Çığlık terapisi ve ses terapisi son günlerde sosyal medyada sıklıkla aratılan konular arasında yer alıyor. Çığlık atmak stres atmanın etkili bir yolu gibi görünebilir ancak uzmanlar bu yöntemin ruh sağlığına uzun vadeli fayda sağladığına dair bilimsel kanıtların yetersiz olduğunu belirtiyor. İlkel çığlık terapisi olarak bilinen bu yaklaşım, modern psikoterapi yöntemleri tarafından desteklenmiyor. Peki, çığlık atmak gerçekten rahatlatıcı mı yoksa sanıldığı kadar faydalı değil mi? İşte uzman görüşleri ve bilimsel yaklaşımlar.
İlkel Çığlık Terapisi Nedir?
İlkel çığlık terapisi (PST), psikolog Arthur Janov tarafından 1960'larda geliştirilen ve bastırılmış çocukluk travmalarının çığlık atarak serbest bırakılabileceği fikrine dayanan bir yaklaşımdır. 1970'lerde John Lennon ve Yoko Ono gibi ünlü isimlerin ilgisiyle popüler hale gelen bu yöntem günümüzde bilimsel olarak geçerliliği sorgulanan terapiler arasında yer alıyor.
Uzmanlar Çığlık Terapisini Neden Eleştiriyor?
The Guardian'ın haberine göre Zürih Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden Prof. Sascha Frühholz, ilkel çığlık terapisinin zihinsel ve psikolojik bozukluklar üzerinde kanıtlanmış olumlu bir etkisi olmadığını belirtiyor.
Frühholz'a göre, modern psikoterapiler kanıta dayalı tedavi yaklaşımlarını esas alırken, çığlık terapisi herhangi bir bilimsel desteğe sahip değil.
Uzmanlar, PST'nin erken dönem travmaların zihin ve beden tarafından hapsedildiği ve ancak çığlık atarak serbest bırakılabileceği varsayımına dayandığını, ancak bunun bilimsel bir temeli bulunmadığını vurguluyor.
Çığlık Atmak Ruh Sağlığına Zararlı Olabilir mi?
Araştırmalara göre öfke çığlıkları atmak ters etki yaratabilir. Frühholz, "Öfkenin sürekli dışa vurulmasının terapötik bir faydası olmadığı gibi, olumsuz etkileri olabilir" diyor. Buna karşılık, sevinç ve mutluluk çığlıklarının sosyal bağları güçlendirdiği ve pozitif etkiler yarattığı belirtiliyor.