Hürmüz'de abluka masada müzakere! Trump'ın iki senaryosu: "Savaş bitmeye çok yakın"
ABD ve İran'ın Hürmüz üzerinden restleşmesi sürerken ABD Başkanı Trump "Önümüzdeki iki gün içinde bir şeyler olabilir" diyerek ikinci bir müzakere masası sinyali verdi. Savaşın bitmeye çok yakın olduğunu söyleyen Trump, “Bu süreç her iki şekilde de sona erebilir ancak bence bir anlaşma tercih edilir, çünkü o zaman ülkelerini yeniden inşa edebilirler” ifadelerini kullandı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise Trump'ın İran'la "kapsamlı" bir anlaşma peşinde olduğunu öne sürdü.
Taraflar birbirini suçlarken gözlerin çevrildiği kritik nokta yine Hürmüz oldu. ABD, Hürmüz'ü ablukaya aldı.
Takvim.com.tr savalın 46. gününde bölgeden gelişmeleri dakika dakika aktarıyor...
CANLI ANLATIM
ABD BAŞKAN YARDIMCISI: İRAN'LA KAPSAMLI BİR ANLAŞMA PEŞİNDEYİZ
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Trump'ın İran'la "kapsamlı" bir anlaşma peşinde olduğunu belirtti.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Başkan Donald Trump'ın İran'la dar değil, aksine "kapsamlı" bir anlaşma yapmak istediğini ve bunun için müzakerelere devam edeceklerini söyledi.
ABD Başkan Yardımcısı Vance, Georgia'da düzenlenen "Turning Point USA" etkinliğinde ABD-İran gerilimini değerlendirdi.
Vance, Başkan Trump'ın İran'la dar kapsamlı bir anlaşma yerine "kapsamlı" bir anlaşma peşinde olduğunu ve buna ulaşacaklarına inandığını belirtti.
ABD Başkan Yardımcısı, devam eden müzakereleri, yaklaşık bir haftadır süren geçici ateşkesle bağlantılı daha geniş bir stratejinin parçası olarak nitelendirdi.
Trump'ın sürece bakışına değinen Vance, "Başkan büyük bir anlaşma yapmak istiyor. İran'a temel olarak sunduğu şey çok basit. Eğer normal bir ülke gibi davranmaya hazırsanız, biz de size ekonomik olarak normal bir ülke gibi davranmaya hazırız. Kendisi dar kapsamlı bir anlaşma istemiyor." dedi.
Vance, söz konusu geçici ateşkesin halen devam ettiğini vurgulayarak, bu bakımdan sürecin halen devam ettiğine işaret etti.
POTANSİYEL ANLAŞMA KONUSUNDA HALEN İYİMSER
"İran'la anlaşmanın henüz tamamlanmamasının nedeni, başkanın İran'ın nükleer silaha sahip olmadığı bir anlaşma istemesi." diye konuşan Vance, müzakerelerin devam edeceğini ve potansiyel bir anlaşma konusunda halen iyimser olduğunu dile getirdi.
Vance, "Müzakerelere devam edeceğiz ve bunu gerçekleştirmek için çaba göstereceğiz, çünkü bu dünya için çok iyi olur. Ülkemiz için ve herkes için harika olur. Bu yüzden bunu gerçekleştirmek için mücadele etmeye devam edeceğim." ifadelerini kullandı.
İki ülke arasında ciddi bir güvensizlik olduğuna da dikkati çeken Vance, "Bu sorunu bir gecede çözemezsiniz. Karşımızda oturanların bir anlaşma yapmak istediğini düşünüyorum ve ABD başkanının bize oraya gidip iyi niyetle müzakere etmemizi söylediğini biliyorum. Biz de öyle yaptık. Yapmaya da devam edeceğiz." şeklinde konuştu.
Vance, genç Amerikalıların Trump yönetiminin Orta Doğu'ya yönelik bazı politikalarını desteklemediğini gördüğünü de kaydetti.
ABD BAŞKANI TRUMP: SAVAŞ İKİ ŞEKİLDE SONA EREBİLİR
ABC News muhabiri, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, "ABD Başkanı Donald Trump, ateşkesi uzatmayı düşünmediğini ve bunun gerekli olacağını düşünmediğini söyledi." ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik sürecin farklı şekillerde sona erebileceğini ancak bir anlaşmanın daha tercih edilebilir olduğunu söyledi.
Trump, “Bu süreç her iki şekilde de sona erebilir ancak bence bir anlaşma tercih edilir, çünkü o zaman ülkelerini yeniden inşa edebilirler” ifadelerini kullandı.
Söz konusu açıklama, ABC News muhabirinin X platformunda yaptığı paylaşımla kamuoyuna yansıdı.
TRUMP: SAVAŞ BİTMEYE ÇOK YAKIN
ABD Başkanı Donald Trump, tamamı bugün yayınlanacak bir röportajında ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın “sona çok yakın” olduğunu söyledi.
Fox Business sunucusu Maria Bartiromo’nun “Savaş bitti mi?” sorusuna yanıt veren Trump, “Bence sona çok yakın, evet. Yani ben bunun bitmeye çok yakın olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Röportajdan bir video kesiti ABD merkezli sosyal medya platformu X üzerinden paylaşıldı.
"HENÜZ BİTİRMEDİK"
Trump ayrıca, “Şunu bilin, eğer şu anda çekilsem, o ülkeyi yeniden inşa etmeleri 20 yıl alır ve biz henüz bitirmedik. Ne olacağını göreceğiz. Bence anlaşma yapmak için çok istekli olduklarını düşünüyorum” dedi.
Daha önce Bartiromo, Instagram üzerinden paylaştığı videoda, Trump’ın röportaj boyunca İran savaşından geçmiş zaman kipiyle bahsettiğini ve bunun üzerine kendisine doğrudan “Bitti mi?” diye sorduğunu aktardı.
Bartiromo, “O da ‘Bitti’ dedi” ifadeleriyle bu diyaloğu anlattı.
YENİ MÜZAKERE İÇİN ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR
28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşını kalıcı olarak sona erdirmek amacıyla hafta sonu İslamabad’da görüşmeler gerçekleştirildi. Ancak bu görüşmelerden bir anlaşma çıkmadı. Yeni bir müzakere turu için çalışmaların sürdüğü belirtiliyor.
