Kaygısı olmayan, rahat kişi.
Kalbin ortasındaki gizli günahların saklı olduğu sanılan siyah beneğe, karalığa denir.
Olacakları önceden hissetmek, tahmin etmek.
Karamsar, umutsuz, mutsuz.
Başkalarının sırtından geçinen kişi.
Kaygısı olmayan, rahat kişi.
Kalbin ortasındaki gizli günahların saklı olduğu sanılan siyah beneğe, karalığa denir.
Olacakları önceden hissetmek, tahmin etmek.
Karamsar, umutsuz, mutsuz.
Başkalarının sırtından geçinen kişi.
Ortalık karıştıran kimse.
Belli etmeden kendini ilgilendirmeyen şeyleri öğrenmeye çalışma.
Gönülden olan, candan, sevecen.
Ucu bucağı olmayan, sonsuz, sınırsız.
Çığlık, yaygara, feryat.
Arkadaş, yakın dost, sohbet arkadaşı.
İnsanlardan çabuk sıkılan, kalabalık ortamdan hoşlanmayıp yalnızlık isteyen kişi.
Birbirinin içine girerek çözülemeyecek biçimde karışmış olan, iç içe geçmiş, çapraşık.
Saf, temiz kalpli, kolayca aldatılabilen.
Berceste, edebiyatta öz, güzel, latif, ince anlamlı, kolayca hatırlanan, uapısı sağlam dize ya da beyittir.
Olgunlaşmamış meyve.
Beyhude, faydası olmayan söz.
Dış görünüşe ve gösterişe önem vermeyen, görmüş geçirmiş, babacan insanlar için kullanılan bir sıfattır.
Vazgeçilmez olan, acele yapılması lüzumlu bulunan.
Bir kişinin veya bir eşyanın dışarıdan görünen dış yüzü.
Uyanık, akıllı, güçlü hafızalı kişi.
Zaman bakımından geçmiş, geride kalmış.
Yağlı, salçalı ve sulu yemek.
Şen şakrak ve girişken kişi.
Sinirlenerek herhangi bir eşyayı atabildiği en uzak noktaya atmak.
Ay'ın etkisiyle huyunun değiştiği sanılan kimse.
Deniz veya okyanuslarda güneş ışığının ulaşamadığı en derim kısım.
Araya soğukluk girmiş, bozulmuş dostluğa denir.
Vazgeçilmez olan, acele yapılması lüzumlu bulunan.
Beyhude, faydası olmayan söz.
Kalıcı, sağlam, sürekli, devamlı.
Kötülerin arasında daha iyisi.
Değersiz, bayağı, kötü.
Bayramlaşma, birbirinin bayramını kutlama.
Karşılık olarak.
Dağılma, geçme, yayılma.
Tüyler ürpertecek denli korkunç, yürek parçalayan, acı acı.
Cana yakın, sevimli, uysal.
Üstün nitelikli insan.
Bir yana bırakılsa da, hesaba katılmasa da, vazgeçilse de.
İpe sapa gelmez, değersiz, önemsiz, uydurma, saçma söz.
Boş yere, boşuna, amaçsız, nedensiz, rastgele.
Şımarık, nazlı yetiştirilmiş kimse.
İyi özellik, iyi nitelik.
Boğazına düşkün.
Tadı acımtırak, ekşimsi ve buruk olan.
Rahatına, keyfine çok düşkün kişi.
İçi kan ağlayan.
Delicesine sevmek.
Yalnız kendini düşünen, kendi çıkarlarını herkesinkinden üstün tutan kişi.