Başkan Erdoğan'dan düşürülen ikinci İran füzesi hakkında net mesaj: "Yanlışta ısrar ve inat edilmemeli"

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, başkanlığındaki Kabine Toplantısı sona erdi. Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulunan Başkan Erdoğan, Türkiye'nin her alanda güçlü ve muktedir olduğunu belirterek "Her türlü saldırıyı püskürtecek kudrete sahibiz. Tüm kurumlarımız teyakkuzda" dedi. İran'dan ateşlenen ikinci füzenin NATO tarafından imha edilmesi hakkında gerekli ikazların yapıldığını belirten Başkan Erdoğan, "Yanlışta ısrar ve inat edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum." dedi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Başkan Erdoğan'dan düşürülen ikinci İran füzesi hakkında net mesaj: "Yanlışta ısrar ve inat edilmemeli"

Başkan Recep Tayyip Erdoğan,"Türkiye Cumhuriyeti diplomasi, savunma ve istihbarat başta olmak üzere her alanda güçlüdür, muktedirdir, her türlü saldırıyı püskürtecek, bekasına uzanan kirli elleri kıracak kapasiteye ve kudrete hamdolsun sahiptir." dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.

"Yanlışta ısrar ve inat edilmemeli"

Bölgenin içinden geçtiği sıkıntılı günlerde Türkiye için kritik önemi haiz konuları istişare ettikleri bir Kabine Toplantısı'nı daha tamamladıklarını belirten Erdoğan, toplantıda, özellikle İran krizi ve bölgedeki yansımalarını ele aldıklarını aktardı.

Ekonomiden ticarete, savunmadan sınır güvenliğine, turizmden tarım ve enerjiye uzanan bir yelpazede bu krizin olası etkilerini değerlendirdiklerini ifade eden Erdoğan, çatışmaların uzaması, yayılması ya da kontrolden çıkması dahil muhtemel senaryoları çok boyutlu bir şekilde analiz ettiklerini söyledi.

Başkan Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi. (Haberin fotoğrafları AA'dan alınmıştır.)

"Hükümet olarak 28 Şubat'tan beri tüm birimlerimizle teyakkuz halindeyiz. Devletimizin tüm kurumlarını seferber etmiş durumdayız."diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kriz yönetiminde deneyim sahibi kadrolarımızla bütün gelişmeleri anbean takip ediyor, hiçbir ihtimali göz ardı etmiyoruz. Tedbir ve temkini bir an olsun elden bırakmıyoruz. Hedefimiz öncelikle ülkemizi bu yangından uzakta tutmaktır. Türkiye'nin güvenliğini, 86 milyonun huzurunu temin etmek bu süreçte en büyük hassasiyetimizdir. Tek bir insanımızın dahi kılına zarar gelmesini istemiyoruz. Bölgemizin istikrarsızlığa sürüklenmesi amacıyla ateşe benzin dökenlere rağmen biz ateşe su taşıyor, yangını daha fazla büyümeden kontrol altına almanın ve mümkünse söndürmenin samimi mücadelesini veriyoruz.

Tüm bu mücadelenin ortasında ana muhalefetin başındaki zatın, kimsenin önemsemediği, kendi seçmeni dahil artık kimsenin umursamadığı söylemlerini ise ibretle takip ediyoruz. Etrafımızın ateş çemberiyle kuşatıldığı, füzelerin gökyüzünde uçuştuğu, en küçük bir hatanın büyük sorunlara yol açabileceği böyle bir dönemde halen polemik peşinde koşan, bize sataşarak prim kazanma hesabı yapan bu şahsı ben bir kez daha aziz milletimin ferasetine havale ediyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse, Türkiye'nin ana muhalefet partisinin genel başkanı da olsa, bu mantık örgüsü ve söylem düzeyiyle muhatap olmak bizlere gerçekten ağır geliyor. Fakat öyle şeyler söylüyor, öyle asılsız ithamlarda bulunuyor ki milletimize saygımız gereği bazen cevap vermek zorunda kalıyoruz."

Başkan Erdoğan'dan düşürülen ikinci İran füzesi hakkında net mesaj: "Yanlışta ısrar ve inat edilmemeli"-2

"ORTA DOĞU VE İSLAM DÜNYASIYLA İLGİLİ ÖN YARGILARI VAR"

Erdoğan, ana muhalefetin elle tutulur bir dış politika vizyonu, diplomasi birikimi ve kriz yönetim tecrübesinin olmadığını dile getirdi.

