"7 şehit PKK provakasyonudur"

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
"7 şehit PKK provakasyonudur"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Tokat'ın Reşadiye ilçesinde 7 askerin şehit edilmesinin, ''açılıma yönelik bir PKK provokasyonu' olduğunu söyledi.

Erdoğan, TBMM Genel Kurulunda, 2010 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanunu Tasarısı'nın tümü üzerindeki eleştirileri yanıtladı.

Sözlerine Bursa Mustafakemalpaşa'da hayatını yitiren 19 madenciye rahmet dileyerek başlayan Erdoğan, Tokat'ın Reşadiye ilçesinde terörist saldırı sonucu şehit olan 7 Mehmetçiği rahmetle andığını ifade ederek, tüm yakınlarına ve millete başsağlığı diledi.

İstanbul'da terör örgütünün istismar ettiği çocukların gerçekleştirdiği terör eyleminde molotoflu saldırıya maruz kalarak yaşamını yitiren Serap'a da rahmet dileyen Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

''Sayın Baykal, Reşadiye saldırısını PKK'nın gerçekleştirdiğini söyleyemediğimizi, spekülasyon ürettiğimizi ifade etti. Devlet yönetimi bir ciddiyet gerektirir. Devlet ve Hükümet aklına estiğini konuşmaz. Tespitlerini yapmadan, delillerini bulmadan konuşmaz. Zira ülkede bir tane terör örgütü yok. Terör örgütünün farklı isimlerdeki terör örgütleriyle de iş birliği halinde uygulamış olduğu terör de var. Bunları tespit ederek, açıklamaktır aslolan.

Saldırıyı terör örgütü üstlenmiştir. Ve burada spekülasyonlara fırsat vermeden, terör örgütünün üstlendiği gibi bizler de aynı şekilde terör örgütünün reklamını, propagandasını yapar gibi sürekli ismini zikretmeyi de doğrusu hiçbir zaman kendi devlet ciddiyetimizle uyumlu bulmuyoruz. Reşadiye saldırısı bir provokasyondur. Evet, açılıma yönelik bir PKK provokasyonudur, milli birlik ve kardeşlik sürecine yönelik terör örgütünün bir sabotajıdır. Bunu bile saptıran bir anlayış, yanlış muhalefet tarzının somut bir örneğidir.''


Erdoğan, bütçenin Meclis Genel Kurulu'na geldiğini ve gündemin bütçe olduğunu dile getirerek bu konunun detaylı şekilde ele alınmasını beklediklerini anlattı. Erdoğan, ekonomi ile demokratikleşmeyi paralel yürüttüklerini, ikisini de ihmal etmeden sürdürdüklerini belirterek " Ekonomiyi bıraksaydık bugün ekonomik olarak bu noktaya gelmezdik, demokratikleşmeyi ihmal etseydik Türkiye olarak dünyada itibarı bu noktaya gelmezdi. Güven ve istikrarı öncelikli mesele olarak gördük. Güven ve istikrarla büyüdü emin adımlarla ülke ilerledi ilerliyor. Türkiye'nin nereden nereye geldiğini halkımızla birlikte bütün dünya da görüyor. Türkiye'nin nereden nereye geldiğini söylememizi yanlış değerlendirenler de var" dedi.

Başbakan Erdoğan 1990'lı yılların sonundan itibaren kalkınma rakamlarını dile getirdi. Türkiye'nin öncelikle 1999 yılından sonraki gelişme rakamlarını anlattı.

Erdoğan, Türkiye'nin 2000'li yılların başında kazandığı paranın yüzde 60'nının üzerindeki payının faiz olarak verildiğini dile getirdi. Erdoğan enflasyonu yüzde 30 ile aldıklarını bu rakamın şu anda yüzde 5.5 olduğunu söyledi. Erdoğan önceki hükümetler döneminde ülkenin üç haneli enflasyonu gördüğünü dile getirdi.

Erdoğan, enflasyonla faize giden paranın bugün vatandaşın cebine, yola, baraja, emniyete, işe, aşa dönüştüğünü anlattı.

Başbakan, faizlerin neden yüksek olduğunu, faizi yüksek kılan unsurun da ülkelerin risk primi olduğunu ve bu risk piriminin de faiz oranını oluşturduğunu söyledi.

