Arif Ahmet Denizolgun’un kayıp telefonu için dava açıldı: Kuriş ailesinden iki isim listede!

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada, "kasten öldürme" iddialarını aydınlatabilecek en kritik delil olan cep telefonunun kasten yok edildiği gerekçesiyle dava açıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Denizolgun'un ablası ve suç örgütü yöneticiliğinden tutuklu Alihan Kuriş'in annesi Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş ile Hilmi Tuna Kuriş hakkında "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan hapis cezası istendi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Arif Ahmet Denizolgun’un kayıp telefonu için dava açıldı: Kuriş ailesinden iki isim listede!

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016 tarihinde Beykoz'daki çiftliğinde hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen kasten öldürme soruşturmasında 10 yıl sonra kritik bir gelişme yaşandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, şüpheli ölümün hemen ardından muhafaza altına alınan ancak aradan geçen yıllara rağmen izine ulaşılamayan cep telefonunun kasten yok edildiği gerekçesiyle kamu davası açtı.

Hazırlanan iddianamede, "Suç örgütü yöneticiliğinden" tutuklu bulunan Alihan Kuriş'in annesi Gülderen Denizolgun Kuriş ve kardeşi Hilmi Tuna kuriş şüpheli sıfatıyla yer aldı. Başsavcılık, her iki şüphelinin de "Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme" suçundan cezalandırılmalarını talep etti.

Arif Ahmet Denizolgun (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi - Fotoğraf yapay zeka ile birleştirilmiştir)Arif Ahmet Denizolgun (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi - Fotoğraf yapay zeka ile birleştirilmiştir)

TEREKE ÇUVALINDAN KISIKLI'DAKİ EVE: TELEFON NASIL KAYBOLDU?
İddianamedeki ayrıntılara göre, Denizolgun'un vefatının ardından olay yerinde güvenceye alınan cep telefonu, ilk olarak parmak izi incelemesinden geçirildi ve Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasına aktarıldı.

Ardından tereke işlemleri safhasında İstanbul Anadolu 13. Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilen cihazın, 4 Mayıs 2017 tarihli kararla Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'e teslimine karar verildi.

Alihan Kuriş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen “Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü” soruşturması kapsamında suç örgütü kurma ve yönetme, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ile Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçlamalarıyla tutuklandı (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)Alihan Kuriş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen “Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü” soruşturması kapsamında suç örgütü kurma ve yönetme, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ile Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçlamalarıyla tutuklandı (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)

İddianamede tanık olarak ifadesine başvurulan avukat Abdurrahim Çelik, süreci şu sözlerle aktardı:

"Eşyaları çuval içerisinde teslim aldım. İçerisinde ne olduğuna bakmadım ancak eşyaların listesi mevcuttu. Daha sonra Hilmi Tuna Kuriş ile görüşerek onun yönlendirmesi doğrultusunda çuvalı Kısıklı'da bulunan eve götürdüm ve buradaki çalışana teslim ettim."

2026 YILINDAKİ POLİS ARAMASINDA ÇIKMADI
Kayıp cihazın izine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen farklı bir soruşturma kapsamında Hilmi Tuna Kuriş'in ikametinde yapılan adli aramada da rastlanamadı.

Süleymancılar soruşturması kapsamında firari olarak aranan Alihan Kuriş’in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş, yurt dışına kaçış hazırlığı yaptığı sırada 21 Ağustos 2026’da Muğla’nın Marmaris ilçesi Bozburun’da eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e tahsisli araçla yakalandı. Emniyet işlemlerinin ardından Ankara’da çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)Süleymancılar soruşturması kapsamında firari olarak aranan Alihan Kuriş’in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş, yurt dışına kaçış hazırlığı yaptığı sırada 21 Ağustos 2026’da Muğla’nın Marmaris ilçesi Bozburun’da eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e tahsisli araçla yakalandı. Emniyet işlemlerinin ardından Ankara’da çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. (Foto: Takvim Fotoğraf Arşivi)

Cihaza ait IMEI bilgileri ile fotoğrafları Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne gönderilerek el konulan dijital materyallerle eşleştirme yapıldı. 30 Eylül 2026 tarihli emniyet tutanağıyla, eski bakana ait cep telefonunun ele geçirilemediği resmileşti.

Ses İkonu CANLI ANLATIM

SAVCILIK: "MESAJLAR VE NOTLAR ŞÜPHELİ ÖLÜMÜ AYDINLATABİLİRDİ"
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkeme kararları, teslim tutanakları, tanık beyanı ve şüpheli ifadelerini birlikte değerlendirerek telefonun kasten yok edildiği kanaatine vardı.

İddianamenin en dikkat çekici bölümünde, telefon üzerinde bugüne kadar hiçbir teknik veya bilirkişi incelemesi yapılmadığına işaret edilerek şu tespit yapıldı:

"Maktulün telefonunda ele geçirilecek mesaj içerikleri, fotoğraflar ve telefonda yer alan herhangi bir not, kasten öldürme suçundan yürütülen soruşturma konusu olayın aydınlatılmasında önemli delil teşkil edecektir."

Savcılık, Hilmi Tuna Kuriş'in cihazı aldığını itiraf ettiğini Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'in ise "Eşyalarla ilgilenmedim" savunmasına rağmen kendisine hukuken teslim edilen eşyanın muhafazasından doğrudan sorumlu olduğunu vurguladı.

2 Ekim 2026 tarihli iddianameyle, iki şüphelinin Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanması istendi.

TAKVİM ŞÜPHEYİ YAZMIŞTI

Eski Ulaştırma Bakanı ve Süleymancılar'ın eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016'da Beykoz'daki evinde hayatını kaybetmesi, ailesinin şüpheleri üzerine başlatılan soruşturmayla yeniden yargıya taşındı. Kayıtlara ilk olarak "beyin kanamasına bağlı doğal ölüm" şeklinde geçen ve vefatın ardından Süleymancıların liderliğinin Alihan Kuriş'e devredildiği olayda ölümün resmi makamlara geç bildirilmesi, cesette tespit edilen kan ile ekimozlar, otopsi raporunda imzası bulunan bazı doktorların FETÖ bağlantılı çıkması ve toksikoloji incelemesindeki ağır metaller şüpheleri artırdı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla 19 Ağustos 2026'da Karacaahmet Mezarlığı'nda yapılan feth-i kabir işlemi ve 10 yıl sonra dosyaya giren otopsi videosunun ardından hazırlanan bilirkişi raporu, boğularak öldürülme ihtimalinin dışlanamayacağını ve ölümün şüpheli olduğunu kaydetti. Gelişmeler üzerine Alihan Kuriş ve vakıf yöneticileri hakkında adam öldürme iddiasıyla kapsamlı bir soruşturma başlatıldı.

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Ses İkonu CANLI ANLATIM