Ana muhalefetin dış politika bahsinde sadece kalıplaşmış cümlelerinin olduğunu belirten Erdoğan,"Orta Doğu ve İslam dünyasıyla ilgili ön yargıları var, bilinçaltında gizledikleri kompleksleri var. Bugün de dış politikada ortaya bir vizyon koyamıyor, Türkiye'nin çıkarlarını merkeze alan sağlıklı bir dış politika çizgisi geliştiremiyorlar. Bunların dış politikası yalnızca eleştiri ve karalama üzerine kurulu. Bakınız bu bakış açısı tehlikeli olduğu kadar hastalıklı bir yaklaşımdır."diye konuştu.

Erdoğan, Avrupa'dan Asya'ya pek çok ülkenin Türkiye'nin izlediği dengeli, mutedil ve diplomasiyi önceleyen politikasından övgüyle bahsettiğini belirtti.

Milletin, oy versin veya vermesin, Kabine'nin nasıl ince bir siyaset izlediğini anladığını ve bunun için kendilerine dua ettiğini söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Fakat ana muhalefetin başındaki zat çıkıyor, gün aşırı yaptığı açıklamalarla Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini içler acısı bir durumda olmakla suçluyor. Açık söylüyorum, böyle sorumsuzluk, böyle şuursuzluk olamaz. Şunu, ülkemize kem gözle bakanlar dahil herkesin çok iyi bilmesini isterim: Ne devletimiz ne de hükümetimiz asla ve asla bir acziyet içinde değildir. Türkiye Cumhuriyeti diplomasi, savunma ve istihbarat başta olmak üzere her alanda güçlüdür, muktedirdir, her türlü saldırıyı püskürtecek, bekasına uzanan kirli elleri kıracak kapasiteye ve kudrete hamdolsun sahiptir.

Ortada durumu içler acısı halde olan tek bir kişi ve yapı vardır o da Türkiye'nin ana muhalefet partisi olmayı bir türlü beceremeyen bu şahıs ve yoldaşlarıdır. 'Biz iktidarda değilsek, sorumlu hareket etmek zorunda değiliz' tavrı yanlış olduğu kadar son derece bencilce bir tutumdur. Açıkçası, daha düne kadar 'balıklar ürküyor' bahanesiyle füze testlerimizi eleştiren bir ufuksuzluktan bugün başka türlü davranmasını beklemiyoruz. Daha düne kadar 5 dakikacık bir görüşme için muhataplarına yalvaran, Batılı ülkelere 'Sizin çıkarlarınızı en iyi biz koruruz' diyerek selam çakan bir kifayetsizlikten başka türlü hareket etmesini beklemiyoruz."

Başkan Erdoğan'dan düşürülen ikinci İran füzesi hakkında net mesaj: "Yanlışta ısrar ve inat edilmemeli"-3

"GELİN SİYASİ FIRSATÇILIĞI BİR YANA BIRAKIN"

"86 milyonun emanetini taşıyan bir Cumhurbaşkanı olarak tüm kötü sicillerine rağmen onlara bugün şu çağrıyı yapmak istiyorum." diyen Erdoğan, şunları ifade etti:

"Kendi siyasi ikbalini, mensubu olduğu milletin istikbalinin önünde tutanlar ne bizim ne de milletimizin nezdinde asla itibar göremezler. Gün abuk sabuk söylemlerle siyasette yelkenleri şişirme, polemik yapma, ona buna sataşma günü değildir. Gün sorumluluk bilinciyle hareket etme, en azından bölgemiz bu tehlikeyi atlatana kadar biraz daha sağduyulu davranma günüdür. Gelin siyasi fırsatçılığı bir yana bırakın, selden kütük kapma hesabını terk edin, bari bu hassas dönemde Ankara merkezli siyaset yapmayı deneyin. Hükümetimizin Türkiye'yi etrafını kuşatan bu ateşten koruma çabalarına madem destek olmuyorsunuz, en azından köstek olmayın. Şu gerçeği de bir kez daha kendisine hatırlatmakta fayda görüyorum. Türkiye, tıpkı beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olduğu gibi, 13,5 yıl boyunca devam eden Suriye ihtilafında olduğu gibi, İsrail'in Gazze'ye yönelik soykırım ve katliamlarında olduğu gibi İran krizinde de hakkın, adaletin, uluslararası hukukun, barışın ve istikrarın tarafındadır, çatışmaların diyalog yoluyla çözülmesinden yanadır."

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler