Başbakan'dan önemli açıklamalar
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsmail Kahraman Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Geliştirme Vakfı meclis toplantısında önemli açıklamalarda bulundu
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Mısır'daki müdahale bir darbedir diyemeyen, geçmişten ziyade geleceğe ihanet eder. Darbelerin hiçbir meşru, haklı, makul gerekçesi olamaz. Türkiye'de 'Mursi de hata yaptı' diyerek vicdanlarını rahatlatmaya çalışanlar var" dedi.
Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
RTE Üniversitesi 2006 yılında kurulduğu güne nazaran daha iyi bir noktada ancak arzu edilen noktaya ulaşmadı.
Rize'de toplam 1503 adet yeni derslik açtık. Yurtlar, lojmanlar, pansiyonlar noktasında önemli atılımlar yaptık. Rizeli'nin damarlarında bulunan o eğitim aşkını üniversitemizle buluşturmamız lazım.
Özellikle akademik noktada Rize önemli değerler yetiştirdi. İş dünyasında da önemli isimler yetiştirdi.
Babam gibi, annem gibi Rize'den çıkmış herkesi, bu şehirlerini unutmamaya çağırmak durumundayız. Rize artık uzak diyarlara göç etmek zorunda değil. Her şeyi Rize'de halledebilirsiniz. Baba ve ana ocağı Rize'ye vefa borcumuzu ödemek zorundayız. Çay denildiğinde dünyada üniversitemiz hemen akıllara gelmelidir. Balıkçılık, denizcilik denildiğinde üniversitemiz otorite olmalıdır.
Yaz tatili artık yavaş sona eriyor. Eğitimde 2013-2014 sezonu hazırlıkları yapılıyor. 11 yıl boyunca eğitimin altyapısını iyileştirmek için çok büyük yatırımlar gerçekleştirdik. Genç ve dinamik nüfusumuzu en donanımlı şekilde yetiştirmek zorundayız. Eğitimin içeriğine daha fazla yoğunlaşmamız lazım. Ekonominin ihtiyaç duyduğu elemanları yetiştirmek için eğitim muhteviyatına eğilmemiz gerekiyor. Türkiye gerçeklerine vakıf gençlerin yetişmesine daha fazla yoğunlaşmamız gerekiyor.
Bizim aşmamız gereken en önemli şey; özgürlükler konusudur. Özgürlük istediğin yerde istediğin gibi at oynatmak demek değildir. Başkasının özgürlük alanına girdiğiniz anda bu kamu düzenini bozmayı getirir, kargaşayı getirir. Biz hüküm merkezli çalışmıyoruz, biz hikmet merkezli çalışıyoruz.
Biz çocuklarımızın gereksiz teorik ve pratik bilgiyle değil, hayatın kendisiyle donanımlı olarak yetişmesiyle mükellefiz. Üniversitelerimiz yıllarca kendilerini topluma kapattılar. İzole bir yapıdaydılar. Milletle bütünleşmek yerine milletten uzaklaştılar. Ünivertsitelerimizle milletin kucaklaşması için gayret sarf ediyoruz. Demokrasiye kapalı bir üniversite bilime asla açık olamaz.
Mısır'da yaşanan hadiseler sadece siyasetin konusu değildir, sosyolojinin, tarihin konusudur. İlim adamı ilim namusundan, fikir namusundan bedeli ne olursa olsun taviz vermeyen bir insandır. Eğer biz bile kalkıp ilme ters bir şey istiyorsak, ilim adamının öyle değil, böyle demesi lazımdır. Mısır'daki hadiselerde dünyanın en meşhur üniversitelerinden El Ezher'in şeyhinin darbecilerin yanında görünce büyük hüsrana uğradım. Sen nasıl darbecilere çanak tutabilirsin. Darbenin demokratik olanı olur mu? Darbe darbedir. Darbeninin hiçbir haklı gerekçesi olamaz Mursi hata yaptı diyerek vicdanlarını rahatlatmaya çalışanlar var.
Buna Batı hala dur diyemiyor. Darbeyi sempatik göstermek için aklın mantığın kabul edemeyeceği kavramlar üretilmiştir. Eğer Galile ölüm tehdidine rağmen "dünya dönüyor" deme cesaretini göstermeseydi ilim belki de bugünkü seviyesinde olamayacaktı. 70 yıl otokratik bir rejimle yürütüyorsunuz ülkeyi. Bu yıllar üzerine halkın iradesi sandığa tecelli ediyor ve halk yüzde 52'si Mursi diyor.
Araştırıyoruz bakıyoruz önümüzde 3 Şubat 2011'de İsrail'de bir panel çıkıyor. 3 Şubat 2011'deki panelde darbeninin planını yaptılar. Eğer 17 yaşındaki Esma meydana çıkıyorsa o da babasının izinde onun için çıkıyor. Binlerce insan oylarının namusu için meydanlara çıkıyor. Ellerinde silah yok.
Mısır ordusunun tüm mensuplarına sesleniyorum: Siz kimi öldürdüğünüzü biliyor musunuz?
Mursi hata yaptıysa 3 yıl sabret. 3 yıl sonra seçimle gönderebilirsin. Mursi hata yaptı demek darbeyi meşrulaştırmaktır. Seçimler gelen hangi hatayı yaparsa yapsın bedelini ödeyeceği yer yine sandıktır.
Türkiye'de de aynısı yapıldı. Menderes hata yaptı denildi ve 27 Mayıs meşrulaştırmaya çalıştırdılar. Menderes'i ipe götürdüler. Ona da diktatör dediler. Şimdi aynı şeyi bana da söylüyorlar. Ben diktatör olacağım ve birisi kalkıp bana diktatör diyebilecek! Onun vay haline. Diktatör görmek isteyenler Suriye'ye baksınlar. 100 bin insan öldürüldü.
Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
RTE Üniversitesi 2006 yılında kurulduğu güne nazaran daha iyi bir noktada ancak arzu edilen noktaya ulaşmadı.
Rize'de toplam 1503 adet yeni derslik açtık. Yurtlar, lojmanlar, pansiyonlar noktasında önemli atılımlar yaptık. Rizeli'nin damarlarında bulunan o eğitim aşkını üniversitemizle buluşturmamız lazım.
Özellikle akademik noktada Rize önemli değerler yetiştirdi. İş dünyasında da önemli isimler yetiştirdi.
Babam gibi, annem gibi Rize'den çıkmış herkesi, bu şehirlerini unutmamaya çağırmak durumundayız. Rize artık uzak diyarlara göç etmek zorunda değil. Her şeyi Rize'de halledebilirsiniz. Baba ve ana ocağı Rize'ye vefa borcumuzu ödemek zorundayız. Çay denildiğinde dünyada üniversitemiz hemen akıllara gelmelidir. Balıkçılık, denizcilik denildiğinde üniversitemiz otorite olmalıdır.
Yaz tatili artık yavaş sona eriyor. Eğitimde 2013-2014 sezonu hazırlıkları yapılıyor. 11 yıl boyunca eğitimin altyapısını iyileştirmek için çok büyük yatırımlar gerçekleştirdik. Genç ve dinamik nüfusumuzu en donanımlı şekilde yetiştirmek zorundayız. Eğitimin içeriğine daha fazla yoğunlaşmamız lazım. Ekonominin ihtiyaç duyduğu elemanları yetiştirmek için eğitim muhteviyatına eğilmemiz gerekiyor. Türkiye gerçeklerine vakıf gençlerin yetişmesine daha fazla yoğunlaşmamız gerekiyor.
Bizim aşmamız gereken en önemli şey; özgürlükler konusudur. Özgürlük istediğin yerde istediğin gibi at oynatmak demek değildir. Başkasının özgürlük alanına girdiğiniz anda bu kamu düzenini bozmayı getirir, kargaşayı getirir. Biz hüküm merkezli çalışmıyoruz, biz hikmet merkezli çalışıyoruz.
Biz çocuklarımızın gereksiz teorik ve pratik bilgiyle değil, hayatın kendisiyle donanımlı olarak yetişmesiyle mükellefiz. Üniversitelerimiz yıllarca kendilerini topluma kapattılar. İzole bir yapıdaydılar. Milletle bütünleşmek yerine milletten uzaklaştılar. Ünivertsitelerimizle milletin kucaklaşması için gayret sarf ediyoruz. Demokrasiye kapalı bir üniversite bilime asla açık olamaz.
Mısır'da yaşanan hadiseler sadece siyasetin konusu değildir, sosyolojinin, tarihin konusudur. İlim adamı ilim namusundan, fikir namusundan bedeli ne olursa olsun taviz vermeyen bir insandır. Eğer biz bile kalkıp ilme ters bir şey istiyorsak, ilim adamının öyle değil, böyle demesi lazımdır. Mısır'daki hadiselerde dünyanın en meşhur üniversitelerinden El Ezher'in şeyhinin darbecilerin yanında görünce büyük hüsrana uğradım. Sen nasıl darbecilere çanak tutabilirsin. Darbenin demokratik olanı olur mu? Darbe darbedir. Darbeninin hiçbir haklı gerekçesi olamaz Mursi hata yaptı diyerek vicdanlarını rahatlatmaya çalışanlar var.
Buna Batı hala dur diyemiyor. Darbeyi sempatik göstermek için aklın mantığın kabul edemeyeceği kavramlar üretilmiştir. Eğer Galile ölüm tehdidine rağmen "dünya dönüyor" deme cesaretini göstermeseydi ilim belki de bugünkü seviyesinde olamayacaktı. 70 yıl otokratik bir rejimle yürütüyorsunuz ülkeyi. Bu yıllar üzerine halkın iradesi sandığa tecelli ediyor ve halk yüzde 52'si Mursi diyor.
Araştırıyoruz bakıyoruz önümüzde 3 Şubat 2011'de İsrail'de bir panel çıkıyor. 3 Şubat 2011'deki panelde darbeninin planını yaptılar. Eğer 17 yaşındaki Esma meydana çıkıyorsa o da babasının izinde onun için çıkıyor. Binlerce insan oylarının namusu için meydanlara çıkıyor. Ellerinde silah yok.
Mısır ordusunun tüm mensuplarına sesleniyorum: Siz kimi öldürdüğünüzü biliyor musunuz?
Mursi hata yaptıysa 3 yıl sabret. 3 yıl sonra seçimle gönderebilirsin. Mursi hata yaptı demek darbeyi meşrulaştırmaktır. Seçimler gelen hangi hatayı yaparsa yapsın bedelini ödeyeceği yer yine sandıktır.
Türkiye'de de aynısı yapıldı. Menderes hata yaptı denildi ve 27 Mayıs meşrulaştırmaya çalıştırdılar. Menderes'i ipe götürdüler. Ona da diktatör dediler. Şimdi aynı şeyi bana da söylüyorlar. Ben diktatör olacağım ve birisi kalkıp bana diktatör diyebilecek! Onun vay haline. Diktatör görmek isteyenler Suriye'ye baksınlar. 100 bin insan öldürüldü.