
Marmara Denizi çevresinde yürütülen yeni araştırmalar, İstanbul'u etkileyebilecek olası deprem senaryolarına dair önemli bulgular ortaya koyuyor. Uzmanlara göre, İstanbul'un güneyindeki fay sisteminde dikkat çeken "sessiz bölgeler" ve olası yönlülük etkisi, kentte hissedilecek sarsıntının şiddetini artırabilir. Peki beklenen İstanbul depremi yakın mı? İşte uzman yorumları…

BİLİM İNSANLARINDAN KRİTİK UYARI
Science dergisinde yayımlanan araştırma Almanya'nın Potsdam kentinde bulunan GFZ Helmholtz Yerbilimleri Merkezi'nden Prof. Dr. Patricia Martínez-Garzón'un liderlik ettiği bir ekip tarafından yürütüldü. Araştırmacılar, fay hattındaki kırılma dinamiklerini ve artçı deprem etkinliğini farklı zaman ölçeklerinde analiz ederek son yaklaşık 15 yıl içinde büyüklüğü 5'in üzerinde olan depremlerin fay boyunca doğuya doğru düzenli biçimde ilerlediğini belirledi.
Bu deprem dizisinin, fayın hem yavaş hareket eden sürünen kesimlerini hem de tamamen kilitli durumdaki bölümlerini etkilediği tespit edildi.
Elde edilen sonuçlar, bölgedeki gerilimin nasıl biriktiğine dair önemli ipuçları sunuyor. Özellikle İstanbul'a yakın kesimde yer alan ve hala kilitli olduğu düşünülen fay segmentinin, daha büyük bir deprem üretme potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor.Yaklaşık 18 milyon nüfuslu bu büyük metropol açısından risk oluşturabilecek bu durum nedeniyle araştırmacılar, bölgede kesintisiz ve gerçek zamanlı sismik izleme çalışmalarının sürdürülmesinin büyük önem taşıdığını vurguluyor.

2025 TEKİ DEPREM ARAŞTIRMANIN ODAK NOKTASI OLDU
Çalışmada özellikle 23 Nisan 2025'te Marmara Denizi'nin altında meydana gelen güçlü deprem ayrıntılı biçimde incelendi. Bu sarsıntı, bölgede yaklaşık 60 yılı aşkın süredir kaydedilen en güçlü depremlerden biri olarak dikkat çekmişti.
Araştırmacılar, bu olayın ardından gerçekleşen artçı depremleri ve kırılma süreçlerini farklı zaman ölçeklerinde analiz ederek fay hattındaki gerilimin nasıl dağıldığını anlamaya çalıştı.

KİLİTLİ FAY SEGMENTİ İSTANBUL İÇİN RİSK OLUŞTURABİLİR
Elde edilen bulgular, Marmara'daki gerilimin zaman içinde doğuya doğru birikmeye devam ettiğini gösteriyor. Bilim insanları özellikle İstanbul'a yakın olan ve uzun süredir kırılmayan fay bölümünün kilitli durumda olduğuna dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre bu segmentte biriken enerji, gelecekte daha büyük bir depremin tetiklenmesine yol açabilir. Yaklaşık 18 milyon nüfusa sahip İstanbul'un böyle bir senaryoda ciddi risk altında olabileceği ifade ediliyor.

MARMARA'DA TARİHSEL DEPREM DÖNGÜSÜ
Ana Marmara Fay Hattı, Avrasya ve Anadolu levhaları arasındaki Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun bir parçası olarak Avrupa'nın en tehlikeli fay sistemlerinden biri kabul ediliyor. Bu hattın Marmara Denizi içindeki bölümü, 1766 yılından bu yana 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem üretmeyen tek segment olarak biliniyor.
Tarihsel kayıtlar ise bölgede büyük depremlerin ortalama yaklaşık 250 yıllık aralıklarla meydana geldiğini gösteriyor. Bu veriler, Marmara'daki sismik döngünün son aşamalarına yaklaşılmış olabileceği ve önümüzdeki dönemde büyük bir kırılmanın yaşanma ihtimalinin giderek arttığına işaret ediyor.










