Aşk mı alışkanlık mı?

İlişkiniz hayatınızı çekilmez bir hale getiriyor, zamanınızı boş yere harcadığınızı hissettiriyor ve her geçen gün daha çok içine çekildiğiniz dipsiz bir kuyu gibi sizi bilinmeyene doğru sürüklüyorsa tehlike çanları çalıyor demektir. Mutsuz olduğunuzun farkında olsanız dahi ilişkinizi sonlandırmak, bazı durumlarda tıpkı bir bağımlılıktan kurtulmak kadar zor olabiliyor. Hele ki birlikteliğiniz uzun yıllara dayanıyorsa ve sevgiliniz yakın geçmişe dair bütün anılarınızda başroldeyse!

TERK ETME GÜCÜNÜ BULMAK

Uzun süreli ilişkilerin en büyük tuzağı, bir süre sonra çiftlerin aşk ve alışkanlık arasındaki ince çizgiyi ihlal etmeleri oluyor. Mutluluktan başınızın döndüğü ilk günler bir süre sonra rutin bir birlikteliğe, romantik yakınlaşmalar şiddetli tartışmalara, sevgi sözcükleri öfke patlamalarına dönüşmeye başlıyor. Ancak nedenini bilmeseniz de tüm bunlara katlanabiliyorsunuz. Bu sizin bağımlı bir ilişki yürüttüğünüz ve aslında gerçeğin farkında olmadığınız anlamına geliyor. Ya da farkında olsanız da kendinizde sevgilinizi terk edecek gücü, özgüveni ve kararlılığı bulamıyorsunuz... Peki, sizi harekete geçirebilecek ve sadece alışkanlıkların var ettiği kısırdöngü bir ilişkiyi kesip atmanızı sağlayacak itici güçler neler olabilir?

PEK ÇOK İLİŞKİ BAĞIMLISI VAR

Bütün yıkıcı ve olumsuz etkilerine rağmen taraflar ilişkiyi sürdürmeye devam ediyorlarsa, geriye sadece tek bir neden kalıyor; alışkanlık! İnsanlar hayatta pek çok şeye bağımlı olabildikleri gibi, zaman içinde birbirlerine de bağımlı hale gelebiliyorlar. Çevremizde alışkanlık yüzünden sevgilisi ile birlikte olan, mutlu olmasa da ondan ayrılmayı göze alamayan birçok ‘ilişki bağımlısı’ var.

YAŞAMI YENİDEN PLANLAMAK

Terapist Ebru Tuay Üzümcü, alışkanlık faktörünü şöyle açıklıyor: “Uzun süreli ilişki yaşayan kişiler, ilişkiye yatırımda bulunduklarını düşünüyorlar ve hiçbir kazanımları olmadığı duygusu ile ilişkiyi bitirmek istemiyorlar. Sözünü ettiğimiz kazanımlar, evlilik gibi bir sonuca varmak ya da çocuk sahibi olmak... Bir de tabii ki ilişki süresince bir konfor alanı oluşuyor. Günlük yaşam düzeni ile sosyal çevre bu ilişki etrafında örgütlendiğinde, ayrılığın ardından vazgeçebilecek ve özlenecek tek şey ilişki olmuyor, sosyal ortam farklılaşıyor, yaşamı yeni baştan planlamak gerekiyor.”

BAĞIMLILIK BELİRTİLERİ

Ünlü yazar Brenda Schaefer; ‘Is It Love or Is It Addiction?’ (Aşk mı Bağımlılık mı?) isimli kitabında, kişinin kendi kendini sorgulamasını öneriyor. Brenda Schaefer, bağımlı ilişkilerin belirtilerini şöyle anlatıyor: n “Hayatınızı olumsuz bir şekilde etkilediğini düşündüğünüz halde (bunu yakın çevrenize de söylemiş olabilirsiniz) ilişkinizi sonlandırmak için bir türlü adım atamazsınız. n İlişkiyi devam ettirmek için kendinize mantıksız nedenler sunarsınız. n Ayrılığı düşündüğünüz zaman panik hissi yaşar ve korkarsınız, bu korku yüzünden partnerinize daha da güçlü bir şekilde bağlanırsınız. n İlişkiyi bitirmek için harekete geçtiğiniz zaman fiziksel ve psikolojik olarak yoğun acı çekersiniz.

DİĞER GALERİLER