Giydiğimiz kıyafetlerden evimizde her gün kullandığımız eşyalara kadar çevremiz tamamen geçmişten kalan gizli tasarım kodlarıyla sarılı. "Neden buraya koymuşlar?" diye düşünmeden geçtiğimiz jean pantolonlardaki o minik metal perçinler ya da sırt çantalarındaki baklava şeklindeki deri yamalar, aslında yüzlerce yıllık bir mühendislik ve pratiklik mirası. Tasarımcıların onlarca yıl önce belirli bir amaca yönelik koyduğu bu küçük çözümler, bugün modern dünyanın estetik birer parçası haline gelmiş durumda. İşte görünce "Meğer bu yüzdenmiş!" diyeceğiniz gözden kaçan o detaylar...
1. BİNALARIN GİRİŞİNDEKİ O METAL ÇUBUKLAR: ÇAMUR SIYIRICILAR (SCRAPER)
Eski konakların veya Viktorya dönemi binalarının giriş kapısının hemen yanında, yere sabitlemiş demir çubuklar görürsünüz. Süs sanılan bu metal aparatlar, motorlu taşıtların olmadığı dönemde ayakkabılara bulaşan çamuru ve at dışkılarını evin içine taşımamak için tasarlanmıştı. Eve girmeden önce ayakkabı tabanı bu demire sürtülerek temizlenirdi.
2. OSMANLI KONAKLARINDA ÇİFT KAPI TOKMAĞI: SESİN KODLADIĞI MİSAFİR
Eski Türk evlerindeki kapılarda biri büyük ve döküm, diğeri küçük ve ince iki farklı kapı tokmağı bulunurdu. Büyük tokmağın sesi kalın (tok), küçük olan ise ince çıkardı.
Kapıyı çalan erkekse kalın sesli tokmağı, kadınsa ince sesli olanı kullanırdı. Böylece ev halkı kapıdaki misafirin cinsiyetini anlar ve ona göre mahremiyete uygun şekilde kapıyı açardı.
3. JEAN PANTOLONLARDAKİ O MİNİK CEP VE METAL PERÇİNLER
Kot pantolonların sağ cebindeki minik cep, 19. yüzyıl madencileri ve kovboylarının cep saatlerini kırılmadan koruyabilmesi için tasarlanmıştı.
Cebin kenarlarındaki minik metal düğmeler (perçinler) ise süs değil; işçilerin çok kullandığı ve dikişleri çabuk patlayan cep kenarlarını güçlendirmek için konulmuş bir sağlamlaştırma yöntemiydi.
4. PENCERELERİN ALTINDAKİ "KUŞ EVLERİ": İNCELİK VE ESTETİK MÜHENDİSLİK
Tarihi cami, medrese ve kütüphanelerin dış duvarlarına oyulmuş maket ev görünümlü taş yapılar, sadece görsel bir detay değildi.
Osmanlı mimarları, kuşların olumsuz hava şartlarından korunması ve bina cephelerinin kuş pisliğiyle tahrip olmaması için rüzgar almayan güney cephelerine bu kuş saraylarını inşa etmişti.