Halid bin Velid:
Uhud Savaşı'ndaki taktiği ile savaşın seyrini tamamen değiştirmiş ve Mekkeliler'e büyük yarar sağlamıştır.
Dinini değiştirdikten sonra Mekke'nin fethinde görevlendirilmiş ve böylece İslam dünyası açısından bir simge hâline dönüşmüştür.
Sonraki yıllarda Mezopotamya'nın tümünü kontrol altına almıştır.
Alp Arslan:
İlk seferinde Bizans'ın elinden Kars ve çevresini alan kumandandır; ancak bu listede olmasını sağlayan Malazgirt Meydan Muharebesi'dir.
Okun gücünün, ağır zırhların ise olumsuz etkilerinin bir kez daha ortaya çıkarıldığı savaşın en büyük özelliği ise turan taktiğinin başarıyla uygulanarak sayıca üstün olan ordulara karşı zafer kazanılmasıdır.
Ayrıca Türk, İslam, Avrupa tarihi açısından da Anadolu'ya yapılan Türk akınlarının sonuçlandırılması olarak yorumlanabilir.
Selahaddin Eyyubi:
Hıttin Savaşı'nda uygulamış olduğu taktik ile neredeyse hiç zayiat vermeden zafer kazanmış ve Kudüs Krallığı'nı çok kısa sürede fethetmiştir.
Başarılarının sonucu olarak yeni bir haçlı seferi tertiplenmiş; ancak üç kralın da bulunduğu bu girişim başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
Büyük İskender:
Döneminin en güçlü otoritesi olan Pers İmparatorluğu'nu yıkan ve üç kıtada gücü bulunan kumandandır.
Ağır kalmayacak ve tehdit unsuru olan ordu askerlerine göre daha başarılı stratejileriyle Yunan kentlerini birleştirip Makedonya'ya hükmetmiş, ardından Anadolu'dan Hindistan'a dek geniş toprak parçalarını emri altına almıştır.
Büyük İskender'i "büyük" kılan ise yirmili yaşlarında kral olmasına rağmen yaklaşık on yıl içine tüm başarılarını sığdırabilmiş olmasıdır.
15 kumandan
Fatih Sultan Mehmet (II. Mehmed):
İkinci kez tahta çıkmasıyla birlikte bir çağın kapanıp yenisinin açılmasına neden olacak İstanbul'un fethini sağlayan kumandandır.
Yönetimi altına büyük toprakları almış olsa da, II. Mehmed'e "Fatih" unvanı, İstanbul'u fethinden ötürü verilmiştir.
Şahi topu, lağımcıların etken görevi, hisarların yapılıp karşı desteklerinin önüne geçilmesi gibi çalışmaları dışında 72 gemiyi karadan Haliç'e çıkartmış olması da kararlılığının ve zekâsının bir göstergesi olarak kabul edilebilir.