İmkansız denileni başaran bir fetih: 53 günlük İstanbul kuşatmasının arkasındaki gizem!

29 Mayıs 1453 tarihi, dünya tarihinin dönüm noktalarından biri olarak kayıtlara geçti. 21 yaşındaki Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet'in komutasındaki Yeniçeri Ordusu, yaklaşık 53 gün süren kuşatmanın ardından İstanbul'u fethetti. Bu zafer, sadece Osmanlı tarihi için değil tüm dünya tarihi için büyük bir kırılma noktası oldu. Peki İstanbul'un surlarını aşan hangi gizli hamleler ve tarih boyunca saklı kalan sırlar vardı? İşte İstanbul kuşatmasının arkasındaki gizemli hikaye…

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Bu Sadece Bir Zafer Değil Arkasında Sayısız Sır, Bilinmeyen Taktikler Ve Stratejiler Barındıran Devasa Bir Mücadele Yatıyor. 6 Nisan'da Başlayan Kuşatma Tam...

Bu sadece bir zafer değil arkasında sayısız sır, bilinmeyen taktikler ve stratejiler barındıran devasa bir mücadele yatıyor. 6 Nisan'da başlayan kuşatma tam tamına 53 gün sürdü ve "imkansız" denen bir hedef büyük bir kararlılıkla fethedildi. Peki İstanbul nasıl fethedildi? İşte kuşatmanın ardındaki bilinmeyenler…

Karadan Kuşatma Ve Deniz Gücünün Birleştiği Muharebe 🔸Muhasara Başlamadan Önce, Boğazkesen Hisarı Tamamlandıktan Sonra Sultan Iı. Mehmed, İstanbul'u Karadan...

KARADAN KUŞATMA VE DENİZ GÜCÜNÜN BİRLEŞTİĞİ MUHAREBE

🔸Muhasara başlamadan önce, Boğazkesen Hisarı tamamlandıktan sonra Sultan II. Mehmed, İstanbul'u karadan sıkı bir askeri kuşatma altına aldı. Şehre giriş-çıkış tamamen engellendi hem Osmanlı hem de Bizans tarafı bu konuda katı önlemler aldı. Ancak deniz yoluyla iletişim kesilememişti. Bu dönemde Rumlar, denizden Türk köylerine saldırarak hem esir almak hem de tahribat yapmakla uğraşıyordu.

🔸1453 Şubat ayında, Sultan Mehmed, devasa topların İstanbul önüne naklini emretti. Top, altmış manda tarafından taşınıyordu ve kaymasını önlemek için her iki yanında ikişer yüz asker nöbet tutuyordu. Yolun bozuk ve geçiş zor olan kısımlarında ise önceden gönderilen elli inşaat ustası ve iki yüz işçi tarafından yol düzenlemeleri ve tahta köprüler yapıldı. Böylece top, şehirden yaklaşık beş mil uzaklıktaki mevkie ulaştırıldı.

🔸Topun nakli tamamlanmadan önce, Karaca Paşa'ya on bin kişilik bir kuvvet verildi ve Misivri, Ahyolu, Vize gibi çevredeki kaleler hızla ele geçirildi. Silivri bölgesinde ise bir kale çatışmayla alındı, Silivri Kalesi ise uzun süre direndi. Bigados kalesi ise teslim oldu. Şehir önüne getirilen büyük top, Karaca Paşa'ya teslim edildi.

🔸Mart Ayı Başlarından İtibaren Sultan Mehmed, Eyaletlere Ve Sancaklara Resmi Emirler Göndererek İstanbul Kuşatmasına Destek Vermelerini Emretti. Hem Müstahkem...

🔸Mart ayı başlarından itibaren Sultan Mehmed, eyaletlere ve sancaklara resmi emirler göndererek İstanbul kuşatmasına destek vermelerini emretti. Hem müstahkem askerler hem de gönüllü güçler orduya katıldı.

🔸Muhasara sırasında, Bizans imparatorunun kardeşleri olan Mora despotları Tomas ve Dimitriyos'un İstanbul'a yardım göndermesi ihtimaline karşı Sultan Mehmed, Mora'ya Turahan Bey ve oğulları Ahmed ile Ömer Bey'i göndererek sürekli akınlar düzenledi ve yardım girişimlerine izin vermedi.

Sultan Mehmed'in İstanbul'a Doğru Yürüyüşü 🔸Bütün Hazırlıklarını Tamamlayan Padişah, 12 Rebiulevvel 857 (23 Mart 1453) Tarihinde Edirne'den İstanbul'a Doğru...

SULTAN MEHMED'İN İSTANBUL'A DOĞRU YÜRÜYÜŞÜ

🔸Bütün hazırlıklarını tamamlayan Padişah, 12 Rebiulevvel 857 (23 Mart 1453) tarihinde Edirne'den İstanbul'a doğru yola çıktı. Keşan civarında durup Çanakkale Boğazı'ndan geçecek olan Anadolu kuvvetlerinin gelmesini bekledi. Bu kuvvetlerle birleşip yürüyüşüne devam eden Sultan Mehmed, 5 Nisan 1453 tarihinde İstanbul surları önüne ulaştı ve ertesi gün, 6 Nisan (26 Rebiulevvel) Cuma günü kuşatmayı başlattı.

🔸Kuşatma, Haliç'teki Ayvansaray'dan Hrisi Pili (Yaldızlı Kapı) bölgesine kadar karadan tüm surları kapsayacak şekilde gerçekleştirildi. Bu muhasara öncekilerden farklı olarak, Osmanlı donanmasının da kuşatmaya aktif katıldığı ilk büyük seferdi.

İstanbul'un Surları 🔸Topkapı Sarayı'nın Bulunduğu Bölgede Yer Alan Lygos Şehri, Milattan Önce 9. Yüzyılda Kurulmuştu. Mö 660 Yılında Burayı Ele Geçiren...

İSTANBUL'UN SURLARI

🔸Topkapı Sarayı'nın bulunduğu bölgede yer alan Lygos şehri, milattan önce 9. yüzyılda kurulmuştu. MÖ 660 yılında burayı ele geçiren Megaralı Bizas, şehre kendi adını vererek Sarayburnu'ndaki ilk yerleşim alanı olan Akropol'ü ve şehri surlarla çevirmişti. Bu ilk surlar, Ahırkapı Feneri'nin kuzeyinden başlayarak Ayasofya'nın bulunduğu alanı içine alıyor, Yerebatan Sarayı'nın yanından Demirkapı'ya ve oradan da Sirkeci Limanı'na (Prosphorion mevkiine) iniyordu. Lygos şehri, yedi burçlu bu surların içinde yer alıyordu ve sahil de surlarla korunuyordu.

🔸Daha sonra Roma İmparatoru Septimius Severus (193-211) burayı genişleterek ikinci bir sur inşa ettirdi. Bu sur, Balıkpazarı (Portaperema) bölgesinden başlayıp Nur-i Osmaniye Camii civarına, oradan doğuya geçerek Ayasofya'nın güneyinden Bizans surlarıyla birleşiyordu.

🔸Büyük Konstantin (306-337), Roma'yı Sevmediği İçin Başkenti 324 Yılında Bizans'a Taşıdı Ve Adına Yapılan Surlar Şehri Çok Daha Geniş Bir Alana Yaydı. Bu...

🔸Büyük Konstantin (306-337), Roma'yı sevmediği için başkenti 324 yılında Bizans'a taşıdı ve adına yapılan surlar şehri çok daha geniş bir alana yaydı. Bu surlar, Haliç'teki Ayakapısı'ndan başlayarak batıya ilerledi, Sultan Selim Sarnıcı'nın kuzeyinden geçip güneye döndü ve Marmara Denizi kıyısına ulaştı. Konstantin ayrıca sahil surlarını da tamir ettirdi ve yeni surları bu bölgeye kadar uzattı.

🔸Beşinci yüzyıl başlarında, Bizans nüfusu artınca halk surların dışına taşmak zorunda kaldı. İmparatora ait Vilahama varoşu (ondördüncü mıntaka) surlarla çevrildi ve bu surlar, II. Teodosius (408-450) tarafından yaptırılan surlarla birleştirildi. Bu son surlar Marmara kıyısında Tabakhane Kapısı'ndan başlayarak Haliç'e kadar uzanıyordu. Bir depremle zarar gören Teodosius surları, sonradan onarılıp güçlendirildi; önlerinde ise 6-7 metre derinliğinde hendekler açıldı. İçteki ikinci sur, daha yüksek ve kalındı dıştaki sur ise alçak ama kuvvetliydi.

🔸Sultan Mehmed'in 1453 Kuşatması Sırasında, Kara Surları Tamir Edilip Sağlamlaştırılmıştı. Ancak Marmara Denizine Bakan Surlar Tamir Edilmemiş, Zayıf Kalmıştı...

🔸Sultan Mehmed'in 1453 kuşatması sırasında, kara surları tamir edilip sağlamlaştırılmıştı. Ancak Marmara denizine bakan surlar tamir edilmemiş, zayıf kalmıştı. Haliç tarafındaki surlar da ince ve zayıftı fakat Haliç'in Sirkeci'den Galata'ya zincirle kapatılması nedeniyle Osmanlı donanması buraya giremediği için bu kısım korunuyordu. Kara surları, iç içe iki hat halinde ve çift duvarlıydı. Birinci sur alınsa bile arka sur şehri koruyacak güçteydi. Ön surun önünde ise yedi metre kadar derin, yontma taşlardan yapılmış geniş bir hendek vardı.

🔸İmparator ve saray mensupları, hangi suru müdafaa edeceklerine karar vermekte tereddüt etmiş, nihayet II. Murad'ın muhasarasında olduğu gibi her iki sur hattını da savunmaya karar vermişlerdi.

İstanbul'a Yardımcı Kuvvetlerin Gelişi 🔸İmparator, Surların Tamiri Ve Savunma Düzenlemeleriyle Uğraşırken, 26 Ocak 1453'Te İki Kadırga Ve Yedi Yüz Askerle...

İstanbul'a Yardımcı Kuvvetlerin Gelişi

🔸İmparator, surların tamiri ve savunma düzenlemeleriyle uğraşırken, 26 Ocak 1453'te iki kadırga ve yedi yüz askerle Cenevizli Jüstinyani İstanbul'a ulaştı. Jüstinyani, kale tamiri ve savunma hazırlıklarında imparatora destek oldu ve iyi bir kumandan olduğu için önce Vilaharna Sarayı yakınlarındaki surların korunmasını üstlendi. Eğer şehir kurtulursa kendisine Limnos Adası vaat edilmişti. Daha sonra muhasaranın şiddetli olduğu, Topkapı ile Edirnekapı arasındaki bölgeye intikal etti. Burada dört yüz zırhlı asker ve üç yüz denizci ile savunmayı güçlendirdi.

🔸Papa'da muhasara süresince üç büyük kadırga ile iki yüz asker, mühimmat ve erzak gönderdi otuz geminin daha hazırlanmakta olduğunu bildirdi. Ayrıca Sakız'daki Cenevizliler iki gemiyle yedi yüz asker, Cenova ise bir gemiyle üç yüz asker gönderdi. İspanya ve çeşitli adalardan da kuvvetler katıldı.

🔸Galata'da bulunan Cenevizliler de imparatora yardım etmekteydi ve İstanbul'un kaybı halinde zarar göreceklerini biliyorlardı. Durumu Cenova'ya bildirdiler ve beş yüz cenkçi ile bir geminin yardım için yolda olduğunu öğrendiler. Ancak bu tüccarlar, muhtemel sonucu göz önüne alarak Osmanlılarla iyi geçinmeye çalışıyor, çeşitli vaatlerle onlara gizlice yardım etmeyi de ihmal etmiyorlardı. Sultan Mehmed, İstanbul'a yardım etmeme şartıyla Galata Cenevizlileri ile dostluğu devam ettirmişti.

🔸Venedik gemileri ise ticaret amacıyla Karadeniz ve Azak Denizi'ne gidip gelirken, imparatorun ve İstanbul'daki Venediklilerin ısrarıyla İstanbul'da alıkonulmuştu.

İstanbul'un Kuşatılması Ve Muharebe Durumu 🔸İstanbul'un Kuşatılmasında Büyük Toplar Surların Çeşitli Yerlerine, Özellikle Vlaharna (Tekfur Sarayı),...