Trump, doğrudan ABD-İran görüşmelerinin yeniden başlama ihtimaline ilişkin iyimser bir ton kullanarak, Salı günü yaptığı açıklamada bu görüşmelerin önümüzdeki iki gün içinde Pakistan’da yeniden başlayabileceğini ifade etti.
Pakistan, 8 Nisan’da iki haftalık bir ateşkese aracılık etmişti. Ateşkesin halen yürürlükte olduğu bildirildi.
ABD İRAN PETROLÜNE YÖNELİK GEÇİCİ LİSANSI YENİLEMEYECEK
ABD Hazine Bakanlığı, denizde bekleyen İran petrolünün satışına izin veren geçici lisansın süresi dolduğunda yenilenmeyeceğini açıkladı.
Bakanlığın sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, İran’a yönelik “azami baskı” politikasının sürdürüldüğü vurgulanarak, “Ekonomik Öfke” kapsamında kararlı adımlar atıldığı belirtildi.
Açıklamada, ABD’nin mevcut tüm araç ve yetkilerini kullanmaya devam ettiği ifade edilerek, İran’ın faaliyetlerini destekleyen yabancı finans kuruluşlarına karşı ikincil yaptırımlar uygulamaya hazır olunduğunun altı çizildi.
“Denizde bekleyen İran petrolünün satışına izin veren kısa vadeli lisans ise birkaç gün içinde sona erecek ve yenilenmeyecek.” ifadelerine yer verilen açıklamada, söz konusu düzenlemenin süresinin uzatılmayacağı net şekilde ortaya kondu.
ABD Hazine Bakanlığı tarafından yayımlanan lisans kapsamında, 20 Mart yerel saatle 00.01’den önce gemilere yüklenen İran menşeli ham petrol ve petrol ürünlerinin satış, teslimat ve boşaltım işlemlerine geçici olarak izin verilmişti.
Bu iznin 19 Nisan yerel saatle 00.01’e kadar geçerli olduğu bildirilmişti.
CENTCOM: İLK 24 SAATTE HİÇBİR GEMİ ABLUKAYI AŞAMADI
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı’nda dün TSİ 17.00 itibarıyla başlatılan deniz ablukasına ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, operasyon kapsamında 10 bini aşkın ABD denizcisi, deniz piyadesi ve hava personelinin yanı sıra çok sayıda savaş gemisi ve onlarca uçağın görev aldığı belirtilerek, İran limanlarına yönelik giriş ve çıkışların engellenmesinin hedeflendiği kaydedildi.
CENTCOM, ablukanın ilk 24 saatine ilişkin değerlendirmesinde, “Hiçbir gemi ABD ablukasını aşamadı. Altı ticaret gemisi, ABD kuvvetlerinin geri dönme talimatına uyarak Umman Körfezi’ndeki İran limanlarına yöneldi.” ifadelerine yer verdi.
Açıklamada ayrıca, ablukanın Basra Körfezi ve Umman Körfezi’ndeki tüm noktaları kapsayacak şekilde, İran limanlarına giren ya da bu limanlardan ayrılan tüm ülkelere ait gemilere ayrım gözetmeksizin uygulandığı bildirildi.
Öte yandan, ABD kuvvetlerinin Hürmüz Boğazı’nı kullanarak İran dışındaki limanlara sefer yapan gemiler için seyrüsefer serbestisini sağlamayı sürdürdüğü vurgulandı.
İSRAİL-LÜBNAN İLK KEZ MASADA
İsrail ile Lübnan arasında 1993’ten bu yana ilk kez üst düzey doğrudan müzakereler ABD’nin başkenti Washington’da başladı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen görüşmelere, ABD’nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa, Lübnan’ın ABD Büyükelçisi Nada Hamadeh, İsrail’in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter ve ABD Dışişleri Bakanlığı Müşaviri Michel Needham katıldı.
“TARİHİ BİR FIRSAT” VURGUSU
Görüşme öncesinde açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Lübnan halkının İran’ın saldırganlığının mağduru olduğunu belirterek, bunun sona ermesi gerektiğini ifade etti.
Rubio, “Lübnan halkı, İran saldırganlığının mağduru ve bunun sona ermesi gerekiyor. Bu görüşme, dünyanın bu bölgesinde Hizbullah’ın 20-30 yıllık etkisini kalıcı olarak sona erdirmeye yönelik tarihi bir fırsat” dedi.
Sürecin karmaşık olduğunu vurgulayan Rubio, sorunun kısa sürede çözülemeyeceğini ancak görüşmelerin bir süreç olarak ilerlemesini umut ettiklerini kaydetti. Lübnan ve İsrail halklarının barış içinde yaşaması gerektiğini belirten Rubio, “Bugünkü hedef, kalıcı ve sürdürülebilir bir barışın inşa edilebileceği çerçeveyi ortaya koyabilmektir” ifadelerini kullandı.
GÖRÜŞMELER ÇATIŞMALAR SÜRERKEN BAŞLADI
Müzakerelerin, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaların sürdüğü ve İsrail’in Lübnan’ın güneyinde tartışmalara yol açan kara harekatını devam ettirdiği bir dönemde gerçekleştiği belirtildi.
Doğrudan görüşmelerin; ateşkes sağlanması, uzun vadede Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve iki ülke arasında olası bir barış anlaşması konularına odaklandığı kaydedildi.
NETANYAHU’NUN TUTUMU DEĞİŞTİ
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun daha önce Lübnan’ın doğrudan müzakere taleplerine karşı çıktığı, ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın gerilimi düşürme yönündeki baskılarının ardından Washington’da görüşmelere yeşil ışık yaktığı ifade edildi.
ATEŞKES ÇAĞRILARI SÜRÜYOR
Görüşme öncesinde Lübnan hükümeti ve Trump yönetimi, İsrail’den Lübnan’a yönelik saldırılarını durdurmasını talep etti.
Netanyahu’nun Beyrut’a yönelik saldırıları azaltmayı kabul ettiği, ancak Lübnan’ın güneyine yönelik operasyonların sürdüğü bildirildi.
TRUMP İKİNCİ TUR İÇİN PAKİSTAN'I İŞARET ETTİ
ABD Başkanı Donald Trump, 2 gün içinde Pakistan'da yeni bir ABD-İran görüşmesi gerçekleşebileceğini söyledi.
