örneğin iş başvurusu yapmış mı, gıda destek paketi ihtiyacı var mı gibi. Sonrasında personel kişiyi arayıp, 'Paket size teslim edildi mi?' diye teyit edecekti."

Bütün projenin bundan ibaret olduğunu savunan Bayrak, "İddianamede görülen veriler bunlar. Başka bir kimlik bilgisini ortaya koyacak bir veri görülmüyordu. Bilgi Teknolojileri Müdürlüğünde çalışıyorum. Veri deyince akla büyük şeyler geliyor. Veri tabanına erişme yetkim yoktu. Dış kaynak tarafından proje gerçekleştiriliyordu. Uygulamayı sadece personel kullanacaktı. Uygulamanın test edilmesi gerekiyordu kullanıma açılması için. Bir dönüş gelmediği için proje orada son buldu. Kullanıma açılmadı zaten. Personel bile kullanamadan proje son buldu. Vatandaşın kullanımına zaten açılmayacaktı." beyanında bulundu.

Bayrak, HTS kayıtlarının projede çalışan kişilerle olduğunu savunarak, bu kayıtlardan projenin tarihinin de anlaşılabileceğini söyledi.

"İBB Hanem" projesinde 2-3 ay çalıştığını, tutukluluk süresinin bu süreden daha uzun olduğunu ifade eden Bayrak, "Projede kurallara uygun olarak hareket ettim. Diğer projelerde de aynı şekilde çalıştım. Kurumsal mail ve kanalları kullanırım. CHP ile veri alışverişi yapmakla suçlanıyorum. Ben ilçe başkanlarına nasıl veri ileteceğim? Kimseyle herhangi bir irtibatım yok. Dosya bana Akıllı Şehirler Müdürlüğünden geliyor ancak ben CHP'ye veri göndermekle suçlanıyorum." savunmasını yaptı.

Bayrak, "İstanbul Senin" projesinde ise hiç yer almadığını beyan etti.

"HUKUKA AYKIRI ŞEKİLDE VERİ TEMİN ETMEDİM"

İBB'de veri uzmanı olan tutuklu sanık İsmet Korkmaz savunmasında, 2018 yılında üniversiteden mezun olduğunu, 2 yıl özel sektörde veri uzmanı olarak çalıştığını, sonrasında İBB'ye başvurduğunu belirterek, belediyenin Akıllı Şehir Müdürlüğünde veri uzmanı olarak 3,5 sene görev yaptığını söyledi.

Büyük veri ekibi adına toplantılara katıldığını, "İBB Hanem" uygulamasının faal olmayan bir uygulama olduğunu aktaran Korkmaz, "Sadece teknik destek sağlamaya çalıştık. Proje sosyal amaçlı bir projeydi. Verileri uygulamada eşleştirip imha ettik, herhangi bir yere eklemedik. Uygulamanın oluşturulması ve geliştirme aşamasında yer almadım. 'İstanbul Senin' uygulaması bana savcılıkta soruldu ancak ben 'İBB Hanem'den dolayı tutuklandım. Hukuka aykırı şekilde veri temin etmedim, veri yayılmasıyla ilgili davranışım olmadı. Benim yaptığım işten dolayı verilerin sızmasının imkanı yoktur." beyanında bulundu.

İBB'de bilgisayar mühendisi olarak çalışan tutuklu sanık Mehmet Çağlar Kuru, 2006 yılından itibaren belediyede görev yaptığını, ödül almış projelere imza attığını belirterek, çok sayıda sosyal yardım içeren uygulamalarda çalıştığını söyledi.

Tek eylemle suçlandığını ifade eden Kuru, "İstanbul Senin uygulamasında görevim yoktur. Ekipte yer almadım. Yetki ve sorumluluğum yoktu. Suçlamaları kabul etmiyorum." dedi.

Sanık Kuru, "İBB Hanem" uygulamasıyla ilgili olarak da kurum içinde çalışan biri olarak veri sızdırma durumunun olmadığını savundu.

İBB'de şehir planlamacısı olan tutuklu sanık Nuri Cem Ceylan da iddiaya konu uygulamalarda yer almadığını öne sürerek, "Veri paylaşımı konusunda bir talimatım yok, herhangi bir suç işlemedim, herhangi bir örgüte de üye değilim." savunmasını yaptı.

Sanık Ceylan, "Projelerin hiçbir yerinde yokum, yetkili de değilim. Uygulamaları geliştiren bir yazılımcı da değilim. Ben uygulama tasarım işi yaparım. Bunlarla ilgili bir toplantıya da katılmadım. Uygulamanın teknik alt yapısı hakkında bir işlem yapmam mümkün de değil. Gördüğüm bilginin kişisel bilgi olduğunu da anlamam. Projelerin yöneticisi gibi anlaşılmışız ama değilim. Herhangi birinin ifadesinde de yokum." diye konuştu.

Yargılamada, bugüne kadar toplam 24 sanık savunma yapmış oldu.

Duruşma, yarın sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam edecek.

HADDİNİ BİL EKREM

Silivri'deki 17'nci duruşma gergin başladı.

