Promosyon
Bingöl'de emekli bir aday, evini 100 bin TL'ye satıp, seçimde harcamış.
Eşek üzerinde bir gösteri ve meydanı dolduran 10 bin kişiye kahkahalı bir seçim propagandası.
Buna karşılık aldığı oy sayısı 76.
Ah be emekli kardeşim!
Meydanları doldursalar da, insanlar güldükleri adamları seçmezler.
Genelde analarını ağlatanları seçerler.
***
Kaybedenlerin suskun, oylarını bir avuç artıranların haykırdığı bir seçim sonrasını izliyoruz.
Deniz Baykal'ın "Artık siyaset farklı olacak" dediğine bakmayın. Bu ülkede siyaset ya politik güç gösterisidir.
Ya da ülke gazete binalarından yönetilir.
İkisinde de kaybeden halktır.
Tarihe bakın, halkın kazandığı bir tek seçim gösteremezsiniz bana.
***
Bu seçim, yalaka gazeteciliğin dibe vurduğu bir seçimdir.
Bu ülkede en güvenilmeyecek kesimin, medya olduğunun, bir kez daha belgelendiği bir seçim.
Politik diktatörlerden şikayet eden medyatik diktatörler, kendilerinden gayrisine yapılan haksızlıklarda, şerefe kadeh kaldırırlar. Günahları tavan yaptığında da ülkeyi ayağa kaldırırlar.
Rakipleri için kesilen cezalarda dilleri tutulur da, tüccar yanları darbe aldığında gazeteci kesilirler.
Bu ülke boş yere bu hale düşmedi.
Ülkeyi yönetme hakları elinden alındıklarında, sığınılan tek limandır "basın özgürlüğü..."
Devlete bağımlı bir basının özgür olması nasıl mümkünse...
***
Siyaset asla başka bir hal almaz.
80 yıldır aynı biçimde yönetilen, her seçimden sonra, aynı masalların hayata geçirildiği bir ülkeyi, neler beklediğini hepimiz biliyoruz.
Bu seçimin promosyonu, geçici teselli, biraz iktidara tokat, biraz ödeşme ama çokça yalandır.
Bizlere kalan, yine sefalet, yine Amerikan mandalığı ve umutsuzluktur.
***
Gelecek seçimden sonra kaybettiklerinizi bu seçimden kazandıklarınızdan çıkarırsınız.
Hayatı değişecek olanlar da parmak kaldırır.
Nasılsa kimsenin düşeni kaldıracak hali kalmayacağına göre...
Altta kalanın canı çıkar. Klasik son yani.