Bakan Fidan'dan Antalya'da kritik temaslar: İsrail yayılmacılığı küresel tehdit
Antalya Diplomasi Forumu (ADF 2026), Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde kapılarını açtı. 150 ülkeden liderlerin ve dışişleri bakanlarının katıldığı zirvede; İran-İsrail gerilimi, Gazze’deki insani kriz ve Rusya-Ukrayna savaşı masaya yatırılıyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan liderlerle kritik temaslarda bulundu. Bakan Fidan açılış konuşmasında ise İsrail yayılmacılığının yalnızca bölgemiz için değil küresel bir tehdit olduğunu vurguladı.
ADF2026, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın himayesinde ve Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'nın ev sahipliğinde, 17-19 Nisan tarihlerinde Serik ilçesine bağlı Belek turizm bölgesindeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenleniyor.
Takvim.com.tr yaşanan gelişmeleri anbean aktarıyor...
CANLI ANLATIM
ANTALYA'DA GAZZE MASASI
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Belek Turizm Merkezi'ndeki NEST Kongre ve Fuar Merkezi’nde devam eden 'Antalya Diplomasi Forumu' kapsamında düzenlenen Gazze konulu toplantıya ev sahipliği yaptı.

BİR GÖRÜŞME DE LAVROV İLE
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya'da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile bir araya geldi.
Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşıma göre Fidan, 5. Antalya Diplomasi Forumu çerçevesinde Lavrov ile görüştü.
BAKAN FİDAN DEVLET BAŞKANLARINI KARŞILADI
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Beşinci Antalya Diplomasi Forumu'nun ikinci gününde, Forum'a katılan devlet ve hükümet başkanlarını karşıladı.
ANTALYA'DA TEMASLAR DEVAM EDİYOR
Dışişleri Bakan Fidan, İngiltere Dışişleri Bakanı Cooper ile görüştü.
ANTALYA'DA BALKAN BARIŞ PLATFORMU
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu (ADF) marjında, Balkan Barış Platformu toplantısına ev sahipliği yapacak.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Fidan, ADF marjında bugün Antalya'da Balkan Barış Platformu toplantısına ev sahipliği yapacak.
Toplantıda, Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Kosova, Kuzey Makedonya ve Sırbistan temsil edilecek.
Balkan Barış Platformu'nun Antalya’daki toplantısında; bağlantısallık, üyelik süreçleri dahil olmak üzere Avrupa Birliği (AB) konularında eş güdümün güçlendirilmesi, doğal afetlerle mücadelede işbirliğinin geliştirilmesi, gençlik ve teknoloji konularında ortak projelerin yürütülmesi başlıklarında geçmiş toplantılarda alınan kararların takibinin sağlanması, Balkanlar’daki gelişmelerle ilgili istişarelerde bulunulması bekleniyor.
Toplantıda, bölgesel işbirliğinin daha da derinleştirilmesi ve çeşitlendirilmesine yönelik ilave işbirliği imkanlarının değerlendirilmesi, Rusya-Ukrayna Savaşı'ndaki son durumun ve bölgesel yansımaların ele alınması ve Türkiye’nin savaşın sonlandırılmasına yönelik süreçlere sağladığı katkılar dahil olmak üzere Orta Doğu’daki gelişmelerle ilgili görüş alışverişinde bulunulması öngörülüyor.
Türkiye’nin öncülüğünde tesis edilen Balkan Barış Platformu’nun ilk toplantısı 26 Temmuz 2025'te, ikinci toplantısı 23 Ocak'ta İstanbul’da gerçekleştirilmişti.
Balkan Barış Platformu, Türkiye’nin bölgedeki çok taraflı angajmanını tamamlayıcı nitelikte olup, bölgesel sahiplenme temelinde doğrudan ve sonuç odaklı diyaloğu teşvik etmek amacıyla hayata geçirildi.
TÜRKİYE’NİN BALKANLAR’DA ÇOK TARAFLI İŞBİRLİĞİ
Türkiye, 13 Balkan ülkesini bir araya getiren tek platform olan Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci’ne (GDAÜ) aktif şekilde katkı sunuyor.
