Musul'da tiyatro

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Musul'da tiyatro
Herkes "Neler oluyor?" sorusunun cevabını arıyor! Asıl mücadelenin kimle kim arasında olduğu bir türlü anlaşılmıyor! Esas oğlanları atlayınca, arada kalan ve figüranlıktan öte bir rolü olmayanları önemsiyor ve doğru tespitlere ulaşamıyoruz!
Ortadoğu asırlardır en iyi SATRANÇ ustalarının rol aldığı bir sahnedir! Burada acemilere, iş bilmezlere, ezberle gidenlere, rakibin hamlesini hesap edemeyenlere yer yok! Bir anlık boşluk, kan ve gözyaşıdır! Kaybetmektir, acıdır...
Alman filozof Nietzsche, GÜNÜN ŞAFAĞINDA isimli eserinde Türkiye'de konuşulmayan, hatta bilinmeyen bir yere dokunur! "Gelecek yüzyıl Yahudiler'in akıbetlerini belirlediklerine şahit olacağız! Çok açık ki onlar zarlarını attılar ve Rubicon'u geçtiler! Onlar yeni dönemde ya Avrupa'nın efendisi olacaklar ya da daha önce Mısır'ı kaybettikleri gibi Avrupa'yı da kaybedecekler! Eğer çok açgözlüce davranmazlarsa, Avrupa olgun bir meyve gibi avuçlarına düşecektir..."
Rothschild ailesinin yaptıklarını çok iyi bilen insanların başında gelen Ramsey McDonald, bize tarihi öğretenlerin ATLADIĞI çok önemli şeyler söylüyordu:
Osmanlı topraklarında Arap ayaklanmasını destekledik. Osmanlı İmparatorluğu'nun Arap eyaletlerinde Filistin'i de kapsayacak şekilde bir ARAP DEVLETİ kurma sözü verdik! Fakat aynı zamanda Yahudiler'e "Filistin'i size vereceğiz" diyerek teşvik ettik! Bu yetmezmiş gibi Sykes-Picot Anlaşması'nı yaptık! Mısır valimizin Araplar'a söz verdiği toprakları Fransızlarla aramızda bölüştük! Tarih böyle ikiyüzlülük görmedi..." Yani filmin başladığı yerde İngilizler ve bu aile vardı!
Ortada görünmemeleri ULUSLARARASI BASININ kendi ellerinde olması yüzündendi! Onları takip edecek tek yol, finans hareketlerini bulmak ve peşini bırakmamaktı! Ancak ne Türkiye'de ne dünyada bu sistemi kuran vardı! Zaten hemen radara yakalanırdınız!
Kaçma şansınız yoktu! Bu aile PARAYI ve onun getirdiği gücü SİYASETE giydirmeyi bilen tek oluşumdu!
Şimdi sancısı her geçen gün artan bölgedeki sorunları, IŞİD'i, Maliki'yi, Barzani'yi de bu metodla mercek altına almalıyız!
Şunu unutmamak gerekir ki Erdoğan kurulan bu sistemin karşısındaki tek oyuncu! Barzani'den gelen petrolü CEYHAN'da gemilere yükleyip satmak, aklın alacağı bir iş değil! Hiçbir lider böyle bir risk almaz! Siyaseten koltuğunu düşünür ve çatışmaz!
Ama Erdoğan'ın yaptığını yapmazsanız, AMERİKALILAR'ın verdiği YÜZDE 3 petrol komisyonuna razı olursunuz! Bütün yükü çekip, bütün acıyı göğüsleyip, bütün değişimleri sancılı bir şekilde gerçekleştirip, üç kuruşla masadan kalkarsınız! Hiçbir kale, durduğu yerde düşmez! Mukavemet şarttır!
Eğer siz de onlar kadar cesur olursanız, istediğiniz yüzde 20'yi alırsınız!
Şimdi başımızdaki bela, Ankara'nın aldığı komisyonun BARONLAR tarafından onaylanmaması yüzündendir! Obama'yı da sıkıştıran bu güç "Bizim kurduğumuz sistemi nasıl Türkler Kürtler'le bir olup yıkar!" diye feryat ediyor ve fatura çıkarmak istiyor!
Hayata CHP, MHP ya da BDP gözlüğüyle bakanların göreceği bir gerçek değil bu! Parti formalarını attığınızda, biraz da olup bitene baktığınızda, bulacağınız gerçek bu!
Günlerdir CEYHAN'dan çıkan gemiler, liman bulmakta ve içindeki petrolü satmakta zorlanıyor! Petrol şirketleri bu ailelerin elinde olduğu için kimse yanaşmıyor!
En azından gönüllü olarak öne çıkamıyor!
Ama bütün bunların arasında dün ilginç bir gelişme yaşandı! Bağdat yönetiminin, Kürt petrollerini satın alan firmaları kara listeye alma tehdidine rağmen, Rus petrol şirketi Rosneft, devreye girdi... Mersin'den hareket eden ve içinde 41 bin ton Kürt petrolü taşıyan Minerva Antonia tankeri, Rosneft tarafından satın alındı.
Bu hamle bambaşka bir anlam taşıyordu!
Rosneft, bu kadarla da kalmayıp Ankara'ya mesaj göndererek "Kuzey Irak petrolünün tamamını ben alacağım!" garantisi veriyordu!
Artık Türkiye önemli ve büyük ülkeydi!
Tek başına bırakılmayacak kadar etkiliydi!
Yanaşana, dostluğunu esirgemeyene katkı veren bir gücü simgeliyordu! 150 yıldır kan gölüne dönen Ortadoğu'da barışı ve refahı getirebilecek tek devletti!
Bakın!
Kuzey Irak petrolü Türkiye'nin istediği gibi dağıtılır ve o paralar HALKBANK'a aktarılırsa, BARONLARIN hepsi gelip el öper!
Eğer boşluk bırakıp TÜRK DENİZ KUVVETLERİNİ, İSRAİL adına yapılan operasyonla dağıtır ve ne olduğunu anlamazsak işimizi zora sokarız!
Uyanık olup her atılan adımı bilmeliyiz!
Paralelciler, AMİRALLERİN kızlarının odasına kamera koyup, buzdolabının arkasında aptalca bir NOT bularak DARBE çığırtkanlığı yaparken tuzağa düşürüldük!
Akdeniz'deki GAZIN, bizden habersiz ya da bizim razı olacağımız bir şekilde Avrupa'ya gönderilmesi istendi ve hesaplandı!
Anladık ve donanmayı ÜMİT BURNU'na yolladık! Yani "Buralar yetmez" dedik!
Napolyon'un dediği gibi "Yavaş yavaş hızlı gitmemiz" gereken bir dönem...
IŞİD falan tiyatro!
Barzani ve Kürt kardeşlerimiz önce petrolü gönderdi, sonra da kalplerini alıp gelecekler!
Tarihi dışarıdan gelenlerin yazmasını istemiyorsak, içeride birbirimize düşmeyeceğiz!
Türk-Kürt-Arap kardeştir!
Osmanlı neydi!


Günün Manşetleri

Tüm Manşetler