2007’de ‘Metropol Cafe’ adlı diziyle oyunculuğa adım atan Bade İşçil sonra da ‘Ezel’ dizisine ‘Şebnem Sertuna’ karakteriyle dahil oldu. Bir dönem Mahsun Kırmızıgül ile birliktelik yaşayan İşçil, 46 dergisinden Duygu Kambur’a oyunculuk serüvenini ve özel hayatını anlattı.
* Moda eğitiminden sonra oyunculuk nereden çıktı? Bu sürece, çocukluk arkadaşımın hazırladığı bir dekor programını sunma talebiyle giriş yaptım. Sonrasında oyunculuk teklifi geldi, Andaç Haznedaroğlu’nun bu ışığı bende gördüğünü ve yapabileceğime inandığını söylemesiyle oyunculuğa teşvik edildim. Sonrasında keyif de aldım tabii. Ardından tekliflerin sayısı arttıkça bu işi başarabildiğime de inandım ve kendimi bu yönde geliştirmeye çalıştım, daha da çalışıyorum.
İKİMİZ DE İŞE SADIĞIZ
* ‘Ezel’ nedeniyle birçok insan için ‘Şebnem’siniz. ‘Şebnem’le Bade arasında benzerlik var mı? Bambaşka hayatlar yaşıyoruz aslında. Ben kendi halinde, spor yapan, evden sete giden, sakin bir hayat yaşayan bir kadınım. ‘Şebnem’ ise her an etrafındaki insanlardan birinin öldürülebileceği bir ortamda yaşayan bir kadın. Bir noktada kesişiyorsak o da şudur: ‘Şebnem’in işine olan sadakati.
* Bu sadece görev aşkıyla mı ilgili yoksa genel olarak itaatkar bir tarafınız mı var? Sevdiğim insanları mutlu etme isteğim vardır. Bu kişi erkek arkadaşım, eşim, annem, babam olabilir. Karşımdakinin yapacağım şeyden mutlu olacağını bildiğim şeyi yapmayı severim. İtaatkarlık budur benim için. Ama bana müdahale edilmesinden de hoşlanmam.
ÇİZİMDE SINIR TANIMAM
* Kafanızda belirlediğiniz sınırların dışına çıktığınız oldu mu? Oldu tabii, moda ve tekstil tasarımı eğitimi aldım. Öncesinde çizim yapıyordum, bu eğitimle çizim tekniğimi geliştirdim. Sonrasında oyunculuğa yöneldim, elimle yaptığım sanatı beden dilini kullanarak aktarma halini öğrendim. Yaratıcılık, sınırı aşmaktır. Ben de yaratıcı tarafı olmaya çalışan biriyim ama en çok çizim yaparken sınır tanımıyorum, çünkü orada kendim yazıp kendim oynuyorum.