Asrın yolsuzluğunda en uzun duruşma | 9 gündür aynı ezber! Resul Emre Şahan'a çapraz sorgu | Yüce Divan tehdidi
İBB'yi ahtapot gibi saran yolsuzluk ve rüşvet ağına yönelik, İmamoğlu ile birlikte 107'si tutuklu 407 sanığın yargılandığı asrın yolsuzluğu davasında dokuzuncu celse devam ediyor. Tutuklu eski Şişli Belediye Başkanı Emrah Şahan sanık kürsüsünde Yüce Divan tehdidi yöneltti. En uzun duruşma olarak kayıtlara geçen duruşma Şahan'ın çapraz sorguya alınmasının ardından yarın saat 10.00'a ertelendi.
Hızlı Özet Göster
- İstanbul Büyükşehir Belediyesi yolsuzluk davasında 107'si tutuklu 407 sanığın yargılanmasının üçüncü haftası devam ediyor.
- Duruşmaya tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık katıldı.
- Dava İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülüyor.
- Duruşmada CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların birinci derece yakınları izleyici olarak yer aldı.
- Duruşma Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan'ın çapraz sorgusuna devam edilmek üzere yarına ertelendi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yürütülen yolsuzluk davasında, aralarında görevden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 107'si tutuklu 407 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. Ramazan Bayramı sonrası ilk celsesi dün yapılan davanın duruşmalarında üçüncü haftaya girildi.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.
Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların birinci derece yakınları izleyici olarak yer aldı.
İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 107'si tutuklu 407 sanık duruşmanın üçüncü haftasında hakim karşısına çıkıyor. Duruşma, Şahan'ın çapraz sorgusuna devam edilmek üzere yarına ertelendi.
Takvim.com.tr duruşmadan öne çıkan notları dakika dakika aktardı.
CANLI ANLATIM
İSTANBUL VALİLİĞİ'NDEN İDDİALARA İLİŞKİN AÇIKLAMA
İstanbul Valiliği, İBB’ye yönelik 'Yolsuzluk' davası kapsamında görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın mahkemede savunmasındaki iddialara ilişkin açıklamada bulunarak şu ifadeleri kullandı:
"Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın, yargılandığı mahkemede ileri sürdüğü iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. İddiaların tamamı çarpıtma niteliğindedir. İddialara konu edilen meselenin seyri ve gerçekliği ise şu şekildedir: Şişli ilçesi Kaptanpaşa Mahallesi’nde bulunan bahse konu arsa, Bulgar Vakfı’na aittir. Taş Yapı ile Bulgar Vakfı arasında 2006 yılında kat karşılığı usulüyle inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Taş Yapı, arsaya 72 katlı bir inşaat için Şişli Belediyesi’nden gerekli izinleri almış ve belediye 2008 yılında avam projeyi onaylamıştır.
Şişli Belediyesi, avam projesini onayladığı bu projenin inşaatının başlaması için gereken inşaat ruhsatını 'bilmediğimiz bir sebepten dolayı' 2015 yılına kadar onaylamamıştır. Şirket, konuyu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na iletmiş; Bakanlık 14.04.2015 tarihinde, 72 kat olan kat sayısını 38 kat şeklinde revize ederek onaylamıştır."
BELEDİYENİN "KEYFİ" UYGULAMALARI
"Bakanlık tarafından onay sürecini tamamlayan şirketin başlattığı inşaat çalışmaları ise Şişli Belediyesi tarafından çeşitli gerekçelerle engellenmiştir. Şirket, durumu İçişleri Bakanlığı’na, İstanbul Valiliği’ne, Şişli Kaymakamlığı’na ve Cumhuriyet başsavcılığına bildirerek Şişli Belediyesi’nin keyfî uygulamaları hakkında şikâyetçi olmuştur. İçişleri Bakanlığı, yapılan şikâyet üzerine konuyla ilgili mülkiye başmüfettişi görevlendirmiştir. Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ile Valimiz Sayın Davut Gül arasında gerçekleşen görüşme de, soruşturmaya konu olan bu mesele ve Bulgar Vakfı’nın her platformda dile getirdiği, imar planlarından kaynaklanan haklarının Şişli Belediyesi tarafından engellenmeye çalışılması nedeniyle oluşan mağduriyetlerle ilgilidir."