Türkiye’nin öncülüğünde kurulan Türkiye-Bosna-Hersek-Hırvatistan ve Türkiye-Bosna-Hersek-Sırbistan üçlü danışma mekanizmaları, Türkiye’nin Balkanlar’da diyalog, uzlaşı ve güven inşasına verdiği öneme işaret ediyor.
Türkiye, NATO Kosova Gücü (KFOR) ve Bosna-Hersek’teki EUFOR Althea Harekatı gibi askeri mevcudiyetlere katılarak, bölgesel güvenlik ve istikrara katkı sağlamaya devam ediyor.
Türkiye, KFOR Komutanlığı görevini bir yıllığına Ekim 2025’te İtalya’dan devralmıştı.
ERDOĞAN RESMİ AKŞAM YEMEĞİNE KATILDI
Başkan Erdoğan'ın konakladığı oteldeki yemeğe, konuk ülke devlet ve hükümet başkanları ile eşleri, dışişleri bakanları ve davetliler katıldı.
“BARIŞIN ANAHTARI TÜRKİYE”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye’nin Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde küresel ölçekte yapıcı ve dengeleyici bir aktör olarak öne çıktığını belirtti.
Duran, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ülkemiz, Barışın Anahtarı Türkiye anlayışıyla yalnızca bölgesinde değil, dünyada da yapıcı ve dengeleyici bir aktör olarak öne çıkmaktadır." ifadesini kullandı.
Paylaşımında Türkiye’nin krizlere yaklaşımına da değinen Duran, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ülkemiz, Barışın Anahtarı Türkiye anlayışıyla yalnızca bölgesinde değil, dünyada da yapıcı ve dengeleyici bir aktör olarak öne çıkmaktadır. Güçlü liderlik ve etkin diplomasiyle Türkiye, bölgesel krizlerde çatışmanın değil çözümün, kutuplaşmanın değil istikrarın adresi olmayı sürdürmektedir. Küresel ölçekte yaşanan savaş ve krizlerde sergilenen insani duruş, ülkemizi mazlumların yanında konumlandıran merhamet diplomasisinin en güçlü yansımasıdır." değerlendirmesinde bulundu.
Duran’ın paylaşımında ayrıca, Başkan Erdoğan’ın daha önce dünya barışına ilişkin yaptığı açıklamalar ile liderlerle gerçekleştirdiği ikili görüşmelere yer verilen bir video da yer aldı.
TÜRKİYE KÜRESEL BARIŞTA KARARLI
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye'nin krizlerin çözümünde yapıcı rol üstlenen, adalet ve dengeyi gözeten diyalog ve işbirliği temelinde küresel barışa katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.
Duran, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 5. Antalya Diplomasi Forumu'nun açılışında yaptığı kapsamlı konuşmada, küresel barış, bölgesel istikrar ve uluslararası işbirliği adına güçlü ve çok boyutlu mesajlar verdiğini belirtti.
Paylaşımında Başkan Erdoğan'ın konuşmalarından bölümlere de yer veren Duran, şunları kaydetti:
"Türkiye, krizlerin çözümünde yapıcı rol üstlenen, adalet ve dengeyi gözeten diyalog ve işbirliği temelinde küresel barışa katkı sunmaya kararlılıkla devam edecektir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın himayelerinde ve Dışişleri Bakanlığımızın ev sahipliğinde düzenlenen bu önemli organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, Antalya Diplomasi Forumu'nun küresel barış, istikrar ve işbirliğine katkı sunmaya devam etmesini temenni ediyorum."
"İSRAİL YAYILMACILIĞI KÜRESEL GÜVENLİK TEHDİDİ"
Bakan Fidan, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026'nın resmi açılışında katılımcılara hitap etti.
ADF'nin 5 yıl önce ilk başlatıldığında bölgesel sorunlara stratejik perspektifle çözüm üretecek bir küresel dönüşüme özgün katkı sunan, yenilikçi ve zamanın ruhunu okuyan bir forum olmasını hedeflediklerini kaydeden Fidan, "Bugün çok şükür Sayın Cumhurbaşkanım, sizin öncülüğünüzde beş yıl sonra görüyoruz ki büyük bir memnuniyetle forumumuz farklı kıtalardan ve siyasi geleneklerden aktörlerin buluştuğu küresel bir markaya dönüştü." değerlendirmesinde bulundu.
