SİREN ERTAN ÇARMIKLI
Aile büyüklerine göre yaratıcı kişiliğim küçüklüğümden belliymiş! Resme, heykele, dekorasyona, modaya... Evde bulduğum ojelerle evin yer karolarına desenler, boya kalemleriyle duvarlara ceylan resimleri yapardım. Babamın özel çizim takımını ele geçirebilmek için neler vermezdim. Rengarenk hamurlarımın bir yerlerinize yapışması işten bile değildi. Çünkü evin her yerinden benim oyun hamurlarım çıkardı.
SİREN ERTAN ÇARMIKLI
Yemek sofrasını her zaman ben kurardım. Kıyafetlerimde mutlaka değişiklikler yapar, düğmelerini değiştirir, taşlar diker, tasarladığım kıyafetlerin hayata geçirilmesi için annemi yerdim. 23 Nisanlar’dan birinde giyeceğim tuvaletin istediğim renk ve model olması için annem günlerce kumaşçıları gezip, terzi aramıştı. Ve çocukluk fotoğraflarımın hepsinde saçlarım, kahküllerim zigzak kesilmiştir. Çünkü onları da hep kendim keserdim. Zavallı annem sürekli kuaföre götürürdü beni.
FERYAL GÜLMAN
İlkokul birinci sınıftan itibaren okulda hep 23 Nisan veya 10 Kasım şiirlerini okuyan, tanıtımları yapan, okulun hep ön plandaki sosyal ortamlarında öncü olan bir öğrenci oldum. Yine bir 23 Nisan günü en önemli şiir okuma görevi bana verildi. Benim için su içmek gibi kolay bir şeydi şiir okumak ama en iyisi yapabilmek için bir aya yakın çalıştım. Evde aile içindeki herkesi bıktırana kadar şiiri tekrar ettim. Tüm ev halkı benle birlikte şiiri ezberlemişti.
AYŞEGÜL TOPLUSOY
Çocukluğumda hatırladığım en canlı kare ilkokuldayken 23 Nisan için Kelebek olmamdı. Her sene büyük hazırlıklar yapılarak düzenlenen törenlerden birinde hoca benim kelebek olabileceğimi söylemişti. O kadar sevinmiştim ki bütün gece heyecandan uyumamıştım.