VALİLİKTEN KAMUOYUNA "İTİBAR ETMEYİN ÇAĞRISI"
"Konuya ilişkin tüm işlemler, Şişli Belediyesi’ne kayyum atanmasından önceki döneme aittir. Kayyum döneminde verilmiş herhangi bir izin söz konusu değildir. Resul Emrah Şahan’ın tutuklanmasının ardından kayyum atanması sonrasında, şirket lehine herhangi bir idari tasarrufta bulunulmamıştır. Zaten söz konusu planlama süreci Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğünden, bu yönde bir tasarrufta bulunulması da mümkün değildir. Öte yandan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayladığı bir 'Özel Proje Alanı' kapsamında, ruhsat ya da diğer işlemlerle ilgili bir ilçe belediyesinin idari tasarrufta bulunması söz konusu değildir. Dolayısıyla Resul Emrah Şahan, tüm onay süreçlerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğü bir konuda direndiğini iddia ederek sözde 'çevreci direniş' sergilediği algısını oluşturmaya çalışmaktadır."
"Valimiz Sayın Davut Gül’ün söz konusu görüşmesi, kendisine iletilen talepler ve iddialar çerçevesinde, görevinin gereği olarak gerçekleştirilmiş olup herhangi bir farklı anlam yüklenmesi mümkün değildir. Sonuç olarak; Yargı süreci devam eden bir dosyada, gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemler kabul edilemez. İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dâhil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir."
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın dokuzuncu duruşmasında, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın savunması alındı.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, eski Şişli Belediye Başkanı sanık Muammer Keskin'e danışmanlık yaptığı iddia edilen iş insanı tutuklu sanık Altan Ertürk'ün çapraz sorgusunun ardından avukatlar beyanda bulundu.
Daha sonra, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın savunması alınmaya başlandı.
Şehir plancısı olduğunu söyleyen Şahan, aylık gelirinin sorulması üzerine "Kayyumdan önce 150 bin liraydı." yanıtını verdi.
Şahan, bir yıllık tutukluluğunun ardından ilk kez sanık kürsüsünde olduğunu belirterek, haklarında binlerce sayfadan oluşan iddianame ve ne olduğunu bilmedikleri suçlamalar ile iddialar olduğunu ifade etti.
Akıl ve vicdanla karar verilmesini istediğini dile getiren Şahan, "kent uzlaşısı" kapsamında "PKK'ya yardım" suçlamasıyla gözaltına alındığını, seçilmiş bir belediye başkanı olarak maruz kaldığı gözaltı ve tutuklama yönteminin ne akla ne vicdana ne de hukuka sığdığını söyledi.
Partisiyle batıdaki illerde Kürtlerin temsil edilmesinin savunucusu olduğu için tutuklandığını öne süren Şahan, "Bu durum tabii büyük bir çelişkiydi. Çünkü Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinin en kritik eşiklerinden biri olan terörsüz demokratik Türkiye sürecine ilişkin en geniş toplumsal destek varken, 'kent uzlaşısı' davası ve kent uzlaşısında bir belediye başkanını tutuklamak abestir." diye konuştu.
Şahan, 11 aylık belediye başkanlığı boyunca 150'ye yakın projeyi hayata geçirdiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:
"Bunların hiçbiri yok artık, kayyumla birlikte hepsi kalktı. Şişli Belediyesi, Türkiye'nin en borçlu belediyesi. Benden önceki belediye başkanı toparlamaya çalıştı, yapamadı. Ben de toparlayamadım. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıyla görüştüm. Çalıştığım kurumun güçlü olması için çabaladım. 11 ayda belediyeye 36 mülk kazandırdık, 46 milyar liralık mülk. Bu kaynağı belediye için yarattık. Cumhuriyet tarihinde bir ilktir. Şişli Belediyesinin bu tapuları bir gecede elektronik sistemle iptal edildi. Şişli'nin, kamunun helal malıydı. Bundan sonra bakanlık, belediyelerin böyle bir kaynak yaratmaması için kanun çıkardı. Şişli'deki binaların yüzde 92'si depreme dayanıklı değil. Mülklerden elde ettiğimiz kaynakla ilçedeki kentsel dönüşüm sorununu çözecektik."
Şişli'nin göbeğinde 24 dönümlük bir araziye yapılmak istenen 72 katlı gökdelenin planına karşı çıkarak bir basın toplantısı yaptığını ve ilçede yeşil alana ihtiyaç olduğunu anlattığını kaydeden Şahan, bu inşaat şirketinin patronunun ifadeleriyle tutuklandığını iddia etti.
Şahan, "Belediye Başkanı seçildikten sonra söz konusu yapıda ruhsata aykırılıklar tespit ettik ve mühürledik, bakanlığa da yazı yazdık. İnşaat şirketi 'Ben mührü tanımam.' dedi, inşaata devam etti. Bunun üzerine savcılığa şikayette bulunduk. İnşaattaki beton mikseri, mendil satan 72 yaşındaki bir teyzemizi öldürdü, ses yok. 'Belediye Başkanı bizle uğraşıyor.' dediler, 2 Sayıştay müfettişi, 8 bilirkişi, 3 müfettiş görevlendirildi. Ben durmam gereken yerde durdum, benden istenen görmezden gelmemdi, gelmedim. Bugün karşınızda bu gökdelenin temsil ettiği anlayışla ortaklaşmadığım için yargılanıyorum. Ben tutuklandıktan sonra inşaatta iki binada 16'şar kat çıkılmış." ifadelerini kullandı.
Ekrem İmamoğlu ile 2014 yılında Şehir Plancıları Odasının davet ettiği bir toplantıda tanıştığını, o dönem Şehir Plancıları Odası İkinci Başkanı olan tutuklu sanık Mehmet Murat Çalık ile Beylikdüzü'nde çalışmaya başladıklarını anlatan Şahan, Beylikdüzü'nde birçok projeye imza attıklarını dile getirdi.
Bu dönemde İmamoğlu ile de mesailerinin arttığını vurgulayan Şahan, "2019'da çok daha önceden üye olduğum CHP'den Şişli Belediyesine meclis üyesi oldum. Muammer Keskin o dönem belediye başkanı oldu, planlama ve kentsel dönüşüm alanını bana bıraktı. Benim daha yoğun tempom İstanbul Planlama Ajansıydı. Meclis oturumlarının maalesef yüzde 18'ine katılabildim. Nasıl eş başkanlık yapmışım?" şeklinde savunma yaptı.
Daha sonra partisinin de teşvikiyle Şişli Belediyesine başkan adayı olduğunu belirten Şahan, "İddianamede, rantı yüksek bir ilçe olduğu için Şişli'ye aday yapıldığım suçlaması var. Tüm kadrom liyakatiyle gelmiştir, pek çoğunu daha önce tanımadım, siyasi düşüncelerine bakmadım. Teknik kadronun yarısından çoğu AK Parti'li belediyelerden gelmiştir, tecrübeye baktım." dedi.
RÜŞVET VE İRTİKAP SUÇLARINA KARŞI SAVUNMASI
Şahan, Nişantaşı'nda Marmara Üniversitesi kampüsünün bulunduğu araziye yapılan konut projesine inşaat ruhsatı verilmesi sürecinde irtikap suçu işlediği iddialarına ise şöyle yanıt verdi:
"Firmadan itfaiye görüşü almasını istedik. Yangın kompartımanı yapmamışlardı. 'Standartlara uygun hale getir, itfaiye raporunu al, öyle gel iskanını verelim.' dedik. Hatalarını kabul edip bu eksiklikleri gideriyorlar, Yıldız Teknik Üniversitesinden rapor alıyorlar. Arkadaşlarım gidip yerinde kontrol ediyor ve iskanlarını veriyorlar. Bu süreci işlettiğim için 'icbar' ile suçlanıyorum."
Mecidiyeköy'deki eski Ali Sami Yen Stadı arazisi üzerine yapılan Torunlar Center'ın inşaat sahiplerinin binanın 9 katında tadilat yapma talebine karşı rüşvet teklif ettiği iddialarına da değinen Şahan, firmanın 11 Haziran 2024'te bir dilekçe verip binanın 17. ve 25. katları arasında tadilat yapmak istediğini ancak bunu "basit tadilat" olarak göstermeye çalıştıklarını öne sürdü.
Firmanın farklı tarihlerde 3 kez aynı talepte bulunduğunu ancak reddedildiğini belirten Şahan, firmanın dördüncü dilekçesinde sadece basit onarım izni istediğini, bu talebin "Eğer ruhsata aykırı bir işlem yaparsan yasal süreci başlatırım, cezamı keserim." şartıyla kabul edildiğini söyledi.
