MÜSİAD 21. Olağan Genel Kurulu başladı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MÜSİAD Genel Kurulu'nda katılımcılara hitap etti. Erdoğan konuşmasında, bakın nasıl bir suç duyurusunda bulundu?

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
MÜSİAD 21. Olağan Genel Kurulu başladı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MÜSİAD Genel Kurulu'nda konuştu.

Başbakan Erdoğan,: ''Bugüne kadar, müdahalelerden, kimler, hangi rantı sağlamıştır? Müdahaleler kimlerin ekmeğine yağ sürmüştür? Müdahaleler, kimlerin önünü kesmiş, kimlerin ocağını söndürmüş, kimlerin kepengini kapatmış, kimleri de palazlandırmıştır? Bütün bunların artık Türkiye'de sorgulanması gerekiyor. MÜSİAD, 28 Şubat'ın hedeflerinden biri olurken, başka birileri neden 28 Şubat'a aleni destek verdi? O malum 5'li çete, 28 Şubat sürecinde nasıl oldu da, hangi gerekçeyle askeri müdahaleye çanak tuttu, askeri müdahalenin parçası haline geldi? Her konuda söz söyleyenler, her konuda siyaseti baskı altına almak isteyenler, nasıl oldu da, 28 Şubat'ta, 27 Nisan'da çıtlarını dahi çıkarmadılar?''

1997 yılında, MÜSİAD'ın üye sayısı 2 bin 825 iken 2002 yılına gelindiğinde, üye sayısının 1800'e gerilediğini anlatan Erdoğan, ''Neden? Çünkü cadı avı yaşanıyor. 'Ben MÜSİAD üyesi olursam yandım' diyor ve o nedenle kendileri istifa etti. Cadı avı mağdurları görmek isteyenler, 28 Şubat sürecine baksınlar, MÜSİAD'a baksınlar, MÜSİAD gibi Anadolu'nun, Trakya'nın, kendi yağıyla kavrulan iş adamlarına baksınlar'' şeklinde konuştu.

Bu iş adamlarının ''Yeşil sermaye'', ''İrticacı sermaye'' denilerek etiketlendiğini ve yaftalandığını dile getiren Başbakan Erdoğan, o dönemde bu şirketleri, kamu ihalelerine, özelleştirme ihalelerine almadıklarını, kamu ve özel sektör bankalarından kredi kullanmalarını engellediklerini söyledi.

CHP DİK DURSAYDI...

Erdoğan, yaptığı konuşmada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, 28 Şubat'la ilgili yargının ilk tasarrufunda, ''intikam'' kelimesini telaffuz ettiğini, ardından, kamuoyundan, kendi tabanından gelen tepkiyle çark ettiğini ve ''Ben darbelere karşıyım'' dediğini ifade ederek, sözlerine şöyle sürdürdü:

''Yargının son tasarrufları karşısında, yeniden çark etti, yeniden 'intikam' dedi, 'Cadı avı' dedi. Neden? Çünkü diyeti var, 28 Şubatçılara borcu var, 28 Şubat'ta kendisini SSK koltuğuna yeniden oturtanlara karşı diyet borcu var. 15 yıl önce 28 Şubat'ı yapanlar, bugün en azından yaptıklarının arkasında durmak gibi bir tutarlı duruş içindeler. Ama 28 Şubat'ın bürokratı, bugün de CHP'nin Genel Başkanı olan zat, bırakınız 15 yılı, 15 gün içinde tam 3 kez çark etme becerisini göstermiştir. Biliyorsunuz, televizyon kanallarında, ekranın altından borsa verileri, ekonomik veriler akar ve onlar saniye saniye güncellenir. Böyle giderse, CHP Genel Başkanı'nın o anki duruşunu, tavrını gösteren veri bantları yayınlanmaya başlanacak. CHP Genel Başkanı şu an demokrat, şimdi darbesever, şu anda Ergenekon'un avukatı, şimdi Anayasa Mahkemesi'ne gidiyor, şu saatte başörtüsünü savunuyor, şu saatte katsayı uygulamasının değiştirilmesini destekliyor. Çıkıyor, '28 Şubat müdahalesi, 27 Nisan bildirisi AK Parti'yi güçlendirmiştir, AK Parti'nin işine gelmiştir' diyor... Zulüm karşısında, onurunuzla, şerefinizle dik durursanız, kaybetmezsiniz, kazanırsınız. Onlar, işte bunu hiçbir zaman anlamadı ve anlamayacak.

27 Mayıs müdahalesi karşısında CHP dik dursaydı, milletin nezdindeki yeri bugün çok farklı olurdu. 28 Şubat karşısında, 27 Nisan bildirisi karşısında CHP dik durabilseydi, bugün millet nezdinde itibarı çok farklı olurdu. Ama hiçbir zaman dik durmadılar; müdahaleler karşısında eğildiler, müdahalelere alkış tuttular ve işte onun için de milletim bunlara tek başına iktidar vermedi ve ben inanıyorum milletime hiçbir zaman da vermeyecek. 27 Mayıs'ta bunu anlamadılar, bugün de bunu anlamış değiller. 27 Mayıs'ta nasıl ikircikli bir tutum sergiledilerse, işte bugün de, bir milim sapma göstermeden aynı ikircikli, aynı samimiyetsiz tavrı sergiliyorlar. Çünkü bunların zihniyetleri hiç değişmedi. Gen aynı gen. Dünyada genlerle oynuyorlar, bir de bunların genleri ile oynasalar... Çok şey değişir.''

Neler yaşadığını bir biz biliyoruz, bir de Allah biliyor...

Erdoğan, son günlerde Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihine ilişkin son derece önemli belgeler, Dersim katliamıyla ilgili, Kürt meselesine ilişkin belgeler açıkladıklarını belirtti.

Kitapların yasaklanması, camilerin satılması, kapatılması, ahır haline getirilmesiyle ilgili belgeler açıkladıklarını hatırlatan Erdoğan, ''Biz, CHP'nin tarihini gündem oluşturmak, gündemi başka yerlere çekmek için değil, değişmeyen, bugün de varlığını idame ettiren bir zihniyeti deşifre etmek amacıyla gündeme getiriyoruz. Çünkü bugün yaşayan kuşak, aslında bu tarihi büyük ölçüde bilmiyor. Bunun bilinmesi lazım'' şeklinde konuştu.

-28 Şubat süreci...-

Konuşmasında 28 Şubat sürecine işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''28 Şubat sürecinde, bizim de sizlerin de neler yaşadığını bir biz biliyoruz, bir de Allah biliyor. Eğer bunu yapanlar, bunun mimarları, bunun mühendisleri, bunun kuklaları, piyonları deşifre olmazsa, eğer bunlardan hesap sorulmazsa, aynı felaketi biliniz ki çocuklarımız da yaşayacaktır, torunlarımız da yaşayacaktır. Eğer, 28 Şubat sürecinde, emirle, talimatla yazı yazanlar, psikolojik operasyonlara ruhlarını satanlar deşifre olmazsa, biliniz ki ilk fırsatta bunlar bu ülkenin aydınlık geleceğini yeniden karartmak isteyecektir. İşte onun için dik durduk, ama dikleşmedik. Ve dik duruyoruz, dik duracağız. Allah'ın izniyle eğilmeyecek, bükülmeyecek, çocuklarımızın yakamıza yapışıp, 'bize böyle bir Türkiye mi miras bıraktınız?' demesine asla mahal vermeyeceğiz.''

-''Kürt meselesinin temelinde tek parti CHP yönetimi vardır''-

Bugün Türkiye'nin hangi kronik meselesine bakarsanız, altında 1940'lı yılların baskıcı rejiminin görüldüğünü ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

''Kürt meselesinin temelinde tek parti CHP yönetimi vardır. Azınlıklar meselesinin temelinde, tek parti CHP yönetimi vardır. Sivilleşme, özgürleşme, demokratikleşme meselelerinin temelinde tek parti CHP yönetimi vardır. Dine, inanca, inanç özgürlüğüne yönelik kısıtlamaların altında aynı şekilde bir CHP zihniyeti vardır. Ekonomik meselelerin temelinde de işte o zihniyetin etkisi vardır. Bu zihniyetle hesaplaşılmadığı, bu zihniyetle yüzleşilmediği sürece Türkiye kronik meselelerini çözemez.''

-''Bu zihniyeti her fırsatta hatırlatmak millete borcumuzdur''-

Bugün hala 27 Mayıs'ın ilerici bir darbe olduğunu savunanların, hala Dersim katliamını savunanların, kitap yasaklamalarını meşrulaştırmaya çalışan, camilerin kapatılmasını, satılmasını inkar eden, bu gerçeği sulandırmaya çalışan bir zihniyetin var olduğunu söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:

''Devasa o muhteşem Sultanahmet Camii'ni 6 yıl kapatan zihniyeti biz anlatmayacak mıyız? Her milletin gururlandığı, övündüğü abide eserler vardır. Kaldı ki bunlar, bizim aynı zamanda dinimizin gereği olan ibadetlerimizi toplum olarak bir arada yerine getirdiğimiz o muhteşem eserler... Tıpkı 1940'larda olduğu gibi, tıpkı 28 Şubat sürecinde olduğu gibi bugün de devşirme, sahte ve sahtekar din adamlarıyla toplum ve inanç mühendisliği yapmaya çalışan bir zihniyet var. Özellikle Güneydoğu'da... Herhalde ne demek istediğimi anladınız.

Bugün hala, başörtüsü yasağını savunan, katsayı uygulamasını savunan, kesintisiz eğitime karşı çıkıp bunu Anayasa Mahkemesi'ne götüren, yasakçı, baskıcı, inanç düşmanı bir zihniyet var. Bu zihniyeti deşifre etmek, bizim boynumuzun borcudur. Bu zihniyeti milletimize, genç nesillere her fırsatta hatırlatmak, bizim millete borcumuzdur. Bir tarafta cuma namazı kılınıyor. Orada bir tane cambaz çıkmış, din adamlığı yapıyor. O da orada cuma kıldırıyor. İşte burada kılınıyor. Cuma, adı üzerinde birleşmektir. Sen halkı bölmek için orada ikinci bir cemaat oluşturuyorsun. Bunları deşifre etmeyelim mi? 'O devletin imamıymış'. O? 'Biz, diyor Kürtlerin imamıyız.' Bizim dinimizde Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Abhaza var mı?''

BAŞBAKAN'DAN SUÇ DUYURUSU

28 Şubat sürecinde yaşanan ekonomik sıkıntılara da dikkat çeken Erdoğan, "28 Şubat'ın hemen ertesinde bir gecede faizin yükselmesiyle Türkiye yoksullaşmıştır, acaba kimler burada vurgun yaptı. Aslında işte onların hesaba çekilmesi lazım, o vurgunu yapanlar hakkında suç duyurusunda bulunuyorum buradan." dedi
Takvim Kaynak Tercihleri

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler