Saatlerce trafik, kalabalık sahiller, fahiş fiyatlar ve "dinlenmeye geldik ama daha çok yorulduk" hissi… Oysa İstanbul'dan çıktıktan birkaç saat sonra bambaşka bir ritme geçmek mümkün. Sabah taş sokaklarda kahve içip eski Osmanlı evlerinin arasında yürümek, ertesi gün Karadeniz kıyısında balık yemek ve gün batımını küçük bir liman kasabasında izlemek…
Sadece fotoğraf çekip dönmeyin rehberinde lükse kaçmadan, sakin, çokça anı biriktirilecek ve dinlenmenize katkı sağlayacak kısa rotaları hazırladık.
Tarihi atmosferi hissetmek için iyi duraklardan biri. Eskiden tüccarların ve yolcuların konakladığı yapı bugün Safranbolu'nun sembollerinden biri. Avlusunda kısa bir mola verip kahve/çay içmek güzel olur. Yakınındaki Cinci Hamamı da Osmanlı dönemi dokusunu görmek için kısa bir durak olabilir.
"Bu evlerin içinde hayat nasıldı?" sorusunun cevabı. Restore edilmiş geleneksel Safranbolu konağı. Odalar, yaşam düzeni, oturma biçimleri ve ev mimarisi fikir veriyor. Eğer tarihi konaklar ilginizi çekiyorsa kesinlikle değer.
Biraz tartışmalı bir durak. Cam terastan kanyon manzarası izleniyor. Manzara güzel ama benim önerim: Zamanınız varsa
görün; ama "gitmezsem eksik kalır mı?" seviyesinde zorunlu değil.
Buranın kalbi. Taş sokaklar, ahşap çıkmalı evler, küçük dükkânlar, hanlar ve eski konakların bulunduğu alan. Erken saatlerde gezmek önemli. Fotoğraf meraklıları için sabah erken saatleri daha uygun. Sakindir ve ışık daha güzel.