Fidan, forumu benzerlerinden ayıran özelliklerinden birinin sahip olduğu bu eşsiz buluşturma gücü olduğunu belirterek, "Bu yönüyle bugün diplomasinin nabzı Antalya'da atmakta." görüşünü paylaştı.
Forumun bu yılki temasını "yarını tasarlarken belirsizliklerle baş etmek" olarak tanımladıklarını aktaran Fidan, "Belirsizliklerin yoğunlaştığı bu dönemde asıl soru geleceği hangi akılla, hangi iradeyle ve ne tür bir vizyonla şekillendireceğimizdir. Tam da bu amaçla küresel ve bölgesel meseleler Antalya'da tüm yönleriyle masaya yatırılacak, çözümler ortak akıl ve hikmetle burada inşallah şekillenecektir." diye konuştu.
Bakan Fidan, her gün birbirini tetikleyen eş zamanlı ve çok boyutlu krizlerle karşı karşıya olduklarına değinen, "belirsizlik ve krizlerin uluslararası sistemin geçici bir arızası olmaktan çıkıp bizzat çağın baskın bir karakteri" haline geldiğini dile getirdi.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen yıl aynı kürsüden uluslararası sisteme yönelik en büyük tehdidin kuralsızlık, belirsizlik ve başına buyrukluğun hakim olduğu karanlık bir gelecek olduğunu ve aklı selime, adalete ve etkin diplomasiye her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu söylediğini hatırlatan Fidan, "Bölgemizin içinde bulunduğu bu son buhran maalesef bu tespitlerinizin ne derece haklı ve isabetli olduğunu acı bir şekilde teyit etmiştir." dedi.
"ATEŞKESİN SAHADA TAM OLARAK UYGULANMASI SAMİMİ TEMENNİMİZDİR"
Fidan, geçen yıl forumun gündemine "devam eden Gazze soykırımı ve küresel etkilerinin" oturduğunu, bu yıl ise forumun gündemine küresel etkilere neden olan İran'daki savaşın eklendiğini söyledi.
Bakan Fidan, "Uluslararası sistemdeki ağır tahribat ve sürekli artan tırmanma bölgemizi yakın tarihinin en ciddi sınamalarından biriyle karşı karşıya bırakmıştır. Bu süreçte insanlık savaşın kazananının olmayacağını ağır bedellerle bir kez daha tecrübe etmiştir. Şüphesiz bu savaştan başta bölge ülkeleri olmak üzere herkesin çıkaracağı tarihi dersler bulunmaktadır." ifadelerine yer verdi.
Böylesi dönemlerde ilk ve acil görevin "ateşi söndürmek" olduğunu vurgulayan Fidan, "Sağlanan ateşkesin sahada tam olarak uygulanması ve sürecin kalıcı bir barışa tahvil edilmesi samimi temennimizdir." yorumunu yaptı.
"DİPLOMASİ, YANGINI DAHA FAZLA YAYILMADAN DURDURMA İRADESİDİR"
ABD ve İran arasındaki 2 haftalık ateşkes için başta Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif olmak üzere bütün emeği geçenlere teşekkür eden Fidan, şöyle devam etti:
"Fakat sağlanan bu sükunet ortamı sorunun asıl kaynağını gözden kaçırmamalıdır. Özellikle son üç yılda Gazze'deki soykırımla başlayan, ardından Lübnan ve Suriye'ye sıçrayan İsrail yayılmacılığı küresel güvenliği doğrudan tehdit eder hale gelmiştir. Eğer bölgemizde ve ötesinde kalıcı bir barış arzu ediliyorsa, tüm dünyada istikrarsızlık ihraç eden bu yayılmacılığa acilen uluslararası toplumun dur demesi gerekmektedir."
Fidan, uluslararası toplumun savaşın durdurulması için nadir görülen bir anlayış birliği sergilediğini vurgulayarak, "Böylesine kıymetli bir zeminin diyalog ve diplomasi lehine değerlendirmesi için elimizden gelen gayreti göstermeliyiz. Esasen Antalya Diplomasi Forumu'nun özünde de bu yaklaşım bulunmaktadır, diplomasiyi yeniden işler hale getirmek." diye konuştu.
