Tüm dünyanın gözü Dünya Enerji Kongresi'nde
İstanbul’da başlayan 23’ncü Dünya Enerji Kongresi kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ve Rusya Devlet Başkanı Putin bir çok ülkenin lideri konuşma yaptı.
İstanbul'da başlayan 23'ncü Dünya Enerji Kongresi kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ve Rusya Devlet Başkanı Putin bir çok ülkenin lideri konuşma yaptı. Tüm dünyanın merakla beklediği kongrede muhteşem seramonilere de yer verildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23. Dünya Enerji Kongresi'nin açılışında yaptığı konuşmada, kongre ile enerjinin barış ve adaletin aracı haline getirilmesinin sağlanmasının amaçlandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;

Sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Ülkemize ve İstanbul'a, kıtaları ve medeniyetleri birleştiren bu şehre hoşgeldiniz. Sizleri bu önemli ve tarihi toplantı vesilesiyle Türkiye'de misafir etmekten duyduğum memnuniyeti paylaşmak istiyorum. 23. Dünya enerji kongresinin ülkemiz ve tüm insanlara hayırlı olmasını diliyorum. Uluslararası kuruluşları ve Dünya enerji camiasının önde gelen aktörlerini bir araya getiren bu zirvenin başarılı geçmesini temenni ediyorum. Emeği geçenleri tebrik ediyorum.
Değerli misafirler;
Dünyanın enerji olimpiyatları olarak nitelendirilen bu zirvenin 'Barış için paylaşalım' mesajını tüm insanlığa ulaştırmayı hedefliyoruz. Hem görüş alışverişi zeminine dönüşmesini, hem de barış ve adaletin aracı haline getirilmesini sağlamak istiyoruz. Türkiye olarak söz sahibi olduğumuz tüm uluslararası platformalarda dile getirdiğimiz Afrika'ya enerji ulaştırma konusu bu kongrede de önemli bir yer alacaktır.
AFRİKA'NIN SORUNLA AFRİKA ÇÖZÜMLERİ...
Türkiye'nin Afrika'da yaşanan sorunlara bakışı, bu coğrafyayla ilgilenen diğer ülkelerin çoğundan farklıdır. Her şeyden önce ülkemizin ve milletimizin tarihinde sömürgecilik utancının olmadığını sizlerin de huzurunda altını çizerek ifade etmek istiyorum. Bugün de Afrika'ya ne doğal ne beşeri ne de başka bir çıkar kaygısı esasına dayanmıyor. Biz öncelikle tarihten gelen güçlü ve tamamen insani değerler üzerine kurulu bağlarımızı yeniden canlandırmanın peşindeyiz. Bunun yanında Afrika'nın tamamını, dünyada el uzatılmadık mağdur ve mazlum bırakmamanın bir tezahürü olarak tanımlamaktayız. Afrika sorunlarına Afrika çözümleri üretilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu anlamda 2015 yılındaki dönem başkanlığımız sırasında sağlam büyümenin yanısıra kapsayıcı büyümeyi de G20'nin politikası haline getirdik.
"1.1 MİLYAR KİŞİNİN ELEKTRİĞİ YOK"
Bakınız bugün dünya genelinde elektrikten mahrum olan 1.1 Milyar insanın 650 milyonu Sahra altı Afrika'da yaşıyor. Dünyanın kuzeyi zenginlik ve ferah içerisinde yaşarken güneyi açlık ve temel ihtiyaçlarından yana mahrumiyet içinde yaşıyor. Çalışmalarımızı aciliyeti nedeniyle burada yoğunlaştırdık.