Belediye ekiplerinin 17 Ekim 2024'te inşaata denetime gittiğini, firmanın arkadan dolanarak iş yapmaya çalıştığının anlaşılması üzerine "yapı tatil" zaptı düzenlediklerini ifade eden Şahan, şöyle konuştu:
"Alınan izne aykırılık yapıldığı için hukuki süreci işleterek, encümen kararıyla 1 milyar 41 milyon lira idari para cezası kestik. Yasaya göre eğer bu aykırılıklar zamanında giderilirse, cezanın 1 milyar 25 milyon liralık kısmı düşer. Nitekim 26 Kasım'da encümen kararına itiraz edip düzeltme yoluna gittiler. 9 Ocak 2025 tarihli encümen kararıyla ceza yeniden hesaplandı ve 15 milyon 578 bin lira seviyesine düştü. En başta uygulanan ceza miktarı nasıl benim takdirimde değilse, yasal şartlar oluştuğunda bu cezanın düşmesi de benim takdirimde değildir, bu tamamen encümen kararı ve idari bir işlemdir. Dosyada herhangi bir para transferi, maddi menfaat, yazılı somut bir rüşvet iddiası veya kanıtı yoktur."
Şahan, yaklaşık 4 saat süren savunmasının ardından tahliyesini talep etti.
ŞAHAN'IN ÇAPRAZ SORGUSU
Savunmasının ardından Şahan'ın çapraz sorgusuna geçildi.
Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan sanık Ekrem İmamoğlu söz alarak, Şahan'la yaklaşık 12 yıldır kader birliği yaptıklarını söyledi.
İmamoğlu, tutuklanmasının ardından Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 şüpheli hakkında hazırlanan iddianameye atıfta bulunarak, "Bir iddianame daha eklenmiş galiba, bizim mahkemeye sevk edilmiş. Eğer kabul edilirse bana 30 küsur yıl daha mı eklenecek, yeni bir iddianame mi olacak? Yoksa küsurata bakmayalım mı artık?" diye konuştu.
Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, iddianameyi kabul ettiklerini ancak henüz birleştirme kararı almadıklarını bildirdi.
İmamoğlu, daha sonra Şahan'a, "Beraber görev yaptığımız dönemde size herhangi bir usulsüz, hukuksuz veya menfaat odaklı bir görev anlayışında bulundum mu?" diye sordu.
Şahan, "Sayın savcı beni tutuklarken, 'Ekrem İmamoğlu'nun her dediğini yapıyor musunuz?' dedi. Yok öyle bir şey dedim." şeklinde yanıt verdi.
İmamoğlu'nun "Ben bir kişi için dahi size şunu belediye meclis üyesi yapın dedim mi?" sorusunu da Şahan, "Olmadı." diye yanıtladı.
Resul Emrah Şahan'ın sorularını cevaplamasının ardından İmamoğlu, "Sevgili Emrah Başkan'ım, seni Allah korusun." dedi.
Duruşma, Şahan'ın çapraz sorgusuna devam edilmek üzere yarına ertelendi.
Bu arada, bugüne kadar duruşmada toplam 12 tutuklu sanığın savunması tamamlanmış oldu.
ŞAHAN'DAN YÜCE DİVAN TEHDİDİ
Görevden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan savunmasını somut veri ve bilgilerden uzak şekilde gerçekleştirdi.
Şahan, “İnşallah bu ülkeye bahar gelir ve bu salondan öyle çıkarız. Ben tam 1 yıldır tutukluyum ve karşınıza şimdi çıkıyorum. 12 metrekarelik hücremde yüzlerce mektup binlerce mesaj umudumu büyüttü. ‘Millet sizinle dayanın oğlum’ diye mektup yazan Erzurum’dan hanife teyzenin direnci ile ayaktayım.” dedi.
Şahan, “boşluğa karşı savunma yaptığını” söylediği savunmasında, “Bu düşmanca uygulama oyununa hepimiz uyuyoruz. Onlarca binlerce aileye gözyaşı döktüren herkes ulu divanda milletin vicdanında hesap verecektir. Beni beş buçuk yaşındaki kızımdan ayıran herkes bunu aklında tutsun.” sözlerini sarf etti.
İMAMOĞLU’NA ÖZENDİ: EN YÜKSEK OYLA SEÇİLEN BAŞKANIM
Devlet normu yok sayıldığını öne süren Şahan, “Benim tutukluğum bir yana, esas önemli olan Şişli Belediyesi’nin iradesi. Tarihin en yüksek oyuyla seçilmiş bir başkanım. Bugün benim koltuğumda kayyum oturuyor.” şeklinde konuştu.
'SADECE BİR KİŞİYE RANDEVU ALDIM'
Şişli Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu yargılanan organizatör Altan Ertürk savunma yaptı.
Şişli Belediyesi’nde bir inşaat firmasının iskan işlemleri sırasında 3,5 milyon lira rüşvet verildiği iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 6 aydır tutuklu bulunan Altan Ertürk, hakim karşısına çıktı. Hakkındaki iddiaları reddeden Ertürk'ün, iş takipçiliği yapmadığını savunmasına rağmen belediye sürecinde bir kişiye randevu aldığını itiraf etmesi dikkat çekti.
Ertürk, "Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin'in danışmanlığını yaptığı dönemde, Şişli'de 3 bloktan oluşan rezidans projesi bulunan kişilerin, B ve C blokların iskan izni alma karşılığında kendisine ulaştırılmak üzere sanıklardan Cem Erdinç'e 3 milyon 500 bin dolar verip, iskan izninin çıkarıldığı" iddiasına ilişkin, şunları kaydetti:
"Gerçekte ne oldu? Cem Erdinç'in ailesi, eski ortaklarımın yakından tanıdığı bir aileydi. Cem beni bilir, siyasi kimliğimi ve çevremi tanır. 2023 yılının yaz aylarında beni aradı. Göktürk'te buluştuk. Şişli Belediyesinden üst düzey bir randevu ayarlayıp ayarlayamayacağımı sordu. Çalıştığı ilaç firmasının patronunun bir inşaat projesi olduğunu, iskan aşamasına gelindiğini ancak işlerin tıkandığını söyledi. Eğer bir randevu ayarlayıp bu sürece dahil olabilirse, patronu Nezih Barut (dosyada mağdur) ile aralarındaki soğukluğun düzeleceğini ve şirketteki pozisyonunun güçleneceğini anlattı. Ne projeden haberim vardı ne de o ortaklıktan. Başta ilgilenmedim ama Cem çok ısrar etti. Onun ısrarı üzerine bu konuyla kimin ilgilendiğini soruşturdum. Engin Polat'ın (Şişli Belediye Başkan Yardımcısı müteveffa) yetkili olduğunu öğrenince bir randevu ayarladım."
Cem Erdinç'in, kendisinin konuya pek hakim olmadığı için randevuya inşaat şirketinin genel müdürü sanıklardan İlker Aydın'la geleceğini söylediğini anlatan Ertürk, "Randevu günü üçümüz Şişli Belediyesi'nde buluştuk. İlker'i ilk orada gördüm. Onlar Engin Polat'la randevuya, toplantılarına girdiler, ben girmedim. Bu kişilerin belediyedeki görüşmeleri sonrası bana 3 milyon 500 bin dolar verilmesi gibi bir talebim olmamıştır. Adeta bir senaryo yazılmış, yan karakter olarak bize de rol vermişler. 'Bu rakam verilirse iskan verilecek.' demişim. Neden böyle bir şey söyleyeyim? Hakkımdaki aleyhe ifadelerin hepsi birbirinden çelişkili." beyanında bulundu.
Cem Erdinç'in kendisinden randevu istemesi üzerine bu eyleme dahil olduğunu dile getiren Ertürk, "Nasıl oluyor da belediyenin yönlendirdiği adam oluyorum. Olay örgüsünde benden randevu almamı isteyen kişinin Cem olduğu saklanmış. İlker Aydın ile ilk tanışmamızın o gün belediyedeki randevuda olduğu saklandı." diye konuştu.
BAŞSAVCININ TAKDİRİNDE
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının dokuzuncu oturumunda savunmalardan önce sanık avukatlarından Kaptan Yılmaz, mahkeme başkanına 5 milletvekili isminin Jandarmaya duruşma salonuna alınmaması konusunda verildiğini söyledi. Avukat Yılmaz, kararın mahkeme tarafından verilip verilmediğini de sordu.
Mahkeme başkanı ise konunun başsavcılığın takdirinde olduğunu söyledi.
GEÇ SAATLERE KADAR DEVAM
Duruşmaların üçüncü haftasının ikinci gününde sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor.
Yargılamanın seyrine ve takvime ilişkin bilgi veren Mahkeme Başkanı, duruşmaların saat 22.00'ye kadar devam edebileceğini söyledi.
5 VEKİLE KAPALI
İBB Davası’nın dokuzuncu duruşması öncesinde, mahkeme heyetinin 5 CHP’li milletvekilinin adliye binasına girişine izin verilmeyeceğini bildirdiği öğrenildi.
Söz konusu isimler arasında yer alan CHP İstanbul milletvekili Turan Taşkın Özer’in, duruşma salonu girişinde görüşmelerini sürdürdüğü ifade ediliyor. Özer, bir önceki gün duruşmayı yerinde takip edenler arasındaydı.