Bakan Fidan, "Bizim anlayışımıza göre diplomasi, yangını daha fazla yayılmadan durdurma iradesidir. Kopmuş bağları sabırla onarma kabiliyetidir. Düşmanlıkları kader olmaktan çıkarma cesaretidir. Ortak geleceğe dair asgari zemini korumak ve büyütme sanatıdır. Yani diplomasi yarını tasarlamaktır." değerlendirmelerini yaptı.
"Yarını tasarlamak" vizyonunun iki ana konuya bağlı olduğunu belirten Fidan, "Birinci ayak küresel düzeyde kurumsal reformdur. Uluslararası yönetişim sisteminin acilen daha kapsayıcı, şeffaf ve hesap verebilir hale getirilmesi şarttır. Temsil kabiliyeti zayıf ve meşruiyeti aşınmış yapılarla krizleri yönetmenin mümkün olmadığı artık daha da açık hale gelmiştir." dedi.
Fidan, Başkan Erdoğan'ın adalet eksenli vizyonuyla uluslararası karar alma mekanizmalarındaki tıkanmayı ve temsildeki adaletsizliği yıllar evvel teşhis ettiğini hatırlatarak, Başkan Erdoğan'a ithafen, "Küresel vicdanı yaralayan çifte standartlara defaatle ama defaatle dikkat çektiniz. Daha adil bir dünya çağrınızla uluslararası sistemin izlemesi gereken istikameti tekrar tekrar ortaya koydunuz. Bugün görüyoruz ki birçok ülke krizler nihayet kendi kapılarına dayandığında sizin işaret ettiğiniz noktaya geliyorlar." ifadelerini kullandı.
İnsanlığın ödediği ağır bedellerin ardından bir hakikati yeniden hatırladığını söyleyen Fidan, şunları söyledi:
"Adil olmayan bir uluslararası sistem krizleri çözemez, onları sadece erteler, derinleştirir ve daha da yıkıcı hale getirir. Uluslararası toplumun önünde artık ertelenemez bir vicdani muhasebe bulunmaktadır. Küresel düzeyde atmamız gereken ortak adımlar, almamız gereken tutumlar var. Barış süreçleri düzen bozucu aktörlerin insafına bırakılmamalıdır."
Fidan, barış süreçlerinin uluslararası toplum tarafından güçlü bir irade ile sahiplenilmesi ve süreçlerin sabote edilmesine müsaade edilmemesi gerektiğine işaret ederek, "Küresel ekonomik refah paylaşımının adil hale getirilmesi elzemdir. Aynı şekilde yapay zeka kısıtlı sayıda aktörün elinde yeni eşitsizlikler üreten yeni bir tahakküm aracına dönüşmemelidir. İnsanlık bu teknolojik imkandan birlikte faydalanmalı, hiç kimse hiçbir coğrafya geride asla bırakılmamalıdır."
"COĞRAFYAMIZ EŞ ZAMANLI KRİZLERİN BASKISI ALTINDADIR"
Fidan, geleceğe yönelik sınamalarla da eş zamanlı mücadele etmek zorunda olduklarını, iklim değişikliği ve kuraklığın, insan hayatının her noktasına dokunan varoluşsal bir sorun halini aldığını vurguladı.
"Eğer insanlık bugün paylaşımın, sorumluluğun ve faydanın müşterek zeminini kuramazsa, on yıl sonra ihtilaflar bugünkünden çok daha kontrol edilemez ve çok daha yıkıcı olacaktır." diyen Fidan, küresel düzeydeki reform ihtiyacı kadar hayati olan ikinci ayağın bölgede barış ve refahın kalıcı biçimde mümkün kılacak stratejik adımlar olduğunu söyledi.