"DÜNYA PAZARINA TÜRKİYE OLMADAN ULAŞAMAZSINIZ"
Türkiye Ortadoğu ve Hazar Havzası başta olmak üzere dünyanın ispatlanmış doğalgaz rezervlerinin tam ortasındadır. Bunların dünya pazarlarına ulaştırılması noktasında çok önemli bir görev üstlendi. Türk akımı, İran vs. projeler bunu tescillemiştir. Azeri petrolü başta olmak üzere akışı sağlayan Bakü Tiflis Ceyhan boru hattı ile bunu yaptık. TANAP ile de yine Azeri gazı dünya piyasasına ulaşmış olacak.
TÜRK AKIMI İLE BİZDEKİ 2 ÖZELLİK TEDARİKÇİ İLE BULUŞACAK
Rusya'nın hali hazırda balkanlar üzerinde aldığımız gazı sevk etme projesi olan Türk akımı çalışmalarımız da devam ediyor. Buna olumlu bakıyoruz. Yeni yatırımların arefesindeyiz. Bu sene sonunda ve 2017 yılında çok kritik adımlar atacak, büyük yatırımlar gerçekleştireceğiz. Hedefimize bir adım daha yaklaşacağız. Özellikle doğalgaz dediğimiz zaman bunun 3 boyutu var. Tedarik, taşıma, tüketim...
Biz tedarikçi bir ülke değiliz. Biz tüketici ve transit ülke konumundayız. Bu özelliğimizi teknolojiyle birleştirmek suretiyle tedarikle buluşturuyoruz.
AVRUPA'YA 4. KORİDORU AÇIYORUZ
Bu çerçevede Avrupa'ya dördüncü koridoru açmış olacağız. Önem verdiğimiz bir diğer alan da Nükleer Enerjidir. 2010 yılında Rusya ile Akkuyu santralin gerçekleştirilmesine yönelik bir anlaşmayı imzaladık.
"BURAYA YATIRIM YAPAN PİŞMAN OLMAZ"
Hedefimiz önümüzdeki yıllarda elektrik üretimimizin yaklaşık yüzde 10'unun nükleer enerjiden kaynaklanmasıdır. Türkiye güneş, rüzgar ve hidrolik kaynakların enerji sepetimizdeki payının yüzde 30'a çıkarılması çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Görüldüğü gibi Türkiye'nin her yanında ciddi bir yatırım potansiyeli mevcuttur. Bu nedenle tüm enerji şirketlerini yatırıma davet ediyoruz. Bu ülkeye yatırım yapan asla pişman olmamıştır. Olmayacaktır.
İşte Putin'in konuşmasından satır başları;

Küresel ekonomideki zor koşullar yüzünden, enerji konferansı bize fırsat veriyor. Sorunları ve bunların küresel gelişime etkilerini ele almasını, yayılmasına fırsat vermektedir.
Bizim ortak görevimiz tüm insanların güncel enerji kaynaklarına işbirliği sağlamaktadır. 2 milyar insan erişimini yapıyor. Görüyoruz ki hidrokarbon enerji piyasalarındaki konjöktür çok değişti. Petrol fiyatlarının 2 katı düşmesiyle alternatif enerjiler öneriliyor.
YEŞİL ENERJİYE GİDİYORUZ AMA PETROL TÜKETİMİ DE ARTIYOR
İnsanlık gerçekten yeşil enerjiye doğru gitmektedir. Yenilenebilir enerjiye talep hızla artıyor. Özellikle sıvılaştırılmış enerjide üretiminin artırılması doğalgaz konusunda küresel anlama gelmektedir. 10 sene sonra sıvı doğalgaz hacmi borudaki hacmi aşacaktır. Ticaret daha da artacaktır. Yeşil enerjiye doğru gidiyoruz ama petrol ve doğalgaz tüketimi de artmaya devam ediyor.
HARCAMALAR DA ARTACAK
Önümüzdeki yıllarda petrol harcaması yüzde 26 olacak. Doğalgaz yüzde 24, biyo kaynaklar yüzde 10, atom enerji yüzde 10, diğer kaynaklar yüzde 5 olacak.
YENİ KAYNAKLAR KEŞFEDİLDİ
Yüksek petrol fiyatları sayesinde zorla çıkarılan petrolün gelişmesiyle yeni kaynaklara yol açmıştır. Uluslararası enerji takvimlerine göre 20-30 yıl sonra yine petrol ve doğalgaz ihtiyacımız olacak. Düşük fiyatlar sayesinde son 25 sene boyunca en uzun süre devam eden yatırım aktivitinin düşüşüne sebep oldu. Son 2 yılda petrol çıkarma yarım trilyon civarında düştü.
OPEC İNSİYATİFİNİ DESTEKLİYORUZ
Enerji açığı ve fiyatlarda dalgalanma gelecektir. Bu durum hem tüketici hem de üreticiyi etkileyecektir. Piyasa mekanizmasının bozulması anlamına gelmiyor. Petrol üretiminin kısıtlamasına birileri hazırdır. OPEC ülkelerinin insiyatifini destekliyoruz.
SERBEST TİCARETTEN YANAYIZ
İnanıyoruz ki kasımda piyasaya pozitif sinyal verecektir. Son 70 yılda yeni kaynaklarda azalma var. Bazı projeler toplu şekilde iptal ediliyor. Enerji açığı da yeni fiyat dalgalanmasını getiriyor. Kesin olarak serbest ticaretten yanayız.
Sınır ötesi sermaye, yeni teknoloji ve sanayiyi destekliyoruz. Bazı ülkelerin enerji kısıtlaması kabul edilemez özellikle de siyaset için.
YENİ KAYNAKLARA YATIRIM YAPIYORUZ
Bazı ülkeler işadamlarına avantajlı projeleri kapatın diyor. Bunu yaparken müttefiklik ve disipline atıfta bulunuyor. Enerji güvenliğini koordineli olarak sağlayabiliriz. Bu tür girişimde bulunan taraflar ortaklarını hiç düşünmüyor. Kendi çıkarlarına karşı hareket ediyor. Uzun sürecek ve sürdürebilir gelişmeye kalite sağlayacağız. Yeni kaynaklara yatırım yapıyoruz. Çıkarmaya da zor koşullarda da olsak devam ediyoruz.
GENİŞ DAĞITIM SİSTEMİ DEVREYE GİRDİ
Enerji piyasasına güvenli bir taraf olacaktır. Bizim ihracatımız sayesinde çok ülkenin gelişimi sağlanacaktır. AB'nin enerjinin bir kısmını biz sağlıyoruz. Mesela geniş dağıtım sistemi devreye girdi.
TÜRK AKIMINI ELE ALIYORUZ
Kuzey Akım var en güncel olarak. İkinci kısımda. Üzerine çalışıyoruz. Zirveye hazırlık çerçevesinde Türk Akımı'nı ele alıyoruz. Çin Japonya Hindistan'a da ihracata devam edeceğiz. Sayın Erdoğan ve diğer ortaklarımızla Türk Akımı projesini de gerçekleştirmek istiyoruz.
ORTAKLARIMIZLA ÇALIŞACAĞIZ
Aynı zamanda temiz enerjide de bulunuyoruz. Sera gazları üzerine çalışıyoruz. Keşiflerde bulunuyoruz. Eşitlik ilkeleri temelinde tüm ortaklarımızla çalışacağız. Başarılı çalışmalar dilerim. Emeği geçen herkese teşekkürlerimizi sunmak istiyoruz.
*
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in konuşmasından satır başları;

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türkiye ile Azerbaycan arasında enerji güvenliğini sağlayacak altyapının oluştuğunu belirterek, "Karşılıklı menfaat ve çıkarlarımız doğrultusunda bunu başarıyoruz, Türkiye'ye yaptığımız yatırım 20 milyar doları bulacak." dedi.
Anadolu Ajansı'nın (AA) Global İletişim Ortağı olduğu 23. Dünya Enerji Kongresi'nin "Başkanlar Oturumu'nda" konuşan Aliyev, Türkiye'nin 15 Temmuz darbe girişiminden çetin bir sınav vererek çıktığını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın etrafında birleştiğini ifade etti.
Azerbaycan'ın Türk halkının gösterdiği dayanışma ve birlik ruhuyla gurur duyduğunu vurgulayan Aliyev, "Türkiye, büyük bir kahramanlık göstererek darbe girişimini karşısına aldı. Bugününü ve geleceğini korudu." diye konuştu.
Aliyev, Azerbaycan'ın kendi petrol ve doğalgazını dünya piyasalarına ulaştırmak için Türkiye üzerinden birçok proje gerçekleştirdiğine işaret ederek, 45 milyar dolar değerindeki Güney Gaz Koridoru bünyesindeki 4 projeyle Azeri gazının dünya piyasalarına gönderileceğini anlattı.
Güney Gaz Koridoru'nun en önemli parçalarından biri olan Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı'nın (TANAP) ilk imzasının 2012'de İstanbul'da Türkiye ve Azerbaycan liderliğinde atıldığını hatırlatan Aliyev, "TANAP anlaşması tarihi bir anlaşmadır, diğer önemli projelere benzemiyor. Gelecekte birçok ülke bu önemli projeye katılabilir." diye konuştu.
Aliyev, TANAP'ın özellikle ülkelerin enerji güvenliğinin sağlanmasında önemli rol oynayacağına dikkati çekerek, "Türkiye ile Azerbaycan arasında enerji güvenliğini sağlayacak altyapıyı oluşturduk. Karşılıklı menfaat ve çıkarlarım
Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun konuşmasından satır başları;

TÜRK HALKINI TEBRİK EDİYORUM
Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro, 15 Temmuz darbe girişiminde Türk milletinin demokrasiye sahip çıktığını belirterek, " Venezüella da bunu yaşmıştı. Petrol rezervlerini korunması büyük bir sorumluluk. Sayın Chavez'in söylediği gibi doyumsuz emperyalist vampirler var. Onlara karşı da mücadele etmek zorundayız enerjide, ekonomide ve siyasette" dedi.
23. Dünya Enerji Kongresi'ne konuşan Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro, enerji dünyasında bir dönüşüm olduğunu vurgulayarak, "Yeni teknolojilerin gelişimi ile birlikte ve dünyayı koruma telaşı ile birlikte böyle bir dönüşümü görüyoruz. Farklı alternatif enerji kaynaklarına ihtiyaç duyuluyor. Tüm bunlar dönüşümü beraberinde getiriyor. Venezüella'ya baktığımızda enerjinin, petrolün üreticisi ve ihracatçısı olmuştur. Bu ülkemizin tüm tarihini etkilemiştir" diye konuştu.
"TÜRK HALKI DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKTI"
Türkiye'de yaşanan darbe girişimine de değinen Maduro, "15 Temmuz girişiminden sonra milletin nasıl demokrasiye sahip çıktığını gördüm. Venezüella da bunu yaşmıştı. Petrol rezervlerini korunması büyük bir sorumluluk. Sayın Chavez'in söylediği gibi doyumsuz emperyalist vampirler var. Onlara karşı da mücadele etmek zorundayız enerjide, ekonomide ve siyasette. Çok zor bir mücadele bu. Venezüella bugün baktığımızda ekonomi modelini çeşitlendirmiş durumda. Çünkü petrole dayalı bir ekonominiz varsa o zaman büyük bir zenginlik var elinizde. Bir de ekonomiyi güçlendirmek için 21. Yüzyılın gerektirdiği bazı şeyler var. Artık enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi gerekiyor. Bu hepimiz için büyük sorumluluk. Enerji alanında yapılması gereken çok şeyler var. Biz bir petrol ülkesi olmaya devam edeceğiz ama bazı farklı kaynaklarımız da olacak" şeklinde konuştu.
"VENEZUELA'DA BÜYÜK FIRSATLAR VAR"
Yatırımcıları Venezüella'ya davet eden Maduro, "Yatırımcılar için Venezüella'da büyük fırsatlar var. Burada yasalarımızın verdiği teşviklerle kazan kazan ilkesi ile yapılabilecek çok şey var" ifadelerini kullandı.
"OPEC ÜLKELERİ ANLAŞMAYA VARMALI"
Maduro son iyi yılda petrol fiyatlarında yaşanan düşüşe de değinerek, şunları söyledi;
"Fiyatlardan kaynaklanan bir baskı söz konusu. Bu tüm piyasaları etkiledi. Artık uluslar için, şirketler için sürdürülebilir olmaktan çıktı fiyatlar. Fiyatlar son 40 yıldaki en düşük fiyatlar ve uzun süre böyle kaldı. Baktığımızda maliyetlerin bile altında olduğunu söyleyebiliriz fiyatların. Dolayısıyla yatırım konusunda büyük ülkeleri ve küçük ve orta büyüklü ülkeleri de zorlayan bir durum bu. Petrol üreticileri OPEC üyeleri bir anlaşmaya varmalı ve petrol piyasasının istikrara kavuşması için çalışmalı. Fiyatlar daha adil olmalı, yatırımcıları teşvik edecek boyutta olmalı. Yatırımcıların yeni teknolojileri kullanması için adil fiyatlara ihtiyacımız var. Bugün dünyada en önemli kaynak petrol. Bazı mekanizmalara ihtiyacımız var. Sadece ekonomik faaliyetlere dayalı fiyatların belirlenmesi başka sorunları beraberinde getiriyor. Petrolü işliyoruz dolayısıyla yeni mekanizmalara ihtiyacımız var ancak bu sayede pazarın istikrarından bahsedebiliriz. Ancak bu sayede yeni bir istikrarlı ve adil fiyat dönemini getirebiliriz. Buna kesinlikle ihtiyacımız var. Bu konuda müzakereler gerçekleştirelim ve inşallah önümüzdeki Çarşamba ülke enerji bakanları bir araya geldiğinde bir anlaşmaya varılsın. Bu anlaşma aracılığıyla uygulamada bir ittifak kurulabilecekse bu da kurulsun. Bunu yürekten istiyoruz. Umuyorum bu kongre aracılığı ile hepimiz için olumlu gelişmeler yaşanır. Biz istikrar için elimizden geleni yapmaya hazırız. Umuyoruz 6 ay içinde yeni bir mekanizma ortaya çıkar"
Türkiye şu anda büyük projeler için zor dönemlerden geçiyor. Son olarak Türkiye'de darbe girişimi oldu. Türk halkını tebrik ediyorum.
*
İşte Başbakan Yıldırım'ın konuşmasından satır başları;

Kongrenin düzenlenmesinde önemli rol oynayan başta DünyaEnerji Kongresi'ne ve Enerji Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na teşekkür ediyorum. Enerjinin bütün alt sektörlerinin farklı açılardan ele alınacağı 65 oturum yapılacak ve yaklaşık 250 konuşmacı bilgilerini aktaracak ve kapsamlı bir bilgi alışverişi sağlanacak.
ENERJİ OLİMPİYATLARININ HAKKININ VERİLECEĞİNE İNANCIM TAM
Kayda değer görüşmelerin yapılması ve anlaşmaların sonuçlandırılması için de önemli bir fırsattır. Enerji olimpiyatları tanımının hakkının verileceğine inancım tamdır. Olimpiyatlar için kullanılan bir slogan var 'daha güçlü daha yükseğe' Enerji arzının güvenliği ve makul fiyatlarla erişim her ülke için ulusal güvenlik meselesi haline gelmiştir.
