İran'a 'kimyasal katliam' tepkisi
Suriye’de Esed güçlerinin kimyasal silahla 1300’den fazla kişiyi katletmesine tepkiler sürüyor. Suriye rejiminin en büyük destekçisi İran, İstanbul ve Ankara’da protesto edildi.
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
İran kimyasal silahlarla katliam yapan Suriye'ye verdiği destekten dolayı dün Ankara ve İstanbul'da protesto edildi.
İHH, Ankara Gençlik Platformu ve Özgür-Der üyelerinden oluşan bir grup, Suriye'deki savaşı protesto etmek için Ankara'da İran Büyükelçiliği önünde toplandı.
Özgür-Der Ankara Şube Başkanı Abdurrahman Çeliker konuşmasında, Dünyanın Mısır'daki gelişmelere kitlendiği bir süreçte, Esed yönetiminin, Şam bazı bölgelerinde yaptığı kimyasal gazlı müdahalede çok sayıda kadın ve çocuğun etkilendiğini söyledi.
Suriye'de halkına 2 buçuk yıldır Esed rejiminin 'yeni Hama'lar' yaşatmaktan geri durmadığını belirten Çeliker, "Esed rejiminin son saldırıyı ve daha ağırını yaşatması elbette ki süpriz sayılmayacaktır. Nasıl olsa sözde 'medeni' dünya ne onunu ne de muadili Sisi cuntasının katliamlarına ses etmemektedir. Bu gibi olayları Bosna, Çeçenistan, Afganistan, Irak ve diğer
birçok İslam ülkesinden tanımaktayız" dedi.
Çeliker, şöyle devam etti: " Esed rejiminin imza attığı son cinayetin de suç ortaklığını yapan İran ve Hizbullah altına girdiği bu vebalin hesabını müminlere, Rasulullah'a ve daha önemlisi Yüce Allah'a nasıl verecektir?"
İRAN HESAP GÜNÜN DEHŞETİNDEN KORK
Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği (Özgür-Der) öncülüğünde bir araya gelen çeşitli sivil toplum kuruluşlarının üyeleri, Cağaloğlu'ndaki Cezeri Kasımpaşa Camisi'nde ikindi namazı kıldı.
Namazın ardından, "Beşşar kasabının suç ortağı İran hesap gününün dehşetinden kork", "Suriye'de katliam sürüyor, sessiz kalmak suç ortaklığıdır" ve üzerinde kimyasal saldıra ölen çocukların fotoğrafının bulunduğu "Allah'tan hiç mi korkmadınız?" pankartları açan gruptakiler, "Müslüman zulme ortak olmaz", "Direnişin kimyasal halkasına selam olsun", "Baas zulmünün suç ortağı İslam cumhuriyeti olamaz", "Katil Beşşar işbirlikçi İran" yazılı dövizler taşıdı.
"Katil İran, katil Hizbullah, Suriye'den defol", "Müslüman zulme ortak olmaz", "Katil Esed, işbirlikçi İran", "Mazlumların kanı, zalimleri boğacak" ve"Yaşasın Suriye cihadı" sloganları atarak, İran Başkonsolusluğu önüne yürümek isteyen grup, polis tarafından durduruldu.
Polisin yürüyüşe izin verilmeyeceğini belirtmesi üzerine, gruptakiler bulundukları yerde eylemi sürdürdü.
Grup adına basın açıklaması yapan İnsan ve Medeniyet Hareketi Üyesi Fesih Kaya, Kur'an- ı Kerim'den ayetler okuyarak, Beşşar Esed güçlerinin Suriye'nin başkenti Şam'ın Doğu Guta bölgesinde gerçekleştirdiği kimyasal silah saldırısında ölenlerin şehit olduğunu söyledi.
Suriye'de 3 yıldır devam eden katliamın istatistiki bilgiye dönüştüğünü belirten Kaya, "Dünyanın her yerinde Müslümanların kanı akıyor. Bizi yaralayan, Müslüman kisvesi altındaki kişilerin bu kanı akıtmasıdır" dedi. İran ve Hizbullah yönetimini de eleştiren Kaya, İran halkından yöneticilerinin yaptığı zulme destek vermemelerini istedi.
Özgür-Der Yönetim Kurulu Üyesi Yılmaz Çakır Suriye'de insanların alçakça katledildiğini anlattı.
İran'ın destek vermemesi halinde Esed yönetiminin çökeceğine dikkati çeken Çakır, "Esed hiçbir şey. Arkasındaki İran ve Hizbullah olmasa, bir saniye duramaz. İran doğrudan ayrılarak mezhepçi bir tarafa yöneldi. Eskiden Suriye'de yüz yüz ölüyorduk, şimdi bin bin. Ama yine sessizlik var. Yine inkar edecekler. Müntakkim olan Allah intikamımızı alacaktır" diye konuştu.
SURİYE'DE SAVAŞAN İRAN
Gazeteci-yazar Ahmet Varol da Suriye'deki rejimin devrilmemesinin Mısır'daki darbecileri cesaretlendirdiğini dile getirerek, "Suriye'deki zalim rejim devrilseydi, Sisi bu darbeyi yapamazdı. Suriye rejimi, kendi imkanlarıyla ayakta duramıyor. Esed'i ayakta tutan İran'dır. Suriye'de savaşan İran'dır" dedi.
İHH, Ankara Gençlik Platformu ve Özgür-Der üyelerinden oluşan bir grup, Suriye'deki savaşı protesto etmek için Ankara'da İran Büyükelçiliği önünde toplandı.
Özgür-Der Ankara Şube Başkanı Abdurrahman Çeliker konuşmasında, Dünyanın Mısır'daki gelişmelere kitlendiği bir süreçte, Esed yönetiminin, Şam bazı bölgelerinde yaptığı kimyasal gazlı müdahalede çok sayıda kadın ve çocuğun etkilendiğini söyledi.
Suriye'de halkına 2 buçuk yıldır Esed rejiminin 'yeni Hama'lar' yaşatmaktan geri durmadığını belirten Çeliker, "Esed rejiminin son saldırıyı ve daha ağırını yaşatması elbette ki süpriz sayılmayacaktır. Nasıl olsa sözde 'medeni' dünya ne onunu ne de muadili Sisi cuntasının katliamlarına ses etmemektedir. Bu gibi olayları Bosna, Çeçenistan, Afganistan, Irak ve diğer
birçok İslam ülkesinden tanımaktayız" dedi.
Çeliker, şöyle devam etti: " Esed rejiminin imza attığı son cinayetin de suç ortaklığını yapan İran ve Hizbullah altına girdiği bu vebalin hesabını müminlere, Rasulullah'a ve daha önemlisi Yüce Allah'a nasıl verecektir?"
İRAN HESAP GÜNÜN DEHŞETİNDEN KORK
Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği (Özgür-Der) öncülüğünde bir araya gelen çeşitli sivil toplum kuruluşlarının üyeleri, Cağaloğlu'ndaki Cezeri Kasımpaşa Camisi'nde ikindi namazı kıldı.
Namazın ardından, "Beşşar kasabının suç ortağı İran hesap gününün dehşetinden kork", "Suriye'de katliam sürüyor, sessiz kalmak suç ortaklığıdır" ve üzerinde kimyasal saldıra ölen çocukların fotoğrafının bulunduğu "Allah'tan hiç mi korkmadınız?" pankartları açan gruptakiler, "Müslüman zulme ortak olmaz", "Direnişin kimyasal halkasına selam olsun", "Baas zulmünün suç ortağı İslam cumhuriyeti olamaz", "Katil Beşşar işbirlikçi İran" yazılı dövizler taşıdı.
"Katil İran, katil Hizbullah, Suriye'den defol", "Müslüman zulme ortak olmaz", "Katil Esed, işbirlikçi İran", "Mazlumların kanı, zalimleri boğacak" ve"Yaşasın Suriye cihadı" sloganları atarak, İran Başkonsolusluğu önüne yürümek isteyen grup, polis tarafından durduruldu.
Polisin yürüyüşe izin verilmeyeceğini belirtmesi üzerine, gruptakiler bulundukları yerde eylemi sürdürdü.
Grup adına basın açıklaması yapan İnsan ve Medeniyet Hareketi Üyesi Fesih Kaya, Kur'an- ı Kerim'den ayetler okuyarak, Beşşar Esed güçlerinin Suriye'nin başkenti Şam'ın Doğu Guta bölgesinde gerçekleştirdiği kimyasal silah saldırısında ölenlerin şehit olduğunu söyledi.
Suriye'de 3 yıldır devam eden katliamın istatistiki bilgiye dönüştüğünü belirten Kaya, "Dünyanın her yerinde Müslümanların kanı akıyor. Bizi yaralayan, Müslüman kisvesi altındaki kişilerin bu kanı akıtmasıdır" dedi. İran ve Hizbullah yönetimini de eleştiren Kaya, İran halkından yöneticilerinin yaptığı zulme destek vermemelerini istedi.
Özgür-Der Yönetim Kurulu Üyesi Yılmaz Çakır Suriye'de insanların alçakça katledildiğini anlattı.
İran'ın destek vermemesi halinde Esed yönetiminin çökeceğine dikkati çeken Çakır, "Esed hiçbir şey. Arkasındaki İran ve Hizbullah olmasa, bir saniye duramaz. İran doğrudan ayrılarak mezhepçi bir tarafa yöneldi. Eskiden Suriye'de yüz yüz ölüyorduk, şimdi bin bin. Ama yine sessizlik var. Yine inkar edecekler. Müntakkim olan Allah intikamımızı alacaktır" diye konuştu.
SURİYE'DE SAVAŞAN İRAN
Gazeteci-yazar Ahmet Varol da Suriye'deki rejimin devrilmemesinin Mısır'daki darbecileri cesaretlendirdiğini dile getirerek, "Suriye'deki zalim rejim devrilseydi, Sisi bu darbeyi yapamazdı. Suriye rejimi, kendi imkanlarıyla ayakta duramıyor. Esed'i ayakta tutan İran'dır. Suriye'de savaşan İran'dır" dedi.