Bunlar Türk olamaz! KKTC'li muhalifler EOKA vahşetinin yıl dönümünde Türkiye'yi GKRY'ye şikayet etti: Arkalarında İsrail mi var?
Ebedi Türk yurdu olan Yavru Vatan KKTC'nin iç mihrakları kalleşçe bir ihanetle gündemde. Kendilerine Kıbrıslılar Barış ve Dayanışma Hareketi ismini veren KKTC muhalefetinden bir grup, EOKA’nın Kıbrıs Türklerine yönelik katliamlarının yıl dönümünde GKRY lideri Hristodulidis’i ziyaret edip Türkiye’yi şikayet etti. Türkiye'ye "işgalci ve sömürgeci" iftirasını atan hainler, Ankara'nın UCM'de yargılanmasını istedi. Peki, "Birleşik Kıbrıs" hayali kuran KKTC'li muhaliflere bu ihaneti yaptıran odak İsrail mi? Geçtiğimiz günlerde İsrail Dışişleri Bakanı Sa'ar da aynı dil ve üslupla Başkan Erdoğan ve Türkiye'yi Kıbrıs'ta işgalcilikle suçlamıştı.

Türkiye, son zamanlarda yaşanan bölgesel gelişmeleri göz önünde bulundurarak "iç cepheyi" sağlam tutmak için peşi sıra adımlar attı.
Yavru Vatan KKTC'nin iç mihrakları ise böyle bir dönemde kalleşçe bir ihanete imza attı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden (KKTC) Yeni Kıbrıs Partisi, Birleşik Kıbrıs Partisi ve Arif Hasan Tahsin Vakfı'nın oluşturduğu Kıbrıslılar Barış ve Dayanışma Hareketi heyeti, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ile görüşerek Türkiye'yi şikayet etti.
KKTC'li muhalifler EOKA vahşetinin yıl dönümünde Türkiye'yi GKRY'ye şikayet ettiBEŞ MADDELİK REZİL MEKTUP
Terör örgütü EOKA'nın Kıbrıs Türklerine yönelik katliamlarının yıl dönümüne denk gelen skandal görüşmede "Türkiye işgalci ve sömürgeci olarak tanımlandı.
New York'taki beşli konferans öncesinde yapılan görüşmede, beş maddelik bir mektup sunuldu.
KKTC'li muhalifler EOKA vahşetinin yıl dönümünde Türkiye'yi GKRY'ye şikayet etti
KKTC İÇİN "İŞGAL ALTINDAKİ KUZEY KIBRIS" DEDİLER
Mektupta KKTC için "ülkemizin işgal altındaki kesimi", "işgal altındaki kuzey Kıbrıs" ifadeleri kullanıldı. Türkiye için de "ayrılıkçı" ve "sömürgeci" denildi.
Skandal mektuptaki 5 talep özetle şöyle:
1- Türkiye'nin 1949 Cenevre Sözleşmeleri'ni ihlal ederek Ada'nın kuzeyine sistematik nüfus transferi yapması ve demografik yapıyı değiştirmesi konusunu Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi nezdinde gündeme getirmenizi ve bu durumu Lahey'deki Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) şikayet etmenizi talep ediyoruz.
'SAYIM YAPILSIN'
2- Resmi olarak Birleşmiş Milletler'den, uluslararası gözlemcilerin denetiminde, işgal altındaki Kıbrıs'ın kuzeyinde kapsamlı bir nüfus sayımı yapmasını talep etmenizi önemle rica ediyoruz. Bu sayım, Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olan gerçek Kıbrıslı Türklerin sayısını doğru şekilde belirlemenin yanı sıra, en önemlisi, yasa dışı yerleşimcilerin sayısı ve kimliklerinin kesin olarak tespit edilmesi amacıyla titizlikle planlanmalı ve uygulanmalıdır. Ayrıca, böyle bir siyasi ortamda sağlıklı seçimler yapılamaz.
'BM KONTROLÜNDE SEÇİM'
3- Türkiye'nin dayattığı nüfus transferi politikasının, Kıbrıslı Türklerin siyasi iradesinin ihlali ve demokrasi ile insan haklarına saygısızlık olduğunu düşünüyoruz. Kıbrıs'ın kuzeyinde, Birleşmiş Milletler'in organize ve kontrolünde sağlıklı seçim yapılabilmesi için girişimde bulunmanızı talep ederiz.
'İTİRAZ EDİN'
4- Türkiye'nin ayrılıkçı ve sömürgeci politikasına hizmet eden ve Kıbrıslı Türklerin siyasi liderliğini etkisizleştiren bu tehlikeli seçim oyununu sona erdirmek için gerekli adımları atmanızı talep ediyoruz. Yasa dışı yerleşimciler seçimlere katılmaya ve Kıbrıslı Türklerin iradesini gasbetmeye devam ettiği sürece, Türkiye'nin işgal altındaki bölgemizde yapılan seçim sonuçlarına itiraz etmemesi kendi çıkarınadır. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin egemenliğini korumak ve vatandaşlarının demokratik haklarını garanti altına almak amacıyla bu sahte seçim sonuçlarına itiraz etmenizi talep ediyoruz.
5- Kıbrıs Cumhuriyeti'ni vatandaşlarını korumak için derhal harekete geçmeye davet ederiz.
ʺBirleşik Kıbrısʺ hayli kuran KKTC'li muhaliflerin arkasında İsrail mi var?
ARKALARINDA İSRAİL Mİ VAR?
Peki, "Birleşik Kıbrıs" hayli kuran KKTC'li muhaliflere bu ihaneti yaptıran odak İsrail mi?
Geride bıraktığımız günlerde soykırımcı İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar Başkan Erdoğan ve Türkiye'yi "Kıbrıs'ta işgalcilikle" suçlamış, küstah ifadeler kullanmıştı.
Bu açıklamanın üzerinden daha bir ay geçmeden kendilerine Kıbrıslılar Barış ve Dayanışma Hareketi ismini veren grubun Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis'i ziyaret edip Türkiye'yi aynı dil ve üslupla şikayet etmesi dikkatlerden kaçmadı.
