Farkında olsak da, olmasak da yaşamımızda adet ve alışkanlıklarımızın büyük yeri var. Kaynağını bilmediğimiz pek çok âdeti hiç sorgulamadan uyguluyor hatta nesilden nesile taşıyoruz. Şamanizm'den günümüze kadar gelip yaşamımıza sızmayı başarmış bu uygulamaları öğrenmeye ne dersiniz?
Kurşun döktürmek
Şaman geleneklerinde, "Kut Kuyma" adı verilen kurşun dökmenin insana musallat olan kötü ruhları ortadan kaldırdığına inanılırdı. Günümüzde de bir tas suya dökülen kurşunun o anda, kişinin beyninde birikmiş olan statik elektriği aldığı bilimsel olarak ispatlandı. Yani, kurşun dökmeye devam diyoruz.
Kulak çekip tahtaya vurmak
Şamanizm'de çok yaygın olan tahtaya vurma adedi, bir olayın kötü ruhlar tarafından duyulmasına engel olmak amacıyla yapılırdı. Ağaç ve doğa kutsal olduğundan vurulan yerin mutlaka tahta olması gerekiyordu. Bugün de nahoş bir olay duyduğumuzda 'şeytan kulağına kurşun' diyerek tahtaya elimizle tokmak gibi üç kez vuruyoruz.
Kırmızı kurdele
Şamanlar kötü ruhlardan korunmak, şans ve korunma getirmesi için elbiselerine, müzik aletlerine kırmızı sicimler bağlardı. Bugün de lohusa kadınların başına, gelinliklere, söz ve nişanlarda yüzüklere kırmızı kurdele bağlayarak şans ve mutluluk dilemeye devam ediyoruz.
Halı, kilim desenleri
Şamanlar giydikleri giysilere yılan, akrep, çıyan, kunduz gibi yabanî ve zararlı hayvan şekilleri çizerek zararlı hayvanları kaçıracağına inanırdı. Geçmişten bugüne Anadolu'da dokunan halı ve kilimlerin tamamında kullanılan motifler Şaman giysilerinin izlerini taşır.
Islık çalmak
Şamanizm'de ruhlar iyi ve kötü olmak üzere ikiye ayrılırdı. Gereksiz yere ıslık çalmanın kötü ruhları çağıracağına inanırdı. Bu nedenle hoş karşılanmazdı. Bugün de ıslık çalmak, şeytanı çağırır düşüncesiyle iyi görülmez. Çünkü şeytan kötü ruhu temsil eder.