FİYAT İSTİKTARINI SÜRDÜRELİM
Ancak fiyatlar bağlamında çok yükseğe çıkmayalım. İstikrarı sürdürelim. Enerji arzının güvenliği, çeşitliliği ve enerji kaynaklarına güvenli ve makul fiyatlarla erişim güvenlik kapsamına gelmiştir. Ekonomik büyüme ve refah, devletler arasındaki ilişkilerinin doğasını, savunma politikalarını ve dünya barışını etkileyecek bir nitelik kazanmıştır. Böyle bir ortamda enerji alanında karşılıklı menfaatlerin gözetildiği uluslararası ilişkiler hiç ama hiç olmadığı kadar önem kazanmıştır.
NÜKLEER ENERJİYE İHTİYAÇ DEVAM EDİYOR
Çeşitlendirilmiş güzergahlar üzerinden makul fiyatlarla enerji güvenliğinin ana hedefi olmayı sürdürecektir. Fosil yakıtların makul fiyatlarla kesintisiz akışının enerji güvenliğinin ana hedefi olacağını bilmeliyiz. Orta Doğu, Rusya, Orta Asya'da da önemini koruyacaktır. Nükleer enerjiye olan ihtiyaç devam ediyor. Genel eğilim nükleer enerjiye yatırım yapmayı sürdürmek tarafındadır. Küresel enerji görünümünde büyük çaplı değişimler görüyoruz. Dünya enerji haritası değişmekte ve yeni oyuncular ortaya çıkmaktadır.
ENERJİ KAPASİTEMİZ ARTACAK
Değerli konuklar Türkiye dinamik ve büyüyen bir ekonomiye sahiptir. İthalat bağımlılığı halen yüzde 72 seviyesinde. OECD ülkeleri içinde geçtiğimiz 10 yıl içinde enerji talep artışının en hızlı geliştiği ülke Türkiye'dir. Çin'den sonra 2. ülkeyiz. 3 katı hızla artan enerji ihtiyacımız şu anki kapasitemizin 2 katı olacaktır. Sürdürülebilir, kapsayıcı, kararlılıkla katkı sunmaya devam edeceğiz.
YENİ SANTRALLERİ DEVREYE ALIYORUZ
Enerji sepetimizin yüksek enerji için gerekli esnekliğin artmasıdır. Elektrikte tam 2 katına kurulu gücümüzü çıkardık. Yeni santralleri devreye alıyoruz. Yenilenebilir enerjinin yükselen eğilimini yakından izlemekte. Önem ve önceliğini anlamaya özen göstermekte. Düşen maliyetleri yenilenebilirle özellikle güneş ve rüzgara yenilerini eklemekteyiz.Yenilnebilir enerji kapasitesi toplam yüzde 30'a ulaştı.
ÜRETİM ORANI YÜKSELDİ
Elektrik üretiminde oranı yüzde 32'ye ulaşmış durumda. Artan taleple bu oranı muhafaza etmek bile önemli. 2023 hedefimiz bu oranın üzerine çıkılmasıdır. Jeotermal enerjimiz de gözardı edilmemelidir. Bu konuda ilk 5 ülkeden biriyiz. Elektrik iletim ve dağılım sistemimize de önemli katılımlar eklenmiştir.
MAVİ AKIM'DAN SONRA HEDEFİMİZ TANAP
Şimdi ki hedefimiz Mavi Akım'dan sonra Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı projesini süratle hayata geçirmektir. Güney gaz koridorunun bel kemiğini TANAP tesis edecektir. çeşitli halkalardan meydana geldiğini ve bir halkadaki sorunun diğerlerini etkileyeceğini unutmamız lazım.
ÜRETİMİN YÜZDE 10'U NÜKLEERDEN KARŞILANACAK
Arz güvenliğine katkı sağlayan projelerle desteklenmektedir. Depolama, sıvılaştırılmış doğalgaz tesisleri ve altyapı çalışmaları süratle devam etmektedir. Ana hedeflerimizden biri sağlam dengeli sürdürülebilir bir enerji sepeti oluşturmalıyız. Nükleeri de kattık. Toprak üretimizin yüzde 10'u nükleer güç santrallerimizden karşılanacak. 2 nükleer projemiz bulunuyor. Yeni nükleer güç santrali gündemdedir.