Fidan, şöyle devam etti:
"Antalya'yı merkeze alan geniş bir jeopolitik okuma yaptığımızda karşımıza birbiriyle bağlantılı çok katmanlı kriz dinamikleri çıkmakta. Coğrafyamız eş zamanlı krizlerin maalesef baskısı altındadır. Kuzeyimizde 5. yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı, Avrupa güvenlik mimarisini ve küresel jeopolitik dengeleri derinden sarsan yapısal bir sınamaya dönüşmüştür. Güneydoğumuzda ise İsrail'in pervasız saldırganlığı Gazze sınırlarını çoktan aşmıştır. Suriye'ye, Lübnan'a ve son olarak İran'a uzanan bu tırmanma hattı bölgemizi geniş bir çatışma girdabına sürüklemiştir. Daha güneyde, Afrika Boynuzu'nda hassasiyetle takip ettiğimiz gelişmeler bir diğer endişe kaynağı olmuştur. Sudan'da devam eden iç çatışmaların yol açtığı yıkım ile bölge ülkeler arasındaki ihtilaflar muazzam bir kalkınma potansiyeli taşıyan bu stratejik coğrafyayı güvenlik tehditleriyle baş başa bırakmıştır."
Bu kriz haritasının neredeyse tamamında sahadaki tüm taraflarla aynı anda ve güven temelinde konuşabilen, ara buluculuk rolü üstlenebilen ender ülkelerden birinin Türkiye olduğuna işaret eden Fidan, burada meselenin teknik anlamda ara buluculuk rolü üstlenmenin çok ötesinde olduğunu ve bölgenin karşı karşıya olduğu sınamaları yüreklerinde hissettiklerini aktardı.
Fidan, her krizin yükünü, acısını ve doğuracağı sonuçları derinden kavradıklarını, bu anlayışla bugüne kadar bölgenin selameti için daima ellerini taşın altına koyduklarını ve koymaya da devam edeceklerini kaydetti.
Başkan Erdoğan'ın güçlü liderliği ve çizdiği dış politika vizyonunun istikametlerini belirlemeye devam edeceğinin altını çizen Fidan, bölgenin artık savaşlara, işgallere, teröre ve iç savaşlara tahammülü kalmadığını söyledi.
Fidan, bölge ülkeleri olarak bölgesel barış ve istikrarı güçlü bir bölgesel sahiplenme vizyonuyla hayata geçirmek zorunda olduklarını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu.
"Bu vizyonu ortak çıkar alanlarında daimi ve sonuç odaklı bir diyalogla bölge ülkelerinin bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygıyla etnik, kültürel ve mezhepsel çeşitliliğin birleştirici bir unsur olarak görülmesiyle bölgesel aktörlerin savunma kapasitelerini birbirlerine karşı değil birbirlerinin güvenliği için bir araya getirmesiyle, bölgemizde devlet dışı aktörlerin kullanılması arayışlarından bütünüyle vazgeçilmesinden, neredeyse bölgemizdeki tüm sorunların temel kaynağı olan Filistin meselesinde iki devletli çözüm yönündeki meşru beklentiyi ve hemen hayata geçirebiliriz. Bu bölgesel mimari uzun vadeli barış ve refahın sürdürülebilmesi için gerekli kurumsal kapasiteyi de temin edecektir."
Kalıcı barış ve istikrarın krizlerin en derinleştiği anlarda atılan cesur adımlarla ortaya çıktığına dikkati çeken Fidan, bu minvalde ortak akla dayanan çözümleri bugünden kurguladıklarını ve hayata geçirmek için adımlar attıklarını 5. ADF'nin bu arayışın en anlamlı zeminlerinden birini teşkil ettiğini sözlerine ekledi.
ŞARA: HERHANGİ BİR ÇATIŞMADA TARAF OLMAMAYA ÇALIŞIYORUZ
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara bölgede "çatışmanın çıkmaması ve alevlenmemesi" için çaba sarf ettiklerini belirterek, "Hedef, diplomasinin hakim olduğu ve çatışmaların olmadığı bölge olmak. Suriye'nin herhangi bir çatışmada taraf olmamasına çabalıyoruz." dedi.
Şara, Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında moderatörlüğünü TRT World kıdemli sunucusu Alican Ayanlar'ın yaptığı programda konuştu.
Bölgenin son yüzyıldan beri "daha önce tarihte olmadığı kadar" zor bir dönemden geçtiğini ve birçok problemler yaşadığını kaydeden Şara, bölge halkları adına bu zorluklara karşı rol almaya çabaladığını bildirdi.

