İlk sevgilim beni karısıyla tanıştırınca düşüp bayıldım
Nükhet Duru ile çok özel... İlk platonik aşkından, anlaşmalı sevgilisi Mehmet Teoman'a, baba sıcaklığını yakaladığı Erol Simavi'den, sevgiye doyduğu Dikran Masis'é kadar erkekleri... Yıldızlığa giden dikenli yoldaki hiç bilinmeyen anıları...
Giriş Tarihi:
Nükhet hala tanıştığımız günlerdeki yaramaz kız çocuğu gibi. Timur Selçuk ile verdikleri konserin hemen ertesinde buluşuyoruz. Yer; Fulya'daki butiği. Aslında buraya butik de denmez ya... Bit pazarından alıp kendi tasarladığı koltuklardan, eski sahne kostümlerine, yeni ürettiği elbiselerden bir sürü objenin bir arada sergilendiği geniş bir alan. Arka tarafta 15 kişinin çalıştığı bir dikiş atölyesi var. Buradan elde ettiği gelirin bir kısmı TOÇEV'e bağış olarak gidiyormuş. Onun o cicili bicili görünüşünün altında yatan yaramaz çocuk burada da kendini gösteriyor. Önce kahveler söyleniyor ardından ortak dostlarla dolu uzun geçmişimize dayanarak pek de yanıt vermek istemediği sorularıma geçiyorum. Biliyorum ki özel yaşamını ortaya dökmeyi pek sevmiyor. İstemediği şeyleri yazmayacağıma söz veriyorum. Güven duygusu galip geliyor. Böylece geçmişe doğru uzanan bir yolculuğa başlıyoruz.
Timur Selçuk ile birlikte Açık Hava Tiyatrosu'nda verdiğiniz konser muhteşem geçmiş. Tüm yazarlar aynı fikirde. Ama bazı gazetelerde salonun tam olarak dolmadığı yazıldı. Özellikle Hıncal Uluç, bunu gençlerin "eski şarkıların güzelliğinden, 'melal'den haberi olmadıklarına" bağladı... Sen ne düşünüyorsun?
Aslında pek umursamıyorum. Ama birkaç şey söylemek de lazım. O gün İstanbul'un pek çok yerinde acayip yağmur yağıyordu. Bu konser, Rumelihisarı'nda yapılması gereken bir resitaldi. Yani "haydi eller havaya" diye kitlelere seslenen bir dinleti değil. Rumelihisarı'nda olsaydı insanlar kapıdan dönecekti. Yine de 2 binden fazla izleyici geldi ve sonuç Timur Hoca'yla beni çok mutlu etti. Gösterinin aynısını İş Sanat'ta tekrarlayacağız. 900 kişilik bir salon böyle bir resital için ideal. Çünkü insanlarla göz göze gelip, mimiklerimle, oyunculuğumla birlikte söylüyorum şarkılarımı.
Timur Selçuk'a 'Hocam' diyorsun...
Ben onun hem öğrencisiyim, hem de benim ilk düzenlemelerimi yapan Timur Hoca'dır. Müzik yaşamıma Mehmet Teoman, Timur Selçuk ve Cenk Taşkan gibi kaliteli bir ekiple başlamam en büyük şansım oldu.
Aslında her şey Mehmet Teoman ile tanışmanla başladı. Tanju Okan'ın söylediği o ünlü 'Kadınım' şarkısının sözleri Mehmet'e aitti. Sen zorla adamın yakasına yapışmışsın. Ama istersen ondan öncesine dönelim... İlk büyük platonik aşkına. Tamam tamam, isim vermeyeceğiz. Bir gazino yöneticisi diyelim.
Evli barklı adam, ayıp olur... O zamanlar daha 16-17 yaşlarındayım. Uvertür olarak çalışıyorum. Beni alır gezdirir, sonra eve bırakırdı. Bendeki müthiş bir platonik aşktı. Gece anneme teslim eder, sonra normal yaşamına devam ederdi...
Ama sen de bu arada fena aşıksın!
Hem de nasıl... Çok duygusal bir kızdım. "Beni benimle bırak" şarkısı da aslında ona ithaf edilmiş bir şarkıydı. Sonra bir gün beni karısıyla tanıştırdı. Oracıkta düşüp bayıldım. Garip bir şekilde inanma huyum var.
Gelelim Mehmet Teoman ile tanışmana... O günlerde sıra kızı olarak Urcan Gazinosu'nda sahneye çıkıyorsun...