Amerikan New York Post gazetesine telefonla kısa bir mülakat veren ABD Başkanı Trump, ABD-İran gerilimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Pakistan'ın başkenti İslamabad'da geçen hafta sonu başarısızlıkla sonuçlanan müzakerelerin ardından ne olacağı sorusuna yanıt veren Trump, yeni bir tur görüşme yapılabileceğinin sinyalini verdi.
Trump, halen İslamabad'da bulunan New York Post muhabirine, "Gerçekten orada kalmalısınız çünkü önümüzdeki 2 gün içinde bir şeyler olabilir ve biz oraya gitmeye meyilliyiz. Bu mümkün bir şey, neden biliyor musunuz? Çünkü (Pakistan Genelkurmay Başkanı) Mareşal (Asım Munir) harika bir iş çıkarıyor." değerlendirmesini yaptı.
CENTCOM: İRAN LİMANLARINA ABLUKA SÜRÜYOR
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran limanlarına yönelik deniz ablukasının devam ettiğini açıkladı.
CENTCOM’dan yapılan açıklamada, 10 binden fazla ABD Deniz Kuvvetleri, Deniz Piyadesi ve Hava Kuvvetleri personelinin, düzinelerce savaş gemisi ve onlarca uçakla birlikte abluka görevini icra ettiği belirtildi.
Açıklamada, İran limanlarına giren ve çıkan gemilere yönelik yürütülen operasyon kapsamında, ilk 24 saat içinde hiçbir geminin ablukayı aşamadığı kaydedildi.
Bu süreçte 6 ticaret gemisinin ABD kuvvetlerinin yönlendirmesiyle geri dönerek Umman Körfezi’ndeki bir İran limanına yeniden giriş yaptığı bildirildi.
ABLUKA TÜM İRAN LİMANLARINI KAPSIYOR
CENTCOM açıklamasında, ablukaların İran limanlarına ve kıyı bölgelerine giren veya çıkan tüm uluslara ait gemilere tarafsız şekilde uygulandığı vurgulandı.
Ablukanın Umman Körfezi ve Arap Körfezi’ndeki tüm İran limanlarını kapsadığı ifade edildi.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA SEYRÜSEFER MESAJI
ABD kuvvetlerinin, Hürmüz Boğazı’ndan İran dışındaki limanlara gidip gelen gemiler için seyir özgürlüğünü desteklediği de açıklamada yer aldı.
PEZEŞKİYAN: TÜRKİYE’NİN İSRAİL’E KARŞI TAVRI KÖKLÜ DEĞERLERDEN GELİYOR
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bazı ülkelerin İsrail’e karşı duruşunu takdir etti.
Pezeşkiyan, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye, İspanya, Çin, Rusya, İtalya ve Mısır’ın İsrail’in “savaş çığırtkanlığına ve işlediği suçlara karşı duruşlarına” övgüde bulundu.
İran Cumhurbaşkanı, söz konusu ülkelerin savaşa karşı sergiledikleri tavrın, köklü kültürel ve tarihsel birikimlerinden kaynaklandığını ifade etti.
Pezeşkiyan, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“Medeniyetlerin niteliği, kritik tarihi dönüm noktalarında kendini gösterir. İspanya, Çin, Rusya, Türkiye, İtalya ve Mısır'ın Siyonist rejimin (İsrail) savaş kışkırtıcılığı ve suçlarına karşı duruşları, derin kültürel ve tarihsel köklerinden kaynaklanmaktadır.”
UYDU GÖRÜNTÜLERİNDE ORTAYA ÇIKTI
Uydu görüntülerinde, ABD-İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaş sırasında Kuveyt'teki iki Amerikan üssünde ABD ordusuna ait CH-47 Chinook ve Sikorsky CH-53 Sea Stallion modeli iki helikopterin daha İran'ın misillemelerinde vurulduğu görüldü.
İran basını, İran'ın karşı saldırılarında Kuveyt'teki Kamp Buehring ve Ali el-Salim Hava üslerindeki hasarın uydu görüntülerini paylaştı.
Görüntüler, Kuveyt'teki Kamp Buehring'in ana pistinde, 29°21'12.23"N, 47°31'04.26"E koordinatlarında bir ABD ordusuna ait CH-47 Chinook ağır yük helikopterinin vurulduğunu gösteriyor.
Bir başka görüntüde de Kuveyt'teki Ali el-Salim Hava Üssü içindeki bir helikopter pistinde, Sikorsky CH-53 Sea Stallion olduğu düşünülen büyük bir helikopterin de vurulduğu görülüyor.
USS GEORGE BUSH AFRİKA ETRAFINDAN SEYREDİYOR
ABD'nin Orta Doğu'daki 3. uçak gemisi olacak USS George H.W. Bush'un (CVN-77), bölgeye ulaşmak için Cebelitarık Boğazı'ndan geçmek yerine Afrika'nın etrafından seyrettiği öne sürüldü.
ABD Deniz Enstitüsünün (USNI) ismi verilmeyen iki savunma yetkilisine dayandırdığı haberinde, uçak gemisinin kendinden önceki diğer gemilerin seyrettiği rotanın aksine Umman Denizi'ne ulaşmak için Cebelitarık Boğazı'ndan geçmek yerine Afrika'nın etrafından ilerleyeceği iddia edildi.
Haberde, USS George H.W. Bush ve kendisine eşlik eden USS Donald Cook (DDG-75), USS Mason (DDG-87), USNS Arctic (TAOE-8) ve USS Ross (DDG-71) gibi gemilerin, ABD'nin İran limanlarını abluka altına alması üzerine Umman Denizi'ndeki deniz kuvvetlerine katılmaya hazırlandığı belirtildi.
USS George H.W. Bush'un mart ayının sonunda göreve başladığı kaydedilen haberde, uçak gemisinin bu rotayı tercih etmesinin sebebinin Kızıldeniz ve Babu'l Mendeb Boğazı'nı geçmeden bölgeye ulaşmak olduğu aktarıldı.
Haberde, uçak gemisinin 13 Nisan'ı 14 Nisan'a bağlayan gece yarısında Afrika'nın güneybatı ucundaki Namibya açıklarında olduğu ifade edildi.
Haberde, söz konusu rota seçimi, Kızıldeniz ve Babu'l Mendeb Boğazı'na hakim olan Yemen'deki İran destekli Husi güçlerinin ateş menzilinin dışında kalma amacına bağlandı.