Erdoğan, MHP-DSP-ANAP iktidarı döneminde bazı bankaların mesai saati dışında Merkez Bankası'ndan milyon dolarlar aldığını ve bu alımların hemen ardından kriz patladığını, 600 bin lira üzerinden alınan doların bir kaç saat sonra bir milyon 700 bin lira düzeyine çıktığını bankaların trilyonlarca lira bir gecede kar elde ettiğini söyledi. Sadece bir bankanın gecelik karının 4 milyar dolara çıktığını anlattı. Erdoğan, Rahşan affı ile bu bankaların da kurtarıldığını söyledi.

Erdoğan, AK Parti'ye ihanet hiyanetle suçlayanların o gün neden seslereni çıkarmadınız. Akşam karanlığında ülke soyulurken milliyetçiliğinizi neden hatırlamadınız. Milliyetçiyim diyerek bu bedeli millitemize hangi hakla ödettiniz. 2009 yılında yaşanan mali kriz ise dünyanın kötü yönetilmesi sonucudur. 2009 yılında dünya ithal projelerle dünya kurtarılmaya çalışılırken biz ülkeyi hiçbir ülkeden örnek almadan kendi politikamızla yönettik ve ülkeye krizin şokunu yaşatmadık.

23.5 milyar dolarla borçla ülkeyi aldık. Şu anda 8.5 milyar dolar borcumuz var biz masaya adam gibi otururuz. Muhalefet borçlandı biz ödedik. 21 banka fona devredildi bedelini biz ödedik. 2009 krizinde 158 banka battı, Türkiye'de bir banka dahi zarar etmedi.

Başbakan Erdoğan 1990'lı yılların sonundan itibaren kalkınma rakamlarını dile getirdi. Türkiye'nin öncelikle 1999 yılından sonraki gelişme rakamlarını anlattı.

Erdoğan, Türkiye'nin 2000'li yılların başında kazandığı paranın yüzde 60'nının üzerindeki payının faiz olarak verildiğini dile getirdi. Erdoğan enflasyonu yüzde 30 ile aldıklarını bu rakamın şu anda yüzde 5.5 olduğunu söyledi. Erdoğan önceki hükümetler döneminde ülkenin üç haneli enflasyonu gördüğünü dile getirdi.

Erdoğan, enflasyonla faize giden paranın bugün vatandaşın cebine, yola, baraja, emniyete, işe, aşa dönüştüğünü anlattı.

Başbakan, faizlerin neden yüksek olduğunu, faizi yüksek kılan unsurun da ülkelerin risk primi olduğunu ve bu risk piriminin de faiz oranını oluşturduğunu söyledi.

MUHALEFET BORÇLANDI BİZ ÖDEDİK
Erdoğan,
"23.5 milyar dolarla borçla ülkeyi aldık. Şu anda 8.5 milyar dolar borcumuz var biz masaya adam gibi otururuz. Muhalefet borçlandı biz ödedik. 21 banka fona devredildi bedelini biz ödedik. 2009 krizinde 158 banka battı, Türkiye'de bir banka dahi zarar etmedi." dedi.

MERKEZ BANKASI BOŞALTILDI, HESABI SORULMADI

Erdoğan, 2001 yılında Türkiye'nin bir gecede Merkez Bankası boşaltıldı bunun hesabı soruldu mu? Ben ailelere şunu söylüyorum. Bahçeli ekrana çıkınca çocuklarını uzak tutsunlar. Bize bugün terörle mücadele edilmiyor diyenlere Öcalan getirilip teslim edildi. Terörle mücadele edilmiyor diyerek bu ülkenin polisine askerine de haksızlık ediyorsunuz ve şevkini kırıyorsunuz. Biz sürekli ne ihtiyaç varsa a'dan z'ye kadar hepsini karşıladık. Bugün Kandil'e operasyon yapılabiliyorsa, bugünkü iktidarın başarısıdır. Bizden bir önceki yönetim acaba Türkiye'nin dışına çıkabildi mi? Bu konuyu kimse ile konuşabildi mi? Bugün hala sınır ötesi harekat yapılıyor. Terör cephesi silahını bırakmadığı sürece askerimiz de polisimiz de operasyonlarını son vermeyecektir, son vermez de."

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler