Türkiye'ye resmi bir ziyarette bulunan İngiltere Başbakanı David Cameron, Türkiye'ye AB konusunda tam destek verdi, terör sorusunu, "Biz de terör mağduruyuz. Mücadelenizde yanınızdayız" diye yanıtladı. Başbakan Erdoğan ise "ilişkilerimizde gerçekten altın çağda olduğumuzu düşünüyorum" dedi.
Başbakan Tayyip Erdoğan ile İngiltere Başbakanı David Cameron, baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından, Başbakanlık Merkez Bina'da ortak basın toplantısı düzenledi. İki liderin toplantı sırasındaki neşeli tavırları dikkat çekti. Konuk Başbakan'a "David" diye hitap eden Erdoğan konuşmasında özetle şunları belirtti:
* ALTIN ÇAĞI: İngiltere ile siyasi, ekonomik, ticari, kültürel, her türlü alanda yoğun görüşmelerimiz, çalışmalarımız var ve şu anda diyebilirim ki sürekli olarak tırmanan bu ilişkiler dizisi içerisinde aramızdaki ilişkiler altın çağını yaşamaktadır. AB sürecinde İngiltere'nin bize olan desteği, başından itibaren kararlı duruşları hakikaten şükran gerektirir, her türlü takdirin üstündedir.
DOSTUM: Değerli dostum David'in de ifade ettiği gibi, şu anda İngiltere'deki siyasi partiler içerisinde Türkiye'nin AB sürecine muhalefet eden hiçbir parti yoktur. Hakikaten bu desteği hep yaşadık. Bundan dolayı da memnuniyetimi ifade etmek durumundayım. Bütün bunların yanında atılan çok önemli adımlardan bir tanesi de az önce imzaladığımız gibi, aramızdaki bu stratejik ortaklık belgesinin bu bir güncellenmesiydi. Onu güncelleştirdik.
HARÇ RİCASI: İngiltere'de halen 150 bin civarında Türk vatandaşı var. İngiliz vatandaşı olanlar arasında yerel yönetimlerde, yerel meclislerde görev alan 17 Türk bulunuyor. İngiltere, Türklerin lisansüstü eğitim-öğretimde ABD'den sonra en çok ilgi duydukları ülke. Fakat oradaki bu lisans üstü eğitim-öğretimde harçlar AB üyesi ülkelere olduğu gibi olursa bu inanıyorum ki Türk öğrencilerin İngiltere'ye olan ilgisini daha da artıracaktır. Çok daha fazla Türk öğrenci İngiltere'de lisansüstü eğitim ve öğretimini yapacaktır. Bu konuda da gerekli desteği kendilerinden bekliyorum.
İSRAİL: (Türkiye'nin İsrail ile ilişkileri çok gerilimli ve İran ile müeyyideler konusunda Türkiye 'hayır' kullandı. Farklılıklar konusunda daha dürüst olmak gerekmiyor mu? sorusu üzerine) Her şeyden önce yaptırımlar konusunda tavrımız bizim belliydi. Ortada bir Tahran Sözleşmesi var. Bu Tahran Sözleşmesi'ne giderken bu işin nedenleri var, temel nedenleri var. Bu temel nedenler de bir derecede bu işi diplomatik yollarla çözme sürecidir. Bu adımı da atarken, biz uluslararası hukuka saygılı olmayı hep öne çıkardık" karşılığını verdi.
NÜKLEER: Nükleer silah olan bir ülke değiliz. Bölgemizde nükleer silah istemiyoruz. Biz de diyoruz ki; İran'da nükleer silah var mı? Şu anda yok, ama denilen ne? İleride yapabilir. Bana göre, Tahran Anlaşması'nın en önemli kısmı şudur; Bir Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na üyedir. İsrail de üyedir. Fakat İran MPT kurallarına uymayı kabul ediyor, ama öbür taraf etmiyor. Böyle bir durum da var. 'Takas işlemleri ' dendi, Türkiye'de takası İran kabul etti. Bunun karşısında Viyana Grubu, ne yazık ki, ona da 'ip un sermek derler bizde', ipe un serdi. Yaptırımlar devreye girince, biz de tabii Tahran Anlaşması'nın altına imza koymuş bir ülke olarak Türkiye'nin halk arasındaki ifadesiyle 'Tükürdüğümüzü yalayamazdık', dürüst olmamızın gereği de buydu.
İSTANBUL EKONOMİSİ: Türkiye'de büyük bir ekonomik gelişme olduğunu, sadece İstanbul'un ekonomisinin 12 AB üyesi ülkenin tek başına ekonomilerinden daha büyük olduğunu hatırlatan Cameron, Türkiye'nin gelecek yıllarda İtalya, Kanada gibi ülkelerin ekonomilerini geride bırakarak dünyanın sayılı ekonomileri arasına gireceğini söyledi. İngiliz Başbakan, İsrail ve İran konusundaki sorunlar hatırlatılarak, "iki ülke arasında gerçekten altın çağdan bahsedilip bahsedilemeyeceği" yolundaki bir soruya karşılık, Türkiye ile daha derin ilişkiler geliştirmek istediklerini kaydetti.
TERÖR: Bir gazetecinin Türkiye'nin, İngiltere'den 5 PKK'lı teröristin iadesini istediğini ancak bunların iade edilmediğini belirterek İngiltere'nin "terörizmle nasıl mücadele ettiğini" sorması üzerine Cameron, "PKK, İngiltere'de de AB'de olduğu gibi yasaklanmış bir örgüttür ve öyle olmaya devam edecektir. Yakalanan kişilerle ilgili ayrı ayrı işlem yürütülür. Her olayın detaylarına göre muamele yapılır" dedi. Terörizmle mücadelede, dünyanın her yerinde istihbarat örgütlerinin çalıştığını söyleyen Cameron, İngiltere'nin de bir çok kez terör eylemleriyle mağdur duruma düştüğünü ve Türkiye ile İngiltere'nin terör konusunda ortak çalışmaya devam edeceğini belirtti.
KIBRIS: Cameron, Kıbrıs'ın AB'nin çözülmemiş bir sorunu olduğunu belirterek, "Bunu bir kenara atıp bırakamayız. Kıbrıs sorunu Türkiye'nin de AB sürecinin önünde duran bir sorun. Ne kadar hızlı çözersek Türkiye'nin AB sürecini de o kadar hızlandırabiliriz" dedi. Başbakanları güldüren soru
Annesi Türk olan Alexander Ekrem Barker isimli İngiliz gazeteci, "Türkiye'yi seven, genç dinamik İngiliz bir Başbakan Türkiye'ye geldi. David Cameron, size Tony Blair'i hatırlatıyor mu, yani daha iyi arkadaş olacak mısınız?" diye sordu. Soru iki Başbakanı da güldürdü. İngiliz Başbakan, "Kulaklığım çalışmıyormuş gibi davranarak, sevgili dostum Tayyip'in nasıl diplomatik bir yanıt verdiğini dinlemeyi tercih ediyorum" yanıtını verdi.