İSTANBUL'UN KUŞATILMASI VE MUHAREBE DURUMU

🔸İstanbul'un kuşatılmasında büyük toplar surların çeşitli yerlerine, özellikle Vlaharna (Tekfur Sarayı), Edirnekapısı, Topkapı ve Eğrikapı önlerine yerleştirildi. En büyük top başlangıçta Eğrikapı önündeydi ancak buradaki surların sağlam olması nedeniyle Topkapı'nın kuzey tarafına alındı. Topçular 14 gruba ayrılmış ve surların farklı kısımlarına konuşlandırılmıştı. Padişahın karargâhı Topkapı karşısındaki Maltepe tarafındaydı. Kara surlarının sol kanadı Dayı Karaca Paşa, Edirnekapı ile Topkapı arası padişahın merkez kolu, Topkapı'dan Yedikule'ye kadar olan kısım ise Anadolu beylerbeyi komutasındaydı.

🔸Osmanlı ordusunun toplamı 150-200 bin arası tahmin edilirken, gerçek asker sayısı 100-120 bin civarındaydı. Donanma da büyük ve küçük olmak üzere yaklaşık 150-420 gemiden oluşuyordu ve Baltaoğlu Süleyman Bey kumandasındaydı. Osmanlı donanması, 13 Nisan'da Büyükada, Tarabya ve Burgaz kalelerini ele geçirerek deniz tarafındaki güvenliğini sağlamıştı.

🔸Bizans tarafında ise savunma kuvveti 15 bin civarındaydı. Bunlar arasında imparatorun ordusu, şehirde toplanan silahlı halk, Venedik, Ceneviz ve diğer yabancı yardımcı birlikler ile donanma mürettebatı vardı. Sur savunması 27 kısma bölünmüş, her biri farklı kumandanlar tarafından idare ediliyordu. Bizans donanması 39 gemiden oluşuyordu ve Haliç'te zincirlerle savunma hattı kurmuşlardı.

🔸Muhasara hazırlıkları Nisan'ın 6'sında başladı, 11'inde tamamlandı. Osmanlı padişahı, kan dökülmeden şehrin teslim edilmesini teklif etti ancak Konstantin teslimiyeti reddetti. Böylece 12 Nisan'da büyük toplarla asıl kuşatma başladı. İlk hücum 18 Nisan'da surların Bayrampaşa deresi tarafındaki zayıf noktasından gerçekleştirildi. Ancak surlara tırmanma girişimi ve Haliç'teki donanma saldırısı başarısız oldu. Toplar şehre büyük zararlar verdi, surlarda gedikler açıldı ama Bizans halkı canla başla bunları onardı ve imparator müdafileri sürekli teşvik etti.

Deniz Muharebesi (20 Nisan 1453) 🔸Papa, İstanbul'u Savunan Bizans'a Destek İçin Ceneviz Gemileriyle Asker Ve Malzeme Göndermiştir. Osmanlı Donanması, Papa'nın...

DENİZ MUHAREBESİ (20 NİSAN 1453)
🔸Papa, İstanbul'u savunan Bizans'a destek için Ceneviz gemileriyle asker ve malzeme göndermiştir. Osmanlı donanması, Papa'nın donanmasını karşılayarak yok etmekle görevlendirilen Baltaoğlu Süleyman Bey yönetimindeki 18 gemilik filo, rüzgarın Osmanlılar için uygun olmaması nedeniyle başarılı olamamıştır. Osmanlı gemileri, yüksek bordalı Haçlı gemilerinin ok ve taş atışlarına karşı fazla zayiat verince sahile çekilmiştir. Ancak düşman gemileri Osmanlıları takip etmiş, Osmanlılar kaçmak zorunda kalmıştır. Bu yenilginin ardından Baltaoğlu Süleyman Bey görevden alınmış, yerine Hamza Bey atanmıştır.

ORDU GÖRÜŞMESİ
🔸Kara ve denizden başarılı olunamaması üzerine asker morali bozulmuş, dedikodular yayılmıştır. Bir harp meclisi toplanmıştır. Vezir-i Azam Halil Paşa, şehri teslim etmeyi ve senelik vergi vermeyi teklif etmiştir. Ancak diğer komutanlar ve ulema bu teklife karşı çıkarak muhasaraya devam edilmesine karar vermiştir.

Haliç'e Donanmanın İndirilmesi 🔸Zağanos Paşa Komutasındaki Osmanlı Kuvvetleri, Haliç Ve Karşı Kıyıları Kontrol Etmek Üzere Görevliydi. Galata Cenevizlileri Hem...