Şara, Suriye'nin "çok müstesna bir coğrafi konumda" bulunduğunu kaydederek, ülkesinin "çoğu zaman bir dünya gücü tarafında kendisinden yana olmaya zorlandığını" belirterek, "Bu seçeneğe artık mahkum değiliz." dedi.
Ülkesinin hem Rusya hem ABD hem de Çin ile dengeli bir ilişki kurmaya çabaladığını anlatan Şara, "Çatışmaların posta kutusu olmaktansa, stratejik güvenliğinin sağlanmasını hedefliyoruz." diye konuştu.
"SURİYE, İRAN'A SAVAŞTA TARAF OLMADI"
"Suriye'nin 14 yıldır İran saldırısına maruz kaldığını ve İran'ın eski rejime destek olduğunun farkında olduklarını" ifade eden Şara, "Suriye, bütün bir olumsuz geçmişe rağmen bugünkü çatışma ve İran'a karşı yapılan savaşta taraf olmadı." değerlendirmesinde bulundu.
Şara, bölgede "çatışmanın çıkmaması ve alevlenmemesi" için çaba sarf ettiklerini kaydederek, "Hedef, diplomasinin hakim olduğu ve çatışmaların olmadığı bölge olmak. Suriye'nin herhangi bir çatışmada taraf olmamasına çabalıyoruz." dedi.
ABD'nin önderliğinde Lübnan'da sağlanan ateşkese destek verdiklerini kaydeden Şara, "(Suriye) Ülke, Lübnan'da yaşananlardan da etkileniyor." ifadesini kullandı.
"GOLAN TEPELERİ'NDEKİ İŞGALİN ULUSLARARASI HUKUKTA YERİ YOK"
İsrail'in Golan Tepeleri'nde sürdürdüğü işgale dikkati çeken Şara, İsrail'in orada "hak iddia etmesinin yersiz" olduğunu belirterek, "(Golan Tepeleri) Bir devletin hakkı değil, bir halkın hakkıdır." dedi.
ABD'nin İsrail'in Golan Tepeleri işgalini tanıdığını anımsatan Şara, bunun uluslararası hukukta bir yeri olmadığını bildirdi.
Suriye ve İsrail arasındaki ateşkes anlaşmasını, Aralık 2024'te Beşşar Esed rejiminin devrilmesi sonrası İsrail'in ihlal ettiğini kaydeden Şara, "İsrail bunu ihlal etti. Yeni kuralların ve şartların belirlenmesini için çabalıyoruz. Başarırsak eğer Golan Tepelerini adına uzun vadeli müzakere süreci başlatacağız." değerlendirmesinde bulundu.
YPG/SDG'NİN ENTEGRASYONU
Ülkedeki "yeniden entegrasyon" sürecinin ilerleyişine değinen Şara, ülkede "her attıkları adımda önemli gelişmeler yaşadıklarını" belirtti.
Şara, "Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile anlaşma birçok adımı içerisinde barındırıyor. Mart 2025 anlaşmasına sadık kalınmadı, aralıkta son buldu, aralıkta genel bir anlaşma imzalandı." ifadelerini kullandı.
Entegrasyon sürecinin aşamalara dönüşmüş şekilde gerçekleşmeye devam ettiğini belirten Şara, "Taraflar Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve istikrarını temellendirmek istiyor. İyi ilerlediğimizi ifade etmek isterim." dedi.
SURİYE'DE YATIRIMA DAYALI VİZYON
Ülkede anayasa deklarasyonu, siyasi boşluğun doldurulması, meclisin kurulması, ekonomik kurumsallaşma süreçlerinin adım adım yönetildiğini kaydeden Şara, "Burada ilk adım (ABD menşeli) yaptırımların kaldırılmasıydı ve başarıldı. Nüfus sayımı önemli çünkü ülke içi ve dışına göç hareketleri yaşandı. Toprak bütünlüğü sağlamlaştırılmalı." ifadelerini kullandı.
Şara, ülkenin yeniden inşa politikasında "yatırımlara dayalı vizyon" izlediklerini kaydederek, ülkede yatırım atmosferinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Suriye'ye yardımlar konusu
Suriye'ye yönelik yapılması beklenen yardımlara dikkati çeken Şara, "Vaat aldık ama hiçbiri gerçekleşmiş değil. Suriye yardıma ihtiyaç duyan bir ülke ancak politize edilmiş yardım fonu almak ya da sahip olmak istemiyoruz. İlk olarak kendimize yetecek seviyeye ulaşmak istiyoruz." dedi.