Ekrem İmamoğlu’nun bağımsız yargı organlarını tehdit etmesinin ardından Duruşma Savcısı, elebaşına dönerek “Dün duruşmada ‘iddia makamı bir suç örgütüdür’ demişsiniz... İddia makamı olarak bu cümleleri kabul etmiyoruz.” dedi. 

Bunun üzerine sanık Ekrem İmamoğlu’nun, “Savcı bize haddini bildirmeye çalışıyor” demesi üzerine savcı, “Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz.” ifadelerini kullandı. 

Bunun üzerine İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin söz alarak, “Böyle bir şey diyemez sayın başkan” dedi. 

Savcı sanık avukatına hitaben de “Müvekkiliniz beyanlarına dikkat etsin. Yargılamayı gölgelememek adına beyanlarından vazgeçsin.” şeklinde gerekli uyarılarda bulundu.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Öte yandan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu hakkında, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" duruşmasında sarf ettiği sözler nedeniyle "kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret" suçundan resen soruşturma başlatıldığını bildirdi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince dün yapılan duruşmada, sanık Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü ve kamuoyunda "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" olarak bilinen soruşturmada görev yapan yargı mensuplarına yönelik sarf ettiği anlaşılan "Bu dosyada tek suç örgütü var, iddia makamıdır." sözleri nedeniyle "kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret" suçundan resen soruşturma başlatıldığı belirtildi.

SANIK SAYISI 414'E YÜKSELDİ

Suç örgütünün elebaşı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 92 tutuklu 414 sanık duruşmanın beşinci haftasında hakim karşısına çıkacak. 17’nci duruşmada sanıkların savunmasının alınmasına devam edilecek.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

DURUŞMALARDA BEŞİNCİ HAFTA

İlk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görüldü. Davanın ilk duruşmasından bugüne kadar 20 kişinin savunması alındı. Cuma günü duruşma görülmezken duruşmalara haftanın 4 günü devam edilecek.

SAAT 22.00’YE KADAR DEVAM EDECEK

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülecek 16’ıncı celsede, sanıkların savunmalarına devam edilecek. Diğer yandan Mahkeme başkanı saat 22.00’ye kadar duruşmaların devam edebileceğini belirtti.

GÜNEY VE İMAMOĞLU DOSYASI BİRLEŞTİ

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 3'ü tutuklu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" dava dosyasıyla birleştirildi.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasıyla birleştirme talebiyle gönderilen iddianame üzerindeki incelemesini tamamladı.

İddianamenin kabulüne karar veren mahkeme heyetince hazırlanan tensip zaptında, söz konusu dava dosyası ile "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" dava dosyası arasında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca fiili ve hukuki irtibat bulunması, her iki davanın birlikte görülmesinde usul ekonomisi ilkeleri uyarınca yarar bulunması nedeniyle, dosyaların birleştirilmesine oy birliğiyle karar verildiği belirtildi.

Tensip zaptında, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya ve Seyhan Özcan'ın üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, sanıkların suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması, kaçma ve delilleri etkileme hususunda kuvvetli şüphenin bulunması gerekçeleriyle, tutukluluk hallerinin devamına karar verildiği kaydedildi.

Zabıtta, tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin devamının kararlaştırıldığı bildirildi.

Kabul kararıyla birlikte, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davası"ndaki sanık sayısı 92'si tutuklu 5'i müşteki sanık olmak üzere 414'e yükselmiş oldu.

 

GÜNEY VE İMAMOĞLU DOSYASI BİRLEŞTİ-1

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, İnan Güney'in, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası sanıkları Serkan Öztürk ve Rauf Cem Istıranca'nın yetkilisi olduğu 3K isimli şirketin resmi olmasa da fiiliyatta ortağı olduğu, bu şirkete usulsüz ihaleler ve doğrudan işler bağladığı, bu işleri BELTAŞ Genel Müdürlüğü ile Beyoğlu Belediye Başkanlığı dönemlerinde örgüt elebaşı Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt üyesi Kağan Sürmegöz (İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davası sanığı) üzerinden gerçekleştirdiği belirtiliyor.

Güney'in söz konusu şirketin yetkilisi olan Öztürk ile üniversiteden samimi sınıf arkadaşı olduğu, arkadaşlıklarının Güney'in Beltaş Genel Müdürü ve Beyoğlu Belediye Başkanı olduğu dönemlerde ticari ortaklığa dönüştüğü kaydedilen iddianamede, bu hususu Öztürk'ün ifadesinde, "Güney'in 3K şirketine iş bağladığı ve pasladığı" şeklindeki beyanlarıyla açıkça ikrar ettiği bilgisine yer veriliyor.

İddianamede, "Şüpheli İnan Güney'in açık hava reklam mecralarında birçok usulsüz iş ve işlemler yaptığına ve haksız kazanç sağladığına dair beyan olduğu, şüphelinin elde ettiği haksız kazancı suç örgütü elebaşı Ekrem İmamoğlu ve kendi illegal siyasi emellerine harcadığı yine dosya kapsamındaki ifadelerden anlaşılmaktadır." ifadelerine yer veriliyor.

Hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından ayrı ayrı 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.