HALİÇ'E DONANMANIN İNDİRİLMESİ
🔸Zağanos Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri, Haliç ve karşı kıyıları kontrol etmek üzere görevliydi. Galata Cenevizlileri hem Bizans hem Osmanlı tarafıyla oynayarak durumu karmaşıklaştırmıştır. Osmanlı donanması Haliç'e zincirlerle kapatılan girişten geçemediği için padişah yeni bir yöntem bulmuştur. Osmanlılar, donanmayı karadan Haliç'e çekme planı yapmış gemiler, özel kızaklar üzerinde yaklaşık 21-22 Nisan gecesi karadan Kasımpaşa'ya indirilmiştir. Bu şaşırtıcı hareket düşmanı şaşkına çevirmiştir. Ardından Hasköy ile Ayvansaray arasında ahşap ve fıçıdan oluşan köprü yapılmış, bu köprüden askerler ve toplar geçirilerek bölge güçlendirilmiştir. Osmanlılar Haliç'teki düşman gemilerine top ateşi başlatmış ve bazı gemileri batırmıştır.

İmparatora Son Teslim Teklifi 🔸Sultan Iı. Mehmed, İstanbul'a Genel Hücum Yapmadan Önce, 23 Veya 24 Mayıs 1453'Te İsfendiyaroğlu Kasım Bey'i Elçi Olarak...

İMPARATORA SON TESLİM TEKLİFİ

🔸Sultan II. Mehmed, İstanbul'a genel hücum yapmadan önce, 23 veya 24 Mayıs 1453'te İsfendiyaroğlu Kasım Bey'i elçi olarak gönderdi.

Padişahın barış teklifinde üç madde vardı:

🔸Şehrin teslim edilmesi.

🔸İmparatorun ve maiyyetinin güvenle gitmesi veya Mora Despotluğu'nu kabul etmesi.

🔸Halkın kalmak veya gitmekte serbest bırakılması.

🔸İmparator bu teklifi sulh niyetiyle değerlendirmek istedi ancak karşı tekliflerde bulundu padişah ise ya şehri alacağını ya da ölerek teslim olacağını bildirdi.

Macaristan Kralının Elçisi 🔸İstanbul Kuşatmasının Son Günlerinde (25-26 Mayıs) Macar Heyeti Osmanlı Kampına Geldi. 🔸Genç Ladislas'ın Kral Olduğunu Ve Jan...

MACARİSTAN KRALININ ELÇİSİ

🔸İstanbul kuşatmasının son günlerinde (25-26 Mayıs) Macar heyeti Osmanlı kampına geldi.

🔸Genç Ladislas'ın kral olduğunu ve Jan Hunyad'ın naiplikten çekildiğini bildirdiler.

🔸Macarlar, Osmanlı'dan kuşatmayı kaldırmasını rica etti, aksi halde Rumlar lehine müdahale edeceklerini söylediler.

🔸Bu haberler, batıdan yardım geleceği söylentilerini artırdı.

🔸Venedik, İstanbul'a denizden yardım sözü vermişti; yardımın hızlı yapılması için hazırlıklar vardı.

Ordu Müzakeresi 🔸Macar Elçisinin Gelişinden Sonra Padişah Bir Meclis Topladı. 🔸Vezir-İ Âzam Halil Paşa, Yeni Haçlı Seferi Korkusuyla Ağır Vergiyle Kuşatmanın...

ORDU MÜZAKERESİ

🔸Macar elçisinin gelişinden sonra padişah bir meclis topladı.

🔸Vezir-i Âzam Halil Paşa, yeni Haçlı seferi korkusuyla ağır vergiyle kuşatmanın kaldırılmasını önerdi.

🔸Zağanos Paşa ve bazı ileri gelenler bu fikre karşı çıktı ve kuşatmanın devamını savundular. Sonuç olarak, genel hücuma karar verildi.

🔸Macar elçisi alıkonuldu kuşatma uzadıkça asker arasında moral bozukluğu başladı.

🔸Padişah endişeliydi ancak Ak Şemseddin'in manevi destek veren mektubu onu cesaretlendirdi.

🔸Sultan Mehmed, ordu kumandanlarına son hücum öncesi moral konuşması yaptı.

🔸27 Mayıs'ta üç gün süren bombardımanla surların bir kısmı yıkıldı.

