Artvin'in saklı cennetlerinden Borçka ilçesi, sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda derin tarihiyle de ziyaretçilerini büyülüyordu. Bu tarihin en kıymetli mücevherlerinden biri olan ve yaklaşık 1200 yıl önce, Gürcü Krallığı döneminde inşa edildiği tahmin edilen tarihi taş kemer köprü, ne yazık ki doğanın gazabına dayanamadı. Daha 5 yıl önce keşfedilerek gün yüzüne çıkarılan ve bölge turizmine yeni bir soluk getirmesi beklenen bu eşsiz yapı, 20 Eylül'de meydana gelen şiddetli sel felaketinde tamamen yıkılarak tarihe karıştı.
FOTOĞRAF TUTKUNLARININ GÖZDESİYDİ ŞİMDİ YERİNDE YELLER ESİYOR
Borçka ilçe merkezine yaklaşık 15 kilometre uzaklıktaki Atanoğlu köyünde, Klaskur Deresi üzerinde inci bir gerdanlık gibi duran köprü, yıllarca doğanın içinde gizli kalmıştı. Yeniden keşfedilmesiyle birlikte, kısa sürede özellikle fotoğraf tutkunları ve doğa severler için vazgeçilmez bir rota haline gelmişti. Ormanın yeşiliyle derenin mavisini birleştiren konumu, onu adeta bir masal diyarına çeviriyordu.
Aktif olarak kullanılmayan eski bir patika üzerinde yer almasına rağmen, estetik güzelliği nedeniyle bölgeye gelen gelin ve damatların en romantik anlarına fon oluyordu. Düğün albümlerini süsleyen bu tarihi yapı, artık sadece o fotoğraflarda ve anılarda yaşayacak.
TURİZM HAYALLERİ DE SULARA KAPILDI
Bölge halkı köprünün keşfedilmesinin ardından büyük bir heyecan ve umut içindeydi. Yapının restore edilerek tabelalarla işaretlenmesi ve bölge turizminin önemli bir parçası haline getirilmesi bekleniyordu. Bu sayede hem köylerine ekonomik bir hareketlilik gelecek hem de atalarından miras kalan bu kültürel hazine korunmuş olacaktı. Ancak 20 Eylül gecesi başlayan ve tüm bölgeyi etkisi altına alan şiddetli yağış, bu hayalleri de beraberinde getirdi.
Aşırı yağışla birlikte debisi yükselen ve adeta bir canavara dönüşen Klaskur Deresi, yüzyıllardır ayakta duran taş köprünün temellerini oydu. Saatler içinde, asırlık taşlar azgın sulara bir bir teslim oldu ve köprü büyük bir gürültüyle çöktü.
GERİYE SADECE ACI BİR MANZARA VE ENKAZ KALDI
Selin ardından bölgeye giden vatandaşlar ve doğa severler, karşılaştıkları manzara karşısında büyük bir şok ve üzüntü yaşadı. Bir zamanlar üzerinde yürüdükleri, altında serinledikleri, en güzel anılarını biriktirdikleri köprünün yerinde artık sadece boş bir dere yatağı ve suların sürüklediği birkaç anlamsız taş parçası vardı. 1200 yıllık bir tarih, bir medeniyet mirası, bir gecede doğanın gücü karşısında yok olmuştu. Bu acı kayıp, hem bölge halkının hem de Türkiye'nin kültürel belleğinde derin bir yara açtı.
Kaynak: İHA
Fotoğraflar: İHA Fotoğraf Arşivi