Ben de bir ışık görüyorlar, şarkılar filan getiriyorlar ama hiç birini beğenmiyorum. Kadınım'ı dinleyince "İşte bu" dedim. Sonra Luna Park gazinosunda gördüm Mehmet Teoman'ı: "Kadınım gibi bir şarkı istiyorum. Gel beni dinle çok acayibimdir" dedim.
Hakikaten acayipmişsin. Mehmet o günü anlatırken "Sarışın ama Kızılderili gibi bir kız geldi yanıma" diyor...
Öyle. Çünkü Ajda Pekkan, "Kızım kapkarasın şu saçlarını sarıya boyatalım" demişti. O büyük star. Söylüyorsa doğrudur, boyattım. Mehmet, önce beni ciddiye almadı. Ama sonra gelip beni dinledi. O gece sabaha kadar konuştuk. Ne müzik dinlerim, nelerden hoşlanırım, onları anlattım. "Seni heyecanlandıran bir hikaye var mı?" diye sordu. Demin söylediğim ilk aşkımı ve hayal kırıklığımı anlattım. "Bekle" dedi gitti...
Sen bekleyedur ama o aralar Mehmet, Kristin diye bir kızla beraberdi.
Tabii.. Hala görüşüyoruz onunla. Sonra Mehmet "Beni benimle Bırak" ile geldi. Cenk Taşkan bestelemiş. Bayıldım.
Bu arada bir de Ajda Pekkan tehlikesi belirmiş ufukta...
Biz şarkıyı çalışıyoruz. Mehmet bir gün telefon etti. Ajda'da aynı şarkıyı dinlemek istiyormuş. Çıldıracağım. Ya beğenirse? Ne dualar ediyorum kendi kendime. Sonra beğenmediğini söylediler. İlk hit şarkımı Ajda Pekkan'a borçluyum.
O zaman Mehmet ile aranızda duygusal bir ilişki başlamış mıydı?
Yok hiçbir şey. Adamı yakalamak mümkün değil ki. Her yerde çıkıyorum karşısına... Bir gece hırsız girdi eve. Korkup telefonu açtım, "Ben sana geliyorum" dedim. Bavulumu kaptığım gibi gittim evine. Ama tipi değilim, beni beğenmiyor... "Ben sana çok iyi bakarım, iyi yemek yaparım. Arada sırada kaçamaklarına da göz yumarım" dedim. Çünkü bir türlü bulamıyordum onu.
İlişkiniz bu şekil mi başladı?
Eee tabii... Onun tipi değildim ama Mehmet başarılarıma, yeteneğime olan hayranlığından beni sevdi. Ben de ruhumu bu kadar güzel şarkılara döken bir insan olduğu için onu çok sevdim. Birbirimizi anlardık. 3.5 yıl sürdü beraberliğimiz.
Birlikte mesleğin zirvelerine çıktınız. Ayşegül Aldinç nasıl girdi devreye?
Ayşegül bize gidip gelirdi. Meğer ona tutulmuş. Önce çok kızdım. Ben ayrılınca gidip onunla evlendi. Ani verilmiş bir karardı, evlilikleri 6 aydan fazla sürmedi... Hala hep birlikte görüşürüz... Zaman işte akıp gidiyor..
Timur Selçuk ile birlikte Açık Hava Tiyatrosu'nda verdiğiniz konser muhteşem geçmiş. Tüm yazarlar aynı fikirde. Ama bazı gazetelerde salonun tam olarak dolmadığı yazıldı. Özellikle Hıncal Uluç, bunu gençlerin "eski şarkıların güzelliğinden, 'melal'den haberi olmadıklarına" bağladı... Sen ne düşünüyorsun? Aslında pek umursamıyorum. Ama birkaç şey söylemek de lazım. O gün İstanbul'un pek çok yerinde acayip yağmur yağıyordu. Bu konser, Rumelihisarı'nda yapılması gereken bir resitaldi. Yani "haydi eller havaya" diye kitlelere seslenen bir dinleti değil. Rumelihisarı'nda olsaydı insanlar kapıdan dönecekti. Yine de 2 binden fazla izleyici geldi ve sonuç Timur Hoca'yla beni çok mutlu etti. Gösterinin aynısını İş Sanat'ta tekrarlayacağız. 900 kişilik bir salon böyle bir resital için ideal. Çünkü insanlarla göz göze gelip, mimiklerimle, oyunculuğumla birlikte söylüyorum şarkılarımı.
Timur Selçuk'a 'Hocam' diyorsun... Ben onun hem öğrencisiyim, hem de benim ilk düzenlemelerimi yapan Timur Hoca'dır. Müzik yaşamıma Mehmet Teoman, Timur Selçuk ve Cenk Taşkan gibi kaliteli bir ekiple başlamam en büyük şansım oldu.
Aslında her şey Mehmet Teoman ile tanışmanla başladı. Tanju Okan'ın söylediği o ünlü 'Kadınım' şarkısının sözleri Mehmet'e aitti. Sen zorla adamın yakasına yapışmışsın. Ama istersen ondan öncesine dönelim... İlk büyük platonik aşkına. Tamam tamam, isim vermeyeceğiz. Bir gazino yöneticisi diyelim. Evli barklı adam, ayıp olur... O zamanlar daha 16-17 yaşlarındayım. Uvertür olarak çalışıyorum. Beni alır gezdirir, sonra eve bırakırdı. Bendeki müthiş bir platonik aşktı. Gece anneme teslim eder, sonra normal yaşamına devam ederdi...
Ama sen de bu arada fena aşıksın! Hem de nasıl... Çok duygusal bir kızdım. "Beni benimle bırak" şarkısı da aslında ona ithaf edilmiş bir şarkıydı. Sonra bir gün beni karısıyla tanıştırdı. Oracıkta düşüp bayıldım. Garip bir şekilde inanma huyum var.
Gelelim Mehmet Teoman ile tanışmana... O günlerde sıra kızı olarak Urcan Gazinosu'nda sahneye çıkıyorsun... Ben de bir ışık görüyorlar, şarkılar filan getiriyorlar ama hiç birini beğenmiyorum. Kadınım'ı dinleyince "İşte bu" dedim. Sonra Luna Park gazinosunda gördüm Mehmet Teoman'ı: "Kadınım gibi bir şarkı istiyorum. Gel beni dinle çok acayibimdir" dedim.
Hakikaten acayipmişsin. Mehmet o günü anlatırken "Sarışın ama Kızılderili gibi bir kız geldi yanıma" diyor... Öyle. Çünkü Ajda Pekkan, "Kızım kapkarasın şu saçlarını sarıya boyatalım" demişti. O büyük star. Söylüyorsa doğrudur, boyattım. Mehmet, önce beni ciddiye almadı. Ama sonra gelip beni dinledi. O gece sabaha kadar konuştuk. Ne müzik dinlerim, nelerden hoşlanırım, onları anlattım. "Seni heyecanlandıran bir hikaye var mı?" diye sordu. Demin söylediğim ilk aşkımı ve hayal kırıklığımı anlattım. "Bekle" dedi gitti...
Sen bekleyedur ama o aralar Mehmet, Kristin diye bir kızla beraberdi. Tabii.. Hala görüşüyoruz onunla. Sonra Mehmet "Beni benimle Bırak" ile geldi. Cenk Taşkan bestelemiş. Bayıldım.
Bu arada bir de Ajda Pekkan tehlikesi belirmiş ufukta... Biz şarkıyı çalışıyoruz. Mehmet bir gün telefon etti. Ajda'da aynı şarkıyı dinlemek istiyormuş. Çıldıracağım. Ya beğenirse? Ne dualar ediyorum kendi kendime. Sonra beğenmediğini söylediler. İlk hit şarkımı Ajda Pekkan'a borçluyum.
O zaman Mehmet ile aranızda duygusal bir ilişki başlamış mıydı? Yok hiçbir şey. Adamı yakalamak mümkün değil ki. Her yerde çıkıyorum karşısına... Bir gece hırsız girdi eve. Korkup telefonu açtım, "Ben sana geliyorum" dedim. Bavulumu kaptığım gibi gittim evine. Ama tipi değilim, beni beğenmiyor... "Ben sana çok iyi bakarım, iyi yemek yaparım. Arada sırada kaçamaklarına da göz yumarım" dedim. Çünkü bir türlü bulamıyordum onu.
İlişkiniz bu şekil mi başladı? Eee tabii... Onun tipi değildim ama Mehmet başarılarıma, yeteneğime olan hayranlığından beni sevdi. Ben de ruhumu bu kadar güzel şarkılara döken bir insan olduğu için onu çok sevdim. Birbirimizi anlardık. 3.5 yıl sürdü beraberliğimiz.
Birlikte mesleğin zirvelerine çıktınız. Ayşegül Aldinç nasıl girdi devreye? Ayşegül bize gidip gelirdi. Meğer ona tutulmuş. Önce çok kızdım. Ben ayrılınca gidip onunla evlendi. Ani verilmiş bir karardı, evlilikleri 6 aydan fazla sürmedi... Hala hep birlikte görüşürüz... Zaman işte akıp gidiyor..