'Kemiklerini bulsak sevineceğiz'
Zonguldak'ta 17 Mayıs'ta meydana gelen grizu patlamasında kaybolan maden işçisi Düzcük'ün eşi "Kemikleri bulunsun, en azından mezarı olur" dedi
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Zonguldak'ta Grizu patlamasında hayatını kaybeden, ancak cesedine ulaşılamayan Engin Düzcük'ün eşi Hayriye Düzcük, "Eşimin kemiklerini bulsak sevineceğiz. En azından bir mezarı olur" diyor. Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessese Müdürlüğü ocağında, 17 Mayıs'ta meydana gelen patlamada yaşamını yitiren Engin Düzcük ve Dursun Kartal'ın cesedine hâlâ ulaşılamadı. Engin Düzcük'ün eşi Hayriye Düzcük, Çaycuma ilçesine bağlı Saltukova Beldesi Sarıkum mahallesindeki evinde, 22 gündür acı bir bekleyiş sürdürüyor.
2 KIZINI SON KEZ ÖPTÜ
Düzcük, "Eşimin kemiklerini bulsak sevineceğiz. En azından bir mezarı olur. İnsan dayanamıyor. İki kızım babalarını soruyor ama anlatmaya dilim varmıyor" diyerek gözyaşı döküyor. Cenazenin bulunamamasının ölümden beter bir durum olduğunu anlatan Düzcük, "Olay günü, eşim iş elbiselerini evde unutmuş, geri gelmişti. Çocuklarım Sıla ve Beyza'yı öptü, 'Kendinize iyi bakın' dedi. Rüya gibiydi, insan kabullenemiyor. İki kere ölünür mü? Ölünüyormuş. Allah'ın takdiri... Her gün telefon gelecek, bulunacak ümidiyle yatağımdan kalkıyorum. Ocaktan çıkartılan 28 maden işçisi huzur içinde yatıyor, bizimkiler de yatsın istiyorum. Bize 'Arıyoruz' diyorlar, tek derdim bulunsun. Onu mezarına yerleştireyim'' diyor.
'SİGORTA İÇİN ÇALIŞTI'
Eşinin geçen ekim ayında maden işçisi olarak çalışmaya başladığını belirten Düzcük şunları söylüyor: "Bana her zaman 'Para için çalışmıyorum, sigorta için çalışıyorum. Hastaneye gittiğimizde sigortamız bulunsun, çocuklarımız maskara olmasın başka bir şey istemiyorum' diyordu. Şirket iki ayda bir para veriyordu ona bile razı oluyordu" dedi.
KARTAL AİLESİ SUSKUN
Ocakta cesedine ulaşılamayan iki işçiden Dursun Kartal'ın ailesi ise konuşmak istemiyor. Kartal'ın kayınpederi İbrahim Kartal'ın da 1976'da aynı maden ocağında öldüğü öğrenildi.
2 KIZINI SON KEZ ÖPTÜ
Düzcük, "Eşimin kemiklerini bulsak sevineceğiz. En azından bir mezarı olur. İnsan dayanamıyor. İki kızım babalarını soruyor ama anlatmaya dilim varmıyor" diyerek gözyaşı döküyor. Cenazenin bulunamamasının ölümden beter bir durum olduğunu anlatan Düzcük, "Olay günü, eşim iş elbiselerini evde unutmuş, geri gelmişti. Çocuklarım Sıla ve Beyza'yı öptü, 'Kendinize iyi bakın' dedi. Rüya gibiydi, insan kabullenemiyor. İki kere ölünür mü? Ölünüyormuş. Allah'ın takdiri... Her gün telefon gelecek, bulunacak ümidiyle yatağımdan kalkıyorum. Ocaktan çıkartılan 28 maden işçisi huzur içinde yatıyor, bizimkiler de yatsın istiyorum. Bize 'Arıyoruz' diyorlar, tek derdim bulunsun. Onu mezarına yerleştireyim'' diyor.
'SİGORTA İÇİN ÇALIŞTI'
Eşinin geçen ekim ayında maden işçisi olarak çalışmaya başladığını belirten Düzcük şunları söylüyor: "Bana her zaman 'Para için çalışmıyorum, sigorta için çalışıyorum. Hastaneye gittiğimizde sigortamız bulunsun, çocuklarımız maskara olmasın başka bir şey istemiyorum' diyordu. Şirket iki ayda bir para veriyordu ona bile razı oluyordu" dedi.
KARTAL AİLESİ SUSKUN
Ocakta cesedine ulaşılamayan iki işçiden Dursun Kartal'ın ailesi ise konuşmak istemiyor. Kartal'ın kayınpederi İbrahim Kartal'ın da 1976'da aynı maden ocağında öldüğü öğrenildi.