USS GERALD R. FORD DOĞU AKDENİZ'DE
Öte yandan, Umman Denizi'nde ABD ordusunun İran'a saldırılarına katıldıktan sonra Hırvatistan'ın Split Limanı'na gönderilen USS Gerald R. Ford uçak gemisi, 3 Nisan'da onarım çalışmalarını tamamlandıktan sonra 13 Nisan'da Doğu Akdeniz'de görüldüğü uydular tarafından fotoğraflandı.
Açık kaynak istihbaratı (OSINT) ve veri analizi yapan bazı sosyal medya hesaplarında, İsrail-Lübnan hattının yaklaşık 600 kilometre açığında olduğu tespit edilen geminin seyrine ilişkin tartışmalar devam ediyor.
USS Gerald R. Ford gemisinin Akdeniz'den çıkıp USS George H.W. Bush'un yaptığı gibi Afrika kıtasının güneyinden Umman Denizi'ne yönelmesi ihtimaller arasında görülüyor.
ABD'nin İran'a saldırılara katılan USS Abraham Lincoln ise halen Umman Denizi'nde bulunuyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'la Pakistan'da düzenlenen müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından, sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alma sürecini başlatacaklarını duyurmuştu.
Bu açıklamanın hemen ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), dün TSİ 17.00'de İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını açıklamıştı.
İRAN: İSRAİL WASHINGTON'I AŞAĞILIYOR
İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Arif, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, ABD'li yetkililerin kendisini her gün bilgilendirdiğine dair açıklamasını, Washington yönetimi için "yapısal aşağılanma" olarak nitelendirdi.
İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Arif, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı mesajında, Netanyahu'nun, "ABD yönetiminin üyelerinin her gün kendisini bilgilendirdiği gibi ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in de İran-ABD görüşmelerinin detaylarını kendisine bizzat ilettiğine" dair açıklamasını değerlendirdi.
"Tarihte ilk kez, bir hükümetin üst düzey yetkilisi başka bir devletin liderine 'günlük brifingler' veriyor." ifadelerini kullanan Arif, "Sorun bizde değil, bu yapısal bir aşağılama meselesi." yorumunu yaptı.
İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Arif, "Amerikan halkı, Beyaz Saray'ın fiilen başka bir rejimin rapor verme şubesine dönüştüğünü fark ediyor mu?" sorusunu yöneltti.
ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırılarıyla başlayan savaşta 8 Nisan'da sağlanan geçici ateşkesin ardından Tahran ve Washington, 11 Nisan'da Pakistan'ın başkenti İslamabad'da kalıcı ateşkes için görüşmeler yapmıştı. Yaklaşık 21 saat süren görüşmelerden sonuç çıkmamıştı. ABD Başkan Yardımcısı Vance, ülkesinin müzakere heyetine liderlik etmişti.
İranlı yetkililer, müzakerelerde ortak bir çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin İsrail'in etkisi altındaki ABD'nin "aşırı talepleri" olduğunu belirtmişti.
Görüşmelerin ertesi günü Netanyahu yaptığı açıklamada, "Dün Başkan Yardımcısı Vance ile görüştüm. İslamabad'dan dönüş yolunda uçağından beni aradı. Bu yönetimin üyelerinin her gün yaptığı gibi, müzakerelerin çöküşü hakkında bana ayrıntılı bilgi verdi." ifadelerini kullanmıştı.
İRAN HEYETİNE TEHDİT
İran nükleer müzakere heyetinde danışmanlık görevini yürüten ve İslamabad’a giden müzakere heyetindeki Prof. Dr. Muhammed Marandi, ülkeye dönen heyeti taşıyan uçağın tehditler nedeniyle rotasını değiştirdiğini, Meşhed’e indikten sonra heyet üyelerinin tren ve kara yoluyla Tahran’a geçtiğini ifade etti.
Lübnan merkezli Al Mayadeen haber kanalına açıklama yapan Marandi, İran heyetinin muhtemel saldırı istihbaratı alınmasının ardından ülkeye farklı güzergah üzerinden dönüş yaptığını belirtti.
Marandi, İran heyetini taşıyan uçağın tehditler nedeniyle rotasını değiştirdiğini, Meşhed kentine indikten sonra heyet üyelerinin tren ve kara yoluyla Tahran’a geçtiğini kaydetti.
YENİDEN MÜZAKERE İÇİN TARİH İDDİASI
ABD ile İran arasında geçici ateşkesin ardından 11 Nisan'da yapılan görüşmelerden sonuç alınamaması sonrası iki tarafın heyetlerinin bir sonraki yüz yüze görüşmeyi perşembe yapabileceği iddia edildi.
Associated Press'e (AP) konuşan ve ismini vermek istemeyen ABD'li yetkililer, Washington ve Tahran yönetiminden yetkililerin, geçici ateşkes süresi dolmadan görüşme niyetinde olduğunu belirtti.
Yetkililer, yeni bir görüşmenin yapılmasına yönelik sürecin devam ettiğini ve bunu yapmak için iki tarafın da niyetinin olduğunu ileri sürerek, müzakerelere katılım sağlayacak heyetlerin kimlerden oluşacağına dair bilgi vermedi.
Görüşmelerin yine Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yapılabileceği ancak İsviçre'nin Cenevre kentinin de ihtimaller dahilinde bulunduğunu öne süren yetkililer, müzakerelerin perşembe günü yapılabileceğini iddia etti.
ABD Başkanı Donald Trump, dün Beyaz Saray önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, İran'la yeni bir anlaşmanın hala mümkün olduğunu ima ederek, "İran'la birçok konuda anlaştık ama nükleer konusunda anlaşmadık ancak bence bunu da kabul edecekler. Bundan eminim. İran nükleer silaha sahip olamaz. Eğer bunu kabul etmezlerse, anlaşma olmaz." değerlendirmesinde bulunmuştu.
İranlıların kendilerini aradığını ve bir anlaşma yapmak istediklerini ileri süren Trump, kimlerle görüştüklerini ise paylaşmamıştı.
MÜZAKERE MASASI ÇÖKTÜ
ABD ve İsrail'in 28 Şubat’ta İran'a başlattığı saldırıların ardından bölge ülkelerine yayılan savaş, 8 Nisan'da ABD ile İran arasında ateşkesle sonuçlanmıştı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran'la yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıklamıştı.
İran yönetimi ise müzakerelerde ortak çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD'nin aşırı talepleri olduğunu duyurmuştu.
HİZBULLAH'TAN İSRAİL'E GÖRÜLMEMİŞ SALDIRI
Lübnan'daki Hizbullah'ın dün İsrail'in kuzeyine en az 40 insansız hava aracı (İHA) fırlattığı, bunlar arasında tespiti zor olan gelişmiş optik sistemle donatılmış İHA'nın bulunduğu iddia edildi.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde, Hizbullah'ın dün gönderdiği en az 40 İHA'dan bir kısmının engellendiği, geri kalanının ise düşerek önemli hasara yol açtığı belirtildi.
İHA'lar içinde tespiti zor olan gelişmiş optik sistemle donatılmış bir İHA'nın bulunduğu ve bunun İsrail'in kuzeyindeki Kiryat Şimona'ya düştüğü kaydedildi.
Söz konusu İHA'nın gelişmiş bir hava silahı olarak kabul edildiği, siber saldırılara karşı korunaklı olduğu ve tespiti ile engellenmesinin zor olduğu aktarıldı.
İHA'nın binaların içinde manevra yapabildiği, 5 kilogram patlayıcı taşıyabildiği ve onlarca kilometre menzile sahip olduğu öne sürüldü.
İsrail internet sitesi Globes ise Hizbullah'ın son dönemde Lübnan'ın güneyinde İsrail tanklarını ve zırhlı personel taşıyıcılarını hedef almak için FPV tipi İHA kullanmaya başladığını savundu.
Sitenin haberinde, Hizbullah'ın yayınladığı görüntülerin intihar dronlarının havada yüksek hızda manevra yaptığını ve zırhlı araçlara hatta askerlere çarptığını gösterdiği, bunların, gözetleme ve keşif dronlarından farklı olduğu belirtildi.
Bu tür araçların, pilotun, cihaz üzerindeki kameradan gelen canlı görüntüyü gözlükle izleyerek kontrol ettiği, yüksek manevra kabiliyetine sahip İHA'lar olduğu ifade edildi.
Bu silahın son günlerde, Ukrayna'daki savaştan esinlenilerek yeni bir geliştirme sürecinden geçtiği, intihar dronunun, fiber optik kabloyla doğrudan çalışma noktasına bağlandığı, bu yöntemin, konum veya radyo sinyallerini engelleyerek düşürme girişimlerine karşı tam koruma sağladığı iddia edildi.
İRAN SAVAŞTA HASAR GÖREN TÜM ULAŞIM ALTYAPISININ ONARILDIĞINI DUYURDU
İran Yol ve Şehircilik Bakanı Ferzane Sadık, ABD ve İsrail saldırılarında zarar gören tüm altyapının onarıldığını belirterek ülkenin ulaşım ağında bir sorun kalmadığını belirtti.
İran devlet televizyonuna göre, Sadık, ABD ve İsrail saldırılarında hedef alınan ulaşım hatlarına ilişkin açıklama yaptı.
Sadık: “Şu anda ülkede hiçbir karayolu, demiryolu, otoyol veya cadde güzergahı kapalı değil ve hasar gören güzergahlar mümkün olan en kısa sürede yeniden açıldı.” ifadelerini kullandı.
ABD ve İsrail’in İran’a 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ardından İran’ın misillemeleri ile bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla süreç savaşa dönüşmüştü.
ABD ile İsrail İran’ın altyapısına saldırılar düzenlemiş, savaşın son günlerinde yollar hedef alınmıştı.
ABD ile İran 8 Nisan’da geçici ateşkes ilan etmişti.
İRAN'DAN ABD'YE "GÖRÜLMEMİŞ GÜÇ" TEHDİDİ
İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Sözcüsü ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Yardımcısı Hüseyin Muhibbi, henüz birçok askeri kapasiteyi ortaya koymadıklarını söyleyerek, "Savaş devam ederse, düşmanın hiçbir şekilde tasavvur edemeyeceği kapasite ve kabiliyetleri devreye sokacağız" dedi.
ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik abluka başlatmasının ardından İran’dan peş peşe açıklamalar gelmeye devam ediyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Sözcüsü ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Yardımcısı Hüseyin Muhibbi yaptığı açıklamada, "Henüz birçok askeri kapasitemizi ortaya koymadık. Savaş devam ederse, düşmanın hiçbir şekilde tasavvur edemeyeceği kapasite ve kabiliyetleri devreye sokacağız. Öyle savaş yöntemlerini kullanacağız ki düşman, karşı koyacak yeterli güce sahip olmayacak" ifadelerini kullandı.
"DÜN HÜRMÜZ'DEN 34 GEMİ GEÇTİ"
ABD Başkanı Donald Trump, dün Hürmüz Boğazı'ndan 34 geminin geçtiğini ve bu sayının İran'ın boğazı "kapatmasının" ardından en yüksek sayı olduğunu ifade etti.
Başkan Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Hürmüz Boğazı'nın son durumuna ilişkin açıklama yaptı.
Trump, açıklamasında, "Dün Hürmüz Boğazı'ndan 34 gemi geçti, bu, boğazın aptalca kapanmasının başladığından beri açık ara en yüksek rakam." ifadesini kullandı.
ABD Başkanı Trump, İran'la Pakistan'da gerçekleşen müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından sosyal medya platformunda yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alma sürecini başlatacaklarını duyurmuştu.
Bu açıklamanın hemen ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 13 Nisan saat 17.00'de (TSİ) İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını açıklamıştı.
Trump, konuyla ilgili bugün yaptığı açıklamada, İran'ın elinde kalan gemilerin Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alan Amerikan deniz kuvvetlerine yaklaşması halinde "etkisiz hale getirileceği" tehdidinde bulunmuştu.
TRUMP: İRAN'DAN SONRA KÜBA'YA UĞRAYABİLİRİZ
ABD Başkanı Donald Trump, "İran meselesini hallettikten sonra Küba'ya uğrayabiliriz" dedi.
TRUMP: İRAN BİZİ ARADI
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın kendilerini aradığını belirterek:
"İran bizi aradı. Çok fena anlaşma yapmak istiyorlar."
PAKİSTAN SAVUNMA BAKANI ASİF: "İRAN- ABD ARASINDA YENİ GÖRÜŞME BEKLENİYOR"
Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, İran ve ABD arasında cumartesi günü yapılan görüşmelerin yeni turunun yakında başlamasının beklendiğini söyledi.
