"Dijital dünya hepimizi olumsuz etkiliyor"

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından Palandöken Kayak Evi'nde düzenlenen , ''Bölgesel Gençlik Çalıştayı'' kapanış töreninde konuşma yaptı...

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
"Dijital dünya hepimizi olumsuz etkiliyor"
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ''Belli bir siyasi düşünceye bağlı olabilir, belli gruplarla birlikte düşünebilirsiniz. Ama hiçbir zaman aklınızı başkalarının cebine koymayın'' dedi.

Akdağ, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından Palandöken Kayak Evi'nde düzenlenen , ''Bölgesel Gençlik Çalıştayı'' kapanış törenindeki konuşmasına, insanların birbirlerinden etkilendiğini belirterek, ''Bana arkadaşını söyle, kim olduğunu söyleyeyim'' sözünü ve evli kişilerin bir müddet sonra, birçok özelliklerinin birbirine benzediğine dair araştırmalar olduğunu hatırlatarak başladı.

Katılımcılara, ''çok güzel bir hazırlığın Erzurum'daki bölümünü burada gerçekleştirdiniz'' diye seslenen Akdağ, ''23 yıl sonra Türkiye'de bir gençlik şurası yapılacak. Bu şura konusunda ilgili bakanlığımızın ve paydaşların çabalarını taktirle karşılıyorum'' dedi.

Türkiye'nin genç bir nüfusa sahip olduğuna işaret eden Akdağ, şöyle konuştu: ''Bu bizim en önemli beşeri sermayemizdir. Türkiye'nin en önemli sermayesi ne madenleri, dört bir yanındaki denizleri, tarıma hayvancılığa elverişli alanları ne de diğer birikimlerimiz, potansiyellerimizdir. Bu ülkenin en büyük sermayesi, gücü sizlersiniz. Türkiye'yi önümüzdeki yıllarda ileriye götürecek olan, insanımızın refah içerisinde yaşamasını sağlayacak olan da sizin kafalarınızdaki ve gönüllerinizdeki birikimdir. Bu sebeple Erzurum'da yapılan bu toplantıyı da Ankara'da Mayıs ayında yapılacak şurayı da çok önemsiyorum. Gayet güzel çalışmalar yaptınız, görüşler oluştu.''

Gençlere ''aslında şanslı olduklarını'' söyleyen Akdağ, ''Türkiye'nin iyi bir zamanında genç oldunuz. Biz gerçekten kötü günler gördük, yaşadık. 1980 öncesinde ben üniversitedeydim. O yıllar ülkenin birçok yerinde, birçok kişi için yer yer gençlerimiz için karabasan dönemleriydi. 'Şu rüyadan, kabustan ne zaman uyanacağım' düşüncesine zaman zaman kapılabilirdiniz'' dedi.

''ÇOK AĞIR GÜNLER YAŞADIK''
O dönemlerde mahallelerin, sokakların bölündüğünü hatırlatan Akdağ, şunları kaydetti: ''Yerine göre sağ gruptan bir kişi sol grubun hakim olduğu sokağa ya da mahalleye giremezdi. Tersi de vardı. Güvensizlik ortamı, hakikaten çok kötü bir ortamdı. Gençler birbirleriyle sürekli kavga ediyorlardı, çeşitli örgütlerin yapılanmaları altında birbirlerine kurşun sıkıyorlardı, kardeş kardeşine kurşun sıkar mı? Maalesef oluyordu. 1980 ihtilali oldu, ihtilalden sonra bu ortam ortadan kalktı ama bu sefer de despotik bir irade halkın iradesinin üzerinde olduğu gibi gençlerin iradesi üzerinde de kendisini gösterdi. Tam bir diktatörlük yönetimi.
Bir birey olarak kendinizi ifade edemezsiniz, istediğiniz gibi yaşayamaz, giyinemezsiniz, nasıl giyineceğinize, oturacağınıza yönetmelikler, genelgeler karar verir hale geldi. Çok ağır günler yaşadık, 5.-6. sınıfa kadar Tıp Fakültesi'nde okuyan kardeşlerimizden sadece kılık kıyafeti nedeniyle okulu terk edip gidenler oldu. Onlarla birlikte biz de gözyaşı döktük. Benzer sıkıntıları biz de yaşadık.''
Türkiye'de bu durumun biraz iyileştiğini vurgulayan Akdağ, ''28 Şubat dönemi geldi, 1997'lerde o zaman ihtilal olmadı ama yine özgürlüklerin ileri derecede baskılandığı bir dönem yaşamaya başladık. Hak ve adalet ortadan kalkmış durumdaydı. Şimdi bu dönemleri geride bıraktık, Türkiye'de kardeşlik hukuku içerisinde birlikte yaşayabiliyoruz'' dedi.

Gençlere tavsiyelerde de bulunan Akdağ, şöyle devam etti: ''Siz gençlere en büyük tavsiyem şudur, 'bireysel özgürlükleri her şeyin üzerinde tutun. Karşınızdaki insan sizin gibi düşünmüyor, yaşamıyor olabilir. O insana saygı göstermeniz lazım. Her türlü yaşam biçimine, düşünceye saygı göstereceğiz, şiddete başvurmadığınız sürece. Şiddetin başladığı yerde özgürlük kalmaz. Şiddete başvurmamak, başkasının hukukunu çiğnememek kaydıyla bu özgürlük meselesini sizin iyice tutup kaldırmanız lazım. Türkiye'de son 9 yılda bu hususta önemli mesafeler aldık, alacağımız mesafeler var.''

''DİJİTAL DÜNYA HEPİMİZİ ÇOK OLUMSUZ ETKİLİYOR''
Fanatik olunmaması gerektiğinin altını çizen Akdağ, ''Aklınızı bir genç olarak hiç kimsenin cebine koymamayı kendinize şiar edinmelisiniz. Sizin de önünüzde bir hedef olarak olarak kişilikler olabilir, ayrı mesele. Belli bir siyasi düşünceye bağlı olabilir, belli gruplarla birlikte düşünebilirsiniz. Kendinizi geliştireceksiniz. Ama hiçbir zaman aklınızı başkalarının cebine koymayın. Fanatizm, aklınızı başkalarının cebine koymanın sonucunda gelen bir husustur. Fanatizmin doğrusu olmaz, fanatizm insanın aklını da gönlünü de esir eden bir şey. Doğru düşünemeyiz. O zaman fanatik olmamak lazım ama idealist olmak da lazım bana göre.''

Türkiye'de son yıllarda daha az kitap okunduğunu belirten Akdağ, ''Çünkü dijital dünya hepimizi çok olumsuz etkiliyor. Kendi çocuklarımla da bunun tartışmasını yapıyorum. Karşınızda televizyon, dizinizin üzerinde bilgisayar, elinizde cep telefonu. Böyle bir üçlemi düşünebiliyor musunuz? Bu bizim entelektüel dünyamızı, gelişimimizi son derece olumsuz etkileyen bir şey. Türkiye'de bir kişi günlük ortalama 3,5 saat televizyon izliyor. Genç yaşlarda o kadar saat televizyon izlemek, bedensel, zihinsel, kalbi olarak bizi olumsuz etkiliyor'' diye konuştu. Takvim Kaynak Tercihleri

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler