ABD/İsrail-İran savaşının 32'nci gününde Hürmüz bilmecesi: Trump saldırıları sonlandırmaya hazır
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırılar sonrası Orta Doğu'da başlayan savaş 32. gününe girdi. İsrail ‘vaat edilmiş topraklar’ hezeyanıyla İran’ın altyapı tesislerine saldırılarını yoğunlaştırdı. Lübnan’da da işgali derinleştiren İsrail’in ortağı ABD ise savaşta asıl hedefinin petrol olduğunu itiraf etti. Trump, “En çok istediğim şey İran’daki petrolü almak” dedi. Öte yandan Trump'ın, Hürmüz Boğazı kapalı kalsa da İran'ı hedef alan saldırıları sonlandırmaya hazır olduğu öne sürüldü. Savaşın Körfez ülkelerine maliyeti ise 50 milyar doları aşıyor.
İsrail ve ABD'nin Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırılar 32. gününe girdi.
Takvim.com.tr gelişmeleri dakika dakika aktarıyor...
CANLI ANLATIM
İRAN: ABD VE İSRAİL SİHA'LARINI DÜŞÜRDÜK
İran, İsfahan eyaleti semalarında dünden bu yana ABD'ye ait 3 MQ-9 ve İsrail'e ait bir Orbiter tipi silahlı insansız hava aracının (SİHA) hava savunma sistemleri tarafından vurularak düşürüldüğünü duyurdu.
Devrim Muhafızları Ordusundan yapılan yazılı açıklamada, ABD'ye ait 2 adet MQ-9 tipi SİHA'nın dün İsfahan semalarında entegre hava savunma ağı tarafından düşürüldüğü belirtildi.
İran ordusu da yaptığı yazılı açıklamayla bugün sabah saatlerinde İsfahan üzerinde bir başka MQ-9 tipi SİHA'nın hava savunma sistemlerince vurularak düşürüldüğünü bildirdi.
Elburz eyaletinde ise dün İsrail'e ait Orbiter tipi SİHA'nın düşürüldüğü açıklandı.
İran Silahlı Kuvvetleri, söz konusu SİHA'ların vurulduğu anın radar görüntülerini yayımladı.
Ordunun açıklamasına göre, bu son müdahale ile İran'ın entegre hava savunma sistemleri tarafından ülke genelinde düşürülen ABD-İsrail'e ait insansız hava araçlarının sayısı 146'ya ulaştı.
KÖRFEZ’DE 50 MİLYAR DOLARI AŞKIN KAYIP
ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması tüm dünyada ekonomik dengeleri sarstı.
SAVAŞIN MALİYETİ ARTIYOR
Savaşın başladığı dönemden bugüne özellikle Körfez ülkelerinin enerji gelirlerinde ciddi kayıp meydana gelirken sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve diğer tüm ürünlerin dahil edilmesiyle söz konusu ülkelerin kayıplarının toplam 50 milyar doları aşabileceği hesaplanıyor.
ABD ile İsrail'in İran'a başlattığı saldırılar ve Tahran yönetiminin misillemeleri sonrası bölgesel bir gerginliğe dönüşen çatışmalar 1 ayı geride bıraktı. Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla Körfez ekonomilerinin temel kaynağı petrol ve doğal gaz ihracatının durma noktasına gelmesiyle savaşın bu ülkelere maliyeti her geçen gün artıyor.
PETROL İHRACATI 12 MİLYON VARİLDEN 7 MİLYONA DÜŞTÜ
AA’nın Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) tarafından hazırlanan Hürmüz Boğazı Kapanma Senaryosu ve Ülke Etkileri Analizi'nden yaptığı derlemeye göre, Hürmüz Boğazı'ndan 27 Şubat-30 Mart döneminde İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn'in petrol ihracatı günlük 12 milyon 323 milyon varilden 7 milyon 833 varile düştü.
TESPAM tarafından hazırlanan senaryoya göre, söz konusu ülkelerin bu dönemdeki petrol gelirlerinin kaybı 15 milyar 275 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
Söz konusu bölgelerde faaliyeti sekteye uğrayan enerji tesisleri ve LNG ihracatında yaşanan sorunların da dahil edilmesiyle bu ülkelerin kayıpları toplamı 50 milyar doları aştı.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrası küresel petrol taşımacılığının yüzde 20'sinin gerçekleştirildiği ve LNG ticaretinin önemli geçitlerinden biri olan Hürmüz Boğazı'nda trafiğin durma noktasına gelmesiyle Körfez ülkelerinin petrol ve LNG ihracatı sekteye uğradı ve bu ülkelerin enerji gelirleri bu süreçte ciddi şekilde azaldı.
SAVAŞIN 4 HAFTALIK BİLANÇOSU
ABD ve İsrail'in İran'a saldırması ve İran'ın misillemeleri, Körfez ülkelerinde enerji üretimi, enerji tesisleri, ticaret yolları, lojistik, finans ve turizm altyapıları başta olmak üzere birçok sektörde ciddi ekonomik yavaşlamaya yol açtı. Savaşın ilk 4 haftalık bilançosu, bölge ekonomilerinde oluşan tahribatı net biçimde ortaya koydu.
Körfez bölgesi, günlük yaklaşık 30 milyon varillik petrol üretimiyle dünya arzının yaklaşık üçte birini temsil ederken aynı zamanda küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'na da ev sahipliği yapıyor.
Küresel LNG ihracatının yaklaşık yüzde 20'sini gerçekleştiren Katar ve BAE'nin doğal gaz sevkiyatları ile Suudi Arabistan, Kuveyt ve Irak gibi ülkelerin petrol ihracatının büyük bölümü bu güzergah üzerinden dünya pazarlarına açılıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, deniz yoluyla yapılan petrol sevkiyatının yaklaşık yüzde 25'i Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Çin, Japonya, Güney Kore ve Hindistan gibi büyük Asya ekonomileri Körfez bölgesinden önemli miktarda petrol ithal ediyor. Buradan yola çıkan ham petrolün yüzde 44'ü Çin ve Hindistan'a ihraç ediliyor.
MODERN TARİHİN EN BÜYÜK ARZ KESİNTİSİ
TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener, AA’ya yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan petrol ihracatındaki gerilemenin modern tarihteki en büyük petrol arz kesintilerinden biri olarak değerlendirildiğini belirterek, "LNG ve petrokimya gelirleri hariç Körfez ülkelerinin petrol gelirlerinin son dört haftalık kaybı 15,2 milyar dolar olarak hesaplanırken LNG ve diğer tüm ürünlerin dahil edilmesiyle bu miktarın 27 Şubat-30 Mart döneminde toplam 50 milyar doları aşabileceği hesaplanıyor." ifadesini kullandı.
Akyener, küresel enerji piyasasında ülkelerin bu durumdan en az etkilenmek üzere önlemler aldığını, savaşın sürmesi halinde daha büyük bir krizin özellikle enerji, taşımacılık ve gıda gibi sektörlerde daha fazla hissedileceğini aktardı.
Özellikle ikinci ve üçüncü hafta yaşanan petrol arz krizinin aşılması için IEA üyesi ülkelerin toplam 400 milyon varillik acil durum petrol stokunu piyasaya sunma konusunda anlaşmaya vardığını anımsatan Akyener, "Bu süreçte petrol fiyatları kısa sürede varil başına 100 doları aşmasının ardından IEA'nın adımı petrol fiyatlarının kontrolsüz yükselmesini engelledi ve rafinerilerin kısa vadeli ham petrol bulmasını sağladı." değerlendirmesinde bulundu.
Akyener, dünyanın en büyük petrol ihracatçısı ve Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütünün (OPEC) lideri konumunda bulunan Suudi Arabistan'ın devlet gelirinin yüzde 60'ının petrolden geldiğini belirterek, BAE, Kuveyt, Umman ve Bahreyn'in piyasaya yaptıkları petrol arzının savaş öncesi döneme kıyasla yarı yarıya azaldığını anlattı.
Savaşın enerji bağlamında kazananlarının ABD, Rusya, LNG üreticileri ve alternatif enerji sektörü olduğuna işaret eden Akyener, şöyle devam etti:
"Krizin en çok kaybedenleri ise Körfez ihracatçıları, Asya petrol ve LNG ithalatçıları, tanker taşımacılığı ve Hürmüz Boğazı'na bağımlı ticareti bulunan ülkeler oldu. Krizin ardından Orta Asya petrolü, Doğu Akdeniz gazı, Afrika kıtasının petrol üretimi ve ABD LNG ihracatı önemli hale geldi. Yani küresel enerji sistemi daha parçalı ve çok merkezli hale geliyor."
KİLİT HÜRMÜZ
Basra Körfezi'ni Hint Okyanusu'na bağlayan dar bir deniz yolu olan Hürmüz Boğazı, enerji ticareti açısından stratejik bir "boğaz noktası" olarak değerlendiriliyor. Körfez ülkelerinden Katar, Kuveyt, Bahreyn yüzde 100'e yakın Hürmüz Boğazı'na bağımlı durumda bulunuyor. Irak, Suudi Arabistan, BAE ve İran ise boru hatlarıyla ihracatlarının bir kısmını boğazı kullanmadan yapabiliyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki kayıplarını boru hatlarıyla telafi etmeye çalışan Suudi Arabistan ülkenin doğusundan batısına uzanan günlük 5 milyon varil taşıma kapasitesine sahip Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı'na, Birleşik Arap Emirlikleri ise ülkenin başkenti Abu Dabi'den Umman Denizi kıyısındaki Füceyre'ye uzanan ve günlük 1,5 milyon varil petrol taşıyan Abu Dabi Ham Petrol Boru Hattı'na yöneliyor. Irak ise Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı'ndan dünyaya açılabiliyor.
TRUMP'A DESTEK AZALIYOR
ABD'de yapılan bir ankette, katılımcıların yüzde 62'si, Başkan Donald Trump'ın performansından memnun olmadığını belirtti.
Massachusetts Amherst Üniversitesi tarafından yapılan anket kapsamında, 20-25 Mart tarihlerinde 1000 yetişkine Trump'ın performansı ve İran politikasına yönelik sorular soruldu.
Ankette, ABD'lilerin yüzde 33'ünün Trump'ın Başkanlık performansını "onayladığı", yüzde 62'sinin ise Trump'ın Başkanlık performansından "memnun olmadığı" ortaya konuldu.
Katılımcıların sadece yüzde 29'unun Trump'ın İran'a yönelik saldırılarına "destek verdiği" kaydedilen ankette, ABD'lilerin yüzde 63'ünün ise Trump'ın İran'la ilgili tutumunu "onaylamadığı" belirlendi.
Ankette, katılımcıların yüzde 24'ü Trump'ın enflasyon konusunda "iyi bir iş çıkardığını" ifade ederken, yüzde 71'i ise Başkan'ın bu alandaki performansını "pek iyi değil" veya "hiç iyi değil" diye nitelendirdi.
Katılımcıların yüzde 33'ünün kendisini "Amerika'yı Yeniden Büyük Yapalım" (MAGA) mottosu ile "kısmen" ya da "güçlü şekilde" ilişkilendirdiği aktarılan ankette, bu oranın Cumhuriyetçiler arasında yüzde 77, Demokratlar arasında ise yüzde 4 olduğu tespit edildi.
TRUMP SALDIRILARI SONLANDIRMAYA HAZIR
ABD Başkanı Donald Trump'ın, Hürmüz Boğazı kapalı kalsa da İran'ı hedef alan saldırıları sonlandırmaya hazır olduğu öne sürüldü.
The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, Trump ve ekibinin, Hürmüz Boğazı'nın derhal yeniden açılmasına yönelik askeri operasyonun çatışmaları uzatacağı değerlendirmesinde bulunduğu, bu nedenle Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması durumunda dahi İran'a yönelik saldırıları sonlandırmaya hazır olduğu iddia edildi.
ABD yönetiminin askeri operasyon yerine İran'ın deniz ve füze kapasitesini zayıflatmayı hedeflediği, eş zamanlı olarak da Tahran yönetimine diplomatik baskı yapmayı planladığı ileri sürüldü.
Diplomasinin başarısız olması durumunda ise Washington yönetiminin, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için Avrupa ve Körfez müttefiklerinin öncülük etmesini beklediği kaydedildi.
ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına karşılık İran'ın misilleme saldırıları devam ederken Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'nı ABD-İsrail ve müttefikleriyle bağlantılı gemilerin geçişine kapatmıştı.
ABD-İSRAİL'İN İRAN'A SALDIRILARI
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.
İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.
ABD-İsrail saldırılarında, dönemin İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.
ABD PETROL İSRAİL KAOS PEŞİNDE
İsrail rejiminin ABD’yi yanına alarak İran’a karşı başlattığı savaşta 32’nci güne gelindi. ‘Halkın isteğiyle rejim değişikliği’ bahanesiyle İran’ı parçalamak ve Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmek isteyen ABDİsrail ortaklığı hedeflerine ulaşamayınca daha da çirkin yüzlerini göstermeye başladı. ABD’nin ‘İran’ın eneji tesislerini ve altyapısını 10 gün vurmayacağız’ sözü işine gelmeyen İsrail o günden bu yana altyapı tesislerine saldırıyor. İsrail ordusu, İran’ın 3 ayrı bölgesine düzenlediği hava saldırılarında askeri altyapı ve tesisleri hedef aldı. 50’den fazla İsrail savaş uçağı İran’ın 3 bölgesine bomba yağdırdı. İran’ın güneyindeki Basra Körfezi’nde bulunan Buşehr Nükleer Enerji Santrali’nin yakınındaki bir yüksek gerilim hattı vuruldu. İran’da kısmi elektrik kesintileri yaşandı. Tahran’daki Mihrabad Havalimanı ve Tebriz’de bir petrokimya tesisinin hedef alındığı bildirildi. İsrail, İran savaşını başlattığı 28 Şubat’tan bu yana özellikle okul ve hastane gibi sivil yapıları vurmaya devam ediyor. İsrail ordusu dün İran’daki İmam Hüseyin Üniversitesi’ni ‘Burada silah yapımı öğretiliyor’ diyerek bombaladı.
TRUMP'IN HEDEFİ PETROL
İranlı yetkililer geçtiğimiz gün ABD-İsrail saldırılarında aralarında 600 okulun olduğu 93 bin 233 sivil yerleşim alanının bombalandığını kaydetti. İsrail ordusu önceki gece de İran’a düzenlenen saldırılarda 40 silah üretim ve araştırma tesisinin hedef alındığını kaydetti. ABD Başkanı Donald Trump da Financial Times’a verdiği röportajda “Dürüst olmak gerekirse, en çok istediğim şey İran’daki petrolü almak” itirafında bulundu.

HÜRMÜZ'Ü AÇ YOKSA HAVAYA UÇURURUZ
ABD Başkanı Donald Trump sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımla Tahran yönetimine yönelik en sert tehditlerinden birini savurdu. Trump, "Herhangi bir nedenle kısa süre içinde bir anlaşmaya varılamazsa (ki muhtemelen varılacaktır) ve Hürmüz Boğazı hemen açılmazsa, İran'daki "kalışımızı", tüm elektrik üretim santrallerini, petrol kuyularını ve Hark Adası'nı (ve muhtemelen tüm arındırma tesislerini!) havaya uçurarak ve tamamen yok ederek sonlandıracağız" dedi.

URANYUM İÇİN 'ÇAL-ÇIK' PLANI
İran-ABD-İsrail savaşında 3 bin 500 ABD askerini taşıyan USS Tripoli'nin bölgeye ulaşmasıyla "uranyum çıkarma" operasyonu gündeme geldi. ABD Başkanı Donald Trump, 450 kilogramlık nükleer malzemeyi müzakere veya askeri güçle ele geçirmeyi değerlendiriyor. Wall Street Journal'in haberine göre söz konusunu operasyon, muhtemelen Amerikan güçlerini günlerce ya da daha uzun ülke içine sokacak karmaşık ve riskli bir görev. Habere göre İran müzakere masasında uranyumu vermezse bu maddenin zorla ele geçirilmesi gündeme gelecek.