G20 OLARAK YOĞUNLAŞTIK
Enerji olmadan kalkınmadan, eğitimden, ısınmadan bahsedemeyiz. G20 Başkanlığımız sırasında enerjiye erişim konusuna değindik. Sahraaltı dolayısıyla G20 olarak bu bölgeye yoğunlaştık. Türk Milli Komitesi desteğiyle kongre sonunda görüş alışverişinin Afrika'ya ayrılmış olmasını isabetli buluyoruz.
*
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak 23.Dünya Enerji Kongresi kapsamında konuşma yaptı.

İşte Berat Albayrak'ın konuşmasından satır başları
23. Dünya Kongresi'nde dünyamızın güzel şehirlerinden İstanbul'da ağırlamaktan duyduğumuz memnuniyetle en kalbi duygularımızla selamlıyorum. Bu önemli organizasyonun ev sahipliği olmaktan duyduğumuz memnuniyet herşeyin ötesinde.
ENERJİ KAYNAKLARI BU BÖLGELERDE YOĞUNLAŞTI
Geçtiğimiz yıllarda enerji dünya gündeminin en üst noktalarında yer aldı. Siyasi olarak istikrarsız hangi coğrafyaya bakarsak maalesef enerji kaynaklarının talihsiz bir şekilde bu bölgelerde yoğunlaştığını görüyoruz.
YENİ ENERJİ MODELİ
Bu durum yeni bir yaklaşımla, yeni bir modelle enerji kaynaklarının çatışmaları önlemedeki rolünün yok sayıp sayamayacağımız konusunu akla getirmektedir. Enerji kaynakları ve yolları, işbirliği, istikrar ve ittifakların kaynağı olabilirler. Hiçbir ülke enerji güvenliğini tek başına sağlayamaz.
TÜRKİYE SORUMLULUK ALMAKTAN ASLA GERİ DURMAYACAKTIR
Günümüzde enerji kaynaklarına sahip olmak kadar bu kaynakların güvenli bir şekilde taşınması da büyük bir önem arzetmektedir. Türkiye sahip olduğu jeopolitik avantajı sadece coğrafi açıdan sağlamıyor. Aynı zamanda doğal kaynakların sorunsuz bir şekilde bölge coğrafyasına ulaşımında önemli bir rol oynuyor.
TAMİR EDİCİ ENSTRÜMAN
Enerji alanında politikalarımızı oluştururken, enerjiyi yapıcı, tamir edici bir enstrüman olarak görüyoruz. Uluslararası enerji projelerin bölgesel istikrarının çıtasını yükseltecektir.
KAZAN KAZAN PRENSİBİNDE İLERLİYORUZ
Türkiye, ulusal menfaatleri çerçevesinde kazan kazan prensibine dayanan, bölgesel arz güvenliğine katkı sağlayacak, coğrafyasındaki huzur ve istikrarı önceleyen her projenin doğal müttefikidir. Bu kriterlerdeki her projenin hayata geçmesi için sorumluluk almaktan asla geri durmayacaktır. Enerjiyi bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz.
Tüm bölgeye hizmet edeceğine daha parlak bir geleceğe katkı sağlayacağından hiç şüphemiz yok. Bölgesel enerji meseleleri, bölgesel ve küresel ittifakların çözümünde, bölgedeki terörist faaliyetlerin sona erdirilmesinde ortak aklı harekete geçirerek bölgesel ve küresel refahın sağlanmasında önemli bir işlev görecektir.
BARIŞ İÇİN PAYLAŞALIM
Yeter ki paylaşalım. Barış için paylaşalım. Bir kez daha bizler için övünç kaynağı olan bu kongreye katılımınızdan dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.