🔸Müdafiler yıkılan yerleri kapatmadılar, gece bombardıman devam etti.

🔸Türk askerleri surlardan içeri girmeye çalıştı ancak başarılı olamadılar.

🔸İmparator ve Jüstinyani şehri savunmak için hazırlıklıydı.

🔸28 Mayıs gecesi Ayasofya'da büyük bir ayin yapıldı, imparator vedalaştı ve surları denetledi.

Umumi Hücum Ve Şehrin Fethi (29 Mayıs 1453) 🔸29 Mayıs Gecesi Başlayan Ve Sabaha Kadar Süren İki Hücumun Ardından 29 Mayıs Sabaha Karşı Genel Hücum Başladı...

UMUMİ HÜCUM VE ŞEHRİN FETHİ (29 MAYIS 1453)

🔸29 Mayıs gecesi başlayan ve sabaha kadar süren iki hücumun ardından 29 Mayıs sabaha karşı genel hücum başladı.

🔸En kritik saldırı Topkapı ile Edirnekapı arasındaki gedikten yapıldı.

🔸Müdafiler büyük direniş gösterdi ok ve mancınıklarla Türkler püskürtüldü.

🔸Son koz olarak yeniçeriler sevk edildi; padişah da bizzat savaş meydanındaydı.

🔸Ulubadlı Hasan, yeniçeriler içinde sura ilk çıkan kahraman olarak öne çıktı ve şehit oldu.

🔸Yeniçeriler gedikten içeri girip ikinci sura ulaştılar, müdafileri püskürttüler.

🔸İmparator kaçtı bir rivayete göre düşüp öldürüldü.

🔸İç surlar da düşerek Topkapı kapısından Türkler şehre girdi.

🔸Haliç'ten de Osmanlı donanması içeri girdi.

Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'a Girişi Özeti 🔸22 Yaşında İstanbul'u Fethederek "Fatih" Unvanını Alan Iı. Mehmed, Surların Ele Geçirilip Askerlerin Şehre...

FATİH SULTAN MEHMED'İN İSTANBUL'A GİRİŞİ ÖZETİ

🔸22 yaşında İstanbul'u fethederek "Fatih" unvanını alan II. Mehmed, surların ele geçirilip askerlerin şehre girmesinin ardından halkın büyük bir kısmı kiliseye doğru kaçtı, kaçamayanlar ise esir alındı. Askerler Ayasofya'ya kadar ilerledi ve burada esirler toplandı. Fatih, vezirler, ulema ve diğer ileri gelenlerle birlikte görkemli bir törenle Topkapı'dan şehre girdi.

🔸Şehirde hala yer yer mücadeleler sürerken, komutanlar Fatih'tan bizzat şehre girmesini istedi. Fatih ise halka zarar verilmemesi ve itaat etmeleri için emir verdi, böylece şehirde huzur sağlandı. Ölüler temizlendi, Fatih Ayasofya'ya gidip yere kapanarak şükran sundu. Orada halk ve din adamları toplanmıştı. Fatih, halkın cesurca savaştığını takdir ederek, onlara hayat ve özgürlük güvencesi verdi; askerlerine de halka zarar vermemelerini ve kurallara uymayanların ölümle cezalandırılacağını bildirdi.

🔸Fatih, Kilisenin İçini Gezmek İstedi Ama Halkın Ağır Ağır Çıkması Üzerine Dışarı Çıktı Ve İmparatorun Sarayına Yöneldi. Sarayda Konstantin'in Başının...

🔸Fatih, kilisenin içini gezmek istedi ama halkın ağır ağır çıkması üzerine dışarı çıktı ve imparatorun sarayına yöneldi. Sarayda Konstantin'in başının getirildiği bildirildi ve Fatih başa bakarak, imparatorun neden bu duruma düştüğünü sorguladı. Konstantin'in eşi ve ailesi, Rum beyleri tarafından Mora'ya götürüldü Fatih, kaçıranları bulup idam ettirdi.

🔸İşgali takiben Fatih, patrik seçimi ve şehrin düzeni için görevliler tayin etti. 18 Haziran'a kadar İstanbul'da kaldıktan sonra Edirne'ye döndü ve büyük bir zafer alayıyla şehre giriş yaptı.

(Kaynak: Takvim Foto Arşiv, AA, Yapay Zeka, Türk Tarih Kurumu)