Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İzmir'de 5. İktisat Kongresi'nde yaptığı konuşmasında AB'ye gönderme yaparak, "AB'nin önce kendi üyelerine bir bakması lazım, özelleştirmede rekortmen Türkiye'dir. Kendi üyelerini iyi incelemiyor. Özelleştirmeyi en başarılı şekilde yürüten ülke şu anda Türkiye'dir ve bizim iktidarımızdır" dedi
Türkiye'nin tarihi ve ekonomik buluşmalarından İzmir İktisat Kongresi'nin beşincisi Swiss Otel'de başladı. Kongrenin açılışına, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ile Dünya Bankası Başkanı Jim Yong Kim katıldı. Erdoğan, açılışta bir konuşma yaptı.
Erdoğan, bugünün sosyal, siyasal meselelerini çözdüklerinde Türkiye'nin büyümesi ve kalkınmasının da bugünden daha hızlı olacağını ifade ederek, "Cumhuriyetimizin 100. Yıldönümü kutlamalarına böyle bir iklim atmosfer içerisinde ulaşmak istiyoruz. 2023 bu bakımdan bizim için çok önemli. Yani kendimize ileri bir vizyon koyuyoruz, kendimize 2053 vizyonunu koyuyoruz, kendimize 2071 vizyonunu koyuyoruz. Bu büyük düşünmenin gereğidir. Eğer siz çok çok böyle basit düşünürseniz o zaman üç beş yıllık bir gelecek bir kendinize gelecek belirlersiniz ama olduğunuz yerde patinaj yaparsınız. Biz bunu aşmış bir iktidarız. İlk Meclis ve Cumhuriyetimizin kuruluş aşamasındaki birliği, kardeşliği yeniden tesis etmek, daha da pekiştirmek, bu sayede 100. Yılda ilk günün heyecan ve coşkusunu yaşamak ve yaşatmak istiyoruz" dedi.
"Terör sorunu başta olmak üzere toplum kesimleri arasında nifak sokmaya yönelik girişimleri bertaraf ederek, Cumhuriyeti zayıflatmaya yönelik kışkırtmalara göğüs gererek inşallah 76 milyonun birlikte 2023 hedeflerine ulaşacağının" altını çizen Erdoğan, Türkiye ve dünyaya şöyle seslendi:
"2023 MİLLETİMİZİN TAMAMININ ESERİ VE GURUR OLACAK" "Bizim ilk Meclis'imiz çok anlamlı, çok farklı bir Meclis'tir. tabloyu görmek isteyenler her yönüyle ilk meclise bakmalıdırlar, Gazi Mustafa Kemal'in sağında, solunda, yanında, tüm arkasındakilere bakmalıdırlar. O nasıl bir Meclis'ti bunu görmeliler. Eğer onu görürlerse, oradan bir şeyler kazanalım diyorlarsa, o zaman bugün çok daha rahat karar vereceklerdir, çok daha rahat hareket edeceklerdir. 2023'te dünyanın en büyük 10 ülkesinden bir konumuna yükseldiğimizde, 2 trilyon dolar milli gelire, 500 milyar dolar ihracat rakamına ulaştığımızda hiç kuşkunuz olmasın ki bu milletimizin tamamının eseri ve gurur olacaktır."
"SINIRSIZCA TÜKETME, SINIRSIZCA HARCAMA ALIŞKANLIKLARININ GÖZDEN GEÇİRİLMESİ KAÇINILMAZ HAL ALDI" Erdoğan, ister ulusal ister küresel düzeyde olsun ekonominin büyümesi ve refahın eşit şekilde paylaşılmasının küresel barış, küresel adalet ve özelikle küresel vicdanla doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Dünya ekonomilerinin ağır bir krizden geçtiği şu dönemde, küresel barışı tehdit eden sorunların tekrar ele alınması, sınırsızca tüketme, sınırsızca harcama alışkanlıklarının gözden geçirilmesi kaçınılmaz hal almıştır" dedi.
Erdoğan, tüketim, israf ekonomisinden verim ekonomisine geçişi özellikle dünyada devreye sokmanın şart olduğunu altını çizerken, "Somali ve Myanmar gibi yerlerde bir avuç pirince muhtaç insanlar varken, başka ülkelerdeki israf derecesine varan tüketim tutkusu bizim içimizi acıtıyor. Mısır halkı demokrasiyi korumak için canını ortaya koyarak, darbecilere karşı onur mücadelesi verirken, devletlerin çoğunun bu mücadeleye sırtını dönmesi küresel adaleti tahrip ediyor. Sermayenin küreselleştiği bir ortamda refah, adalet, vicdan küreselleşmiyorsa, dünyanın geleceğinin bugünden iyi olacağını söylemek mümkün değildir. Farklı bir ekonomik modele, geleceğe ilişkin olarak farklı ve insani kalkınma modellerine ihtiyaç duyulduğumuz aşikardır" şeklinde konuştu.
"BUNUN TABİ BİZDEKİ SOSYOLOJİK, PSİKOLOJİK TAHRİBATLARI AYRI" Türkiye'de bulunan 600 bin Suriyeliye hizmet verildiğini belirten Başbakan Tayyip Erdoğan, "Dünya burada bize en ufak bir destek vermiyor. Bize gelen destek şu ana kadar 135 milyon dolar. Yaptığımız harcama 2 milyar doları aşmış vaziyette. Bunun tabi bizdeki sosyolojik, psikolojik tahribatları ayrı, bunların hepsine katlanıyoruz ve katlanacağız. Çünkü bunlar bizim komşumuz, kardeşlerimiz, ortak tarihi paylaşıyoruz, ortak değerlerimiz var. İstiyoruz ki dünya da buna karşı duyarlılığını ortaya koysun. Dünya Bankası'na da burada çok önemli görevler düştüğüne inanıyorum. İzmir İktisat Kongresi'nin Türkiye ekonomisi olduğu kadar küresel ekonomiyi de ele alacak olmasını bu açıdan önemsediğimizi özellikle belirtmek istiyorum" diye konuştu.
"EXPO 2020 İZMİR'E YAKIŞACAKTIR" Expo 2020'ye ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Başbakan Erdoğan, "Expo 2020 İzmir'e yakışacaktır ve inanıyorum ki tüm dünya Expo 2020'de kendini bulacaktır. Bu bakımdan burası bir barışın da timsali olarak, Expo 2020 ile, hele tanısı da sağlık olan böyle bir çalışmada, sağlıkta da büyük yatırımlar yapan Türkiye ile bu adeta taçlanacaktır" ifadelerini kullandı.
ÖNCE KENDİ ÜYELERİNE BAKSINLAR AB'ye gönderme yapan Başbakan Erdoğan, "AB'nin önce kendi üyelerine bir bakması lazım, özelleştirmede rekortmen Türkiye'dir. Kendi üyelerini iyi incelemiyor. Özelleştirmeyi en başarılı şekilde yürüten ülke şu anda Türkiye'dir ve bizim iktidarımızdır" şeklinde konuştu