Pakistan Savunma Bakanı Asif, hafta sonu İslamabad'da gerçekleştirilen ABD-İran müzakerelerine ilişkin açıklama yaptı. Asif, yeniden diyalog olasılığının mevcut olduğunu belirterek, önceki görüşmelerin sonuçlarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Şimdiye kadar sadece olumlu gelişmelerin olduğunu söyleyen Asif, iki taraf arasında gelecekteki iş birliği için umutlu bir bakış açısı olduğunu belirtti.
Bakan Asif, "Görüşmelerin yeniden başlaması için hala bazı şanslar var. İran ve ABD arasında yeni bir görüşme turunun yakında başlaması bekleniyor" dedi.
ABD ve İranlı yetkililer, 28 Şubat'ta ABD-İsrail saldırılarıyla başlayan savaşta 8 Nisan'da varılan 2 haftalık ateşkesin ardından cumartesi günü İslamabad'da bir araya gelmiş, görüşmeler 21 saatten fazla sürmüştü.
SÜRE DOLDU: HÜRMÜZ'DE ABD ABLUKASI!
ABD'nin Hürmüz Boğazı için verdiği süre doldu ve enerjinin şah damarı olarak bilinen bölgede ABD ablukası başladı.
NETANYAHU: ABD'Yİ DESTEKLİYORUZ
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD'nin İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası kararını desteklediklerini bildirdi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakanlar Kurulu toplantısında ABD ile İran arasında Pakistan'da yapılan görüşmeler hakkında konuştu. ABD ile her an koordinasyon içinde olduklarını belirten Netanyahu, “Dün ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile görüştüm. Kendisi görüşmelerde asıl meselenin zenginleştirilmiş uranyum malzemesinin dışarı çıkarılması ve bir daha zenginleştirme yapılmamasının garanti altına alınması olduğunu net bir şekilde iletti.” dedi.
Netanyahu, ABD'nin İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası kararına destek verdiklerini de söyledi.
CENTCOM: ABLUKADA BAYRAK AYRIMI YOK
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), tarafından yapılan açıklamada "ablukanın Umman Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nın doğusundaki Arap Denizi'nde uygulanacak ve bayrak ayrımı gözetmeksizin tüm gemiz trafiği için geçerli olacak" denildi.
ABD ordusu, İran limanlarına giriş ve çıkışları kapsayan tüm deniz trafiğine yönelik bir abluka uygulanacağını açıklamıştı. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), ablukanın başlamasına saatler kala yeni yaptığı açıklamada, ablukanın Umman Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nın doğusundaki Arap Denizi'nde uygulanacağını ve bayrak ayrımı gözetmeksizin tüm gemi trafiği için geçerli olacağını duyurdu.
Açıklamada, "Abluka bölgesine izinsiz giren veya çıkan herhangi bir gemi müdahale, yönlendirme ve ele geçirmeye tabidir. Abluka, Hürmüz Boğazı'ndan İran dışındaki destinasyonlara veya bu destinasyonlardan yapılan tarafsız geçişleri engellemeyecektir" denildi.
İNGİLTERE VE FRANSA'DAN HÜRMÜZ ADIMI
Fransa ve İngiltere hükümetlerinin, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş nedeniyle enerji akışının sekteye uğradığı Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün yeniden tesis edilmesi için oluşturulacak "çok taraflı barışçıl misyona" destek verecek ülkelerin katılımıyla konferans düzenleyeceği bildirildi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Orta Doğu'daki çatışmanın diplomasi yoluyla sağlam, kalıcı ve hızlı çözümü için hiçbir çabadan kaçınılmaması gerektiğini belirtti.
Macron, İran'ın nükleer ve balistik füze faaliyetleri, bölgedeki istikrarsızlaştırıcı eylemleri dahil önemli konuların kalıcı çözümlerle ele alınması, Hürmüz Boğazı'nda özgür ve engelsiz seyrüseferin mümkün olan en kısa sürede sağlanması ve Lübnan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne tam saygı duyulması çağrısı yaptı.
Hürmüz Boğazı ile ilgili olarak Macron, "Gelecek günlerde İngiltere ile boğazda seyrüsefer özgürlüğünü yeniden sağlamayı amaçlayan barışçıl çok uluslu bir misyona katkıda bulunmaya hazır ülkeleri bir araya getirecek bir konferans düzenleyeceğiz." ifadesini kullandı.
Macron, "savaşan taraflardan ayrı ve tamamen savunma amaçlı olan bu misyonun sahadaki durum elverdiği andan itibaren harekete geçeceğini" kaydetti.
STARMER TRUMP'LA TERS DÜŞTÜ: ABLUKAYI DESTEKLEMİYORUZ
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülke basınına yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump tarafından ilan edilen ve Hürmüz Boğazı'nı içeren ‘deniz ablukasına’ ülkesinin dahil olmayacağını belirtti.
Ablukayı desteklemediklerini vurgulayan Starmer, “İngiltere bu savaşa sürüklenmeyecek. Bana göre boğazın tamamen trafiğe açılması hayati önem taşıyor ve son birkaç haftadır tüm çabalarımızı buna yoğunlaştırdık, bunu yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
İRAN: BÖLGEDEKİ HİÇBİR LİMAN GÜVENDE OLMAZ
İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nı ablukaya alma girişimine ilişkin, "Belki diğer kartlarımızı ortaya koyarız" dedi.
Azizi, X sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı ablukaya alacaklarına yönelik ifadelerinin "gerçeklikten uzak ve bir blöf" olduğunu savundu.
İran'dan gelen başka bir açıklamada ise, ABD'nin "deniz ablukası" tehdidinin ardından Basra Körfezi ve Umman Denizi'ndeki limanlarının güvenliğinin tehdit edilmesi halinde "bölgedeki hiçbir limanın güvende olmayacağını" belirtti.
THE GUARDIAN: ÇIKARMA EKİPLERİ DEVREYE GİREBİLİR
İngiliz The Guardian'ın haberine göre abluka esnasında ABD’nin kendisini tehdit eden gemilere füze atmasının pek olası olmadığı ifade edildi.
Söz konusu senaryonun çevresel felaket riski taşıdığı belirtildi.