Şara, ülkesinin bir dönem "çatışmaların posta kutusu haline geldiğini" ifade ederek, Suriye'nin son dönemde çatışmalardan uzak olmasının yatırım fırsatlarını artırdığını ve ülkenin "hayal edilemeyecek ivme kazandığını" belirtti.
ANTALYA DİPLOMASİ FORUMU BAŞLADI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayelerinde ve Dışişleri Bakanlığının ev sahipliğinde düzenlenen "Antalya Diplomasi Forumu" başladı.
Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu forum, "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek" ana temasıyla Belek Turizm Merkezi'ndeki NEST Kongre ve Fuar Merkezinde gerçekleştiriliyor.
İlki 2021'de düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu, bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor.
Forumda, 150'den fazla ülkeden 20'yi aşkın devlet ve hükümet başkanı, yaklaşık 15 devlet ve hükümet başkan yardımcısı, 40'tan fazlası dışişleri bakanı olmak üzere 50'nin üzerinde bakan, 75'i uluslararası kuruluş temsilcisi olmak üzere 460'ı aşkın üst düzey zevatın yanı sıra aralarında akademisyen ve öğrencilerin de bulunduğu çok sayıda konuk yer alıyor.

Devlet başkanı düzeyindeki katılımcıların yaklaşık yarısı Afrika ve Avrupa'dan, dışişleri bakanı düzeyindeki katılımcıların yüzde 40'ını ise Afrika, yüzde 35'ini Avrupa ve yüzde 22'si Asya'dan oluşuyor.
Öte yandan, forum nedeniyle merkezin çevresinde alınan geniş güvenlik önlemleri dikkati çekti.
Forum, ikili görüşmeler, oturumlar ve basın toplantıları ile devam ediyor.
TÜRKİYE-MISIR-PAKİSTAN-SUUDİ ARABİSTAN TOPLANTISI
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu (ADF) marjında düzenlenecek Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın üçüncüsüne ev sahipliği yapacak.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın üçüncüsü, ADF marjında, Bakan Fidan'ın ev sahipliğinde bugün Antalya'da düzenlenecek.
Toplantıda, bölgesel sahiplenme anlayışı çerçevesinde, ABD/İsrail-İran savaşı başta olmak üzere, bölgesel sorunlara bölgesel çözümler üretme hususunda değerlendirmelerde bulunulması öngörülüyor.
Bakan Fidan, 18 Mart’ta Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen ve Türkiye’nin yanı sıra, Azerbaycan, Katar, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Pakistan, Suudi Arabistan, Suriye ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlarının katılımıyla bölgedeki son gelişmelerin ele alındığı toplantıya katılmıştı.
Fidan, söz konusu toplantı marjında Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlarıyla dörtlü formatta ayrı bir toplantı gerçekleştirmişti.
Bu toplantının devamı mahiyetinde Bakan Fidan, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlarıyla yine aynı formatta 29 Mart'ta İslamabad’da ikinci kez bir araya gelmişti.
Son olarak, dörtlü formatta bakan yardımcısı düzeyinde 14 Nisan'da İslamabad’da bir toplantı daha düzenlenmişti.
Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın üçüncüsü, ADF marjında bugün Antalya'da düzenlenecek.
ŞARA, ALİYEV VE BARZANİ GÖRÜŞMESİ
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani ile Antalya'da bir araya geldi.
Suriye Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Şara, Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında Aliyev ve Barzani ile görüştü.
Görüşmede Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani de hazır bulundu.
BAKAN GÜLER KOSOVA BAŞBAKAN YARDIMCISI İLE BİR ARAYA GELDİ
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın himayelerinde ve Dışişleri Bakanlığımızın ev sahipliğinde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’na katılıyor.
Bakan Yaşar Güler, Forum için Antalya’ya gelen Kosova Başbakan Yardımcısı Fikrim Damka ile bir görüşme gerçekleştirdi.
BAKAN FİDAN ŞARA İLE GÖRÜŞTÜ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya'da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir araya geldi.

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre Fidan, Suriye Cumhurbaşkanı Şara tarafından Antalya'da kabul edildi.
ANTALYA'DA TEMASLAR BAŞLADI
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu kapsamında Antalya'ya gelen Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile bir araya geldi.
Diplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre, Fidan ile Şerif Antalya'da görüştü.
EN ÖNEMLİ GÜNDEM MADDESİ SAVAŞLAR
150 civarında ülkeden devlet görevlileri, politikacılar, akademisyenler ve sivil toplum örgütlerinin yöneticilerinin de bulunacağı zirvede, Başkan Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve kabineden birçok bakan, bakan yardımcıları, milletvekilleri ve üst düzey bürokratlar yer alacak.
En önemli gündem maddesi olarak İran Savaşı ve savaşın küresel ve bölgesel etkilerinin konuşulacağı zirvede, İsrail'in işgal politikası ile Gazze ve Lübnan'a saldırıları, Rusya-Ukrayna savaşı, NATO'nun geleceği, Avrupa güvenlik mimarisi, Pakistan-Afganistan sınır hattındaki gerilimler ele alınacak.
AFRİKA KÜLTÜR EVİ VE COP31 STANDI
Bu yılki forumda Afrika ülkelerinin geleneksel ve kültürel ürünlerinin sergilendiği Afrika Kültür Evi standı yine açık olacak. Ayrıca bu yıl kasım ayında Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nı (COP31) tanıtan bir stant da hazırlandı. Forum koridorunda yine dijital sergi tünele yer verilecek.
AÇILIŞI BAŞKAN ERDOĞAN YAPACAK
Forum bugün saat 10.00'da 'Güvenlik-Kalkınma Bağlantısı: Batı Afrika İçin Öncelikler' paneliyle başlayacak. Resmi açılış, Başkan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın konuşacağı saat 14.30'da gerçekleşecek.
DİPLOMASİNİN KALBİ ANTALYA'DA ATACAK
ADF2026'nın düzenleneceği NEST Kongre Merkezi'ndeki açılışın yapılacağı büyük salon ve diğer oturumların yapılacağı salonlar ve ikili görüşme alanlarındaki tüm hazırlıklar tamamlandı. Antalya Diplomasi Forumu'na katılacak liderler arasında yer alan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve eşi Mihriban Aliyeva, akşam saatlerinde Antalya'ya geldi. Cumhurbaşkanı Aliyev ile eşini, havalimanında Antalya Valisi Hulusi Şahin ve eşi Ebru Şahin karşıladı.
FİLİSTİN DERGİSİ SERGİSİ
Geçen yıllarda olduğu gibi Antalya Diplomasi Forumu'ndaki en önemli konulardan biri Gazze'deki katliam oluşturuyor. Bu kapsamda, ADF2026 forumunun yapılacağı merkezde 'Filistin Dergisi Sergisi'nin de açılışı yapılacak. Sergide Gazze'de hayatını kaybetmiş çocukların içlerinde çiçeklerin olduğu okul çantaları, Filistinli çocukların yaptığı resimler ve Gazze'deki yıkımı gösteren fotoğraflar ve çocukların resimlerinin yer aldığı video gösterimi bulunuyor.
'Scholasticide' başlıklı duvarda, savaşın yalnızca fiziki yıkımı değil, bir toplumun hafızasını, bilgisini ve geleceğini hedef alan sistematik tahribatı sayısal verilerle görünür kıldığı vurgulanıyor. 'Skolastisit' kavramının Oxford Üniversitesi'nde görev yapan Filistinli savaş hukuku uzmanı Karma Nabulsi tarafından, özellikle 2009 yılında Gazze'de eğitim kurumlarına ve öğrencilere yönelik saldırıları tanımlamak amacıyla ortaya konulduğu da ifade ediliyor.
Sergide Filistinli öğrencilerin savaş nedeniyle yarım kalan dersleri, 'Umut Yeniden' başlıklı serginin merkezinde konumlandırılırken, zorluklar ve yıkımlar karşısında insanlığın vazgeçmeyen iradesi ve umudunu her şartta bulma gücünü temsil eden gemi maketi de bulunuyor.