En olası senaryonun, ABD Donanması’nın gemileri rota değiştirmeye zorlaması ve gerekirse "silahlı çıkarma ekipleriyle" gemilere fiziksel kontrol sağlaması olduğu ifade edildi.
NYT'DEN HÜRMÜZ İÇİN 3 SENARYO
ABD'den New York Times, Hürmüz Boğazı ablukasının nasıl işleyeceğine dair 3 soru başlığında detaylı bir analiz yayımladı.
1 - HÜRMÜZ'DE ABLUKA NASIL UYGULANABİLİR?
ABD Deniz Harp Okulu’ndan deniz hukuku uzmanı James Kraska’ya göre savaş halindeki taraflar “arama ve denetleme” hakkını kullanabilir. Uzman isme göre bu, tarafların tarafsız olmayan sularda özel gemileri bile durdurup inceleyebileceği anlamına geliyor.Buna göre Hürmüz Boğazı’ndan geçmek isteyen gemiler, talep edilmesi halinde denetime tabi tutulacak ve ABD güçleri geçişe izin verip vermemeye karar verecek.Habere göre bu tür bir abluka, İran’ın petrol ihraç etmesini engelleyerek uzun vadede savaşma kapasitesini zayıflatabilir. Ancak İran petrolüne bağımlı ülkeleri, özellikle Çin’i zor durumda bırakabilir.
2 - ABLUKA İRAN İÇİN NE ANLAMA GELİR?
ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukası, İran gemilerinin artık Hürmüz Boğazı’ndan geçememesi anlamına gelir. Buna karşılık limanlarda veya açıkta bekleyen diğer gemiler, bu rota üzerinden yeniden hareket etmeye başlayabilir.Uzman isimler, ablukanın “İran’ın iş modelini çökerttiğini” ifade etti.
3 - DÜNYA İÇİN OLASI SONUÇLARI
ABD basını, ablukanın, İran dışındaki Körfez ülkelerinden gelen petrol taşıyan gemilerin serbest geçişini sağlarsa, fiyatların düşeceğini iddia etti.
İSPANYA'DAN İRAN ADIMI
İspanya'nın ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaş nedeniyle geçici olarak kapattığı Tahran Büyükelçiliğini yeniden açtığı bildirildi.
İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, İran'ın kuzeyinde Hazar Denizi kıyısındaki Astara sınırından ülkeye giren İspanya'nın Tahran Büyükelçisi Antonio Sanchez-Benedito Gaspar, diplomatik ekibiyle birlikte Tahran'a döndüğünü ve İran'daki faaliyetlere devam edeceklerini belirtti.
Ülkesinin, Tahran'daki büyükelçiliğini "barış çabalarına katkı" sağlamak amacıyla yeniden açtığını aktaran İspanyol Büyükelçi, "İspanyol hükümetinin politikaları doğrultusunda, ikili işbirliğini ve kalıcı barışı güçlendirmek amacıyla, bölgenin altyapısını ziyaret etmek ve ekonomik ve yatırım kapasitelerini incelemek gündemde." ifadelerini kullandı.
İspanya'nın İran ile diplomatik ilişkilerin geliştirilmesinin yanı sıra, bölgenin turizm sektörünün potansiyelini de değerlendirdiğini aktaran Antonio Sanchez-Benedito Gaspar, sonraki aşamalarda ortak işbirliği fırsatlarının oluşturulmasını umduğunu dile getirdi.
İspanya, ateşkesin ardından Tahran'daki büyükelçiliğini yeniden açarak, ABD-İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaş sonrasında, İran'da diplomatik varlığını yeniden tesis eden ilk Batılı ülke oldu.
TRUMP'TAN HÜRMÜZ'Ü PASİFİZE ETME PLANI: "BAŞKA ÜLKELER DE DESTEKLİYOR"
ABD Başkanı Donald Trump, İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik başlatacaklarını duyurdukları deniz ablukasına ilişkin, "Diğer ülkeler, İran'ın petrol satmamasını sağlamak için çalışıyorlar ve bu çok etkili olacak." dedi.
Trump, ABD'nin Maryland eyaletinde bulunan Joint Base Andrews Havalimanı'nda basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Hürmüz Boğazı konusunda ve ABD için "çok iyi" gelişmeler olduğunu dile getiren Trump, İran tarafıyla sağlanan geçici ateşkesin de "sağlam durduğunu" savundu.
Trump, Türkiye saatiyle 17.00'de İran limanlarında başlatacaklarını bildirdikleri ablukaya değinerek, "Diğer ülkeler, İran'ın petrol satmamasını sağlamak için çalışıyorlar ve bu çok etkili olacak." diye konuştu.
Birçok teknenin petrol almak için ABD'ye doğru geldiğini iddia eden Trump, ülkesinin Rusya ve Suudi Arabistan'ın toplamından daha fazla petrole sahip olduğunu ve bu nedenle diğer ülkelerin Hürmüz Boğazı'nı kullanmasına gerek olmadığını öne sürdü.
"BENCE İRAN ÇOK KÖTÜ DURUMDA"
İran'ın 11 Nisan'daki müzakerelerde "nükleer silah" konusunda istekli olmayı sürdürdüğünü aktaran Trump, "Bence İran çok kötü durumda. Bence çok çaresizler." ifadesini kullandı.
Trump, İran tarafının müzakerelere dönmesini ne kadar bekleyeceğine ilişkin soruya yanıtında "dönüp dönmemelerinin umurunda olmadığını" söyledi.
Öte yandan, Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo hakkında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımların nedeni sorulan Trump, "Papa Leo'nun büyük bir hayranı değilim. Çok liberal biri ve suçun önüne geçilmesi gerektiğine inanmayan bir adam." yanıtını verdi.
Washington ve Tahran yönetimleri 11 Nisan'da Pakistan aracılığıyla İslamabad'da müzakereler yürütmüştü.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Türkiye saatiyle 17.00'de İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını açıklamıştı.
İRAN "HÜRMÜZ SONSUZA KADAR BİZİM" DEDİ CENTCOM SAAT VERDİ
İran Savunma Bakanlığı Sözcüsü Rıza Telayi Nik, Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün sonsuza kadar İran'ın ve bölgenin elinde kalacağını söyledi.
ABLUKA SAAT 17.00'DE BAŞLAYACAK
CENTCOM, 13 Nisan saat 17.00'de (TSİ) İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını duyurdu.
'BENZİN FİYATLARININ TADINI ÇIKARIN'
ABD’nin İran limanlarına giriş ve çıkışları kapsayan deniz trafiğine yönelik abluka kararına İran cephesinden tepki geldi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD’nin kararının benzin fiyatlarında daha fazla artışa yol açacağına dikkat çekerek, "Şu an pompaya yansıyan benzin fiyatlarının tadını çıkarın. Sözde 'abluka' ile birlikte, yakında 4-5 dolarlık benzini özleyeceksiniz" dedi. Galibaf, farklı benzin istasyonlarındaki fiyatları gösteren bir uygulamada yaptığı "Beyaz Saray’a yakın benzin istasyonu" aramasının ekran görüntüsünü paylaştı.
KALİBAF: SAVAŞIRSANIZ, SAVAŞIRIZ
Pakistan'da ABD ile müzakerelere katılan İran heyetinin başkanı Kalibaf, ülkesine dönüşünün ardından basın mensuplarına açıklamada bulundu.
Müzakerelerin, "çok yoğun, ciddi ve zorlu" geçtiğini aktaran Kalibaf, ABD tarafına güvenmediklerini baştan söylediklerini, çünkü 2 defa müzakerelerin ortasında kendilerine saldırı yapıldığını belirtti.
Kalibaf, 20 saatten fazla süren görüşmeler gerçekleştirdikleri için İran heyetine teşekkür ederek, ABD tarafından yapılan tehditlerin İran halkı üstünde bir etkisinin olmadığını ve bunu ispatladıklarını ifade etti.
"Eğer ABD kendisi için bir çıkış yolu bulmak istiyorsa, tek bir yol var, o da karar vermek ve İran halkının güvenini kazanmaktır." diyen Kalibaf, ABD'ye şöyle seslendi: Eğer savaşırsanız savaşırız ve eğer mantıkla yaklaşırsanız, biz de mantıkla karşılık veririz. Hiçbir tehdide boyun eğmeyeceğiz. İrademizi bir kez daha sınayacak olurlarsa, onlara daha büyük bir ders vereceğiz.
PEZEŞKİYAN'DAN ABD'YE MÜZAKERE MESAJI
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile İran arasında Pakistan’da yürütülen müzakerelerin sona ermesi ve İran heyetinin ülkeye dönmesinin ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, "ABD hükümeti maksimalist yaklaşımdan vazgeçer ve İran halkının haklarına saygı gösterirse, mutlaka anlaşmaya varmanın yolları bulunacaktır." ifadesini kullandı.
İRAN: ASKERİ GEMİLERİN GEÇİŞİ ATEŞKES İHLALİ SAYILACAK
İran, askeri gemilerin herhangi bir amaçla Hürmüz Boğazı'na yaklaşmasının ateşkes ihlali kabul edileceğini bildirdi. Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'li yetkililerin Hürmüz Boğazı'na ilişkin ifadeleri üzerine yazılı açıklama (59 numaralı bildiri) yaptı. Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın İran’ın kontrolü altında bulunduğu ve "belirli düzenlemelere uygun olarak sivil gemilerin zararsız geçişine açık olduğu" belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:"Herhangi bir gerekçe veya bahane ile Hürmüz Boğazı'na yaklaşmayı amaçlayan herhangi bir askeri gemi, ateşkes ihlali kabul edilecek ve ağır şekilde cezalandırılacaktır."
İRAN'DAN TRUMP'A "ABLUKA" RESTİ:
İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hürmüz Boğazı'na ilişkin "Yapılacak herhangi bir yanlış hamle düşmanı Hürmüz Boğazı'nda ölümcül bir girdaba hapsedecek." açıklamasında bulundu.
Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, sosyal medya platformundan, Hürmüz Boğazı'na ilişkin görüntüler paylaştı.
Paylaşılan görüntülerde bir insansız hava aracının (İHA) Hürmüz Boğazı üzerinde gözlem yaptığı görüldü. Görüntülerle birlikte yayımlanan açıklamada ise "Tüm trafik, silahlı kuvvetlerin kontrolü altında. Yapılacak her hangi bir yanlış hamle, düşmanı Hürmüz Boğazı'nda ölümcül bir girdaba hapsedecek." ifadeleri kullanıldı.
TRUMP: HÜRMÜZ'E GİREN ABLUKAYA ALINACAK | NATO BOMBASI
ABD Başkanı Trump, Truth Social'den İran'a yönelik çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Trump'ın açıklamaları şu şekilde:
Gördüğünüz gibi, görüşme iyi geçti, çoğu konuda anlaşmaya varıldı; ancak asıl önemli olan tek konu, yani nükleer meselede uzlaşma sağlanamadı. Bu nedenle derhal yürürlüğe girmek üzere, dünyanın en iyisi olan Amerika Birleşik Devletleri Donanması, Hürmüz Boğazı’na giren ya da çıkan tüm gemileri ablukaya alma sürecini başlatacaktır.
Bize ya da barışçıl gemilere ateş açan herhangi bir İran unsuru 'cehenneme gönderilecek'.Abluka yakında başlayacak. Bu ablukaya başka ülkeler de katılacak. İran’ın bu yasa dışı şantajdan kazanç sağlamasına izin verilmeyecek.
'İRAN NÜKLEER HEDEFLERİNDEN VAZGEÇMİYOR'
İran ile yapılan görüşmeler sabah erken saatlerde başladı ve gece boyunca, yaklaşık 20 saat sürdü. Pek çok ayrıntıya girip elde edilen kazanımları anlatabilirim, ancak tek bir konu var ki her şeyden önemli: İran nükleer hedeflerinden vazgeçmeye yanaşmıyor!
"NATO İLE HÜRMÜZ'Ü TEMİZLEYECEĞİZ"
Ayrıca Trump, Fox News'e yaptığı açıklamada "NATO ile Hürmüz'ü temizleyeceğiz" dedi.
Öte yandan Trump, Körfez ülkelerinin abluka konusunda ABD'ye yardımcı olacağını belirterek, "Tam bir abluka devreye sokuyoruz. İran'ın, sevdiği insanlara petrol satarak para kazanmasına ve sevmedikleri kişilere satmamasına ya da her neyse buna izin vermeyeceğiz. Ya hep ya hiç olacak. İstesem İran'ı bir günde yok ederim" diye konuştu.